Etiket laureate

Bilgi sahaya iniyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Madrid Avrupa Üniversitesi ve dünyaca ünlü spor kulübü Real Madrid ile imzaladığı anlaşma çerçevesinde 2009-2010 öğrenim yılında Türkiye’de ilk kez Spor Yönetimi alanında önlisans eğitimi başlayacak. 2010-2011 döneminde ise aynı alanda yüksek lisans programlarının başlatılması planlanıyor. Santralistanbul’da gerçekleştirilen Spor Endüstrisi Zirvesi’nde duyurulan program dahilinde öğrencilere sporun yanısıra hukuk, pazarlama, iletişim ve yönetime kadar pek çok alanda ders verilecek. Real Madrid Futbol Kulübü Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Spor Okulu’nun Genel Müdürü Emilio Butragueno Santos, lider olabilecek profesyoneller yetiştirmek istediklerini ve yenilikçi karakterlere ihtiyaç duyduklarını söyledi. Uluslararası Laureate Üniversiteleri Akdeniz Bölge Başkanı ve Madrid Avrupa Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Miguel Carmelo Garcia ise sporun gelecekte daha önemli rol oynayacağını ve sadece beden eğitiminden ibaret olmadığını belirtti. Real Madrid’in küresel bir futbol kulübü olduğunu söyleyen Garcia, kulübün aynı zamanda da toplumun bir parçası olmayı hedeflediğini anlattı. Spor Yönetimi Önlisans Programı’nın ardından, 2010 – 2011 akademik yılı itibariyle lisans ve yüksek lisans bölümlerinin de açılması planlanıyor.Emilio Butragueno Santos 1991’de İspanya Ligi’nin gol kralı olan Emilio Butragueno Santos, iki kral kupası, iki süper kupa, iki UEFA kupası sahibi. 1984-1995 yılları arasında Real Madrid’te, 1995-1998 yılları arasında Celaya’da oynayan Butragueno, 1985-1986 ve 1987 yıllarında ardı ardına üç yıl boyunca 24 yaş altı en iyi oyuncu seçildi. 1984 Fransa Avrupa Şampiyonası, 1986 Meksika Dünya Kupası, 1988 Almanya Avrupa Şampiyonası ve 1990 İtalya Dünya Kupası’na katıldı, 1986 ve 1987’de Avrupa’da Bronz Top ödülüne, yine 1986’daki Meksika Dünya Kupası’nda attığı beş golle Gümüş Top Ödülü’ne layık görüldü. 1994’te Complutense Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi alanında lisans derecesi alan Butragueno, 1998’de Los Angeles’daki California Üniversitesi’nde Yöneticilik Programı’na ve 2003-2004 yıllarında Madrid’deki IESE İşletme Okulu’nda Genel Yönetim Programı’na katıldı. 2007’de Madrid Carlos III Üniversitesi’nden Şehir ve Bölge Planlama alanında yüksek lisans derecesi aldı. Real Madrid Futbol Kulübü’nde oyunculuğun yanısıra yöneticilik de yapmış olan Butragueno, 2001-2004 yılları arasında Spor Direktör Yardımcılığı, […]

Ah Bologna

Üniversitelerin gündeminden uzun süredir düşmeyen “Bologna süreci” geçtiğimiz günlerde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde de masaya yatırıldı ve “Bilim, Belirsizlik ve Bologna” isimli toplantıda enine boyuna tartışıldı. Sürecin ekonomik, sosyal ve kültürel yönleri ele alındı. Kitaplarda, web sitelerinde yazanların ötesinde, projenin çıkış düşüncesi anlatıldı ve Türkiye üniversitelerinin Bologna kriterlerine ne kadar ayak uydurabildiği konuşuldu. Öğrenci için savaş Bologna sürecinin hedefleri — karılaştırılabilir dereceler, kalite güvencesi, erişilebilirlik, yaşam boyu öğrenme, her gün büyüyen pazarın işgücü ihtiyacını karşılama, öğrenci, hoca ve akademik personel mobilitesinin artırılması, öğrenci merkezli eğitim — ve dönüşüm, değişim kriterlerinin ne kadar gerçekçi olduğu üzerine uzun süredir yaptığımız tartışmalar Laureate Üniversiteler Ağı Rektörü Juan Salcedo’nun yaptığı konuşma sonrasında farklı bir zemin kazandı. Salcedo konuşmasına “Başından beri sürecin içinde yer alan biri olarak size bir sır vereceğim”, diye başladı ve projenin çıkış noktasının ABD üniversiteleri olduğunu belirtti. Yabancı öğrenci çekmekte ve akademik başarıda ABD üniversitelerinin çok gerisinde olan Avrupa üniversitelerinin, “belli bir standardı yakalarsak ibre bize dönebilir” düşüncesiyle yola çıktıklarına değinen Salcedo sürecin iyi öğrencileri çekmek için verilen bir savaş olarak görebileceğini vurguladı. Projenin temelleri çoğumuzun varsaydığı gibi Bologna’da değil, 1998 yılında Sorbonne’da atılıyor. İlk aşamada yalnızca dört ülke dâhil oluyor. Üye ülke sayısı 1999 yılında 29’a, sonraki on yılda ise 46’ya çıkıyor. Hepsinin ortak amacı iyi öğrencileri ülkelerine çekebilmek; ABD üniversiteleri ile yarışabilir hale gelmek. Bu on yıl içinde komisyonun ön göremediği gelişmeler —11 Eylül saldırıları, ABD’nin Irak’a asker göndermesi ve yabancı öğrencilere uyguladığı vize kriterlerini yeniden mercek altına alması — olduğuna ve bunların sonucunda da Avrupa üniversitelerinin on yıl önceye oranla daha çok talep gördüğüne değinen Salcedo “Ancak Obama’nın seçilmesiyle birlikte ibre yeniden aleyhimize dönebilir; bu nedenle Bologna sürecini hızlandırmalıyız”, diye sürdürdü konuşmasını ve “Şimdi yağmur yağmaya başlasa içeride mi olmak istersiniz, dışarıda mı? İçeride olmak her zaman dışarıda olmaktan iyidir” diye bitirdi. İstemek yeterli mi? Türkiye de yukarıda değindiğim […]

Bilgi öğrencileri Madrid’teydi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Programlar Ofisi tarafından 19-26 Nisan 2009 tarihleri arasında düzenlenen Elçi Öğrenci Programı kapsamında İspanya’nın Madrid kentinden bulunan Universidad Europea de Madrid (UEM) ziyaret edildi. Bilgi öğrencilerinin, Laureate uluslararası üniversiteler ağında yer alan üniversiteleri yakından tanımasını amaçlayan programa farklı bölümlerden 16 öğrencinin yanı sıra Uluslararası Programlar Ofis Koordinatörü ve Elçi Öğrenci Programı Grup Lideri Beyhan Demir ile Bilgililer Derneği Başkanı Volkan Çakıroğlu da katıldı. Bir haftalık yoğun programda akademik birimler, kütüphane ve kampüs oryantasyonu, İspanyol tarihi ve örnek istatistik dersine katılma, UEM Öğrenci Birliği ile tanışma, Madrid, Toledo, Segovia ve Salamanca şehir turları, Prado Müzesi’ni ziyaret ve Flamenko gecesi gibi birçok etkinlik yer aldı. Elçi öğrenciler, gezi sırasında hem Bilgi Üniversitesi’nin dahil olduğu uluslararası eğitim ağının sunduğu olanaklar hakkında detaylı bilgi aldılar hem de Madrid’de benzersiz bir deneyim yaşadılar. Uluslararası Programlar Ofis Koordinatörü Beyhan Demir, Laureate networkünün öğrencilere sağlayacağı olanak ve fırsatları Elçi Öğrenci Programı’yla, bizzat kendilerinin keşfetmesini istediklerini belirterek; “Elçi Öğrenci Programı’nın Madrid ziyareti bir ilk. Program, diğer Laureate partner üniversitelerine farklı öğrenci gruplarıyla yapacağımız ziyaretlerle devam edecek.” dedi. Arda BengüSinema ve Televizyon 3. Sınıf Öğrencisi Elçi Öğrenci Programı ile gittiğim Universidad Europea de Madrid’i, dokuz gün boyunca gezdim ve gözlemledim. Üniversitede ilk dikkatimi çeken öğrenci yurtlarının okulun içerisinde olmasıydı. Öğrenciler için büyük kolaylık… Ayrıca, yurt odaları da gayet temiz ve güzeldi. Her ne kadar Madrid Üniversitesi’nin eğitim sistemini uzun süre inceleme şansım olmasa da, öğrencilerini en az teorik eğitime olduğu kadar, pratik eğitime de yönlendirmeyi hedefleyen bir üniversite olduğunu gördüm. Öğrencilere, branşlarıyla ilgili tüm ekipman ve mekân olanaklarını sunuluyor. Özellikle de İletişim Fakültesi’nde. Bir Bilgi öğrencisi olarak, üniversitemin bu yönünü çok beğendiğim ve bu anlayışın çok önemli olduğunu düşündüğüm için Madrid Üniversitesi’nin de bu misyona sahip olması çok hoşuma gitti. Burcu YücetaşTasarım Kültürü ve Yönetimi Sertifika Programı Öğrencisi Madrid, bünyesinde barındırdığı ve koruduğu tarihi yapılarıyla […]