Etiket sp

Elektronik oylama seçim hilesine çare mi?

29 Mart tarihinde yapılan yerel seçimler, hiç kuşkusuz bu zamana kadar en çok tartışılan seçimlerden biri oldu. Sandıkların açılmaya başlamasıyla beraber, bazı bölgelerde yaşanan elektrik kesintileri, seçim bilgi sisteminin çökmesi, sandık kaçırma girişimleri “Seçime hile karıştı” iddialarını da beraberinde getirdi. Sonrasında yakıldığı iddia edilen ve çöp kutularından çıkan oy pusulaları da bunlara eklenince yaklaşık 20 ilde, çeşitli partilerden seçim sonuçlarına itirazlar geldi. Birçok ilde oylar yeniden sayılmaya başlandı. Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından, Türkiye’de var olan seçim sisteminin yanlış olduğu, “yolsuzluk ve hile” ihtimallerinin en aza indirgenmesi için farklı bir seçim sistemine geçilmesi gerektiği tartışmaları başladı. Farklı bir seçim sisteminden kastedilen ise “elektronik oylama”ydı. Birçok ülkede kullanılan bu sistemde yüzde yüz güvenilirlikten söz edilmese de, sandık yolsuzluklarının önemli bir ölçüde önüne geçmenin mümkün olduğu söylendi. Yerel seçimlere “hile” karıştığını iddia eden ve bunun da elektronik oylamaya geçişle en aza indirgenebileceğini düşünen CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, böyle düşünen isimlerden biri. Tekin, Türkiye’deki oy verme ve sayma sisteminin yolsuzluğa fazlasıyla açık olduğunu hatırlatarak, elektronik oylamada da yolsuzluklar yaşanabileceğini ancak bu riskin şu an yapılabilenlerin milyonda biri olacağını vurguladı. Tercih edilen elektronik uygulama Seçim hilelerine çare olarak gösterilen ve çeşitli ülkelerde uygulamaya konulan elektronik oylama siteminde, alışık olduğumuz kağıt oy pusulaları yerini çeşitli aygıtlara bırakıyor. Bu aygıtlarda toplanan oylar yine bu aygıtlarla değerlendiriliyor. Bu sistemin tercih edilmesinin altında ise, seçim maliyetlerini azaltmak, seçim sürecini hızlandırmak, seçim sonuçlarını belirleme ve duyurma hızını artırmak, yolsuzlukları önlemek ve seçime katılımı artırmak gibi nedenler yatıyor. Yani, seçimlerde birtakım sebeplerden ötürü oy kullanamayan insanlar da, bu sistemle birlikte görevlerini yerine getirmiş oluyorlar. Sistemi ilk benimseyen ülkelerden biri olan Kanada’da 1990’lardan beri yerel seçimlerinde, Brezilya’da ise 1996 yılından beri elektronik oylama kullanılıyor. Yine Belçika’da 1991 yılından beri hem genel hem de yerel seçimlerde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Sık sık oy sandıklarının çalınması sorunuyla karşılaşan ve 2004 yılındaki […]

Medyanın dili ortak: “One minute” uyarı

Sona eren yerel seçimlerin ardından sonuçlar bütün gece saniye saniye televizyon ekranlarına yansıdı. Özellikle İstanbul ve Ankara’da yaşanan başa baş çekişme yüzünden adayların sistemde çıkan sorunlar ve elektrik kesintilerini de şaibe adı altında değerlendirmelerine sebep oldu. Hürriyet: Sandıktan uyarıSeçmen sandıktan mesajını verdi. AKP, 2004 yerel seçimlerine göre yüzde3, 2007 genel seçimlerine göre ise yüzde 8 puan kaybına uğradı. Milliyet: Seçmenin manşetiBugüne kadar girdiği her seçimden oyunu artırarak çıkan iktidar partisi AKP, 1,5 yıl önce yüzde 47’ye yükseldiği sandıkta yüzde 40’ın altına indi. Vatan: Sandıktan AKP’ye uyarı çıktıAKP girdiği dördüncü seçimde ilk kez oy kaybetti. 2007 genel seçimi sonuçlarına göre 8 puan gerileyerek yüzde 39,3’e indi. Radikal: Halk “One minute” dedi.İktidardaki AKP’nin oyları ilk defa geriledi… Cumhuriyet: Sandıktan uyarı çıktıKriz ve yolsuzluk vurdu. 2007’de yüzde 47 ile iktidar olan AKP, ekonomideki başarısızlığı, yolsuzluk iddiaları ve kavgacı politikası nedeniyle düşüşe geçti. Habertürk: Sandık CHP’ye yeni lider çıkardıKemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da yüzde 38 oy alarak CHP’yi yukarı taşıdı ve Deniz Baykal’a alternatif olabileceğini gösterdi. Akşam: Sandık törpüsüEkonomik kriz sandığı teğet geçmedi. AKP, yerel seçimde 2007 genel seçimine göre 8 puan birden düştü. İktidar, başta İstanbul, en güvendiği kentlerde bile hayal kırıklığı yaşadı. CHP, MHP ve DTP güçlenerek çıktı. Taraf: Seçmenden “two minute”İl Genel Meclisi’nde 2007 ve 2004’teki oylarının altında kalan AKP, CHP ve MHP’nin toplam oyunu kazandı ama seçmenden de net uyarı aldı.Kıran kırana seçim, İstanbul’a Metrobüs’ü getiren Topbaş yüzde 44’le ikinci kez kazanıp tarih yazdı.Kılıçdaroğlu yüzde 38’le CHP’ye 10 puan kazandırdı. Sabah: Krizin etkisiAk Parti küresel krizin daha çok hissedildiği sanayileşmiş Batu illerindeki oy kaybı nedeniyle yüzde 39’da kaldı. CHP Antalya’yı geri aldı, MHP oyunu 6 puan artırdı. Zaman: Her partiye ayrı mesajAK Parti, krize rağmen 2004’teki oy oranını korudu. Seçmen, aday tercihleri konusunda partiyi uyardı. Star: Güven TazelediBaşbakan Erdoğan, “Ak Parti 2004’teki oyunu korudu. CHP ve MHP’nin oylarının toplamı bizden düşük. Bu […]

Seçmen uyardı

Beş yıl boyunca görev yapacak yöneticilerini seçmek üzere sandıklara giden Türkiye seçmeni, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) ciddi bir uyarı gönderdi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde yüzde 47 oy alarak ezici bir üstünlük sağlayan AKP, dün yapılan seçimlerde yaklaşık 8 puan oy kaybetti. Bu seçimlerde Türkiye çapında il genel meclisi bazında yüzde 38.95 oy alan AKP, 2004’te yapılan yerel seçimlere göre de 3 puan geriledi. Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Halk Partisi (MHP) ise 2007 seçimlerine göre 2 puanın biraz üzerinde oy artışı yakaladı. 2004 yerel seçimlerine göre değerlendirildiğinde ise CHP’nin oy oranı 5, MHP’nin ise yaklaşık 6 puan arttı. Dünkü seçimlerde CHP yüzde 23.2, MHP ise yüzde 16.1 oy alırken, Numan Kurtulmuş liderliğindeki Saadet Partisi de, genel seçimlere göre ciddi yükselişe geçerek yüzde 5’in üzerinde oy aldı ve 23 ilçede belediye başkanlığı ipini göğüsledi.AKP 23 il ve 35 ilçe kaybetti 2004’deki yerel seçimlerde 12’si büyükşehir olmak üzere 58 il ve 483 ilçede belediye başkanlığını kazanan AKP, dünkü seçimler sonrasında 10’u büyükşehir olmak üzere 35 il ve 449 ilçede söz sahibi olabildi. Zonguldak, Tekirdağ, Sinop, Aydın, Antalya ve Giresun’u CHP’ye kaptıran AKP; Adana, Isparta, Balıkesir, Manisa ve Karabük’ü MHP’ye; Van ve Siirt’i DTP’ye; Sivas’ı BBP’ye; Yalova’yı DP’ye; Şanlıurfa’yı da bağımsız aday Ahmet Fakıbaba’ya kaybetti. İktidar partisi Trabzon’u CHP’den, Niğde’yi MHP’den ve Mardin’i de SP’den alarak zaferini ilan etti. CHP, 3’ü büyükşehir olmak üzere 13 il ve 167 ilçeyi kazanırken; 2004 seçimlerinde ise 2’si büşükşehir olmak üzere 8 il ve 130 ilçeyi kazanmıştı. 2004 seçimlerinde 4 il ve 72 ilçe kazanan MHP ise bu seçimlerin en çok oy artışını yakalayan partisi olarak biri büyükşehir olmak üzere 10 il ve 128 ilçenin yönetimini ele geçirdi.Seçimlerin dördüncüsü konumundaki Demokratik Toplum Partisi (DTP) biri büyükşehir olmak üzere 8 il ve 51 ilçede seçimlerin galibi oldu. DTP 2004’de 1’i büyükşehir olmak üzere 4 […]

Kadınlar vardır…

Kadınların siyasette ne kadar temsil edildiği, pozitif ayrımcılık, kota tartışmaları kadın örgütleri ve siyasi çevrelerde sürüp giderken yerel seçimler kapıya dayandı ve adaylar bir bir açıklanmaya başladı. Bağımsız kadın örgütleri ve feministlerin bir araya gelerek oluşturdukları Seçimler İçin Feminist Kollektif Platformu da kendi adayını açıkladı: Ülfet Taylı. Beyoğlu Belediyesi başkan adayı Taylı, Mor Çatı gönüllüsü olarak yıllardır kadın hareketinin içinde olan bir feminist aktivist. Özellikle kadınlar için Beyoğlu’nun sorunlarını irdeleyen ve bunlara feminist bir perspektiften çözüm yolları arayan Taylı’nın seçim vaatleri de alışılmışın dışında. O, ne bir ev bir araba anahtarı, ne de mazotu 1 TL yapmayı vaat ediyor. Daha gerçekçi, daha insani, daha kadınca vaatlerle oy toplama hedefinde. Kadınların, emekçilerin, engellilerin, eşcinsellerin, etnik ve dinsel kimliği yüzünden dışlananların, sosyal, siyasi ve iş yaşamına entegre olmalarını sağlayacak önerilerle geliyor karşımıza.Türkiye’de kadınların siyasi yaşama katılımı neden az? Siyasette aktif rol oynamalarını engelleyen unsurlar nedir?Cumhuriyetin kuruluş yıllarında parlamentoda o yıllar için oldukça iyi sayılabilecek bir oranda temsil edildiklerini görüyoruz kadınların. Feminist tarihçiler Osmanlı kadınlarının bu konuda ciddi mücadeleler verdiklerini de ortaya koydular. Ama bu dönemde egemenlerin onlar için çizdiği sınır, ülkenin “çağdaş medeniyetler” seviyesinde olduğunu ortaya koymaları, ülkenin vitrini olmaları. Kendileri için siyaset yapamıyorlar, nitekim bir kadınlar partisi kurmalarına izin verilmiyor. Günümüzde parlamentoda yakalayabildiğimiz oran yüzde 10, yerel politikada ise başkanlık düzeyinde nerdeyse binde 6. Hala siyaset erkeklerin alanı. Kadınları katmaya dönük mekanizmalar yok denecek kadar az. DTP kota uyguladı ve bunun olumlu sonuçları kısa sürede alındı. Parlamentoya girme ihtimali yüksek olan diğer partiler uygulamıyor kotayı. Ayrıca siyaset yapma tarzı da kadınların siyasetten uzak durmalarına yol açıyor. Çocuk bakmaları gereken saatlerde toplantılar yapılıyor, çocuklarını alıp bu toplantılara gitmeleri mümkün değil. Siyasi yaşam erkek egemen. Kadınların kendilerine alan açmaları hiç kolay değil. Bir kere kadınların deneyimleri değersiz sayılıyor. Söyledikleri, yaptıkları değersizleştiriliyor. Ne yazık ki, hala asıl yerleri ev, asıl görevleri de ev işi, […]

“Belgin Çelik olarak adaylığımı koydum”

Son günlerde gündemi en çok meşgul eden konu, hiç kuşkusuz 29 Martta yapılacak olan yerel seçimler. Seçim tarihi yaklaşırken, partilerin belirlediği belediye başkan adayları arasındaki rekabet de hızla artıyor. Yolsuzluk iddiaları, suçlamalar, sorulan hesaplar, seçim kampanyası adı altında yapılan bağışlar, yardımlar… Bunlara her gün bir yenisi eklenirken, sokakta da kafamızı çevirdiğimiz her yerde farklı adayların afişlerini görüyor, sloganlarını okuyoruz. Oturduğumuz mahallelerdeki muhtar adayları arasındaki yarış da, belediye başkan adaylarını aratmıyor. Her mahalleden birkaç muhtar adayının çıktığı bu seçim döneminde en dikkat çekici olanlaran biri kuşkusuz Beyoğlu Katip Mustafa Çelebi Mahallesi’ndeki yarış. Üç kişinin rekabetine konu olan mahalledeki adaylardan birisi adından sıkça söz ettiriyor: Belgin Çelik. Basının “transeksüel muhtar adayı” olarak dikkatini çektiği Çelik, cinsel kimliğine vurgu yapılmasından çok yapacağı işlerin anlatılmasını istiyor. Çünkü Çelik, Katip Çelebi Mahalesinin ilk kadın muhtar adayı. 53 yaşındaki Artvin doğumlu Çelik tam 30 yıldır Beyoğlu’nda yaşıyor. Transeksüel bir muhtar adayı olması insanların dikkatini çekse de o, “Ben belgin Çelik olarak adayım, bir transeksüel olarak değil” diyor ve yaptığı işlerden muhtarlık adaylığı serüvenine kadar olan hikayesini anlatıyor:Muhtar adayı olma fikri nasıl ortaya çıktı?Aslında hiç öyle bir düşüncem yoktu. Birgün, Amargi’ye gittim ve kadın arkadaşlarım “Belgin, neden muhtarlığa adaylığını koymuyorsun?” dediler. Aynı öneriyi Esmeray’a da götürmüşlerdi. Şoke olmuştum. Ayrıca bizim mahallenin çok iyi bir muhtarı vardı, cesaret edip onun karşısına çıkamazdım. Ancak o sonra vefat etti ve valilik onun yerine başkasını atadı. Bu yeni muhtarın 2007 yılında, kendi mahallesinin sınırları dışındaki bir sokakta yaşayan travesti ve transeksüellerin yaşadığı evleri bastığını duydum. Ayrıca Mor Çatı için “fuhuş yuvası” yakıştırması yapıyordu. Karşısına çıktım. Bana devlet tarafından atandığını, polise destek olabilmek için bunu yapabileceğini söyledi. Birinin bu muhtara dur demesi gerektiğini düşündüm ve adaylığımı koydum.Kadın ve transeksüel kimliğiniz dolayısıyla, yapacağınız çalışmalarda bu iki grup sizin için öncelik teşkil edecek mi?Eğer seçilirsem, “hiçbir ayrım gözetmeksizin” söz verdiğim tüm vaatleri yapmakla mükellefim. […]

Siyasette kadının adı yine yok

Siyasi partiler 29 Mart yerel seçimlerinde yarışacak adaylarının listesini il ve ilçe seçim kurullarına teslim etti. Siyasi partilerin kadın adaylara yönelik kota ve benzeri vaatlerine karşın listelerde yer alan kadın aday sayısı yine yok denecek kadar az. Kadınların 10 ilde ve 54 ilçede erkek rakipleriyle yarışacakları bu seçimlerde de belediye başkanlıkları için 2 bin 941 koltuk sayısına karşılık AKP, CHP, MHP, DTP, DP’nin toplam kadın aday sayısı 171 oldu. Bütün bu adayların seçildiği durumda dahi ortaya çıkan yüzde 6’lık temsil olasılığı ise siyasette kadının adı yine yok dedirtiyor. Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) düzenlediği, “Siyasette kadın: Ne kadar katılıyor ve ne kadar temsil ediliyoruz?” sorularına cevap aradığı toplantıda da siyasette kadın temsiliyetini Türkiye’de yaklaşan yerel seçimler ve Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri ışığında değerlendirildi. Kadın varsa yolsuzluk yok Avrupa Parlementosu’ndan Liberal Parti’nin Danimarka temsilcisi Karin Riss Jorgensen ve Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) Başkanı Hülya Gülbahar’ın da katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç dünya nüfusunun yüzde ellisini kadınların oluşturmasına rağmen, politik liderler arasındaki temsilin hem Türkiye’de hem dünyada, bu oranın çok altında olduğunu söyledi. Yapılan araştırmalarda kadın temsilinin yüksek olduğu yönetimlerde yolsuzluk oranlarının azaldığın belirten Onanç, “Hem de Birleşmiş Milletler gelişmişlik endeksinin de vurguladığı gibi, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabilmiş ülkeler, vatandaşlarına daha yüksek bir yaşam standardı sağlayabiliyorlar. Özellikle yerel seçim sürecinde, iktidar partisi AKP elindeki kaynakları daha çok seçim kazanma yönünde kullandı. Bu gücün kadınların biraz daha siyasete katılması yönünde kullanılmasının demokrasi adına önemli bir adım olacaktı” dedi. Kadın aday oranı yüzde 6 KA-DER Başkanı Hülya Gülbahar 29 Mart seçimlerinde CHP’nin 46, DTP’nin 37, AKP’nin 18, MHP’nin 34, DP’nin ise 36 kadın belediye başkan adayı gösterdiğini; bu beş partinin adaylarının toplamının 171 ettiğini belirtti. Bu yıl için belediye başkanlıklarında 2 bin 941 koltuk olduğunu ve bu 2 bin 941’in içinde sadece 171 kadın aday gösterildiğini vurguladı. Her seçim döneminde […]