Etiket youtube

Momo: Medya eliyle körüklenen panik

Akademisyen Esra Ercan Bilgiç"e göre "Momo" meselesinde, bir safsata üzerinden bir panik havası yaratıldı. Medya, "Momo" kaynaklı tek bir vaka bulunmamasına rağmen bunu bir tehlikeymiş gibi sunarak "daha çok tıklanma" hedefledi.

Sosyalim, çünkü paylaşıyorum!

2000’li yıllarda internet, birilerinin içerik hazırlayıp birilerinin de okuduğu bir mecra olmaktan çıkıp kullanıcıların yarattığı içeriğe evsahipliği yapan bir ortam haline geldi. Web 2.0 adı verilen bu değişimin hemen ardından da “sosyal paylaşım devrimi” geldi. Artık internette herkes içerik üretiyor ve ürettiği içeriği sınırsız bir şekilde paylaşabiliyor. Medyatava’nın mayıs ayında yayınladığı ComScore internet sitesinin Türkiye için özel olarak hazırladığı raporda Türkiye’de 15 yaş ve üstü toplam 18,1 milyon kişinin internet kullandığı ve mayıs ayında internette toplam 544 milyon saat vakit geçirildiği ve kişi başına aylık 30 saatlik bir internet kullanımını olduğu belirtiliyor. İnternette geçirilen bu sürenin büyük çoğunluğunun sosyal paylaşım ortamlarında harcandığına ise hiç kuşku yok. İşte hayatımızı en çok etkileyen ve onlarsız nasıl iletişim kurduğumuzu hatırlayamadığımız bazı paylaşım siteleri… Bloglar Blog yada Türkçe adıyla ağ günlükleri, web tabanlı günlük gibi düşünülebilir. Genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yer aldığı bir yayın sisteminden oluşan bloglarda yayıncının seçimine göre okuyucular yazılara yorum yapılabiliyor. Pek çok insan tarafından kullanılan blogların yazarlarına blogger adı veriliyor. Web 2.0, yani kullanıcıların yarattığı içerik sisteminin temeli olan ve yemek, moda, sanat,ekonomi, politika gibi sınırsız bir konu yelpazesine sahip bloglar o kadar popüler ki, kimilerine göre bu yayıncılık biçimi klasik gazetelerin yerini almaya en büyük aday durumunda. Blog yazmak yada “blogger” olmak için öyle çok teknik bilgiye de gerek yok, günümüzde blog kullanıcılarının yaş yelpazesi de çok geniş. Ve ücretsiz olarak kullanılabilmesi de bu sayının artışında oldukça etkili. WordPress ve Blogspot gibi siteler halen en popüler ücretsiz blog siteleri durumunda. Milyonlarca blogun kayıtlı olduğu Technorati.com adlı blog arama motoru bloglar aleminde neredeyse Google’dan daha etkili bir konumda.. Facebook 2006 yılında Harvard’da okuyan Marc Zuckerberg tarafından ilk başta sadece Harvard’lı öğrenciler için kurulan Facebook, şu anda dünyada 350 milyonu aşmış olan üye sayısı ile en popüler sosyal paylaşım aracı. Fotoğraftan videoya içinde bulunduğunuz ruh halinden katılacağınız […]

YouTube’a erişim yakında sağlanabilir

AA Atatürk’e hakaret içeren videolar yayınlandığı için, çeşitli mahkemelerce erişim yasağı konulan video paylaşım sitesi youtube yetkilileri bir açıklama yaparak, Türkiye’deki kullanıcıların erişimini sağlayabilmek için çalışmalar yaptıklarını duyurdu. Kapatma kararlarına neden olan videoların incelendiği belirtilen açıklamada, “Türkiye’de en kısa sürede erişimin tekrar sağlanmasını bekliyoruz. YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı içeriğe ilişkin sorunları gidermek için işbirliğine hazırız” denildi. “Gerektiğinde video kaldırılabilir” YouTube’dan yapılan yazılı açıklamada, Türk kullanıcılarının sitenin kendilerine sunduğu servislere yoğun ilgi gösterdiği ve siteyi severek kullandıkları belirtilerek, YouTube olarak Türkiye’de yaşayan farklı kesimden birçok kişiye online dünyada eğlenceli ve bilgilendirici video tecrübesi yaşatmaktan son derece mutlu olunduğu ifade edildi. Açıklamada, “Türkiye’deki kullanıcıların YouTube’a erişimini sağlayabilmek için çalışmalar devam ediyor” denildi. Son kapatma kararına neden olan videoların incelediğini ve YouTube kullanım koşulları doğrultusunda gerekli aksiyonların alındığını, YouTube’a Türkiye’den kısa bir süre içerisinde erişimin tekrar sağlanmasının beklendiğini belirtilen açıklamada, internetin herkese kendini ifade etme ve sesini duyurma olanağı tanıdığı vurgulandı. Bireylerin web ortamında kendilerini ifade etme biçimlerinin bazı ülkelerin kültürel ve politik konulardaki hassasiyetlerine dokunduğuna dikkat çekilen açıklamada, “YouTube’da yer alan İngilizce, Türkçe ya da herhangi bir dilde yüklenmiş içeriğin büyük bir çoğunluğu YouTube’un kullanım koşullarına uygundur. Ancak bazen kullanım koşullarına aykırı içeriğe sahip videolar da YouTube’da yer alabilmektedir. Bu nedenle YouTube olarak kullanıcılarımıza kolaylıkla, kullanım şartlarımıza uygun olmadıklarını düşündükleri videolar konusunda uyarı mesajı göndermeleri imkanını sağlamakta ve sonrasında gerektiğinde videoyu yayından kaldırmaktayız” denildi. Uyarı mesajı gönderilebilecek Yetkililer, Türkiye’den kullanıcıların YouTube’a erişebilmeleri, uygunsuz içeriğe sahip olduklarını düşündükleri videolar konusunda uyarı mesajları göndererek, bu içeriğin hızlı bir şekilde çıkarılması konusunda yardımcı olmalarının site açısından büyük önem taşıdığını da belirtti. Ufak bir grubun yarattığı uygunsuz içeriğin, çoğunluğu oluşturan bir grubun YouTube kullanımını olumsuz etkilediğini belirten yetkililer, “Son bir yıldır, uygunsuz içeriğe sahip olan az sayıda video ile ilgili problemleri çözüme ulaştırmak, uyarı mesajları gönderilen videoların çıkarılması için Türk yetkililerle yakın bir şekilde çalışmaktayız. […]

You-Tube yasağı Meclis’te

Medyakronik Dünya medyasının dahi diline düşmemize neden olan You-Tube erişim yasağı Demokratik Sol Parti İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş sayesinde Meclis gündemine de taşındı. Ağırbaş, TBMM Başkanlığı’na Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde You-Tube video paylaşım sitesinin erişiminin engellenmesine dikkat çekerek, Türkiye aleyhinde bilgiler içerdiğinden dolayı erişimi engellenen internet siteleri hakkında bilgi istedi. DSP’li Ağırbaş’ın yazılı önergesinde, “Hükümet olarak, internet portallarındaki ülkemize yönelik bilgi kirliliğini gidermek için somut bir planınız var mıdır? Ülkemize ve devlet büyüklerimize yönelik karalama kampanyalarına ve terör örgütü propagandalarına yer veren internet portallarına ilişkin Telekomünikasyon Kurumu dahilinde bir ihbar birimi oluşturmak suretiyle, ilgili sitelerdeki bilgi kirliliğine filtreleme yöntemiyle engel olmak, bu tür sitelere erişimi engellemekten daha etkili ve doğru bir yol değil midir? ‘Youtube’ yasağı gibi ülkemizin itibarını zedeleyen engellemelerin önüne geçmek için mevzuat değişikliği yapmayı düşünmekte misiniz?” sorularına yer verdi. Ağırbaş’ın soru önergesinde, internet hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve doğru amaçlara hizmet etmesine yönelik tedbirlerin alınmasının, sorumluluk sahibi makamların öncelikli görevleri arasında yer alması gerektiği de belirtildi.

youtube varsa yasak var

Ahmet Şıkahmets@medyakronik.com Küresel video paylaşım sitesi youtube.com iki ayrı mahkeme kararıyla yine erişim engeline takıldı. Atatürk’e hakaret içeren görüntüler bulunduğu gerekçesiyle Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 24 Nisan’da aldığı bir kararla erişime kapatılan youtube için bir hafta sonra Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi de ikinci bir yasak kararı aldı. 5 Mayıs’tan beri Türkiye’deki İnternet kullanıcılarının ziyaret edemediği, youtube.com sitesinin daha ne kadar yasaklı kalacağı bilinmiyor. youtube’a ceza katmerlendi En son 24 Nisan’da Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin Atatürk’e hakaret içeren görüntüler olduğu gerekçesiyle site hakkında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinden erişim yasağı konmuş Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın kararı uygulamasıyla da site Türkiye’den ziyarete kapatılmıştı. Daha bu kararın mürekkebi kurumadan ve yasak devam ederken alınan bu kararla site hakkındaki erişim yasağı katmerlenmiş oldu. Türkiye mahkemelerinin belalı internet sitesi haline dönen youtube.com hakkında daha önce Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi ve Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesi erişim yasağı kararı almıştı. Bu mahkemelerin arasında 30 Nisan’da aldığı kararla Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi de eklenmiş oldu. Birkaç ay içinde 9 siteye yasak Son birkaç ay içinde ise Ekşi Sözlük, Antoloji.com, WordPress, Indymedia İstanbul, Youtube, Gündem Gazetesi, Fırat Haber Ajansı (ANF), Google Groups, Geocities siteleri, “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” uyarınca erişim yasağı alan mahkeme kararlarıyla geçici olarak yasaklanmıştı. İnterneti yasaklama konusunda baskıcı rejimlere taş çıkartan kararlara imza atılan Türkiye’de son bir yıl içinde 15 sitenin erişimi mahkeme kararıyla engellendi. Kasım 2007’de çıkan ve internet yayıncılığı ile siber-suçları düzenleyen yeni yasa, sitelerin adli soruşturma süresinde kapatılmasına elveriyor. Telekomünikasyon Kurumu (TK), Nisan ayı başında yaptığı açıklamayla bir yıl içinde çeşitli nedenlerle 91’i yargı kararı, 173’ü de gelen şikâyetler nedeniyle toplam 268 siteye erişiminin durdurulduğunu bildirmişti. Kurum adına yapılan açıklamada bu süre içinde […]

Yüz binlerce genç için en önemli haberdi: Gazetelerde yoktu!

Alper Görmüşagormus@medyakronik.comMeltem Ürütmurut@medyakronik.com Dün (27 Mart), YouTube’dan yapılan “Son kapatma kararına neden teşkil eden videoları inceledik ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırdık” açıklamasının ardından sitenin yeniden erişime açılmasının an meselesi olduğunu söylemiştik. Nitekim öyle oldu, YouTube saat 18.00 civarında yeniden açıldı. Gene dün, sitenin kapatılmasını izleyen günlerde yazılı basın ve televizyonların konuya ilgisizliklerinden söz etmiş, şöyle demiştik: “New York Times, bu yasağın Türkiye’nin saygınlığına Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi’nden de büyük bir darbe indireceğini yazdı. Doğru. Fakat burada da tuhaf bir durum yok mu? 301 için onca mücadele eden Türkiye’nin özgürlükçüleri nasıl oluyor da YouTube yasağı hakkında neredeyse hiçbir şey yazmıyor? Bu garip durumun nedeni, gazetelerin yaşlı gazetecilerin ve yazarların egemenliği altında bulunması olabilir mi? Bence öyle. Ya da en önemli nedeni bu. İnternette bir tür ‘isyan’ varken gazetelerin ve televizyonların sessiz kalması, bilmiyorum başka nasıl açıklanabilir?” Bugünkü gazeteler, dün sözünü ettiğimiz ilgisizliğin vahim boyutlarda olduğunu gösteriyor. Düşünün: Yüz binlerce (milyonlarca?) genç için günün en önemli haberi saat 18.00 civarında patlıyor: “YouTube yeniden açıldı…” Gazetelerin haberi ferahfeza hazırlayabilmeleri için önlerinde yeteri kadar zaman var. Ve ertesi gün, yani bugün (28 Mart) gazeteleri açtığımızda karşımıza çıkan manzara şudur: Hürriyet(5. sayfa tek sütun): “O videoları çıkardık yasağımız kaldırılsın…” (YouTube’dan yapılan yazılı açıklamayı içeriyor. Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Milliyet: Yok.Radikal: Yok.Sabah (18. Sayfa): “Videoları kaldırdık yasak sona ersin…” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Taraf (5. Sayfa): “Youtube’a erişim ENGELLENEMEZ…” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Akşam: Yok.Star: Yok.Birgün: Yok.Zaman: Yok.Evrensel (15. Sayfa): “Youtube açılmaya hazır… ” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Cumhuriyet: Yok.Vatan: Yok.Dünya: Yok.Yeniçağ: (9. Sayfa): “’Çete’ bastırdı, site yayında…”Yeni Asya: Yok.Today’s Zaman(5. sayfa tek sütun): “Access to Youtube restrored after removal of Anti-Atatürk video clips” (Atatürk karşıtı videoların silinmesinin ardından Youtube’a erişim yeniden açıldı.)Turkish Daily News: “No offensive […]

YouTube bu gece tahliye edilebilir!

Alper Görmüşagormus@medyakronik.com Türkiye’den erişimi 13 Mart’tan bu yana mahkeme kararıyla engellenen YouTube’la sevenlerinin bir kez daha buluşması yakın görünüyor (“bir kez daha” diyoruz, biliyorsunuz siteyle sevenleri arasındaki ilk ayrılık-vuslat pratiği değil bu).Böyle düşünmemizin nedeni, YouTube’dan bugün (27 Mart) yapılan şu yazılı açıklama:“Son kapatma kararına neden teşkil eden videoları inceledik ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırdık. YouTube’a Türkiye’den kısa bir süre içerisinde erişimin tekrar sağlanmasını bekliyoruz. Youtube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız.”Eğer ilgili bir savcı ya da savcılar bu açıklamayı okur, ardından siteyi incelerse “tahliye” bu gece gerçekleşebilir. Olmayabilir de tabii. “Sıktınız artık, deyip deyip gene koyuyorsunuz o alçak videoları, size artık inanmıyoruz, bekleyin biraz daha” anlamına gelebilecek bir tavır gelebilir Türk savcılarından. Bakalım, göreceğiz.Savcıların hareket tarzını öğrenmek için beklerken, bu arada Türkiye’de ne oldu, yasaklama kararına nasıl bir tepki verildi, ona bakalım biraz… “Türk’ün Atatürk’le imtihanı”En tazesinden başlayalım: Romancı, Vatan gazetesi yazarı Tuna Kiremitçi dün (26 Mart) “Türk’ün Atatürk’le imtihanı” başlıklı yazısına 21 Ocak’ta kaleme aldığı bir başka yazıdan yaptığı bir alıntıyla başlıyordu:“Bizi sevmeyenlerin ‘YouTube’a Atatürk’e saldıran bir klip koyalım ve Türkleri küçük düşürelim’ dediğini mi sanıyorsunuz? Bence artık şöyle düşünüyorlar: ‘Atatürk’e saldıran bir klip yapalım. Türk mahkemeleri siteye erişimi durdursun. Türkler de dünyanın bir numaralı iletişim sitesinden mahrum kalsın… Siteyi yasaklayan değerli hukukçulara hatırlatmak isterim: YouTube ‘gençlerin takıldığı bir eğlence sitesi’ değildir sadece; şu an yerkürenin en önemli web ortamlarından biridir. Küresel iletişimde neredeyse televizyondan bile önemli hale geldi. Orada paylaşılan görsel malzeme akademisyenlerin, doktorların, sanatçıların ve mühendislerin de işine yarıyor. Özellikle dünyayı günü gününe takip etmek zorunda olan meslekler için vazgeçilmez bir nimet. Bizi bu iletişim ortamının dışına itmekse Türkiye düşmanlarının çok önemli bir başarısı.”İnternette küçük bir tur atmak, Kiremitçi’nin bir tür komplo teorisi kıvamında öne sürdüğü “asıl gerekçe”nin hayli taraftar bulduğunu görecektir.Aslına […]

Youtube siyasetinin doğuşu…

Dilek Gündüz dgunduz@medyakronik.com Video paylaşım sitesi Youtube’un politika editörü Steve Grove, kalabalığın gücüne inananlardan… O, dünyanın en zeki insanlarının da Youtube’u tıklayan 71 milyonu aşkın kullanıcı olduğunu düşünüyor. Bu kullanıcılar, ayda iki buçuk milyar online video gönderip izliyor. Grove, 30 yaşında başarılı bir yönetici ve Youtube’un politika sorumlusu ama o kendisini bir editörden çok sitenin “içerik karmaşası denizi”nde bir görevli olarak tanımlıyor. Youtube’un politik içeriğe sahip videoları arasında en popüler olanlar Obama Girl (2008 başkan adayı Barack Obama’nın propagandası), Hillary Clinton’ın robot gülüşüyle dalga geçen klipler ya da John Edwards’ın saçları ve makyaj rutinini konu alan videolarla kısıtlı değil. Kullanıcıların yarattığı videoların, başkanlık seçimlerini 2006’dakinden çok daha farklı, hatta akla gelmeyecek türde şekillendirdiğini söylemek yanlış olmaz. Bunun en güzel örneği de, Senatör George Allen’ın kırdığı potun Youtube’da ortaya çıkması üzerine kariyerinin sona ermesi… Allen, rakip seçim kampanyası çalışanına kameralar önünde “Maymun” demiş ve bu sözcük onun için sonun başlangıcı olmuştu. Sitenin politika editörü Grove da bu olayı “Youtube siyasetinin doğuşu” olarak tanımlıyor zaten. “Dünyanın en büyük belediye binası” Daha üç yıl önce esamesi bile okunmayan Youtube, politikacılar için artık bir propaganda aracı olarak kabul ediliyor. ABD’deki başkanlık münazaraları sırasında Youtube kullanıcılarının ilginç sorularına maruz kalan adayların hiçbiri bu durumdan şikâyetçi olmadı. Demokratlar, eriyen bir kardan adam tarafından küresel ısınmaya dair sorulara tabi tutulurken, Cumhuriyetçiler elinde tüfek tutan bir genç tarafından silah kontrolü konusunda köşeye sıkıştırıldı. Youtube’dan önce Boston Globe ve ABC News’da da muhabir olarak çalışan Grove, “Eğer Youtube’da değilseniz, tartışmanın da bir parçası değilsiniz” diyor ve ekliyor: “Burası dünyanın en büyük belediye binası”. Politikacıların siteye yükledikleri videoların bir kısmı televizyon kanalları tarafından da kullanılıyor. Cumhuriyetçi aday Mike Huckabee ve aksiyon yıldızı Chuck Norris’in birbirlerine iltifat ettikleri video bu türün en başarılı örneklerinden biri olarak sitedeki yerini almış bulunuyor mesela. Grove, adayların ve destekçilerinin siteyi politik saldırı başlatmak ya da […]

Web’in efendileri…

Övgü Akgürgenovgu@medyakronik.com Artık internet sayesinde para ya da şöhret sahibi olmak hiç de zor değil. Dünyanın her ülkesinde internet farklı şekilde gelişiyor, beklentiler de farklılaşıyor. Birkaç gün öncesine kadar sınıf arkadaşlarınız dışında kimsenin tanımadığı biriyken bir sabah uyandığınızda Facebook’un yaratıcısı 19’luk Harvard öğrencisi gibi bütün dünyanın merak ettiği bir isim haline gelebiliyorsunuz. Türkiye henüz sanal dünyada bu tür mucizelere şahit olmadı ama internette kendi çapında şöhret ve para sahibi olan Türklerin sayısı da azımsanamaz. Yola bu fikirle çıktık ve Türkiye’de internet sitesi kurup başarılı olan genç isimlerle konuştuk. İşte Ekşi Sözlük’ten yemeksepeti.com’a Türk gençlerinin internetle imtihanı. “Ekşi Sözlük kapitalist dünyanın en zararsız tekelidir’’(Ekşi Sözlük’ün kurucularından ve yazarlarından Aziz Kedi) “Bence bir sitenin popüler olabilmesi için iki önemli nokta var. Bunlardan birincisi insanların aradığı içeriği rahatça bulabilmesi, ikincisi de web sitesinin içeriğini kendilerinin oluşturmasıdır. Başlangıçta Ekşi Sözlük popülerlik ön planda tutularak tasarlanmamıştı. İnsanların bu tür web sitelerine karşı geliştirdikleri bir terim var: “Sanal hayatlar.” Bir hayatın gerçekliğini ancak onu yaşayan bilebilir ve ölçebilir. Sözlükte yazdığımız şeyler gerçektir, Youtube’da izlediğimiz şeyler gerçektir ya da Facebook’ta tanıştığımız insanlar gerçektir. Bu gerçekliklerin toplamını yaşamının ne kadarına fiilen dahil edeceği, kişinin yeteneğine ve arzusuna bağlıdır. Ekşi Sözlük yazarları lord’lar, kont’lar ya da Forbes listesinin ilk 50’sinde yer alan insanlardan oluşmuyor. Sözlüklerde yazan herkes aynen Ekşi Sözlük’teki gibi son derece heterojen bir yapı arz ediyor. Ekşi Sözlük’ün diğerlerinden farkı da kurumsallaşma düzeyinde oldu bence. Sözlük; kuruluş tarihi, yönetim sistemi, moderasyon yöntemleri, yazarların seçilme biçimleri ve benzer birçok faktör sebebiyle artık kemikleşmiş bir konuma geldi. Bu nedenle de diğer sözlüklerde hissedilebilen “diğerleriyle rekabet” duygusuna hiç sahip olmadı. Ekşi sözlük, kapitalist dünyanın en zararsız (hatta bilakis en faydalı) tekelidir diyebilirim.” 1950 üyeli web lokantası: Yemeksepeti.com(Yemeksepeti.com’un kurucusu ve ortağı Nevzat Aydın)Yemeksepeti.com’un projesinin temelleri 2000 yılında Amerika’da öğrenim gördüğüm sırada atıldı aslında. Orada internet sektörünü ve e-ticaret faaliyetlerini yakından takip […]