Gündem

Bizim öğretmenler gerçekten zengin mi?

Yazan: ggorgulu@medyakronik.com

Güventürk Görgülü
Tabloda, kamuda çalışan öğretmen maaşlarının OECD ülkelerinde, satın alma gücü paritesine (SAP) göre kişi başına gelire oranları sıralanıyor. Hesaplamada, her ülkenin SAP’ına göre kişi başına geliri o ülke için 1 kabul ediliyor ve öğretmen maaşları bu gelirle karşılaştırılıyor. Diyelim ki bir ülkenin satın alma gücü paritesine göre kişi başına yıllık geliri 20 bin dolar; bir öğretmenin ortalama yıllık geliri de 30 bin dolar. Bu durumda o ülkedeki öğretmen maaşı göstergesi 1,50 olarak hesaplanıyor.

OECD’nin en son 2005 rakamlarıyla hazırladığı 2007 araştırmasına göre öğretmen maaşı/kişi başına gelir oranında OECD ortalaması ilköğretimde 1,30, ortaöğretimde ise 1.41 düzeyinde. Aynı rakamlara Türkiye için baktığımızda ise ilköğretimde 2,54, ortaöğretimde ise 2.57 düzeyinde olduğunu görüyoruz. Yani Türkiye, kağıt üzerinde öğretmenlerine ödediği 2.33 ücret düzeyiyle OECD’nin en bonkör ülkesi olan Kore’yi bile sollamış durumda.

Peki kağıt üzerindeki bu rakamlar somut olarak ne anlama geliyor ve Türkiye’deki gerçeklikle ne kadar uyumlu? Uluslararası Para Fonu IMF’nin verilerine göre 2005 yılında Türkiye’de SAP bazlı kişi başına gelir, yıllık 8 bin 393 Amerikan Doları düzeyindeydi. Aynı yıl için ABD dolarının karşılığını ortalama olarak 1,35 YTL kabul edersek yıllık ortalama satın alma gücümüzün 11 bin 330 YTL olduğunu görürüz. Bu rakamı, 2,57’yle çarptığımızda ise 15 yıllık bir öğretmenin yılda 29 bin 119 YTL ayda da 2 milyar 426 milyon lira kazandığını hesaplarız. Türkiye’de SAP bazlı kişi başına gelirin 2007 için 9 bin dolara yükseldiğini ve 2.57 rakamının aynen kaldığını varsayarsak da 15 yıllık bir öğretmenin aylık maaşının 2 bin 500 YTL’nin üzerine yükseldiğini görüp sevinmemiz gerekir!

Ama ne yazık ki bu sevincimizin de kısa sürede kursağımıza düğümlenmesi kaçınılmaz. Zira 2007 yılı aralık ayında en yüksek dereceli öğretmenin aldığı maaş 1.236 YTL, 9’uncu derecenin 1’inci kademesindeki bir öğretmenin maaşı ise 1.036 YTL düzeyindeydi. OECD’ye bildirilen rakamların brüt maaşlar olduğunu varsaysak bile, kamuda ortalama 2 bin 500 lira düzeyinde brüt maaş alan 15 yıllık öğretmen bulmak dahi biraz zor gibi görünüyor. Üstelik de bu maaşlardan kesilen gelir vergisinin devletin bir cebinden çıkıp diğer cebine giren yalnızca kağıt üzerindeki rakamlar olduğunu, yani aslında gerçek bir maliyet olmadığını da göz önüne almak gerekiyor.

Şimdi de OECD’nin tablosuna dönelim ve bu kuruluşun baz aldığı rakamlara bir bakalım. OECD’ye göre Türkiye’de kamuda 2005 yılında öğretmenlerin kazançları şöyleydi:

Mesleğe yeni başlayan bir öğretmen
ilköğretimde 17.909 USD / 24.177 YTL / Aylık 2.014 YTL
ortaöğretimde 18.179 USD / 24.541 YTL / Aylık 2.045 YTL

15 yıllık bir öğretmen
İlköğretimde 19.557 USD / 26.401 YTL / Aylık 2.200 YTL
Ortaöğretimde 19.847 USD / 26.793 YTL / Aylık 2.232 YTL

En yüksek dereceli öğretmen
İlköğretimde 21 bin 623 USD / 29 bin 191 YTL,/ Aylık 2.432 YTL
Ortaöğrenimde 21 bin 893 USD / 29.555 YTL / Aylık 2.462 YTL

Şimdi baştaki soruya tekrar dönelim isterseniz. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau Türkiye’de öğretmen maaşlarının yüksek olduğunu nereden çıkarttı? Elbette OECD verilerinden… Bu veriler doğru mu? Hayır! Peki OECD bu verileri kimden aldı? Elbette TÜİK veya DPT’den. Peki bu tabloya konu olan öğretmen maaşları nasıl ve hangi kriterlere göre hesaplandı? İşte bu sorunun yanıtı henüz belli değil. Herhalde bu verileri OECD’ye aktaranlar bir açıklama yapıp öğretmenlerin de kamuoyunun da merakını en kısa zamanda giderirler…

Yorum yazın