Doğa Gündem İstanbul

Boğaziçi’nde kirlilik ve endüstriyel avlanma balık neslini tükenme noktasına getirdi

Yazan: Erol Kerem Arslan
- A +

İstanbul Boğazı’nın kuzey hattı, son yıllarda artan kirlilik ve denetimsiz avlanma nedeniyle ekosistem çöküşünün eşiğine geldi. Özellikle Yeniköy, Tarabya ve Sarıyer sahillerinde hem evsel atıkların deniz tabanını sarması hem de büyük balıkçı gemilerinin kıyı şeridindeki kuralları ihlal etmesi, Boğaz’ın simgesi olan balık türlerini yok olma noktasına getirdi.

“Deniz artık balık değil, plastik ve deniz anası kusuyor”

“Amatör balıkçı Hayri Cihan”

Yeniköy’den Sarıyer’e uzanan hat boyunca yıllardır olta atan amatör balıkçılardan Hayri Cihan, denizdeki kirliliğin tür çeşitliliği üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekiyor. Cihan, artık denizden balık yerine plastik şişeler ve doğada çözünmesi imkânsız olan ıslak mendillerin çıktığını vurgulayarak, bu evsel atık istilasının balıkların yumurtlama alanlarını doğrudan yok ettiğini belirtiyor.

Son dönemde sahillerde görülen bir başka ürkütücü manzaraya, kıyıları boydan boya kaplayan bembeyaz deniz anası kitlelerine değinen Cihan, bu durumun geçmişe göre arttığını ve balıkçılığı zorlaştırdığını ifade ediyor.

“Deniz kirliliği balıkçılara zor zamanlar yaşatıyor”

Cihan, “Evsel ve endüstriyel atıklardan gelen azot ve fosfor, deniz analarının ana besini olan planktonları artırıyor. Aşırı avlanma nedeniyle deniz anasıyla beslenen balık türlerinin yok olması ve denizdeki oksijenin azalmasıyla birlikte, bu istilacı türler rakipsiz kalarak tüm kıyıları kuşatıyor” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekiyor.

Hem kirlilik hem de bu kontrolsüz istila nedeniyle birçok balık türünün artık Boğaz’a uğramadığını belirten Cihan, geçmişte onlarca farklı türün görüldüğü bu kıyılarda bugün hem tutulan balık miktarının hem de biyolojik çeşitliliğin ciddi oranda azaldığını ifade ediyor.

 “Balığın boyu yarı yarıya düştü, palamut artık hayal oldu”

Amatör balıkçı İsmail Gülay (sağda) ve Metin Şentürk

Endüstriyel avcılık Boğaziçi’ndeki balık nüfusunu tehlikeye atıyor.

Amatör balıkçı Metin Şentürk, endüstriyel avcılığın yarattığı tahribata dikkat çekerek, gırgır ve trollerin yasak olmasına rağmen kıyıya çok yakın bölgelere girerek denizdeki tüm düzeni bozduğunu ifade ediyor. Deniz yüzeyinden itibaren devasa ağlarla tüm balıkları boy gözetmeksizin toplayan gırgırlar ile deniz tabanını süpürge gibi kazıyarak ekosistemi yok eden trollerin, Boğaz’daki balık neslini sömürdüğünü belirten Şentürk, devletin hem endüstriyel gemilere hem de bireysel amatör balıkçılara yönelik net bir sınır getirmesi gerektiğini savunuyor.

Özellikle her balıkçının günlük toplayabileceği balık miktarının (kilo kotasının) yasal olarak belirlenmesini öneren Şentürk, ancak bu sayede balık türlerinin korunabileceğini, balıkların tekrar eski bolluğuna kavuşup doğal büyüklüklerine ulaşabileceğini vurguluyor.

Küçülen balıklar

Şentürk, denetimsiz avlanmanın en somut sonucunun balık boylarındaki dramatik düşüş olduğunu belirterek, Normalde 11-12 cm olması gereken istavritlerin boyu günümüzde 5-6 cm’ye kadar düştü sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekiyor. Şentürk’ün gözlemleri, Boğaziçi’nde artık balıkların daha yavruyken avlandığını gösterirken, amatör balıkçılar Sahil Güvenlik ekiplerinin kontrollerini artırması gerektiğini savunuyor. Devletin Boğaz’daki bu kural ihlallerine karşı daha sert önlemler alarak deniz ekosistemindeki ihmalkârlıklara engel olmasını öneriyor.

Boğaziçi’nde artık yetişkin balık görülemiyor. Küçük balıklar büyüyemeden avlanıyor.

Uzmanlar uyarıyor: Boğaz’daki kirlilik denizanalarını artırıyor, balık stoklarını bitiriyor

Türkiye denizlerinde geçmiş yıllara oranla balık miktarında ve çeşitliliğinde çok belirgin düşüşler gözlemlendiğini belirten Dr. İrem Köse Reis, özellikle hamsi, palamut ve istavrit gibi ekonomik türlerde yıllara göre ciddi dalgalanmalar yaşandığını vurguluyor. 2024’te görülen palamut bolluğunun ardından 2025’te yaşanan sert düşüşün, balık stoklarının artık stabil olmadığını ve bir çöküş döngüsüne girdiğini kanıtladığını ifade eden Reis; Karadeniz’de artan su sıcaklığı ve Marmara’daki müsilaj sorununun tür çeşitliliğini azalttığına dikkat çekti.

Sarıyer Belediyesi Su Ürünleri Mühendisi Dr. İrem Köse Reis

Bir zamanlar denizlerimizde bulunan yaklaşık 550 balık türünün büyük kısmının artık ekonomik olarak avlanamaz hale geldiğini, orkinos, kılıç ve uskumru gibi değerli türlerin ise birçok bölgede tamamen kaybolduğunu söyleyen Reis, bu ekosistem değişiminin temelinde iklim değişikliği, kirlilik, müsilaj, kontrolsüz avcılık ve istilacı türlerin artışının yattığını dile getirdi.

Avcılık üretiminin yüzde 90’ını sağlayan endüstriyel yöntemlerden dip trolünün deniz tabanını tahrip ettiğini, gırgır ve ortasu avcılığının ise genç bireyleri avlayarak üreme potansiyeline zarar verdiğini belirten Reis, Bakanlık tarafından uygulanan 15 Nisan–31 Ağustos av yasağına ve yaptırımlara rağmen kaçak faaliyetlerin sürdürülebilirliği tehdit etmeye devam ettiğini ekledi.

Çözüm denize ulaşmadan başlıyor: Plastiksiz İstanbul dereleri

İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ndeki kirlilik yükünün, özellikle 20-30 metre derinliklerde varlığını koruyan müsilaj ve dip sulardaki oksijensizlik problemiyle birleşerek denizanalarına büyük bir rekabet avantajı sağladığını vurgulayan İrem Reis, kirlilik, müsilaj ve balık popülasyonundaki azalmanın birbirini besleyen bir döngü oluşturduğuna işaret etti.

Çevresel strese dayanıklı denizanalarının bu boşluğu doldurarak hem balıkçılığı olumsuz etkilediğini hem de ekosistemdeki çöküşü hızlandırdığını belirten Reis, bu kritik tabloya karşı Sarıyer Belediyesi, İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği, İBB ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi iş birliğiyle AB destekli “Sürdürülebilirlik için Plastiksiz İstanbul Dereleri” projesini başlattıklarını belirtti. Proje kapsamında, plastik atıkların Marmara’ya ulaşmasını engellemek amacıyla dere ağızlarına makroplastik yakalama sistemleri ve ağ bariyerleri kurulduğunu kaydeden Reis, kirliliğin kaynağında önlenmesini ve biyoçeşitliliğin izlenerek toplumsal farkındalık oluşturulmasını hedeflediklerini belirtti.

Yorum yazın