Genel

Evliliğin binbir yolu

Yazan: Dicle Aslı Mursaloğlu

Dünya sürekli bir değişim halinde. Bu hızlı değişim halinden iletişim araçları da nasibini alıyor. Bu zamana kadar iletişim kurmak için birçok araç kullanıldı. Gazetelerin mürekkep kokulu sayfalarından çıktı insanın eş arama macerası. Ve bunun için mektup kullanıldı. Şimdi ise mektubun yerini birçok iletişim aracı aldı. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” der ünlü filozof Herakleitos. Bu sözü çürütürcesine insanın eş arama isteği ve yalnız olamama duygusu hiç değişmiyor.

Televizyonların ve -nedense- izleyicilerin gözdelerinden biri de evlilik proğramları. “Evlilik yaz boşluk bırak Ayşe’ye ya da Ali’ye talibim” diye yazıp mesajı göndermek yeterli şansını denemek için. Hatta Ayşe ya da Ali olmazsa Fatma ya da Mehmet var. TV ekranlarından odalarımıza doluşan kadınlı erkekli eş arayanların içinde yaşını başını almış olanı da, genç olanı da, yerlisi de yabancısı da var. Ekrana çıkıp nasıl iyi bir insan olduklarından ya da ne kadar iyi birer eş olacaklarından bahsediyorlar. Kimse de, “Madem böylesin neden televizyonda arıyorsun kısmetini?” demiyor.

İki gönül bir olunca, kim ne karışır? Ya da sevgi, aşk herkesin hakkı değil mi diye de sorabilirsiniz. Ama adaylara ev, araba ya da maaş soruları başı çekince düşünmemek elde değil. Aslında konumuz program eleştirisi yapmak değil. Şimdilerde TV ekranlarında dahi izleyebildiğimiz evlenme yollarının nereden nereye geldiğini anlatalım istedik. Eskilerde gazete ya da dergilerdeki ilanlarla başlayan süreç, bir takım girişimcilik örnekleriyle şirketlerin kurulmasına, internetin icadıyla da sanal ortama ve herkesin bildiği üzere televizyonlara taşındı.

Gazete sayfalarından TV ekranlarına

Eskiden mektuplaşma ile tanışmalar vardı. Gazeteye ilanlar verilir. Posta kutuları her gün kontrol edilirdi. Gazete eve girdiğinde bir hevesle ilgili sayfalar açılır. Hayali kurulan kişinin bu sefer bulunulacağı ümidiyle “arkadaş arayanlar” başlığı okunurdu. İstenilen özelliklere uygun kişi bulunursa hemen kâğıt kalem hazırlanırdı. Her şeyin zamana uygun olarak yapılmasından hareketle hemen görüşülmezdi karşı tarafla. Arkası kesilmeyen mektup trafiği tarafları zorlayan ama heyecanlarını ayakta tutmaya yarayan bir hal alırdı. Sayfalar duyguları karşı tarafa hissettirilebilmesi için ayrı bir önemliydi. Hislerin yoğunluğu ve durumuna göre kimi zaman kokulu, kimi zaman bir ucu yakılmış mektup sayfaları karşı tarafa gönderilirdi. Tabi ki özenle ıslatılıp kurutulan, gözyaşlarının döküldüğünü anlatmaya çalışan sayfalar da bu trafikte unutulmaması gereken noktalardan. Geçmiş zamanların samimiyetinden, doğruluğundan olsa gerek bu yolla birçok kişi yalnızlığına son vererek mutlu bir yuva kurdular.

Hadi profil oluştur

Artık o kadar da zor değil kendimize bir eş bulmak. Şimdi gelişen teknoloji ile birlikte internette bir tık ile tanışıyor insanlar. İçlerinde en çok üyesi bulunan internet sitelerinden her gün birçok kişi tanışıyor. Ekleme talepleri, profil incelemeler, tanışabilir miyiz mesajları, kişiyi profiline göre değerlendirmeler…

Fotoğrafları, hobileri, müzik tarzı, gittiği mekânlar “bir yastıkta kocanacak” kişiyle tanışılmanın gerekli olduğunu hissettiriyor. Arkadaşlık talepleri yollanıyor. Ama eskiden olduğu gibi cevap gelsin diye sabırsızlanılmıyor. Çünkü zaten mutlaka içlerinden birinden cevap geliyor. Tanışılıyor sonra ama bu sefer eskiden tercih edilen bir pastane veya bir park buluşma noktası olmuyor. Tanışmalardan sonra ikinci randevuyu yakalayanlarda oluyor yakalayamayanlar da. Aslında iş biraz şansa kalıyor.

Talibim nerede?

Evlenmenin yolu sadece internet ile de sınırlı kalmıyor artık. Televizyonda evlendirme üzerine kurulu birçok programlar var. İstenilen tip söyleniyor sonra gelmesi bekleniyor. Birçok kişinin izlediği izdivaç adlı programlar, her gün birilerini tanıştırıp evlendirmek niyetinde. Annesiyle birlikte eş aramaya gelenler, 90 yaşını aşmış ama illa da evleneceğim diye tutturanlar, maddi konuda zayıf olan ama bundan sonra sıkıntı çekmemek için zengin eş arayanlar evlenmek isteyen kişilerden yalnızca birkaçı. Nadir de olsa evlenenler olduğu kadar hiç talibi çıkmayanlar da oluyor. Eşini bulamayanlara ise “Ah Mehmet abi senin de talibin çıkmadı. Herhalde adayların o sırada televizyon başında değillerdi” gibi rahatlatma cümleleri söyleniyor.

Dört sayfada evlilik

Bu işi daha da ticari yapanlar da yok değil. Evlendirme amaçlı iş yerleri de var. Yıllık bir aidat ödenerek üye olunan bu tür şirketlerde tek yapılması gereken dört sayfalık bir başvuru formu doldurmak. Şirket çalışanlarının, üyelerinin ilgi alanlarını belirlediği formları birbiriyle eşleştirmesinden sonra da birbirine uyan üyelerin buluşmaları sağlanıyor. İşinden dolayı çok fazla sosyal hayatı olmadığı için eş bulmakta zorlanan C.Y. bir arkadaşı vasıtasıyla bir evlilik şirketine üye olsa da geçen dokuz yılda aradığı mutluluğu bulamamış. Üye olduktan sonra 12 kişi ile tanıştırılan ancak kendine göre bir eş bulamayan C.Y. kendini bahtsız görüyor. “Başvuru formunda aradığınız kişinin özellikleri diye bir yer vardı. Doldurdum. Fakat görüştüğüm kişilerin özellikleri neredeyse hiç uymuyordu. Görüştüğüm bütün kadınlar maddi olarak benden çok şey beklediler. Oysa ki ben anketimde maaşımı da belirtmiştim. Şikâyetim üzerine ajansı aradım ve konuştum. Yardımcı olacaklarını söylediler ama o günden sonra tekrar geri aranmadım. Bundan sonra hayatıma girecek kişiyi kendim seçeceğim.”

Mektupla gelen 20 yıllık aşk

Yıl 1988. A.B tam 20 yıl önce gazetede verilen ilanlarda eşini bulmuş. İlanda kendini tarif eden E.B’nin yazdıkları hoşuna gittiği için ilanına yanıt vermek istemiş ve kendini anlatan bir mektup yazmış. Heyecanlı bekleyiş A.B’nin 12 gününü almış. Ve bir gün kapıyı çalan postacı “ A.B’ye mektup var ” deyince, koşar adım kapıya gitmiş. Sevinçle açılan mektupta el yazısı ile yazılan her satırı tekrar tekrar okuyan A.B hiç beklemeden o mektuba da cevap vermiş. Kapıya gelen postacının sekizinci mektubunda buluşma kararı alınmış. Bir pastaneymiş seçilen mekan. Buluşulmuş, anlaşılmış ve bir süre flört dönemi yaşamışlar. Fazla beklemek istemeyen A.B ile E.B evlilik kararı almışlar. O zamanlarda böyle ilanlara çok olumlu gözle bakılmadığından ailelerine mektup ile tanıştıklarını söylememişler. Bunu şu anda da ne anne babaları ne de çocukları biliyor. Ailelerine arkadaşları vasıtasıyla tanıştıklarını ve evlenmek istediklerini söylemişler. Tanıştıktan 1 yıl sonra evlenmişler. Yıl 2008, 16 yaşında bir kızları var. Çok nadir de çıksa gazetelerde çıkan eş arıyorum ilanlarına hala bakıp gülümsüyorlar. Ve hala ilk günkü heyecanı taşıdıkları söyleyen çift, toplumun önyargıları ile hareket etmenin yanlış olduğunu, masumiyeti kaybetmeden evliliklerin ilanlardan olabileceğini fakat artık devrin eski devir olmadığının da altını çiziyorlar.

Yorum yazın