Yaşam

“Harem kadınları açıktı”

Yazan: Mehmet Özen

`
Daha yayımlanmadan tepki alan Show TV’nin Kanuni Sultan Süleyman dönemini anlatan “Muhteşem Yüzyıl” dizisi, Çarşamba günkü ilk bölümünden sonra tarihçilerin eleştirilerine maruz kaldı. Tarihçi, Bu Mülkün Sultanları – 36 Osmanlı Padişahı ve Saray-ı Hümayun – Topkapı Sarayı kitaplarının da yazarı Necdet Sakaoğlu, bu diziyi HaberVsiçin yorumladı.

Muhabirimiz Mehmet Özen’in “Diziyi seyrettiniz mi” sorusunu, “10 dakika kadar seyrettim ama yeterli oldu” şeklinde cevaplayan Sakaoğlu, harem sahnelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Osmanlı Haremi’nin Topkapı Sarayı’na taşınması Üçüncü Murat zamanında gerçekleşti. Kanuni Sultan Süleyman zamanında zaten yoktu” dedi. Konu dönemde altının da olmadığını söyleyen Sakaoğlu, mekânların da gerçeği yansıtmadığı görüşünde. Dizinin Topkapı Sarayı’nda çekilmesinin nedenini ise “Osmanoğullarının yegâne mekânı Topkapı Sarayı olduğundan, herkes oraya gidiyor. Çünkü eski saraydan iz yok” şeklinde açıkladı.

Sultan Süleyman’ı Halit Ergenç’in canlandırdığı “Muhteşem Yüzyıl” dizisindeki kostümlerin de Osmanlı dönemine ait olmadığını dile getiren Necdet Sakaoğlu, kıyafetlerin Batı tarzında olduğu görüşünde. Zamangazetesinin bugün yayımlanan haberinde, tarihçilerin diziyi “Osmanlı geleneğinde kadınların başlarının açık olmadığı” yönündeki eleştirisine de katılmayan tarihçi, “dizide erkeklerin başları açık. Fes kullanımının kaldırılmasına dek erkeklerin başları kapalıdır ve başı açık hiçbir minyatür göremezsiniz. Kadınlarınki ise açıktır. Harem kadınları padişaha kapalı mı gidiyor” yorumunda bulundu.

Daha ilk bölümde ön plana çıkan, -Meryem Uzerli’nin canlandırdığı- Hürrem karakterinin ele alınışı da basında bugün yer alan haberlerde eleştiriliyor. Senaryoda, Süleyman Şah’ın babası öldükten sonra Topkapı Sarayı’na yerleşmesiyle Hürrem Sultan Harem’e geliyor. Sakaoğlu, “Oysa Sultan Süleyman saraya gelmeden önce de Hürrem Sultan’ın oradaydı. Kanuni, babası öldüğünde saraya haremiyle geldi. Kaldı ki Hürrem’le ilişkisi Manisa Sarayı’ndayken bile vardı” bilgisini vererek, senaryoda kendisine en tuhaf gelen şeyin bu olduğunu söylüyor.

NTV Tarih dergisinin de yayın kurulunda yer alan Sakaoğlu, söz konusu yapımın belgesel değil, bir kurgu olduğunu da vurguladı. Tarihsel yanlışlar bir yana, dizinin de kendine özgü bir kurgu yapmasının da doğal karşılanması gerektiğini söyledi.

1 Yorum

Yorum yazın