Etiket akdeniz üniversitesi

Medyanın vicdanı Antalya’da tartışılacak

HaberVs Çağdaş Gazeteciler Derneği Antalya Temsilciliği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Antalya Şubeleri ile Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği’nin katkılarıyla Antalya’da bu hafta sonu “Hakikat, Adalet ve Vicdan Karşısında Medya” başlıklı bir panel düzenleniyor. HaberVs editörü Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanmaları karşısında sergilenen tavır ve tutumlar üzerine tartışılacak panele . Gazeteci-yazar Ertuğrul Mavioğlu, Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu, Prof Dr. Taha Karaman, yazar Şükrü Argın ve Ahmet Şık’ın ağabeyi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık konuşmacı olarak katılıyor. Panel, 30 Nisan 2011cumartesisaat 14.00’te Antalya 100. Yıl Bulvarı Kültür Park içinde bulunan Cam Piramit’de gerçekleştirilecek.

Çevre Bakanı’ndan ‘seri katil’ davası

takip etmişti.Mahkemede milyonlarca canlı Doğa Derneği’nden yapılan açıklamada, Eroğlu’nun Türkiye’nin doğasını koruma görevini yerine getirmek yerine, doğayı yok eden icraatların sözcüsü haline geldiği vurgulanarak “Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye doğası için mücadele eden Doğa Derneği’ne dava açtı” görüşüne yer verildi. Bakan Eroğlu’nun ‘doğanın seri katili’ ifadesini reddederek Doğa Derneği Başkanı Güven Eken aleyhine 15 bin liralık tazminat davası açtığının vurgulandığı açıklamada, “16 Temmuz’da yapılacak ilk duruşmaya Doğa Derneği’nin Türkiye’de son dört yılda yok edilen milyonlarca canlıyı temsilen çıkacağı” belirtildi. Dava nedeni açıklamaDoğa Derneği Başkanı Güven Eken, Türkiye’nin dört bir yanından gelen doğa kıyımı haberlerinin yoğunlaştığı dönemde Çevre ve Orman Bakanı’na ‘çevre özel ödülü’ veren Akdeniz Üniversitesi’nin bu uygulaması üzerine şu açıklamayı yapmıştı: “Bakan Eroğlu Türkiye doğasının tarih boyunca karşılaştığı en büyük yıkımı gerçekleştiren insandır. Bütün derelerimizi inşaat makinelerine açmış, çok sayıda gölün kurumasına neden olmuş, korunan alanları madencilere açmış, Anadolu kırsalını insansızlaştırmış ve ormanların yağmalanmasına sessiz kalmıştır. Eroğlu doğanın seri katilidir. Bir katile ödül vermek ancak yine katliamcıların işi olabilir. Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi zaten daha önceki yıllarda doğayı katleden başka insanlara ödül vererek gerçek niyetini ortaya koymuştur. Bu ödülle merkez, adının içinde geçen hiçbir kelimeyle uyumlu hareket etmeyen bir yapı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu enstitüyü yönetenlerin Antalya çevresinde Bakan Eroğlu imzasıyla gerçekleştirilen dere katliamlarını yerinde görmelerini tavsiye ederim. O zaman yaptıkları hareketin ne kadar yüz kızartıcı olduğunu belki onlar da anlar.” Kamu vicdanını rahatsiz eden imza Bakan Eroğlu’nun dört yıllık icraatı süresince yüzlerce derenin yok edilmesine ön ayak olduğu, 20 binden çok yarasanın yuvası olan Havran mağarasını sular altında bıraktığı ve Dicle gibi içinde milyonlarca hayvan ve bitki yaşayan büyük nehirler üzerinde baraj kurulması için sözcülük yaptığının iddia edildiği açıklamada, “Eroğlu imzası, 2B, ormanların madenciliğe açılması, av günü sayısını artıran Merkez Av Komisyonu Kararları, Allianoi ve Hasankeyf’in yok edilmesi […]

“Seri katil”e çevre ödülü

adresine 5 Haziran’a kadar gönderebilecekleri ve ad, soyad, ünvan, üniversite ve fakültelerini belirtecekleri e posta ile kampanyaya katılabilir. “Eroğlu doğanın seri katilidir” Güven Eken, Doğa Derneği Genel Müdürü “Bakan Eroğlu Türkiye doğasının tarih boyunca karşılaştığı en büyük yıkımı gerçekleştiren insandır. Bütün derelerimizi inşaat makinelerine açmış, çok sayıda gölün kurumasına neden olmuş, korunan alanları madencilere açmış, Anadolu kırsalını insansızlaştırmış ve ormanların yağmalanmasına sessiz kalmıştır. Eroğlu doğanın seri katilidir. Bir katile ödül vermek ancak yine katliamcıların işi olabilir. Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi zaten daha önceki yıllarda doğayı katleden başka insanlara ödül vererek gerçek niyetini ortaya koymuştur. Bu ödülle merkez, adının içinde geçen hiçbir kelimeyle uyumlu hareket etmeyen bir yapı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu enstitüyü yönetenlerin Antalya çevresinde Bakan Eroğlu imzasıyla gerçekleştirilen dere katliamlarını yerinde görmelerini tavsiye ederim. O zaman yaptıkları hareketin ne kadar yüz kızartıcı olduğunu belki onlar da anlar.”

“Olay sağ – sol çatışması değil”

Aslıhan Birgül 6 Nisan Pazartesi günü Akdeniz Üniversitesi’nde sağ ve sol görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada biri ağır 10 kişi yaralanırken 34 öğrenci gözaltına alınmıştı. Kavgada karşıt gruba silahla ateş açan ve henüz yakalanamayan Ömer Ulusoy’un kimliği ve siyasi bağlantıları günlerdir basın ve kamuoyunda tartışılıyor. Ulusoy’la bağlantısı nedeniyle MHP Genel Merkezi Antalya İl Teşkilatını feshetti ama tartışma hâlâ bitmiş değil. Olayla ilgili olarak Akdeniz Üniversitesi rektöründen, Antalya MHP il başkanına kadar konuşmayan kalmadı. Medyakronik, yaşanan çatışmayı ve sonrasındaki gelişmeleri, güvenlik nedeniyle adını vermediğimiz bir Akdeniz Üniversitesi öğrencisiyle konuştu. Olay nasıl başladı? Nasıl gelişti?Önce yurtta kalan öğrenciler aralarında tartışmaya başladılar. MHP’li bir grup başka bir grupla tartışıyor. MHP’li grubun karşısındaki nasıl bir grup? Bazı gazetelerde Kürtçü, bazılarında solcu bir grup diye nitelendi…Bu kavga kesinlikle sağcı – solcu ya da ülkücü – Kürtçü kavgası değil. Olay, daha çok mahalle kavgası şeklinde başladı. Yani kesinlikle siyasi bir kavga değil. Kendini MHP’li olarak tanıtan grupla kendilerine belli bir grup diyemeyeceğim bir takım kişiler tartışıyorlar. Bu kişilerin siyasi eğilimi ne?Daha çok entelektüel takılan, kimisi kendini liberal olarak tanımlayan öğrenciler ama bunları belli bir grup olarak tanımlamak mümkün değil. Peki, Ömer Ulusoy gibi öğrenci olmayan kişiler nasıl karışıyor olaya?Aralarındaki tartışma kavgaya dönüşünce, MHP’li grup okul dışında bağlantıları olan Ömer Ulusoy’u okula çağırıyorlar. Bundan sonra olaylar bildiğiniz gibi gelişiyor. Akdeniz Üniversitesi’nde ortam şu anda nasıl? Gerginlik sürüyor mu?Hiç bir şey olmamış gibi. Kimse de bir daha tekrarlanacağını düşünmüyor. Herhangi bir gerginlik, tedirginlik yok. Ömer Ulusoy’un kim olduğuna, okulda ne işi olduğuna dair de kimsenin bir merakı yok. Kısacası genel olarak bu olay öğrencilerin pek umurunda değil. Genelde okul içinde yapılan yorumlar, olayın bir provokasyon olduğu yönünde.Olayın bir provokasyon olduğuna katılıyor musunuz?Hayır, böyle geçiştirilmemeli ama yaşananlar burada kimsenin pek umurunda değil aslında. Rektörlükten yapılan açıklama tatmin edici mi? Okulda güvenlik önlemleri ne durumda?Okulda güvenlik çok zayıf… Göstermelik olarak […]