Kadın Sağlık Yaşam

Çinli biyoloğun “üç ayda bir regl” çalışmasına jinekolojik bakış

Yazan: Zeynep Gencer

Kadınların yılda yalnızca dört kez regl olmasını sağlayarak doğurganlık süresini uzatmayı hedefleyen araştırma tıp dünyasını böldü. Projenin kağıt üzerindeki matematiğine karşı çıkan uzmanlar, insan biyolojisinin bu kadar doğrusal çalışmadığı ve bu tür müdahalelerin genel bir sağlık standardı olamayacağı konusunda uyarıyor.

- A +

Çinli biyolog Hongmei Wang’ın kadınların 3 ayda 1 regl olmasını sağlayacak bir yöntem üzerinde çalışması, tıp dünyasında taşları yerinden oynattı. Regl döngüsünü uzatarak yumurta rezervini korumayı ve böylece menopozu geciktirmeyi hedefleyen bu araştırma, bir yanda heyecan yaratırken diğer yanda büyük bir sağlık tartışmasını ortaya koyuyor.

Hongmei Wang

Zamana karışı yarış

Biyolog Hongmei Wang’ın teorisi, aslında oldukça düz bir mantığa dayanıyor: Eğer bir kadının regl döngüsü uzatılırsa, yaşam boyu harcadığı yumurtlama sayısı azalacak; bu da yumurta rezervinin daha yavaş tükenmesini sağlayacak. Teorinin hedefi ise kadınların hem daha geç menopoza girmesi hem de doğurganlık sürelerinin uzaması.

Wang projenin henüz çok erken aşamalarında olduğunu kabul ediyor. Hatta bu deneylerin bilimin sınırlarını zorladığını itiraf eden Çinli biyolog, elde edilecek sonuçların ülkesinin mevcut nüfus krizine çözüm üretmek için çok geç kalabileceği konusunda hemfikir.

Op. Dr. İnci Çavuşoğlu

“Biyolojik sistem bu kadar doğrusal çalışmıyor”

Teorinin kâğıt üzerinde mantıklı durması tıp dünyasındaki bakışları gidermeye yetmiyor. Çalışmayı jinekolojik açıdan değerlendiren Op. Dr. İnci Uslu Çavuşoğlu, insan biyolojisinin bu kadar basit bir matematikle çalışmadığını vurguluyor.

Halihazırda kullanılan tıp yöntemlerinin bu mantıkla çeliştiğinden bahseden Çavuşoğlu, “Doğum kontrol haplarıyla zaten yumurtlamayı baskılayabiliyoruz, fakat bu kadınlar daha geç menopoza girmiyor. Keza hormonal spirallerde de yumurtlama devam ediyor,” diyerek Wang’ın çalışmasının mevcut hormonal tıp uygulamalarından tamamen farklı bir yerde durduğuna dikkat çekiyor.

Hormonların tüm vücuda etkisi

Döngüye yapılacak bir müdahalenin sadece üreme sistemiyle sınırlı kalmayacağı, doktorların en büyük endişelerinden biri. Vücuttaki tüm hormonal dengenin bu düzenle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Op. Dr. Çavuşoğlu, reglin tıbbi gerekçelerle baskılanmasının yeni bir şey olmadığını ancak bunun genel bir sağlık standardı haline getirilemeyeceğini söylüyor:

“Çikolata kisti gibi belirli vakalarda regli tıbbi gerekçelerle baskılıyoruz. Ancak bunu genel bir sağlık müdahalesi olarak nitelendirmek doğru değil. Şu anki çalışmalarla, bu döngüyü başarılı ve güvenli bir şekilde değiştirmek kadın sağlığı için pek mümkün görünmüyor.”

Bilimden gerçeğe

Peki, gelecek yüzyılda regl olmak tamamen kadının tercihine bağlı bir süreç haline gelebilir mi? Bilim dünyası bu soruya kesin bir “hayır” demiyor, çünkü tıbbın geçmişi imkânsız denilenin gerçeğe dönüşme hikâyeleriyle dolu.

Op. Dr. İnci Uslu Çavuşoğlu tıp tarihinden bir örnekle konuyu özetliyor: “Bundan 50 sene evvel tüp bebek diye bir şey konuşulmuyorken, şu an en olağan alternatif tekniklerden biri. Olmaz diyemem ama bu noktaya gelebilmek için uzun vadeli getirileri çok iyi hesaplamak lazım. İnsan sağlığı kumar oynanacak bir şey değil.”

Uzmanlar, bu tarz devrimsel iddialara heyecanla değil, uzun vadeli ve bilime dayalı somut bulgularla yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor.

Yorum yazın