Etiket ankara

Leoparın son tanığı

"Son Anadolu leoparını" vuran Ahmet Çalışkan hayatında ilk defa gördüğü hayvanı hayretle seyrediyor ve son nefesini verirken başını okşuyor...

Bir Ankara röportajı

Sezonun fenomeni "Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi"nin sinema filmi de çekildi. Enver Arcak, dizinin ve filmin yönetmeni Serdar A. ile konuştu.

Anadolu’yu vermemek için Ankara’ya…

Anadolu Vermeyeceğiz sloganıyla Türkiye’nin tüm bölgelerinden yola çıkan kervanlar, Ankara Gölbaşı’nda polis tarafından durdurulmaları üzerine oturma eylemi başlattı. Eylemciler, Ankara’ya girme izni çıkmadan Gölbaşı’ndan ayrılmamakta ısrarlı.

Berkay ve Anadolu ağır yaralı

Büyük Anadolu Yürüyüşü için Muğla’dan yola çıkan Güney Ege Kervanı’nın sözcüsü Berkay Kuyzu, Ankara Gölbaşı yakınlarında bir kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Kuyzu’nun sağlık durumu iyiye gidiyor. Büyük Anadolu Yürüyüşü’ne Muğla’dan katılan Güney Ege Kervanı‘nın sözcüsü Berkay Kuyzu, 18 Mayıs akşamı Ankara Gölbaşı yakınlarında bir kamyonetin çarpması nedeniyle yaralandı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anestezi Bölümü yoğun bakım servisinde tutulan Kuyzu’nun durumu iyiye gidiyor. Olaya tanık olan yürüyüşçüler, kaza anında kervanın emniyet şeridinde ilerlediğini ve kamyonetin Kuyzu’ya arkadan çarptığını, ancak aracın durmaması nedeniyle plakasının tespit edilemediğini belirtiyor. HaberVs’nin ulaştığı Gölbaşı Jandarma Komutanlığı, kazanın Ahiboz Karakolu sınırları içinde gerçekleştiğini belirtiyor ancak soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle bilgi vermiyor. Karanlık, ışık ve silah 9 Nisan’da Yuvarlakçay’dan yola çıkan ve Türkiye’nin suyunu, doğasını ve köklerini yaşatmak amacıyla “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” sloganıyla Ankara’ya ilerleyen 11 ekipten biri olan Güney Ege Kervanı, 16 Mayıs’ta Mezopotamya Kervanı’yla birleşti. Grup, önceki gün Gölbaşı yakınlarına ulaştı. Kervanda bulunan İbrahim Bardakçı, Cengiz Öztürk ve Dicle Tuba Kılıç’ın anlatımıyla olay şöyle gelişti:Kervandaki atların nallarının değiştirilmesi nedeniyle vakit kaybeden yürüyüşçüler, karanlıkta yol almak durumunda kaldı. Kervandaki köpeklerle, yanından geçtikleri özel mülkiyetin bahçesinde bulunan köpeklerin karşılıklı havlaması evdekileri tedirgin etti. Mahalli kıyafetlerle, at arabaları ve köpeklerle ilerleyen bu kalabalık grubu teşhis etmek isteyen evdekiler grubun üzerine şiddetli ışık tuttu. Işık birkaç dakika sonra kapatıldı ancak ardından havaya iki el ateş edildi. Kervandakiler, kimsenin yaralanmadığından emin olduktan sonra yürüyüşe devam etti. Yaklaşık 5 dakika sonra emniyet şeridinden ilerleyen grubu en arkadan takip eden ve elindeki fenerle yürüyüşçülere yardımcı olmaya çalışan Berkay Kuzu’ya bir kamyonet çarptı. Kamyonet durmayarak hızla uzaklaştı. O sırada Kuyzu’nun uzağında olan yürüyüşçüler aracın plakasını göremedi. Yürüyüşçüler, kazada bir kasıt aranmaması gerektiğini, kazanın karanlık nedeniyle yaşanmış olabileceğini ve tek temennilerinin, arkadaşlarının bir an önce sağlığına kavuşması olduğunu dile getiriyor. Kuyzu gözlem altında HaberVs’nin edindiği bilgilere göre Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anestezi Bölümü […]

Direniş Caddesi’nden kareler

Tekel İşçilerinin direnişinde iki ay geride kalırken çözüm hâlâ ortada yok. Başbakan'ın verdiği süre kısalıyor ama işçilerin kararlılığında da bir azalma görünmüyor. HaberVs "Direniş Caddesi"ni görüntüledi.

Domuz gribi rehberi

Yaz aylarında Meksika’da ortaya çıkıp ABD üzerinden tüm dünyaya yayılan domuz gribi, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tahminiyle yaklaşık 400 bin kişiye bulaşan hastalık, bugüne kadar 4 bin 735 kişinin hayatına maloldu. Hastalık Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı. Henüz can kaybı yaşanmayan ülkemizde bugüne kadar 551 vaka kayıtlara girdi. Özellikle son iki hafta içerisindeki gelişmeler tehlikenin önemli ilk sinyalleriydi: Geçtiğimiz hafta Ankara Bilkent Laboratuvar İlköğretim Okulu’nda rastlanan 16 vaka nedeniyle bu okulda bir hafta süreyle eğitime ara verildi. Ancak Ankara genelinde hasta sayısı arttı ve son beş günde 41 kişide domuz gribi tespit edildi. Ardından, 19 Ekim’de Diyarbakır’da 7 ilköğretim öğrencisinde domuz gribine rastlandı ve il genelinde eğitime bir hafta ara verildi. Tatile rağmen bu kentimizde de hasta öğrenci sayısı 17’ye ve toplam vaka sayısı 23’e yükseldi. Ve ulaşan son haberlere göre İstanbul’da da 16 öğrencide virüse rastlandı. Vali Muammer Güler, vakaların görüldüğü iki okulda dahil olmak üzere eğitime ara verilmesini gerektirecek bir durum olmadığını duyurdu. Aşı çelişkisi Bilinen gribin değişik bir cinsi olan domuz gribine karşı insan metabolizması henüz bir bağışıklık geliştiremedi. Bu amaçla çalışmalar yürüten ilaç firmaları yeni bir aşı geliştirdi. Aşının yeni olmasından kaynaklanan bir takım çelişkiler mevcut olsa da yan etkilerinin başka aşılarda bulunanlardan fazla olmadığı iddia ediliyor. Ancak domuz gribi aşısı üreten uluslararası firmaların lisans almadan aşı satmalarını imkânsız kılan uluslararası düzenlemeler de mevcut. Yan etkilerin ne sıklıkla görüldüğünün tespit edilebilmesi için uzun süreli gözlem verilerine ihtiyaç duyulsa da dünya çapında ciddi bir salgın yaşanması nedeniyle Türkiye de dahil bir çok hükümet bu tarzda bir gözlem çalışmasının sonuçlarını beklememeyi tercih etti. Yetkililer bulaşıcı hastalıklara karşı daha fazla açık olan ve zayıf bünyeli kişilerle daha sık teması olan sağlık personeli, kalabalık okul ortamlarında bulunarak hastalığın yayılmasında ciddi faktör olan 6 ay ile 24 yaş arasındaki kişiler, kronik bir hastalığa sahip oldukları için bağışıklık sistemi zayıflamış olan 25 ile […]

“Hamamönü doğumlu biri olarak Hacettepe adı bile adrenalin yaptı bende”

Volkan Ağır Gençlerbirliği Oftaşspor yılların eskitemediği futbol adamı İlhan Cavcav’ın uzun süreli bir projesi. Gençlerbirliği’nin başkanı Cavcav’ın kulüp ve futbol takımı yönetme becerisi, Kamerun’dan futbolcu alıp Real Madrid’e satmasından anlaşılabilir. Altyapı tesislerini de avrupa standartlarına çıkartan Cavcav’ın daha fazla genç yetenek yetiştirmek için yedi sene öncesinden başladığı bir proje’nin son aşaması Gençlerbirliği Oftaşspor. Yedi yıl önce 3. ligde mücadele eden Asaşspor kulübün kapısına kilit vurulma aşamasına gelince İlhan Cavcav tarafından o zamanın parasıyla 75 milyar liraya satın alındı. Cavcav, kulübün isminin önüne Gençlerbirliği markasını ekledi. Bu takım 2006/2007 sezonunda Birinci Lig’e (o zamanki adıyla Türk Telekom Birinci Ligi) çıkınca, Asaşspor ismi bu kez de Oftaşspor olarak değişti. Oftaşspor, Gençlerbirliği kulübünün bünyesine girdiğinden beri bir pilot takım olarak görüldü. “Alkaralar”da şans bulamayan gençler, bu takımda forma şansı buldu. Ve takım, Birinci Lig’e çıkmasının bir sezon ardından, Turkcell Süper Lig’e çıkma başarısını gösterdi. Böylece –birisi onursal olmak üzere- İlhan Cavcav’ın başkanı olduğu iki ayrı Gençlerbirliği, Türkiye’nin en üst düzey futbol liginde bir araya geldi. Elbette bu, alışılageldik bir durum değildi. Tartışmaları da beraberinde getirdi. Cavcav’ın lokomotif kulübü Gençlerbirliği’ne “kıyak geçebilir”di Oftaşspor. Ancak tam tersi oldu. İki takım dört defa karşılaştı. Oftaşspor hiç mağlubiyet almadı ve sezonu Gençlerbirliği’nin üzerinde bitirdi. Gençlere şans tanımak üzere “projelendirilen” takım fazlasıyla başarılı olmuştu, ki defansın vazgeçilmez isimlerinden Giray Kaçar hem milli takıma seçildi, hem de Trabzonspor’a transfer oldu. Dört Ankara takımının arasında da en iyi futbolu oynayan Oftaşspor oldu. Ancak bir eksikleri vardı. Zaman zaman bedavaya izleme fırsatı verilen takımın maçları dolmuyordu. Türk futbolunun gediklisi olmuş Cavcav bu sorunu halletmek için de bence mantıklı ama eleştiriye açık bir hamle yaptı. Ankara’nın en eski semti Hacettepe’nin spor klübü, semtin gençleri tarafından kurulup üst üste başarılarla Ankara 1. Ligi’ne çıkmıştı. Artık yerinde yeller esen bu ligde de başarılı oldu ve Türkiye Birinci Ligi’ne çıkmaya hak kazandı. Ancak burada aynı […]

Güneş’e özlem

Ankara Haber Ajansı CHP eski milletvekillerinden Avukat Rahmi Kumaş düzenlediği basın toplantısında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in 1995 yılında değiştirdiği ambleme ilişkin verdiği hukuk mücadelesini anlattı. Kumaş, 1995 yılında 20 yıllık “Hitit Güneşi” simgesini değiştiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yeni simgesine karşı aynı yıl dava açtığını hatırlattı. Davanın 2001 yılında iptalle sonuçlandığını söyleyen Kumaş, “Buna göre 1995 yılında Ankara’nın geçmişine, Cumhuriyet’in kazanımlarına aykırı bir simge oluşturma çalışması haksız çıkmış ve simge iptal olmuştu. Ancak AKP iktidarı çıkarttığı bir yasayla belediyelere simge belirleme yetkisi tanıdı. 2005’te Ankara Büyükşehir Belediyesi, iptal edilen simgeyi ‘yetkim var’ diye yeniden yürürlüğe koydu” dedi. Kumaş, simgenin tekrar yürürlüğe girmesi üzerine 20 Şubat 2005’te olayı yeniden yargıya taşıdığını hatırlattı ve bu yargı sürecinin tamamlandığını söyledi. Kumaş, Gökçek’in cami ve minare figürlü Ankara ambleminin Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini açıkladı. Kumaş, İçişleri Bakanlığı’ndan Ankara’da amblem sorununa olaya el koymasını istedi. Bundan sonra esastan iptal olmuş simgeyi kullananlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağını bildiren Kumaş, “13 yıllık yargısal savaşımım, yasadışı simge sökülünceye ve sorumlular cezalandırılıncaya dek sürecektir” dedi.