Etiket hayvan

Bilgi’de eleştirel hayvan çalışmaları

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüs’te düzenlenen “Eleştirel Hayvan Çalışmaları” çalıştayı, insan–hayvan ilişkilerini tarihsel, kültürel ve etik boyutlarıyla ele aldı. İki gün süren etkinlikte, farklı disiplinlerden araştırmacılar hayvanların toplumsal ve tarihsel süreçlerdeki rolünü, temsilini ve bilgi üretimindeki konumunu tartıştı. Çalıştay, hayvanlarla yalnızca düşünmek değil, onlarla birlikte düşünmek gerektiğini vurgulayarak eleştirel hayvan çalışmalarını hem akademik hem etik bir dönüşüm çağrısı olarak ortaya koydu.

‘Fayton lobisinin önüne geçilemiyor’

Türkiye Vegan Derneği Başkanı Ebru Arıman ve İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu, Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikleri değerlendirdi. Arıman'a göre bazı şehirlerde olumlu adımlar atılmasına rağmen İstanbul Adalar'daki fayton lobisi kırılamıyor.

Mayın dedektörü fareler

Türkiye’de son yılların tartışma konularından biri de, topraklarına gömülü 1 milyondan fazla kara mayınının temizliği sorunu. Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine ilişkin yasa TBMM’de kabul edilse de, mayın temizlemenin yöntemleri, temizlenmiş arazinin ne yapılacağı ve bu işin neden İsrailli firmalara verildiği konusundaki tartışmalar nedeniyle bu hayati konu bir türlü hayata geçirilemedi. Türkiye’nin sınır boyları bir yana, 25 yıldan uzun zamandır süren savaş nedeniyle de hem PKK’nin hem de TSK’nin bölgede mayın kullandığı biliniyor. İşin kötüsü bu döşenenmayınlaran hiç birinin haritası da yok. Öyle ki boşaltılan 4 binin üzerindeki yerleşim birimi de mayınlandığı için köye dönüşlerin önündeki en büyük engellerden biri de bu. Maliyeti oldukça düşük, ortalama 2 dolar olmasına karşın bir mayının temizlenmesi için gereken para ise bin doları bulabiliyor. Neredeyse 100 yıllık bir ömre sahip olması nedeniyle de, temizlenmemişse eğer mayınlardan patlamadığı sürece kaçış yok. Fareden dedektörİlerleyen teknolojiye rağmen dünyanın en zor işlerinden biri olan mayın temizliğinde son yıllarda öne çıkan gelişme ise mayın bulan fareler. Yanlış okumadınız, evlerin davetsiz misafirleri olarak sevilmeseler de, hastalık da taşıyan pis hayvanlar olarak bilinse de, kara mayınları konusundaki en dertli ülkelerin bulunduğu Afrika’da son bir kaç yıldır eğitimli fareler, mayın tarlalarında görev yapıyorlar. Mozambik’te 20 yıldan uzun bir süredir yaşanan ve 1 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan iç savaş ve çatışmalarda neredeyse tüm ülkenin bir mayın tarlasına çevrilmesinden sonra, bu mayınların yüksek maliyetli temizlik işi için parası olmayan hükümet ülkede bol miktarda bulunan fareleri eğiterek mayın bulma uzmanı haline getirdi. 1 aylık olduktan sonra belli bir eğitimden geçirilen fareler salındıkları alanda koklayarak mayınların yerini tam olarak bulup hızla kazdıktan sonra imha edilmelerini sağlıyor. Bu tehlikeli görevi başarıyla yerine getiren farenin ödülü, maliyeti teknolojisiyle kıyaslanmayacak derecede ucuz olan muz ya da fıstık. Yöntem öyle başarılı oldu ki bahtı da kendi gibi kara olan Afrika’nın bir çok ülkesi mayın temizliğinde farelerden faydalanıyor. Kahraman FarelerMayın […]

687 lira herşeyi unutturdu mu?

İzmir’in Bornova ilçesinde bir kedinin ezilerek öldürülmesi olayının peşini birakmayan hayvan hakları örgütleri olayın yargıya intikal etmesi ve failin hapis cezasıyla yargılanması için girişimlerini sürdürüyor. Hayvanları Koruma Kanunu kabahatler kanunu kapsamında olduğu için hayvanlara eziyet edenlerin mahkemelerde yargılanmadığını belirten Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şenpolat, hayvanları koruması gereken yasanın tek yaptırımının idari para cezası olduğunu, yani fail bulunsa bile ona İl Çevre Müdürlüğü tarafından idari para cezası kesilip, paranın devlet kasasına irad (gelir) kaydedileceğine dikkat çekiyor. Şenpolat, hayvanlara yapılan işkence sonucunda devletin para kazandığını, ve bu cezanın herhangi bir yaptırımı olmadığını vurguluyor.Ahmet Kemal Şenpolat, geçtiğimiz hafta U.G.‘nin işlediği suçla ilgili yapılanları ve yapılması gerekenleri şöyle özetliyor :“Federasyonumuz İzmir İl Hayvanları Koruma Kurulu başta olmak üzere il çevre müdürlüğüne failin cezalandırılması, mevcut köpeğinin elinden alınması, cezasının artırılması için hemen başvuru yaptı. İzmirdeki Haytap Federasyon temsilcisi arkadaşlarımız basın açıklaması yaparak savcılığa suç duyurusunda bulundu, Emniyet yetkililerinden randevu alarak failin yakalanması ve ifadesinin alınması işlemlerini hızlandırdı. Buna rağmen yasal mevzuat gereği U.G. serbest bırakıldı. Ayrıca HAYTAP olarak failin bu kadar caydırıcı olmayan bir ceza ile kurtulmasını öngörebilmemize rağmen, yine de bir şekilde olayın yargıya intikal etmesi için girişimlerimiz tekrar başladı. Önümüzdeki süreçte tüm gelişmelerden sizleri de haberdar edeceğiz. Bu aşamada bizleri takip eden herkesin TBMM Çevre Komisyonuna 5199 sayılı yasanın değiştirilmesi yönünde mektup yazmasını tavsiye ederiz. Çünkü önümüzdeki dönem hayvanların yaşam hakkına saygı duymayan siyasilere oy vermeyin kampanyamızı daha da hızlandıracağız.” Hatırlanacağı gibi İzmir’in Bornova ilçesinde yaşayan U.G., 7 Ekim 2010 gecesi 4 arkadaşı ve pitbull cinsi köpeği ile beraber gece saatlerinde bir büfe sahibinin baktığı kediyi, tekme atarak ve kafasını ezerek öldürmüştü. Büfe güvenlik kamerası kayıtlarından kimliği tespit edilip ifadesi alındıktan sonra 687 lira para cezası karşılığı serbest bırakılmıştı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası’nın 14’üncü maddesine göre, “Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç […]

Koyunlar küçülürken marmotlar büyüyordu…

HaberVs Küresel ısınmayla büyüyen marmotlar iklim değişikliğinin yeni habercileri. Küresel ısınmayla beraber kısalan kışlar, marmotların kış uykularından daha erken uyanmalarına, bu da hem beden ağırlıklarında hem de sayılarında önemli bir artışa yol açıyor. Imperial College London’da araştırma yapan Türk bilimadamı Dr. Arpat Özgül ve çalışma arkadaşları, dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Nature‘da iklim değişikliği üzerine yeni bir makale yayımladı. Nature’ın bu haftaki sayısında kapak konusu olarak okurlarına duyurduğu bu araştırmada Dr. Özgül, büyük bir yersincabı türü olan marmotların küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğini inceliyor. Özgül, bir başka önemli bilim dergisi Science’da Temmuz 2009’da yayınlanan “İklim değişikliği ve küçülen koyunların sırrı” isimli makalesiyle bilim dünyasında ilgi uyandırmış ve dünyanın önde gelen yayın organlarında haber olmuştu. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan genç bilim adamı çalışmalarına ekim ayından itibaren Cambridge Üniversitesi’nde devam edecek. Isınmayla büyüyen hayvan Küresel ısınmanın sebep olduğu düşünülen iklim değişikliği neticesinde gittikçe kısalan kışlar, marmotların kış uykularından daha erken uyanmalarına neden oluyor. Kış uykusundan eskiye göre daha erken uyanan marmotlar daha erken yavruluyor ve bir sonraki kış uykusuna kadar daha uzun süre beslenme şansı yakalıyor. Ortalama beden ağırlıklarının artmasıyla, kış uykusuna daha besili giren bireylerin hayatta kalma ve ertesi sene üreme şansları da artmakta. Tüm bu süreç, son birkaç yılda marmotların sayısının hızla artmasına yol açmış. İngiltere ve Amerikan üniversitelerinden bilim insanlarının ortak yürüttüğü bu araştırma küresel iklim değişikliğinin sebep olduğu mevsimsel değişimlerin bir hayvan türünün hem fiziksel özelliklerini, hem de popülasyon büyüklüğünü nasıl etkilediğini açıkça gösteren ender çalışmalardan birisi. Colorado’daki Kayalık Dağlar’da yaşayan büyük bir yersincabı türü olan sarı-karınlı marmotlar yılın soğuk ve sert geçen yedi sekiz ayını yeraltına kazdıkları yuvalarda kış uykusunda geçiriyor ve bu esnada beden ağırlıklarının yüzde kırkını kaybediyorlar. Kış uykusu öncesinde depoladıkları yağ, zorlu kış aylarında sağ kalmalarını ve sonrasındaki üremelerini belirleyen en önemli faktör. Makalenin baş yazarı Dr. […]

Dikkat! Hayvan çıkabilir

HAYDODER (Her Şey Hayvan Dostlarımız İçin Derneği) ilk etkinliğini 31 Ocak Pazar günü, Kadıköy Rıhtım meydanında gerçekleştirdi. Yaklaşık 150 hayvansever, el ele tutuşarak temsili tel örgü yaptılar. Derneğin kurucu üyelerinden Aytek Felah ve Dernek Başkanı Sevilay Bilgin Akyürek otoyoldaki hayvan ölümlerinin engellenmesine yönelik bir basın açıklaması yaptı. HaberVs, 26 Ekim 2009’da yayınladığı haberde otoyoldaki hayvan ölümlerine dikkat çekmiş, konuyla ilgili kurum ve kişilerin görüşlerini almıştı (). HAYDODER o günlerde, Facebook’ta örgütlenmeye çalışan bir gruptu ve “Otoyoldaki Hayvan Ölümlerine Karşı Çözüm… Hedef 1 Milyon İmza” ismini taşıyordu. Ocak 2010’da grubun üye sayısı 120 bine ulaştı. Sayılarının 100 bine ulaşması durumunda grubun meydanlara çıkacağını dile getiren Aytek Felah, grup üyelerinin bir dernek çatısı altında toplanmasını sağladı ve Kadıköy’deki etkinlik, derneğin halka açık ilk toplantısı oldu.Haber: Niso Esim Kamera: Mert Oynargül

Yarasalara da Sulukule modeli

DSİ, mağaraları Havran Barajı’nın altında kalacak yarasalar için AB'nin talebiyle yapay bir habitat inşa etti. Çevre ve Orman Bakanlığı da onay verdi. Ama projeyi hazırlayan uzmanlar bile buna karşı çıktı.

Otoyoldaki ayı

Her gün binlerce hayvan tekerler altında can veriyor; dün Erzincan’da yavrusuyla birlikte ölen ayılar gibi. Sorun, bulunmaması gereken bir yerde dolaşan hayvanlarda mı?

Türkiye: Turistler için cennet, hayvanlar için cehennem

) Peta, ilgi çeken reklamlarının yanısıra hayvan hakları için toplum eğitimi, hayvanlara uygulanan işkence soruşturmaları, araştırmalar, yasalar, hayvan kurtarma ekibi, ünlülerle yapılan çeşitli kampanyalar ve protestolara imza atıyor. Peta, hayvanların zulüm gördüğünü düşündükleri 4 alan olan ‘fabrikasyon hayvancılık, laboratuar hayvanları, giyim pazarı ve eğlence sektörü’ üzerine yoğunlaşıp kampanya ve protestolarını bunlar üzerinden döndürüyor. 1980 yılında kurulan ve 2 milyondan fazla üyesi bulunan örgüt aynı zamanda dünyanın en büyük hayvan hakları organizasyonu olarak kabul ediliyor. Peta’nın Dünya’da ve Türkiye’de büyük ilgi toplayan kampanyaları ve protestoların bazıları şöyle: Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın zalim tarihiDünyanın en büyük fast food zincirlerinden olan Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın tavuklara uyguladığı zulmü, internet sitesindeki videolarla gösteren Peta, tavukların nasıl canlı canlı kaynar suya batırıldıklarını ve seri üretim bandında canlı kalan tavukların nasıl bıçakla zalimce öldürüldüğünün görüntülerini içeren videoyla Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘a karşı resmen savaş açtı. 2000’den bu yana yürüttüğü Mc Cruelty (Mc Zülüm) ve Kentucky Fried Cruelty adlı kampanyalarla günümüzde, gıda sektöründe daha uygun metotların kullanıldığına dikkat çeken örgüt, Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın senelerdir bu yöntemleri tercih etmediklerine vurgu yapıyor. Peta’nın bu kapmayanlarına katkıda bulunan ünlü isimler arasında Pamela Anderson, Alicia Silverstone, Sir Paul McCartney, Dalai Lama bulunuyor. “Şayet insanlar KFC`nin tavuklara nasıl muamele ettiğini görseler, bir daha ağızlarına tek bir but bile koymazlar” diyen ünlüler, .Mcdonald`s ve KFC`nin yılda 750 milyon tavuğa yaptığı zulmün uygarlığa yakışmadığını ve bu lokantaların boykot edilmesini talep ediyorlar. Yalancı ArmaniDaha önce ürünlerinde kürk kullanmayacağını belirten Armani moda evi, yeni kreasyonunda tavşan derisi kullanınca Peta tarafından yalancı ilan edildi. Firma, öncelikle etinden faydalanılan tavşanların kürklerinin ikincil ürün olduğunu öne sürerek kendini savunsa da Peta bu bahaneyi kabul etmedi. Tasarımcının çelişkili tutumuna cevaben, moda dünyasının büyük ilgisini çeken Oscar ödülleri gecesinin yaklaşmasını da fırsat bilen Peta yetkilileri, ünlü modacıyı pinokyoya benzeten bir reklam kampanyasına […]

Şanssız köpekbalığını Ege’de Türk yakalar

Yılın ilk “balığı” dün Çanakkale’de ağlara takıldı. Ajans haberlerine göre bu 8 metre boyunda ve 2 ton ağırlığında balina türü bir köpekbalığıydı. Oysa Küçükkuyulu balıkçı Turan Özen’in istemeden yakaladığı bu nadir dev, dünyanın en büyük balığı olan “balina köpekbalığı” değil ismi Türkçe’de “güneşlenen köpekbalığı” ya da “büyük camgöz” olarak geçen bir “basking shark” (Bilimsel ismi Cetorhinus maximus). Ama birçok televizyon ve internet sitesinde kullanılan bu haberdeki en vahim hata bu değil. Yoksa Türk basınında doğa hele de nadir türlerle ilgili konularda neredeyse doğru haber çıkmamasına alışığız. Çok büyük olasılıkla hayatlarında hiç görmedikleri bu tür hakkında basına bilgi veren “yetkililer”in, morfolojisi ona hiç benzemeyen balina köpekbalığıyla karıştırmaları “standart sapma” içinde değerlendirilebilir. (Nitekim güneşlenen köpekbalığı, balina köpekbalığından sonra yerkürenin en büyük ikinci köpekbalığı.) Haberde “Dev köpekbalığının bir süre balıkçı tezgâhında sergilendikten sonra Yunanistan’a ihraç edileceği” bilgisi veriliyor. İşte en vahim yer de burası. Çünkü tükenme tehlikesi yaşayan bu türün avlanması ve satışı mevcut yasalara göre suç sayılıyor. Yani bırakın ihraç edilmesini, hayvanının denizden çıkarılması bile suç. Ama bu yazıyı yayına koyduğumuz şu saatlerde bile televizyonlarda “Balina köpekbalığının Yunanistan’a ihraç edileceği” haberi dönüyor. Televizyoncuların ısrarla tekrarladığı şey “Bu dev canavarın gerçekte ağzında diş bile bulunmadığı, sadece planktonlarla beslendiği ve insana zararlı olmadığı.” (Öyle ki, kendi haber merkezi tarafından hazırlanan haberleri sunmak ve illaki her haber sonunda bir yorum yapmak zorunda olan eski gazeteci yeni “anchorman” Uğur Dündar, Star‘da da ekrana gelen haber sonrasında köpekbalığı için “masum canavar” benzetmesini yapıyor.) Adnan Menderes Üniversitesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Bilecenoğlu, yürürlükteki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 2/1 No’lu Su Ürünleri Tebliği’ne göre güneşlenen köpekbalığının yıl boyunca her türlü avcılığı yasak olduğuna dikkat çekiyor. Bilecenoğlu Cetorhinus maximus’un Türkiye’nin de taraf olduğu Barcelona ve Bern sözleşmelerine göre koruma altına alındığını ve Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından tüm dünyadaki popülasyonlarının “hassas” olarak tanımladığını söylüyor. Böylesine […]

Floryalı papağanlar

Devrilen bir kamyonun kasasından ya da evdeki kafesten kaçtılar. Ve yaşam alanlarının binlerce kilometre uzağında bir koloni haline geldiler.

Samur kürk olsa…

Bir yanda 13 milyar dolara ulaşan büyük bir kürk endüstrisi bir yanda da derileri yüzünden öldürülen hayvanlar. Hayvan hakları savunucuları da tıpkı kürk üreticileri gibi, tüketiciyi, karşı tarafın haksızlığı konusunda ikna etmeye çalışıyor. Türkiye’de kürk karşıtı mücadelenin en etkili oluşumu olan Kürke Hayır Platformu 2003 yılından beri tüketiciyi bilinçlendirme kampanyaları düzenliyor. Kampanyalarında kullanacakları sloganı belirlemek için bir yarışma düzenleyen KHP’nin kürk konusundaki tavrı çok net: Cinsi ya da katlediliş biçimi ne olursa olsun hiçbir hayvan kürkü yüzünden öldürülmemeli. Öte yandan üreticileri, kürkün bir ihtiyaç olduğunu tavuk üretmekle ve tilki üretmek arasında bir fark olmadığı iddiasında. Son yıllarda sürekli büyüyen kürk sektörü, tüketicileri ikna konusunda kürk üreticilerinin daha başarılı olduğunu gösteriyor. Bu durum kürk karşıtlarının durumu tersine çevirmek için yeni açılımlara ihtiyacı olduğu gösteriyor.Haber ve kamera: Mehmet Filoğlu Efecan Kağanoğuzbeyoğlu

Hayvan hakları için imza kampanyası

Medyakronikinfo@medyakronik.com Hayvan hakları savunucuları, hayvanlara kötü muamele, eziyetin yalnızca idari para cezalarıyla cezalandırılmamasını istiyor. Bu nedenle Hayvanları Koruma Kanunu’nun yasakladığı eylemlerin Ceza Yasası (TCK) kapsamına alınmasını da istiyorlar. Yaşam Hakkına Saygı Girişimi tarafından bu amaçla başlatılan kampanyaya verilen imza sayısı şu ana kadar 16 bini geçti. Kampanyaya internet üzerinden de imze verilebiliyor. AB uyum yasaları çerçevesinde çıkartılan “hayvanları koruma Yasası”nın hayvanları koruma amacına hizmet etmediği vurgulanan dilekçede, hayvanlara yönelik işkence, öldürme, tecavüz gibi olayların artarak sürdüğüne işaret ediliyor. Bu tür suçlar için Kabahatler Kanunu çerçevesinde yalnızca idari para cezası uygulandığı, bunun da caydırıcılıktan çok uzak olduğu belirtilen dilekçede 5199 sayılı yasaya caydırıcı yasalar eklenmesi için TBMM’ye çağrıda bulunuluyor. – Kampanya sitesi için tıklayın>>