Türkiye’de böyle şeyler olmaz abi!
Bir pop müzik konserinde iki eşcinsel sevgili öpüşebilir mi? Peki ya öpüşürse neler olur? Merak etmeyin bu seferlik linç edilmediler.
Bir pop müzik konserinde iki eşcinsel sevgili öpüşebilir mi? Peki ya öpüşürse neler olur? Merak etmeyin bu seferlik linç edilmediler.

Erdoğan'ın “İfade özgürlüğünün zirvede olduğu bir dönemden geçiyoruz” dediği kongreye yedi gazetenin alınmaması, meslektaşları tarafından fark edilmedi!

Beni "28 Şubat gazeteciliği" üzerine yazmaya sevkeden saik, aslında, şimdiki yargı süreci değil, itiraflar. Yargı süreci, gazetecilerin yüzleşmesini sağlamayacak; ders almasını da sağlamadı, sağlamayacak.

Tek aşkı müzik olanların festivali Efes Pilsen One Love, 5 yıldır gerçekleştiği Santralİstanbul'da bu yıl mahalle baskısının gölgesinde kaldı.

Belediye başkanıyken Gökkafes'i yıkmak için verdiği mücadeleyi "yetkisi olmadığı" için kaybeden Başbakan Erdoğan, Çamlıca camisiyle İstanbul siluetine kendi imzasını atmaktan çekinmiyor.*

Cezaevleri hiç boş kalmıyor! Özellikle aramıza her gün yeni bir öğrenci daha ekleniyor. “Fazla düşünmek, fazla sorgulamak” nedeniyle tutuklananlar geliyor buraya.

AKP iktidarı besbelli ki öğrenci olma halini “suçlu” kavramı ile eşitlemeye hevesli. Cezaevlerine kampus adı verilmesi durumun izahı niteliğinde.

1935’ten beri müze statüsündeki Ayasofya’nın ibadete açılması talebi yeni değil. Soru, bu talebi karşılamaya ne kadar yakın olduğumuz.*

Pek bir istiyorlar doğmanı ve tükürükler saçarak savunuyorlar senin “yaşam hakkını”. Ama sanma ki doğduktan sonra da yaşamanı istiyorlar.
Süte karışan siyasetin sindirim sistemi yoluyla toprağa ne kadar sızdığını sorabiliriz.*

Bülent Arınç'a göre, Anadolu Ajansı'na yapılan sansür eleştirisi, "ideolojinin deli gömleğini giymiş gözlerle bakmak". Peki yaptıklarına ve yapmadıklarına baktığımızda AA'nın giydiği gömlek hangisi?*

Gazeteci Banu Güven, Özgür Gündem'in kapatılmasıyla ilgili görüşünü HaberVs ile paylaştı: Bu, karar haber alma hakkının da ihlali demek.
Özgür Gündem gazetesi yönetimi, bir aylık kapatma cezası ve gazete sayılarına el konulması üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamanın tam metni
Tek günahım bindiğim belediye otobüsünün maç çıkışında İnönü Stadyumu’ndan geçmesiydi. Ne zaman bir Beşiktaş atkısı görsem dün geceyi hatırlayacağım.

Hiçbir millete, hiçbir topluluğa düşmanlık, kin beslenmeyen, önyargıyla yaklaşılmayan bir coğrafyada yolu 1915'ten geçen bir kilise ve bir mezarlık*.

Ya ülkenin “sivil, demokratik ve özgür” olduğunu ya da bizlerin “terörist” olduğunu söylüyorlar. Onlar nutuk attıkça (...) tehcir uygulanıyor.

"UNESCO" İstanbul’a gelmiş, endişeyle izlediği Haliç Metro Köprüsü’nü beğenmiş...

Mimari, şehir planlaması ... Bunlar boş şeyler midir erk sahiplerinin gözünde?

Beşinci dakikada direkten dönen top, Hırvatistan karşısında "mucizeci" ruhu çağırabilirdi, olmadı. Hata görevden alınması beklenen Hiddink'te mi?

Küçükçiftlik’ten yükselen sesin havada kalmadığını, Van İçin Rock’ın bir konserden ibaret olmadığını Erciş'teki okulun isminde de görmemeli miyiz?