Genel

Ceza için 96 can gerekliymiş

Yazan: ahmets@medyakronik.com

Ahmet Şık

Çalışma koşullarının ilkelliği ve yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle 96 işçinin öldüğü Tuzla’da ilk kez bir tersaneye kapatma cezası verildi. Yaşanan iş cinayetleriyle “ölüm kampı” olarak anılan Tuzla’da geçen hafta aynı gün birkaç saat arayla 2 işçinin öldüğü Selah Tersanesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca “süresiz” kapatıldı.

Erkan Selah’ın sahibi olduğu tersanede 9 Mayıs’ta İzzet Güder, sekiz gün sonraysa Deniz Kaşıkeman ve Murat Çalışkan isimli iki işçi öldü. Yine bu tersanede, 2007 yılında da bir işçinin daha ölmüştü. Tersaneyi son altı ayda iki kez denetleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, işçilerin can güvenliğinin bulunmadığını tespit etti. İlk denetlemede para cezası verdi.

Müfettişler, ikinci denetlemede de eksiklerin giderilmediğini gördü. Ancak tersaneyi kapatma yoluna gitmeyip, işletmeye ek süre vermekle yetindi.

İlk kez kapatma cezası

96 kişinin ölmesine karşın Tuzla’da ilk kez bir tersane için kapatma cezası verilmiş oldu. Kapatma cezası bizzat İstanbul Valisi Muammer Güler tarafından duyuruldu. Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda bir basın toplantısı yapan Güler, Tuzla tersanelerindeki işçi ölümlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişlerin yoğun bir denetim faaliyetinde bulunduğunu belirterek, son zamanlarda bazı tersanelerde peş peşe gelen ölüm olayları üzerine incelemelerin yoğunlaştırıldığını söyledi.

4857 sayılı İş Kanunu’nun işçi sağlığı ve iş güvenliğini ilgilendiren maddelerine göre, müfettişlerin tespit ettiği eksikliklerin bugün (21 Mayıs) ilgili komisyonda değerlendirildiğini belirten Güler, “Yapılan değerlendirmeler sonucu Tuzla’daki Selah Makina ve Gemicilik Endüstri ve Ticaret A.Ş’ye ait tersanenin belirtilen eksiklikler tamamlanıncaya kadar tümüyle kapatılmasına, iş yerinin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiştir. Tuzla Kaymakamlığı’na verilecek talimatla Selah Tersanesi’nin faaliyeti durdurulacaktır” dedi.

Her türlü eksik var

Vali Güler, tersanede tespit edilen eksiklikler arasında, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduruldukları yerlere ait riskler, işçilerin yüksekten ve kullanılan malzemelerin düşmesi ile elektrik akımına kapılma risklerinin bulunduğunu söyledi. Güler, eksikliklerin tersane tarafından tamamlanması ve Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne müracaatın ardından, müfettişlerin yeni denetimleri sonucunda eksikliklerin giderildiğinin tespit edilmesi durumunda komisyonun tersanenin faaliyete başlamasına karar verebileceğini söyledi.

Güler, “O bölgedeki katma değeri büyük olan bu iş alanlarının faaliyetlerinin devamı tabii ki önemlidir. Ancak, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin tedbirler konusunda, hem işverenlerin, hem de tüm ilgililerin duyarlı olmaları konusunda kararlılık vardır. Bakanlık müfettişlerinin bu konudaki denetimleri sürdürülmektedir. İlgililerin gerekli tedbirleri alması halinde iş güvenliğinin sağlanabileceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Tersanenin sabıkası

Güler, Tuzla bölgesindeki diğer tersanelerle ilgili durum konusundaki bir soru üzerine de, “Ölüm olaylarının meydana geldiği veya işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli kuralları yerine getirmediği ifade edilen tersanelerle ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin incelemeleri devam ediyor. Raporlar geldikçe ilgili komisyon kararları verecek” dedi.

Selah Tersanesi’nde geçen yıl Ağustos ayında meydana gelen kazada Günay Akarsu adlı işçi, elektrik çarpması sonucunda ölmüştü. Şirket ısrarla, Akarsu’nun kalp krizinden öldüğünü savunmuş, ancak sağlık raporları, ölümün elektrik çarpmasından kaynaklandığını ortaya koymuştu. Bundan yaklaşık bir yıl sonra 9 Mayıs 2008’de aynı tersanede büyük bir patlama meydana geldi ve 23 yaşındaki İzzet Güder isimli işçi öldü, 6 işçi de yaralandı. Limter-İş yetkilileri, makine dairesinin yeni boyandığını, kuruması beklenmeden ve gaz ölçümleri yapılmadan kaynak çalışmasına başlanınca gazın ateşle teması sonucu patlamanın meydana geldiğini açıkladı. Tersaneyse yaptığı açıklamada, patlamanın “çalışma ve personel olmayan bir mahalde” olduğunu savundu. Güder’in ölümünden sekiz gün sonra Selah Tersanesi’nde bu kez 26 yaşındaki Deniz Kaşıkeman üzerine 2 tonluk sac düşmesi sonucu öldü. Bu olaydan birkaç saat sonra ise Murat Çalışkan isimli çalıştığı geminin güvertesinde 25 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti.

İHD’den suç duyurusu

Bu arada İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Tuzla tersanelerindeki iş kazalarında kusuru olan kişiler hakkında soruşturma başlatılarak cezalandırılmaları istemiyle suç duyurusunda bulundu. Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’nde bir açıklama yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Tuzla tersaneler bölgesindeki sorunu ortadan kaldırmak amacıyla bugüne kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR), iş yeri sahipleri ya da taşeron firmalarca etkili bir önlem alınmadığını söyledi. Yoleri, yaptıkları incelemelerde tersanelerdeki sorunun çok ciddi boyutlarda olduğunu gördüklerini ve bu sorunların en önemlilerinin donanım ve eğitim eksikliği olduğunu belirterek, tersanelerdeki iş hacmine ve iş taleplerine uygun bir iş güvenliği donanımının bulunmadığını ifade etti.

Devlet görevlileri de soruşturulsun

Kazaların, işçilerin cahilliğinden ve ihmalkarlıklarından kaynaklandığı yönünde savunmalar yapıldığını söyleyen Yoleri, bu alanda çalışanlara uygun eğitimlerin verilmesi gerektiğini belirterek, ölümle sonuçlanan kazaların ciddiyetle soruşturularak devlet görevlileri de dahil sorumluların cezalandırılması için suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

Suç duyurusu dilekçesinde, Tuzla tersanelerinde iş kolunun gerektirdiği önlemleri almayarak, denetimleri yapmayarak ve yaptırım uygulamayarak işçilerin ölümüne neden oldukları ileri sürülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, GİSBİR Başkanı Murat Bayrak, Desan Deniz İnşaat Sanayi A.Ş yetkilisi Cengiz Kaptanoğlu, Selah Makine ve Gemicilik Endüstrisi Ticaret A.Ş yetkilisi Erkan Selah ve Lord Marin Gemi İnşaat Sanayi yöneticileri ile İzzet Gider ve Murat Çalışkan’ı bünyesinde çalıştıran taşeron şirketlerin yöneticilerinin cezalandırılabilmesi için haklarında soruşturma açılması istendi.

Yorum yazın