Etiket tersane

Tersanede işçiler kobay oldu: 3 ölü

Medyakronikinfo@medyakronik.com Peş peşe yaşanan ölümlerle gündemde olan Tuzla’da bu kez biri mühendis üç kişi öldü, 16 işçi de yaralandı. Tuzla’da faaliyet gösteren Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret A.Ş. (GİSAN) Tersanesi’nde denemesi yapılan filika, içinde 19 işçiyle denize indirilirken, halatından kurtulup suya düştü. Camı patlayan ve içi su dolan kurtarma salındaki üç işçi boğularak veya ezilerek ölürken, 16’sı yaralı olarak kurtarıldı. Liman, Tersane, Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) denemelerde kum torbalarının kullanılması gerektiğini belirterek, insanların birer kobay gibi denize indirildiğini öne sürdü. Kum torbası yerine işçi Tuzla’da faaliyet gösteren GİSAN Tersanesi’nde yapımı bitirilen bir petrol tankerinin kurtarma filikası için bugün (11 Ağustos) test inişi yapıldı. “Galata” adlı bir firmaya ait olan 12 bin 500 grostonluk tankerin filikasında kişilerce ağırlık denemesi anlamına gelen “klas kontrolü” yapılmak istendi. Normalde içine kum torbaları yerleştirilerek filikanın denize doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan deneme için üzeri ve çevresi kapalı haldeki filikaya 19 işçi bindirildi. Denemeler sırasında halatlardan birinin kopması sonucunda filika yaklaşık 10 metre yükseklikten denize sert bir biçimde düştü. Düşmenin şiddetiyle filikanın camları patladı ve içine su doldu. Su üzerinde ters dönen filikada yaşanan can pazarında emniyet kemerleri bağlı halde oturan ve çıkabilmek için suyla boğuşan işçilerden 19 yaşındaki boya teknisyeni Emrah Varoğlu, 36 yaşındaki Ramazan Ergün ve 25 yaşındaki Ramazan Çetinkaya, boğulma veya ezilme sonucunda öldü.Filikada bulunan ve yaralanan 16 işçi ise denize atlayan arkadaşları tarafından yaralı olarak kurtarıldı. Yaralı işçiler, tersane içinde ilk müdahaleleri yapıldıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Kazadan sonra tersaneye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edilirken 16 yaralıdan 14’ü Kartal Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, ikisi de GİS-BİR Tıp Merkezi’ne kaldırıldı. Kazada yaralananların Tayfun Kemer, Arif Türker, Sefer Karaca, Sabri Çakır, Nüfer Koparman, Murat Özdemir, Ersin Kesik, Mercan Bereket, Efkan Ceyhan, Saadettin Topcin, Onur Daryol, Kaan Akyıldız ve Serkan isimli işçiler oldukları öğrenildi. Yaralıların çoğunun ayakta tedavi […]

Tuzla’da 101. ölüm

Medyakronikinfo@medyakronik.com Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet yürüten Gemsan şirketine bağlı tersanede dün (29 Temmuz) meydana gelen kaza sonucu bir işçi daha öldü. Gemsan tersanesinde kompresör dairesinde işçilerin bakım yaptığı sırada meydana gelen patlamada işçilerden İbrahim Çelik başına sert bir cismin çarpması sonucu yaralanarak öldü. Tayeron işçi olan Çelik’in hayatını kaybetmesiyle şimdiye kadar kazalarda ölen tersane işçisi sayısı 101 oldu.Tuzla’daki Gemsan tersanesine bağlı Atlas Gemi taşeron firmasında çalışan İbrahim Çelik’in, dün (29 Temmuz) kompresör dairesinde bakım yaptığı sırada patlama meydana geldi. Patlamanın şiddetiyle Çelik, başına cisim çarpması sonucu ağır yaralandı. Çelik, mesai arkadaşları tarafından hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti. Liman Tersane Gemi Yapım Onarım İşçileri Sendikası (Limter İş), yaptığı açıklamada TBMM Tuzla Araştırma Komisyonu’nun yeni tamamlanan raporunu anımsatarak, gerekli düzenlemeler yapılmadığı sürece raporların malumun ilanı olmaktan öteye geçemediğini söyledi. Limter-İş’in tutabildiği kayıtlara göre, Çelik bu yıl Tuzla tersanelerinde ölen 15. işçi. 41 yaşındaki makineci olarak çalışan Dinçay Tomurcuk da Ereğli’deki tersanede kalp krizinden ölmüştü. Sendikanın kayıtlarına göre şimdiye kadar Tuzla ve Tuzla dışında ölen tersane işçilerinin toplam sayısı 101 oldu.

Vekil de tersaneciye sendika dedi

Medyakronik/Anadolu Ajansıinfo@medyakronik.com Tuzla tersanelerinde yaşanan “iş cinayetleri” üzerine kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nun taslak raporu tamamlandı. Tersanelerin kurumsallaşmasından yan sanayiye, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden alt işverenlere kadar çeşitli konularda önerilerde bulunulan raporda; Tuzla’daki şahıs, kolektifi, limited, küçük anonim şirketlerinin birleştirilmesiyle tersane alanlarının genişleyeceği ve bu sayede bölgedeki sıkışıklığın ortadan kalkacağı öngörülüyor.“Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartlarının Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu”nun yaklaşık 175 sayfadan oluşan taslak raporunu, önümüzdeki hafta TBMM Başkanlığı’na verilmesi planlanıyor. Taslak raporun öneriler bölümü kurumsallaşma, tersaneler, yan sanayi, işçi sağlığı ve iş güvenliği, eğitim başlıkları altında toplanıyor. Tersaneler için ölçülebilir kriterlere dayalı kapasite belirleme çalışmalarının yapılması gerektiği belirtilen taslak raporda, Tuzla koyu için master planı yapılması ve bölgede yaşanan ulaşım ve park sorununun hızla çözüme kavuşturulması isteniyor. Raporda yer alan önerilerden bazıları şöyle: Gemi üzerinde otomasyon: Gemi üzerinde özellikle kesim, kaynak ve boya işlemlerinde otomasyona geçilmeli. Ana iş taşeronlara verilmemeli: Tersanede yapılan ana işler, tek tek belirlenmeli ve bu işler her ne ad altında olursa olsun taşeronlara verilmemeli. Alt işveren uygulaması, objektif kriterlere bağlanmalı. Sektörde alt yüklenici firmaların çalışma standartlarının ve alanlarının belirlenmesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalı. İşçi sağlığı ve iş güvenliği İşçi sağlığı ve iş güvenliği ilgili tedbirleri yerine getirmeyen tersaneler faaliyetlerine izin verilmemeli ve bu önlemleri alıncaya kadar faaliyetten men edilmeli. Tersaneler ve alt işverenler, çalışan işçi sayısına bakılmaksızın işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bulundurmalı. Yine çalışan sayısına bakılmaksızın, tersanelerde işyeri hekimi istihdam edilmeli. İşyeri hekimleri, işçilere öncelikli olarak iş sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetleri eğitimi vermeli. İş güvenliği uzmanları, ücretlerini tersane sahibi yerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından almalı. İşveren, işçinin primleriyle birlikte bunun parasını Bakanlığa ödemeli. Tersanelerde sigortasız işçi çalıştırılmamalı, işçilerin sigorta primleri gerçek ücretleri üzerinden gösterilmeli. Tuzla tersaneler bölgesinde, iş müfettişlerinin ve sosyal güvenlik kurumu müfettişlerinin sürekli istihdam edileceği bir birim kurulmalı ve […]

“Affedersiniz ahır!”

Medyakronik/Anadolu Ajansıinfo@medyakronik.com Tuzla’da yaşanan işçi ölümleri nedeniyle kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nun bilgisine başvurduğu Tuzla kaymakamı Fahri Keser, tersane işçilerinin kaldığı yerleri, “Affedersiniz ahır” diye tanımladı. Tuzla bölgesinde bulunan işçi barınaklarının bir çoğuna giderek denetim yaptığını belirten Keser 40 metrekarede 20 kişinin yatmak zorunda kaldığını belirterek, “Mekan eski bir depo veya affedersiniz ahır. Tuzla’nın köy olduğu dönemlerde ahır olarak kullanılmış yerler, şimdi bu kişilere mekan olarak veriliyor. Tuvalet ya hiç yok, ya da sadece bir tane. O da yasal olmayan şekilde sonradan yapılmış. Şifon sistemi yok. Lavabo yok. Sıcak suyu düşünmek bile abes. Banyo hiç yok. Eski ranzalar ve vıcık vıcık yataklar” dedi.Sigortasız işçi çok Son 1 yılda 99 işçinin hayatını kaybetmesiyle kamuoyunun gündemine yerleşen ve sıklıkla yaşanan “iş cinayetleri” nedeniyle TBMM’de kurulanAraştırma Komisyonu’na, bugün (3 Temmuz) Tuzla Kaymakamı Fahri Keser bilgi verdi. Tuzla’da taşeronluk sisteminin kalkabileceğini, ancak bu bölgedeki tersanelerin uygun olmadığını savunan Keser, bunun için 4 geminin aynı anda kızağa konacak tersanelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Tersanelerde sigortasız işçi çalıştırıldığını, bunların sayısının da oldukça fazla olduğunu anlatan Keser, “Bunu da Kaymakamlığa yeşil kart için gelenlerin başvurularında, ‘Tersanelerde ara işlerde çalışarak geçimimi sağlıyorum’ şeklindeki beyanlardan çıkarıyorum” dedi. “Ahır” kirası bin 400 YTL Bu tür beyanda bulunanlara yeşil kart vermediklerini, işçileri böylece sigortalı olmaya zorladıklarını anlatan Keser, 150 bin nüfusu olan ilçede 6 bin kişinin yeşil kartının bulunduğunu bildirdi. Keser, emisyon hacimleri nedeniyle Tuzla’daki tersanelerin ruhsat almasının da zor olduğunu ifade ederek, 49 tersaneden sadece 6’sının ruhsatlı çalıştığını söyledi. Tuzla bölgesinde bulunan işçi barınaklarının bir çoğuna giderek denetim yaptığını da belirten Keser gördüklerini şöyle anlattı:“İşçi barınma yerlerinde 40 metre karelik alanda 20 kişi yatıyor. Mekan eski bir depo veya affedersiniz ahır. Tuzla’nın köy olduğu dönemlerde ahır olarak kullanılmış yerler, şimdi bu kişilere mekan olarak veriliyor. Tuvalet ya hiç yok, ya da sadece bir tane. O da yasal olmayan şekilde sonradan yapılmış. Sifon […]

Tersanelerde güvenlik de yok sigorta da

Medyakronikinfo@medyakronik.com Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) müfettişlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in talimatıyla son 1 yılda 98 işçinin öldüğü Tuzla’daki tersanelerde işçilerinin sosyal güvenlik haklarına ilişkin yaptığı denetimlerde çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. Çalışan 15 bin 414 işçiden, 11 bin 165’inin sigortalarının sorunlu olduğu ortaya çıkan denetimlerde 307 işyerinde yapılan incelemelerde 160 da kaçak işçiye rastlandı. İşyerlerinden ikisinin ise tamamen kaçak olduğu belirlendi. SGK müfettişlerinin 22-30 Mayıs 2008 tarihleri arasında alt ve asıl işveren olmak üzere toplam 307 işyerinde yaptığı denetimlerde 114 işyerinde herhangi bir soruna rastlanmazken 191 işyerinde çeşitli sorunlar tespit edildi. İşyerlerinde ‘çalışıyor’ tespiti yapılan 15 bin 414 işçinin yüzde 72’sinden fazlasına karşılık gelen 11 bin 165’inin sigortalılıklarında sorunlarla karşılaşıldı. Denetimlerde, işçilerin sigortalarının eksik gün ve düşük kazanç üzerinden bildirilmesi gibi uygulamalar tespit edildi. İşçilerden 160’ının ise tamamen kaçak olduğu belirlendi. Bu denetimler sonunda sosyal güvenlik mevzuatına uymayan veya aykırılık tespit edilen işyerlerine toplam 100 bin 385 YTL idari para cezası uygulandı. Bakan Faruk Çelik’in Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde incelemelerde bulunmasının ardından bölgede 13 Eylül 2007 tarihinden bu yana yapılan iş teftiş ve beş ayrı denetimin sonuçları da hayli ilginç. Denetimlerde toplam 641 alt ve asıl iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik ve işin yürütümü açısından incelemelerde bulunuldu. İşyerlerindeki noksanlıklar ve mevzuata aykırılıklar nedeniyle toplam 2 milyon 394 bin 728 YTL idari para cezası uygulandı. Denetimler sonunda ayrıca bugüne kadar işçilerin yaşamı için tehlikeli hususlar tespit edilen dört işyerinin kapatılmasına, 19 işyeri ile ilgili işin kısmi durdurulmasına karar verildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde görevli müfettişlerin Tuzla Tersaneler Bölgesi’ndeki teftişleri devam ediyor.

Bu kez ölmeden seslerini duyurdular

Ahmet Şık Adına “iş kazası” denilen, çalışanların “işçi cinayetleri” olarak nitelediği işçi ölümleriyle gündemden düşmeyen Tuzla tersaneler bölgesinde bugün (16 Haziran Pazartesi) grev vardı. Her ne kadar greve katılım düşük olsa da, işçiler bu kez ölmeden seslerini duyurabilme fırsatı buldu. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı greve 40 bin tersane işçisinden ancak 400’ü katılırken polis sabah saat 05:00’te tersaneye işçileri götüren servislere eşlik ederek, işçilerin greve katılmasına engel oldu. Sendika, patronların grevi engellemek için kimi temsilciler aracılığıyla işçilerin evlerine giderek greve katılmamaları yönünde “uyardığını” söyledi. Yapılan konuşmalarda Tuzla tersanelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün uygulanması, taşeron sisteminin kaldırılması, çalışma saatlerinin 7.5 saat olması ve kayıt dışı ekonominin son bulması talep edildi. “Grevdeyiz” Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Tuzla’da işçiler ve greve destek için gelenler, sabah saat 06.30’dan itibaren Limter-İş Sendikası ile İçmeler Tren İstasyonu’nun önünde toplanarak yürüyüşe geçti. “Grevdeyiz” yazılı bir pankart eşliğinde Tersaneler Caddesi’ni çift yönlü olarak trafiğe kapatarak, “Artık ölmek istemiyoruz” sloganıyla grev meydanı olarak ilan edilen Tuzla Gemi Sanayi’nin önüne kadar yürüyüş yapan işçilerle polis arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı. Grev alanına gelen işçiler, çalışmaya devam eden işçileri iş bırakmaya davet etse de bu çağrı yanıt bulmadı. İşçiler davul zurna eşliğinde halay çekip sloganlar atarken birçok demokratik kitle örgütüyle ÖDP, DTP ile CHP’li kimi milletvekilleri ve parti temsilcileri de işçilere destek vermek üzere grev alanına geldi. Sorun sadece iş cinayetleri değil Kalabalığın sayısı destekçilerle birlikte 2 bini bulurken, yoğun güvenlik önlemi alan polis, grubu uzaktan izlemekle yetindi. “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın grev”, “Ölmek istemiyoruz” sloganları atan kalabalığa hitaben Limter-İş Başkanı Cem Dinç yaptığı konuşmada, patronların sendika olmadan bir çözüm istediklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yüzden greve gidiyoruz. 16 yıldır Limter-İş önderliğinde işçiler mücadele ediyor ve sorun sadece iş cinayetleri değildir. Tersane işçileri iş kazalarının yanısıra yaralanmalar, meslek hastalıkları ve sağlıksız iş koşullarıyla da […]

Tuzla’daki ‘seri katile’ karşı dayanışma grevi başladı

Liman, Tersane Gemi Yapım-Onarım İşçileri Sendikası’nın (Limter-İş) “Her Gün Teker Yeker Ölmektense 16 Haziran’da Hepimizi Öldürün!” grevi başladı. Yaklaşık bin kişinin katıldığı greve 40 bin tersane işçisinden ancak 400’ü katılabildi. Polis sabah saat 05:00’te tersaneye işçileri götüren servislere eşlik ederek, işçilerin greve katılmasına engel oldu. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Tuzla’da işçiler, grev alanı olan Tuzla Gemi Tersanesi’nin önüne kadar yürüyerek Tersaneler Caddesi’ni çift yönlü olarak trafiğe kapadılar. Bu sırada polis ile işçiler arasında ufak çaplı gerginlikler yaşandı. Bir süre sonra İçmeler Tren İstasyonu ve Aydınlı Tren İstasyonu önünden gelen iki yürüyüş kolu Tuzla Gemi önüne ulaştı. DİSK’e bağlı sendikalar yolu kapatarak grev alanına girdiler. Kitle örgütleri ve siyasi partiler de diğer koldan grev alanına geldiler. Greve katılan yaklaşık bin kişi arasında DİSK Birleşik Metal-İş, DİSK Nakliyat-İş, Genç-Sen, Türk-İş’e bağlı Petrol-İş ve TÜMTİS, KESK, Dayanışma Sendikası, TİBDER, TMMOB Gemi İnşa Mühendisleri Odası, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Devrimci 78’liler Federasyonu, Boğaziçi Öğrencileri, Feminist Kadınlar, Anarşistler, Kaldıraç, Tüm-İGD, İHD, Yurtsever Cephe İşçi Birliği, SDP, EHP, EMEP, ESP, SGD, ÖDP, DTP, CHP ve birçok kurumun temsilcileri bulunuyor. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, DTP milletvekilleri Sabahat Tuncel ve Akın Birdal, ÖDP Genel Başkanı ve milletvekili Ufuk Uras, EMEP Genel Başkanı Abdullah Levent Tüzel, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Türk-İş Şubeler Platformu temsilcileri, Dünya Genç İşçi Buluşması için Türkiye’ye gelen Alman işçi temsilcileri, Şili’den Karina Pena ve Margarita Pena, Arjantin’den Chilavert İşgal Fabrikası Delegesi Diego Quintero, Brezilya’dan İşgal Fabrikası Konseyi Delegesi Placido Penarrieta da greve destek verenlerin arasında bulunuyor.. Limter-İş Genel Sekreteri Kamber Saygılı yaptığı açıklamada “İnsanca yaşam talebi için burada bulunuyoruz, destek veren herkese teşekkür ediyoruz, grev artık zorunlu bir hale geldi,ölümlerin engellenmesi için hiçbir önlem alınmadı hiçbir çaba gösterilmedi” dedi. ÖDP İstanbul millitvekili Ufuk Uras ise “İşçi kıyımlarının bu kadar çok bu kadar kolay olduğuna bakınca Adalet ve Kalkınma Partisi’nin […]

Tersane raporundan çözüm önerileri

bianet.org Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme ve İnceleme Komisyonu Ocak 2008’de Tuzla tersaneler bölgesindeki çalışma koşulları ve önlenebilir seri iş kazalarıyla ilgili bir rapor hazırladı. Liman Tersane Gemi Yapım ve Onarım İsçileri Sendikası (Limter-İş), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası, İstanbul İşçi Sağlığı Enstitüsü’nün oluşturduğu Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme ve İnceleme Komisyonu’nun raporda ölümlerin önlenmesi için önerileri şöyle: • Tuzla’da ölümler, iş kazaları seri olarak devam ediyor: Mevzuattaki İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine ilişkin maddelerin eksiksiz uygulanmasını sağlayacak, uygun denetimleri yapacak, işveren bu maddeleri uygulamadığı takdirde sonuç sağlayacak ağırlıkta yaptırımları uygulayacak merci Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’dır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği binlerce bölünmüş işletmenin insafına kalmışken, gemi standartları onlarca farklı aşamada bizzat tersane sahibi ana işveren adına çeşitli kuruluşlarca (Türk Loydu gibi) formel olarak kontrol edilmektedir. Bu kuruluşların işin kalitesini oldugu kadar, iş sürecini güvenlik ve işçi sağlığı açısından da kontrol etmelerine yönelik düzenlemelere gidilmelidir. • Asıl iş olan gemi yapımının bölünerek İş Yasası’na aykırı olarak asıl işveren –alt işveren ilişkisi kurulması takibe alınmalı ve bu hukuk dışı durum giderilmelidir. Gemi yapım sürecinin asıl iş alanı olan çelik profil ve sac işleme işinin İş Yasası’na aykırı olarak çeşitli tanımlar altında alt işverene de denilen taşerona verilmesinin kayıt dışılığa neden olduğu aşikardır. Bu durum, ucuz işgücü sağlamak amaçlı olarak iş güvencesiz, sigortasız veya kısmi sigortalı ve iş güvenliği olmadan işçi çalıştırılmasına ve önlenebilir iş kazalarına yol açmaktadır. Aynı zamanda bu durumun hukuk dışılığının tespit edilmesi ve gereğinin yerine getirilmesi sağlanmalıdır. Talebimiz, Sosyal Sigortalar Primlerinin ana işveren (tersane) tarafından ve alınan ücret üzerinden ödenmesi ile her türlü kayıt-dışılığın önüne geçilmesidir. • Yalnızca ana işverende kadrolu çalışan azınlık için degil, fiiliyatta üretimin yüzde doksana varan kısmını gerçekleştiren alt işveren işçilerinden de sorumlu olan işyeri hekimleri bulundurulmalıdır. • İş güvenliğinden sorumlu […]

Tersanede can bedeli: 5 gün kapatma

Medyakronikinfo@medyakronik.com Tuzla tersanelerinde faaliyet gösteren Bektaş taşeron firmasında çalışan ve ölüm listesine 97. kurban olarak adını yazılan işçi İhsan Turhan’ın öldüğü Astaş Aslan Tersanecilik şirketine 5 günlük kapatma cezası verildi. Aynı tersanede 15 Şubat’ta meydana gelen tüp patlamasında da Hasan Köse isimli işçi hayatını kaybetmiş ancak herhangi bir ceza uygulanmamıştı. İstanbul Valiliği’nden bugün (11 Haziran Çarşamba) yapılan yazılı açıklamada, 8 Haziran 2008 tarihinde Tuzla Tersanesi’nde 2. Kısım G50 Sokakta faaliyet gösteren Astaş Aslan Tersanecilik Denizcilik A.Ş’nin, çalışanlarından bir kişinin hayatını kaybetmesi olayıyla ilgili olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin tersaneyi denetlediği belirtildi. Açıklamada, “Tersanede yüksekten düşme, elektrik kaçağı, LPG ve basınçlı tüplerin patlama riski tespit edilerek, ilgili komisyonca 4857 sayılı İş Kanunu ve buna bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre eksikliklerin giderilmesi çalışması yapmak üzere 5 günlük süre ile kapatılmasına karar verilmiştir” denildi. Bir hafta içinde 3 işçinin ölmesi üzerine süresiz kapatıldığı duyurulan Selah Tersanesi de “eksikliklerini giderdiği” gerekçesiyle 6 gün sonra yeniden faaliyetlerine başlamıştı. Son kazada ölü yok Tuzla’daki Gemsan tersanesinde çalışan Mehmet Odabaşı isimli işçi de dün (10 Haziran Salı), üzerine tüpün düşmesi sonucunda kolu kırılarak yaralanmıştı. Liman Tersane Gemi Yapım Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) tarafından yapılan açıklamada, Gemsan tersanesinde Ok Gemi taşeron firmasında çalışan Mehmet Odabaşı’nın, güvertede tüp taşırken üzerine tüpün düşmesi sonucu kolunun kırıldığı ve hastanede tedavi altına alındığı duyurulmuştu. Limter-İş Sendikası, işçi ölümlerinin durması, çalışma koşullarının düzeltilmesi için 16 Haziran’da greve gidiyor. Topbaş’tan tersaneleri taşıma projesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Tuzla tersanelerinin varolan boyutuyla İstanbul’da yer almaması ve bölgenin yat imal eden bir ’boat show’ alanı haline getirilmesi tasarıları olduğunu açıkladı. “Mahmutpaşa Yayalaştırma ve Altyapı Yenileme Çalışmaları”nın hizmete açılması töreninde gazetecilerin, Tuzla’daki tersanelerin taşınması konusundaki bir sorusu üzerine Topbaş, Tuzla bölgesinde dar bir alanda çok yoğun gemi inşa çalışmaları yapıldığını söyledi. Gemi inşa çalışmalarında uluslararası bir başarı elde edildiğini […]

Tuzla’da “seri katil” var

Medyakronik Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde meydana gelen ölümlü iş kazalarına bir yenisi daha eklendi. Pazar günü olmasına rağmen iş yoğunluğu gerekçesiyle işe çağrılan İhsan Turhan, yeni yapılan bir geminin arka kapağının altında çalışırken 600 kiloluk kapağın üzerine düşmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Kafası kapak ile sac arasına sıkışan boru ustası Turhan’ın cesedi, önce GİSBİR Hastanesi’ne, buradan da Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Aynı tersanede 15 Şubat’ta meydana gelen tüp patlamasında Hasan Köse isimli işçi hayatını kaybetmişti. :Kazanın ardından tersanede çalışan işçiler evlerine gönderilirken, kazanın duyulması üzerine, işçi çalıştıran birçok tersane de işçileri evlerine gönderdi. Seri cinayetlerin hız kesmediği tuzla Tersaneleri’ndeki bu son olaylarla ölen işçi sayısı 97’ye çıktı. Kaza değil ihmal Limter-İş Sendikası üyesi Ali Doğan, “Gemi güvertesinde çalışırken geminin kıç kapağının kafasına düşmesi sonucu arkadaşımızın kafası güverteyle kapak arasında kaldı ve ezildi. Normal koşullarda, kapağın altındaki takviyelerin kaynatılması gerekir. Yapılmadığı için bu ihmal yüzünden iki çocuk babası arkadaşımız hayatını yitirdi. O kapağın kare ya da daire şeklinde olması gerekirdi. Kapak hem dikdörtgen şeklinde yapılmış bu da ağırlığın eşit dağılmamasına neden oldu. Hem de kaynatılmamış. Yasak olmasına rağmen pazar günü işçi çalıştıran ve çalışılan gemide önlem almayan tersane yetkilileri ölümden sorumludur” dedi. Bazı işçiler de Doğan’ı doğrulayarak, “Turhan’ın altında çalıştığı ve üzerine düşen kapak destekle tutturulmak yerine 1 dakika sürecek kaynak yapılsaydı, arkadaşımız ölmeyecekti. Pazar günü çalışıyoruz çünkü gelmezsek yevmiyemiz kesiliyor” diye konuştular. Yaşanan son ölümlerin ardından bazı iş güvenliği önlemlerinin alındığını, işçilere baret, maske, emniyet kemeri gibi iş güvenliği malzemelerinin dağıtıldığını söyleyen işçiler, bunları yapmanın yeterli olmadığının görüldüğünü, patronların önlem alma konusundaki samimiyetsizliklerinin bir kez daha ortaya çıktığını ifade ettiler. 16 Haziran’da grev var Bu arada tersanelerdeki ölümlerin önüne geçilmesi için, 16 Haziran’da Limter-İş’in düzenlediği grevle ilgili dün (8 Haziran Pazar) Türkiye Mimar Mühendisler Odası İstanbul Şubesi’nde bir basın toplantısı yapıldı. “Tuzla’daki son cinayetin” duyurusu yapılarak başlanan toplantıda, “İş cinayetlerinin […]

Tersane işçileri emin ellerde!

AA/Medyakronik Yaşanan işçi ölümleriyle gündemden düşmeyen Tuzla’da ilk kez bir tersane için verilen kapatma kararı 6 günün sonunda, “eksikliklerin giderilmesi” üzerine sonra erdi. 1 hafta içinde 3 işçinin ölümünün ardından 6 gün önce kapatılan Tuzla’daki Selah Tersanesi, bu sabahtan (27 Mayıs Salı) itibaren yeniden çalışmaya başladı. Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı incelemenin ardından, tersanenin eksiklerinin giderildiğine karar verildi. Bunun üzerine mühür sökülerek tersane yeniden açıldı. Erkan Selah’ın sahibi olduğu tersanede 9 Mayıs’ta İzzet Güder, sekiz gün sonraysa Deniz Kaşıkeman ve Murat Çalışkan isimli iki işçi öldü. Yine bu tersanede, 2007 yılında da bir işçinin daha ölmüştü. Tersaneyi son altı ayda iki kez denetleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, işçilerin can güvenliğinin bulunmadığını tespit etmişti. İlk denetlemede para cezası veren müfettişler, ikinci denetlemede de eksiklerin giderilmediğini görmelerine karşın tersaneyi kapatma yoluna gitmeyip, işletmeye ek süre vermekle yetinmişti Jet hızıyla bitti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü tarafından “iş yeri ve çalışanlarının hayatı için ciddi ve önlenemez tehlikelere yol açacak olan başta parlama ve patlama tehlikesi olmak üzere malzeme düşmesi, yüksekten düşme ve elektrik akımına maruz kalmaya yönelik tehlikeler giderilinceye kadar kapatılması” kararlaştırılan Selah Makine ve Gemicilik Endüstri Ticaret A.Ş’de eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar tamamlandı. Kapatıldığı 21 Mayıs 2008 tarihinden sonra yaklaşık 25 kişinin çalışarak eksiklikleri gidermesinin ardından işveren, İş Teftiş İstanbul Grup Başkanlığı’na verdiği dilekçeyle iş yerinin faaliyetlerine yeniden başlaması talebinde bulundu. Bu talep üzerine, iş müfettişi Murat Bakır, yaptığı incelemenin ardından dün düzenlediği ve “iş yerinde faaliyetlerin durdurulmasına neden olan noksanlıkların ikmal edilmesi sonucu kapatmaya neden olan etkenlerin ortadan kalktığı” görüşüne yer verdiği raporunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü’ne iletti. Komisyon toplantısı ve alınan karar üzerine, Bölge Müdürü Atakan Tanış, tersanenin yeniden faaliyetlerine başlatılması amacıyla Tuzla Kaymakamlığı’na yazı gönderdi. Tuzla Kaymakamı Fahri Keser’in talimatıyla da Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından ilgili karar Selah […]

Ceza için 96 can gerekliymiş

Ahmet Şık Çalışma koşullarının ilkelliği ve yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle 96 işçinin öldüğü Tuzla’da ilk kez bir tersaneye kapatma cezası verildi. Yaşanan iş cinayetleriyle “ölüm kampı” olarak anılan Tuzla’da geçen hafta aynı gün birkaç saat arayla 2 işçinin öldüğü Selah Tersanesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca “süresiz” kapatıldı. Erkan Selah’ın sahibi olduğu tersanede 9 Mayıs’ta İzzet Güder, sekiz gün sonraysa Deniz Kaşıkeman ve Murat Çalışkan isimli iki işçi öldü. Yine bu tersanede, 2007 yılında da bir işçinin daha ölmüştü. Tersaneyi son altı ayda iki kez denetleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, işçilerin can güvenliğinin bulunmadığını tespit etti. İlk denetlemede para cezası verdi. Müfettişler, ikinci denetlemede de eksiklerin giderilmediğini gördü. Ancak tersaneyi kapatma yoluna gitmeyip, işletmeye ek süre vermekle yetindi. İlk kez kapatma cezası 96 kişinin ölmesine karşın Tuzla’da ilk kez bir tersane için kapatma cezası verilmiş oldu. Kapatma cezası bizzat İstanbul Valisi Muammer Güler tarafından duyuruldu. Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda bir basın toplantısı yapan Güler, Tuzla tersanelerindeki işçi ölümlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişlerin yoğun bir denetim faaliyetinde bulunduğunu belirterek, son zamanlarda bazı tersanelerde peş peşe gelen ölüm olayları üzerine incelemelerin yoğunlaştırıldığını söyledi. 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçi sağlığı ve iş güvenliğini ilgilendiren maddelerine göre, müfettişlerin tespit ettiği eksikliklerin bugün (21 Mayıs) ilgili komisyonda değerlendirildiğini belirten Güler, “Yapılan değerlendirmeler sonucu Tuzla’daki Selah Makina ve Gemicilik Endüstri ve Ticaret A.Ş’ye ait tersanenin belirtilen eksiklikler tamamlanıncaya kadar tümüyle kapatılmasına, iş yerinin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiştir. Tuzla Kaymakamlığı’na verilecek talimatla Selah Tersanesi’nin faaliyeti durdurulacaktır” dedi. Her türlü eksik var Vali Güler, tersanede tespit edilen eksiklikler arasında, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduruldukları yerlere ait riskler, işçilerin yüksekten ve kullanılan malzemelerin düşmesi ile elektrik akımına kapılma risklerinin bulunduğunu söyledi. Güler, eksikliklerin tersane tarafından tamamlanması ve Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne müracaatın ardından, müfettişlerin yeni denetimleri sonucunda eksikliklerin giderildiğinin tespit edilmesi durumunda komisyonun tersanenin […]

Tuzla’da işçi katliamı sürüyor

Ahmet Şıkahmets@medyakronik.com Geçen hafta İzzet Güder adlı işçinin ölümü ve 6 işçinin de yaralanmasıyla gündeme gelen Selah Tersanesi’nde bugün bir kaza daha yaşandı. DİSK’e bağlı Liman, Tersane, Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası’ndan (Limter-İş) edinilen bilgilere göre “kaza” 11.45 sıralarında meydana geldi. Selah Tersanesi’nde faaliyet gösteren ‘Lord Marine’ adlı taşeronda montaj yardımcısı olarak çalışan Deniz Kaşıkeman, sac montajı yaparken, 2 ton ağırlığındaki sac kütlesinin, üzerine düşmesi sonucu ezildi. Olay yerinde hayatını kaybeden 26 yaşındaki Kaşıkeman’ın cenazesi, Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından morga kaldırıldı. 30 YTL yevmiye karşılığı çalışan ve yeni evli olduğu belirtilen Kaşıkeman’ın eşinin sekiz aylık hamile olduğu öğrenildi. Bu olaydan saatler sonra da Desan Tersanesi’nde kaynak yaparken 25 metre yükseklikten düşen 29 yaşındaki Murat Çalışkan öldü.Kahramanmaraş doğumlu Çalışkan’ın dün gece mesaisine kalırken dün gece geç saatlerde kaynak yapmaya başladı. Murat Çalışkan, 25 metre yükseklikten güverteye düşerek öldü. Çalışkan’ın 2 yıldan bu yana aynı tershanede kaynakçı olarak çalıştığı bildirildi. Olay yerine gelen savcı ve polisin incelemesinin ardından ölen işçinin cenazesi Tuzla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yaşanan ölümler ve kazalarla adeta insan değirmenini andıran Tuzla tersanelerinde yaşanan bu son olaylarla ölen işci sayısı 96’ya çıktı. İşçilerden 53’ü, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) altı yıllık iktidarında öldü. Faruk Çelik’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğu 22 Temmuz 2007’den bu yana ölen işçi sayısı ise 24’e çıktı. Aynı tersanede 1 haftada 2 ölü Selah tersanesinde geçen hafta meydana gelen patlamada da İzzet Güder adlı işçi ölmüş, 6 işçi de yaralanmıştı. Tersane sahibi Erkan Selah, bu olaydan sonra gazetecilere daha önce tersanesinde hiç kaza yaşanmadığını iddia etmiş ancak 23 Ağustos 2007’de de aynı tersanede Günay Akarsu adlı işçinin elektrik çarpması sonucunda öldüğü ortaya çıkmıştı. Şirket ısrarla, Akarsu’nun kalp krizinden öldüğünü savunmuş, ancak sağlık raporları ölümün elektrik çarpmasından kaynaklandığını ortaya koymuştu. Bakanlık tarafından son altı ay içinde iki kez denetlenen Selah Tersanesi’ne idari para cezası […]

Birer birer ölüyorlar

Ahmet Şıkahmets@medyakronik.com Son 4 ayda toplam 11 işçinin hayatını kaybettiği Tuzla’daki tersanelerde bugün de bir işçi daha öldü. Selah Tersanesi’nde yapımı süren ‘Atlantik’ adlı kuru yük gemisinin makine dairesindeki boş bir kazanda saat 15.00 sıralarında büyük bir patlama meydana geldi. Gaz sıkışması sonucu meydana geldiği belirtilen patlamada .ir taşeron firmaya bağlı olarak çalışan İzzet Güder isimli işçi ölürken Serkan Üveyir, Kenan Can, Hüseyin Erdön isimli işçiler ve Selin Bahar Kır adlı bir kadın mühendis yaralandı. Boyama işleminden sonra gaz ölçümü yapılması gerekirken taşçı, kaynakçı, montajcı gibi işçilerin de içeriye alınmasından sonra gaz sıkışması sonucu yaşanan patlamada ölen Güder’in cenazesi Tuzla Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken yaralanan işçilerden Kenan Can tedavisinin ardından taburcu edildi. Diğer yaralılar ise Tuzla Devlet Hastanesi ile Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. 4 ayda 11 işçinin hayatını kaybettiği Tuzla tersanelerinde en son 26 Nisan günü Orhan İşler isimli işçi belinin üzerine düşmesi sonucu yaralanmıştı. Sektör de büyüyor ölümler de Tuzla Tersaneleri’ndeki iş cinayetlerini araştırmak için de TBMM de kurulan, “Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu” 7 Mayıs’ta çalışmalarına başlamıştı. Hükümet üyelerinden iş dünyasına kadar herkesin elde edilen kar oranlarına bakarak “parlayan yıldız” olarak tanımladığı tersanecilik sektöründeki işçi güvenliği yaşanan büyüme ve kar marjlarıyla ters orantılı seyrediyor. İş hacmi büyüdükçe taşeronluk sistemiyle çalışan tersanelerde iş kazaları ve ölümler de artıyor. Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü yetkililerinin TBMM Araştırma Komisyonu’na sundukları bir raporda Türkiye’deki tersanelerde 2000-2008 yılları arasındaki 8 yıllık dönem içinde meydana gelen 959 kazada 53 kişinin öldüğü belirtildi. Rapora göre 2000’de 76, 2001’de 61, 2002’de 73, 2003’de 86, 2004’de 120, 2005’de 146, 2006’da 170 ve 2007’de de 227 iş kazası meydana geldi. Meydana gelen kazalar sonucunda da 2002 yılında 4, 2001 yılında 1, 2002 yılında 5, […]