Son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle şekillenen yaşam tarzı ve ekonomik zorluklar, gençlerin sosyal etkinliklere katılımında belirgin bir düşüşe yol açtı. Festival, konser ya da öğrenci kulüpleri gibi etkinliklere ilgi azalmış durumda. Bu değişim, “etkinlik yorgunluğu” kavramını gündeme getirdi.
Ekonomik zorluklar etkinlik katılımını sınırlıyor
Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan 2019 tarihli bir araştırmada, üniversite öğrencilerinin sosyal etkinliklere düşük oranda katıldığı ve bu durumu etkileyen başlıca nedenlerin ekonomik sıkıntılar, zaman yetersizliği ve ilgi eksikliği olduğu ortaya konuyor. Katılımcıların büyük bir bölümü, etkinliklere katılmak istese de ulaşım ve harcama masraflarının bunu engellediğini ifade ediyor.

Peren Kaya
İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğrencisi Peren Kaya, eskiden her ay mutlaka 3-4 etkinliğe zaman ayırırken, hem gelen kısıtlamalar hem de iş yoğunluğu nedeniyle bazen ayda bir veya iki ayda bir etkinliğe katılabildiğini söylüyor. Kaya, sosyal etkinlikler sayesinde farklı aktivitelerde bulunup farklı deneyimler elde ettigini ve tekrara düşen aktivitelerin yerini keyifli sosyal aktivitelerin aldıgını belirterek, ek olarak da sosyal ağını genişlettiğini dile getiriyor.
Ekonomik koşulların kendisini fazla etkilemediğini ifade eden Peren Kaya gelinen noktada fiyatların insanların keyfini kaçırdığını düşünüyor: “Kendi adıma artan fiyatlar bir belirleyici değil, ancak bir sene öncesinde şimdi aldığım tek bilet fiyatına üç etkinliğe gidiyordum. Çevremden ve dışarıdan duyduğuma göre bilet fiyatları, ulaşım ve yemek gibi ek harcamalar insanların rahatlamak için gittikleri aktivitenin keyfini yarı yarıya düşürüyor.”
Bir başka Bilgi Üniversitesi öğrencisi, Baran Baycan ise, “Son bir yıl içinde birkaç kez katıldım. Genelde ilgimi çeken bir şey olursa kaçırmam, ama çok sık da değil” diyor.
Dijital tüketim sosyal katılımın yerini mi alıyor?
Yeşilay’ın 2022 yılında yayımladığı “Sosyal Medyayı Doğru Kullanmanın 9 Yolu” adlı makaleye göre, sosyal medya bağımlılığı gençlerin fiziksel sosyal etkileşimlerini azaltıyor. Özellikle 16–25 yaş aralığındaki bireylerde, dijital ortamlarda geçirilen sürenin artışı, sosyal hayatın geri plana atılmasına neden oluyor. Gençler artık kültürel etkinlikler yerine ekran başında zaman geçirmeyi tercih edebiliyor. Fakat öğrenciler genellikle sosyal medyanın etkinlik katılım tercihlerini çok etkilemediğini, yüzyüze etkinlikleri daha fazla tercih ettiklerini belirtiyor.
Peren Kaya, sosyal medya kullanımının etkinliklere olan ilgisini değiştirmediğini ifade ediyor: “Hepsini dengede yönetebiliyorum. Ancak fiziksel katılım her zaman daha cazip geliyor.” Baran Baycan da sosyal medyanın etkisi konusunda benzer görüşte: “Sosyal medya yüzünden bazen tembelleşiyorum ama güzel bir etkinlik varsa fiziksel katılım daha cazip geliyor.”
Yeni bir sosyalleşme biçimi mi?
Geleneksel sosyal etkinliklerin yerini alan bu dijital yaşam biçimi, gençler için daha ulaşılabilir ve düşük maliyetli bir alternatif sunuyor. Ancak uzun vadede bu tercihin bireysel yalnızlık, tükenmişlik ve aidiyet duygusunda zayıflama gibi psikolojik sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Ekonomik koşullar da sosyal etkinliklerin planlanmasında önemli bir rol oynuyor. Peren Kaya, ekonomik baskıların insanların etkinliklerden aldığı keyfi azalttığını söylerken, Baran Baycan da sadece bilet değil, ulaşım ve yeme-içme masrafların etkisine de dikkat çekiyor: “Ekonomik olarak hesap yapmak şart.”
Gençlerin fiziksel etkinliklere katılımı için motivasyon kaynakları da dikkat çekici. Peren Kaya, kendisini bir etkinliğe katılmaya teşvik edecek unsurların içerik ilgisi ve favori sanatçılar olduğunu söylüyor. Baran Baycan ise benzer şekilde, “Favori bir sanatçı ya da konsept olursa kesin giderim. Beğenirsem de devamı gelir.” diyerek kendisini harekete geçiren faktörleri açıklıyor.
Üniversite içindeki etkinliklere katılım konusunda Peren Kaya, “Katılıyorum, aynı zamanda öğrenci kulübü başkanıyım” cevabını verirken, Baran Baycan, kulüp etkinliklerine daha mesafeli yaklaşıyor: “Çok aktif değilim kulüplerde, çünkü ya zaman uymuyor ya da içerik beni çekmiyor.”
Gençlerin sosyalleşme biçimindeki değişimi değerlendiren Peren Kaya, “Dijitale kayıyor; gerek maddi koşullardan gerekse dijitaldeki hızlı erişime bağlı olarak” derken, Baran Baycan fiziksel buluşmaların önemini vurguluyor:
“Dijital sosyalleşme arttı ama fiziksel buluşmaların yeri hâlâ ayrı bence.”
Ekonomik koşullar ve dijitalleşmenin getirdiği pratiklik, sosyal yaşamı dönüştürse de fiziksel etkinliklerin sağladığı gerçek deneyimler hâlâ önemini koruyor.

Yorum yazın