Spor

‘Galatasaray, devlet ve taraftar arasında ezilen bir kulüp oldu’

Yazan: HaberVs

Açılış akşamı Türk Telekom Arena’da bulunanların ortak görüşü: “Bir provakatör aranıyorsa, konuşması ve seçim propagandası yapan videolarla taraftarı kışkırtan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’dır.”

HaberVs

Galatasaray camiası, 15 Ocak’ta gerçekleşen Türk Telekom Arena açılışından sonra bir kriz yaşıyor. “Kriz” tanımı bizzat GS taraftarlarına ait. Ve onlara göre bunun nedeni Başbakan Erdoğan’ın protesto edilmesi değil, kulübün taraftara karşı aldığı tavır. Onlara göre bu kriz yanlış yönetildi ve külüp, GS taraftarının gücünü masaya koyup bir müzakere şansı olarak kullanamadı.

Kulüp tarihi üzerine araştırmalarıyla tanınan GS taraftarı Melih Şabanoğlu, açılış günü yaşanları şöyle anlatıyor (Bügün 17:30’da NTV’de yayınlanan “Banu Güven ile Artı” programından):

“Stadın tepesinde bir ekran vardı. Orada Erdoğan’ın konuşmaları gösteriliyordu. Bu görüntülere anlık bir protesto oldu. Daha sonra DJ tarafından stadyumun açılışının Başbakan Erdoğan tarafından yapılacağı açıklandı. Bu da ıslıklandı ama anlık bir tepkiydi.

Asıl protesto TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın konuşması sırasında oldu.

Erdoğan, aleni bir biçimde stadın Galatasaraylılara devlet tarafından verilmiş bir ulufe olduğunun altını çizdi. Eski başkan Özhan Canaydın’ın mahçup ve muhtaç bir ifade çizdiğini ima etti. Sorun bu konuşmaydı. Biz görmedik ama duyduğumuz kadarıyla Başbakan ve devlet ricali sonrasında stadı terk etmiş.

Asıl nedenin, Erdoğan Bayraktar’ın Başbakan’ın ıslıklanmasına tepki gösterip, konuşmasının dışına çıkarak, Galatasaray taraftarını küçük düşürme çabasıydı diye düşünüyorum.

“Galatasaray, bu açıklamayla devlet ve taraftar arasında ezilen bir kulüp oldu”

Olayların organize edildiği düşüncesine katılmıyorum. Protestolar, o anlık gelişen ve stadda yapılan konuşmalara verilen tepkilerdi. Eğer bir provakatör aranıyorsa, o konuşmayı yapan Bayraktar’dır. Ulufe bile olsa bu coğrafyada, bizim kültürümüzde, bunun ulufe olduğu dile getirilmez.

Kulüp bu krizi iyi yönetemedi. Kulüp bir takım endişelere kapılmış olabilir. Aslantepe Stadı protokol olarak Galatasaray’a henüz bağlanmadı. Devletin onayını gerektiren, çevre tesislerle ilgili başka projeleri olabilir. Bunların onaylanmamasından çekinmiş olabilir.

Bu açıklamadan sonra kriz çıktı. Bu bizim krizimiz. Taraftar ve kulüp olarak kimse bu kirzden kaçmasın. Ama Galatasaray Kulübü, bu açıklamayla devlet ve taraftar arasında ezilen bir kulüp oldu.

Kriz şöyle yönetilebilirdi: TOKİ Başkanı büyük ölçüde kınanmalı ve Galatasaray’dan özür dilenmesinin beklendiği söylenmeliydi. Galatasaray Kulübü burada, Galatasaray’ın gücünü masaya koyarak bir müzakerede bulunabilirdi.

Liderler bu gibi durumlarda ortaya çıkar. Islıklanabilirsiniz ama çıkıp o kalabalığı ikna etmelisiniz.

Kulübün gösterdiği refleks, tarihinden de anlaşılabilir. Galatasaray geçmişte de devletle dirsek teması olmuş, siyasetle uğraşmış bir kulüptür. Açıklamayı da biraz öyle görmek lazım. Ama efsaneler de işte doğruyu yaptığınız zaman ortaya çıkar. Galatasaray bu şansı kaçırmıştır. Yapılması gereken Başbakan’dan özür dilemek ama Erdoğan Bayraktar’ı kınamak, hatta kulüp üyeliğinden ihraç etmektir. Galatasaray efsane şansını kaçırmıştır.”

Adnan Polat: “Yorgunluktan yanlış söyledim”

Gelgelelim GS Başkanı Adnan Polat, bugün yaptığı açıklamayla, tepki gören “Protesto eden GS taraftarının kameralardan tespit edilip cezalandırılacağı” açıklamasını düzeltti. Polat şöyle söyledi:

“Ertesi gün yoğunluktan, yanlışlıktan ‘bu işi provake edenleri kameralardan tespit edeceğiz’ demek isterken yanlışlıkla ‘protesto edenleri tespit edeceğiz’ dedim. Bunu da bugün internet sitemizde düzelttim zaten.”

Bu düzeltmenin GS taraftarını tatmin edip etmeyeceği belli değil. Ancak HaberVs muhabirleri Okan Özer ve Savaş Yücepur’un ulaştığı GS taraftarları, Melih Şabanoğlu’nun açılışta yaşananlarla ilgili görüşlerini doğruluyor.

Maçı TT Arena’nın numaralı tribünden izleyen ultrAslangrubu üyesi Macit Gül’e göre TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, yaptığı konuşma ile stadyumdaki coşkusunu söndürdü ve bir anda tepkiye dönüştürdü: “Recep Tayyip Erdoğan değil Kemal Kılıçdaroğlu gelse yine ıslıklanırdı. Adnan Polat’ın konuşması esnasında güney tribünü ve numaralının bir kısmı bölgesel olarak kendisine tepki gösterdiler. Adnan Polat’ın ardından kürsüye gelen Erdoğan Bayraktar ise yaptığı konuşma ile insanların coşku ve heyecanını bir anda tepkiye dönüştürdü. O esnada gerçekleşen yuhalama stadın bütününde gerçekleşmedi. Sanırım taraftarın yalnızca dörtte biri protesto etti. Fakat stadın sahip olduğu akustik nedeniyle tepkiler bütün stattan yapılıyor zannedildi. Şahsen ben daha stat yolunda iken Başbakan’a bir protesto yapılacağının farkındaydım. Neticede ülkenin yarısının oyunu alarak iktidar olmuş bir partinin başbakanısınız, orada sizi elbette desteklemeyen kişiler olacaktır. Tepki göstermeleri normaldir. Demokratik bir toplum olduğumuzu kabul ediyorsak, bu gibi tepkileri anlayış ile karşılamamız gerek. ”

“Başbakanı ıslıklamak bir haktır”

Muhabirlerimizin 80630.com forumu üzerinden görüşlerini aldığı GS taraftarları da benzer görüşlere sahip. İsmini vermek istemeyen ancak GS taraftarı olduğunu belirten Thuringwethiladlı kullanıcı ise “İlk olarak o gün statta kimlerin bulunduğunu Adnan Polat’a sormak gerekir. 18 bin kombine sahibi, 15 bin kulüp üyesi ve yakınları. Kalan yaklaşık 7 ile 10 bin kişi ise kulübün davetiye yolladığı insanlar. Adnan Polat Galatasayar’a yakışmadığını düşündüğü kombine sahiplerini ve üyelerini mi stadyuma davet etti? Öte yandan, istediği kadar protestocuların tespit edileceğini ve stada alınmayacaklarını söylesin. Bunu yapmak için kanuni bir dayanağı yok.

Stadyumda birilerinin ıslıklanması son derece doğaldır. Rakibi ıslıklarsın, sevmediğin biri vardır onu ıslıklarsın, biri saçma sapan bir açılış konuşması yapar onu ıslıklarsın. Herşeyi geçtim, bu ülkenin vatandaşlarının başbakanını protesto etme hakkı vardır. Bunun nerede yapılacağına, yapılırsa sonucunun ne olacağına karar verecek kişi Adnan Polat değildir.

Olayların büyümesine sebep olan ismin Erdoğan Bayraktar olduğunu söyleyebilirim. Zira Başbakan’ın gelişi ilk anons edildiğinde cılız bir ıslık vardı. Taa ki TOKİ Başkanı’nın Özhan Canaydın’dan bahsederken aciz kelimesini kullanmasına, Galatasaray’ın kira ödeyemediğini söylemesine kadar. Bu bardağı taşıran damla oldu.”

“Stadyuma giren taraftar, siyasi kimliğini kapıda bırakır”

Aynı forum üzerinden ulaşılan {3®d3m} adlı kullanıcı ise daha sert bir üslüba sahip:

“Başkan Adnan Polat, taraftarını satmıştır. TOKİ Başkanı ‘Galatasaray kirasını bile ödeyemiyor’ diye bir konuşma yaparsa tepki alır. Ben açılışı TV’den izlemek zorunda kaldım. Ama stadyumda TOKİ için yapılan görsel şovlarda Başbakan’ın miting konuşmaları vardı. Futbolla siyasetin ne alakası var? Ne gerek var insanları germeye?

Binlerce kişi stada girerken sağcı, solcu, ismalcı, ateist her türlü kimliğini kapıda bırakır. TOKİ ihaleyi aldığında “Bu stadı yapmak boynumuzun borcudur” derken stat acılışında “haram olsun” diyebiliyor. Sanki kendi ceplerinden vermişler gibi. TT Arena Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı ve Trabzonsporlusu yani kısadan halkın cebinden vergilerle yapılmış bir stattır.”

Yorum yazın