Etiket toki

Laz müteahhit

Dokunmaktan en çok hoşlandığı şey “inşaat harcı”, en sevdiği koku “ağaç, tabiat, yeşillik”. Allah gönlüne göre verdi: Erdoğan Bayraktar, ilk Çevre ve Şehircilik Bakanımız.

Başbakan’ın şeyleri

Başkakan’ın arkeoloji hakkında yeterince bilgilendirilmediğini kabul edecek kadar iyimser olamayız. Başbakan bilerek konuşuyor, daha önce de konuşmuştu. İmam böyle konuşunca bakın cemaat ne yapıyor.*

TT Arena’daki TekYumruk

Emekçinin yanındalar. Küfürsüz bir tribünün, rant kaygısı olmayan bir fanatizmin ve duyarlı taraftarlığın özlemindeler. Son günlerde isimlerini daha çok duymaya başladık. TT Arena’nın açılışında “kale arkasında oturan 150 kişilik bir grup” olarak ve olasılıkla sadece siyasi görüşleri nedeniyle, Türkiye’yi sarsan protestonun sorumlusu olarak gösteriliyorlar: Galatasaraylı taraftar grubu TekYumruk’tan bahsediyoruz. Türkiye Gökhan Yavuz(30) ve Raşit Ek’in (21) adını 12 Eylül 2010’da, bir bayram sabahı duydu. İki inşaat işçisi, Galatasaray’ın yeni stadı Türk Telekom Arena’nın yapımı esnasında kanalizasyon çalışması yaparken göçük altında kalarak hayatını kaybetti. Bu olay bir süre Galatasaray-TOKİ-Varyap ve Uzunlar ekseninde tartışıldı. Orada hayatını kaybeden iki genç adamın sorumluluğunu kimse almadı. İki işçinin yakınlarına gerekenin yapılması için TekYumruk harekete geçti ve www.isimleriyasatilsin.com/ sitesinde bu isteklerini dile getirdiler. Kanat Akkaya, Bağış Erten, Bener Onar ve Bülent Timurlenk gibi spor yazarları da köşelerinde bu çağrıya destek verdi. Kısa sürede çığ gibi büyüyen kampanya sonucunda Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı Adnan Öztürk bir açıklama yaparak, Gökhan Yavuz’un çocuklarını ve Raşit Ek’in kardeşlerinin eğitiminin vakıf tarafından karşılanacağını açıkladı. Kampanyayı başlatanların bir diğer isteği olan iki işçinin isimlerinin yaşatılması da Galatasaray Spor Kulübü yönetimince kabul gördü. Bunun üzerine Tekyumruk grubu kampanyayı sonlandırdığını ama verilen sözlerin takipçisi olacağını açıkladı. Galatasaray taraftarının öncelikli isteği bu iki çalışanın isimlerinin Türk Telekom Arena’nın tribünlerine verilmesiydi. Ama kulüp yönetiminin tribünlerin isim haklarını sponsorluk karşılığında vermesi bu isteği imkânsız kıldı. Diğer yandan ölen işçilerin ailelerine Galatasaray Kulübü tarafından bir yardım yapılıp yapılmadığı, çocukları ve kardeşlerinin eğitiminin Galatasaray Eğitim Vakfı tarafından üstlenilip üstlenilmediği konusunda da somut bir veri bulunmuyor. Zira HaberVs’nin bütün çabalarına rağmen, ne kulüp ne de vakıf yönetimi ailelerle ilişkiye geçilmesine izin vermiyor ve ailelerin iletişim bilgilerini paylaşmayı reddediyor. Ayrıca 3 Aralık 2010’da Cihan Gayretli adlı işçi de stat inşaatında yüksekten düşerek hayatını kaybetmişti.

‘Galatasaray, devlet ve taraftar arasında ezilen bir kulüp oldu’

Açılış akşamı Türk Telekom Arena’da bulunanların ortak görüşü: “Bir provakatör aranıyorsa, konuşması ve seçim propagandası yapan videolarla taraftarı kışkırtan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’dır.” HaberVs Galatasaray camiası, 15 Ocak’ta gerçekleşen Türk Telekom Arena açılışından sonra bir kriz yaşıyor. “Kriz” tanımı bizzat GS taraftarlarına ait. Ve onlara göre bunun nedeni Başbakan Erdoğan’ın protesto edilmesi değil, kulübün taraftara karşı aldığı tavır. Onlara göre bu kriz yanlış yönetildi ve külüp, GS taraftarının gücünü masaya koyup bir müzakere şansı olarak kullanamadı. Kulüp tarihi üzerine araştırmalarıyla tanınan GS taraftarı Melih Şabanoğlu, açılış günü yaşanları şöyle anlatıyor (Bügün 17:30’da NTV’de yayınlanan “Banu Güven ile Artı” programından): “Stadın tepesinde bir ekran vardı. Orada Erdoğan’ın konuşmaları gösteriliyordu. Bu görüntülere anlık bir protesto oldu. Daha sonra DJ tarafından stadyumun açılışının Başbakan Erdoğan tarafından yapılacağı açıklandı. Bu da ıslıklandı ama anlık bir tepkiydi. Asıl protesto TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın konuşması sırasında oldu. Erdoğan, aleni bir biçimde stadın Galatasaraylılara devlet tarafından verilmiş bir ulufe olduğunun altını çizdi. Eski başkan Özhan Canaydın’ın mahçup ve muhtaç bir ifade çizdiğini ima etti. Sorun bu konuşmaydı. Biz görmedik ama duyduğumuz kadarıyla Başbakan ve devlet ricali sonrasında stadı terk etmiş. Asıl nedenin, Erdoğan Bayraktar’ın Başbakan’ın ıslıklanmasına tepki gösterip, konuşmasının dışına çıkarak, Galatasaray taraftarını küçük düşürme çabasıydı diye düşünüyorum. “Galatasaray, bu açıklamayla devlet ve taraftar arasında ezilen bir kulüp oldu” Olayların organize edildiği düşüncesine katılmıyorum. Protestolar, o anlık gelişen ve stadda yapılan konuşmalara verilen tepkilerdi. Eğer bir provakatör aranıyorsa, o konuşmayı yapan Bayraktar’dır. Ulufe bile olsa bu coğrafyada, bizim kültürümüzde, bunun ulufe olduğu dile getirilmez. Kulüp bu krizi iyi yönetemedi. Kulüp bir takım endişelere kapılmış olabilir. Aslantepe Stadı protokol olarak Galatasaray’a henüz bağlanmadı. Devletin onayını gerektiren, çevre tesislerle ilgili başka projeleri olabilir. Bunların onaylanmamasından çekinmiş olabilir. Bu açıklamadan sonra kriz çıktı. Bu bizim krizimiz. Taraftar ve kulüp olarak kimse bu kirzden kaçmasın. Ama Galatasaray Kulübü, bu açıklamayla devlet […]

Ali Sami Yen ve Türk Telekom Arena

Galatasaray’ın Ali SamiYen’den TT Arena’ya taşınma hikâyesi ve “Mülkiyeti devlete ait iki farklı arazinin kamu kuruluşları arasında el değiştirirken buharlaştırılması suretiyle devletin zarara uğratıldığı”nı düşünen bir vatandaşın bilgi edinme mücadelesi. 15 Ocak Cumartesi günü açılışı yapılan ve Galatasaray taraftarının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar’ı protestosuna sahne olan Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadyumu, geciken inşası ve Galatasaray Spor Kulübü’ne devri nedeniyle 2006’dan beri çeşitli tartışmalarla gündeme gelen bir projeydi. Galatasaray Spor Kulübü, yıkılarak aynı yerde yeni bir stadyum yapılabilmesi için Ali Sami Yen’i 2003/04 futbol sezonunda terk etmiş ve maçlarını Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynamıştı. Ancak kulüp bunun için gereken kaynağı bulamadı; bir sonraki sezonda Ali Sami Yen’e geri dönmek durumunda kaldı. Kulübün kendi imkanlarıyla stadyum inşasına gidemeyeceği anlaşılınca, Ali Sami Yen’in arsa değerinden faydalanma fikri ortaya çıktı. Fakat stadyum kulübe ait değildi. Kulüp, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’yle (GSGM) yaptığı anlaşma ile stadyumu 49 yıllığına kiralamıştı. Sadece “üst kullanım” tabir edilen “kiracılık” hakkına sahipti. Mecidiyeköy’deki stadyumun 36 bin 500 metrekarelik arazisinin satışından elde edilecek gelir ile GSGM, bir başka yerde stadyum inşa edebilir ve bu tesisin üst kullanım hakkı da Galatasaray’a verilebilirdi. Kulüp GSGM ile bu protokolü 2006’da, geçtiğimiz yıl vefat eden Başkan Özhan Canaydın döneminde yaptı. Seyrantepe’de inşa edilecek stadyumun üst kullanım hakkı karşılığında haklarını GSGM’ye geri verdi. Özetle Galatasaray’ın Seyrantepe projesi karşılığında yaptığı tek şey, Ali Sami Yen’deki kiracılık hakkından feragat etmekti. (Kulüp “kira” sözleşmesini 1997’de yapmıştı. Galatasaray TT Arena’ya taşındığında bu sözleşmenin 12 yılını doldurduğu için Ali Sami’deki kullanım hakkı 36 yıla inmişti.) “Galatasaray Kulübü’yle anlaşma daha yapılmış değil” GSGM de Ali Sami Yen arazisini değerlendirmesi için TOKİ’yle anlaştı. İşte kamuoyunun gözünde bir türlü netleşemeyen “değiş tokuş” trafiği de bu noktada başladı. Galatasaray Kulübü, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ve TOKİ üçgeninde seyreden bu trafikte ana hatlarıyla, ortaya şu […]

Sulukule için suç duyurusu

” haberinin görselleri de kanıt olarak sunuldu. Şöyle denildi: “06.05.2010 tarihinde Fatih Belediye Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi tarafından gerçekleştirilen “Temel Atma Töreni” sırasında gerek bölgede bulunanlar gerekse de basın mensupları tarafından kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan İstanbul İli, Fatih ilçesi 2484 ada, 2489 ada, 2490 ada, 2492 ada, 2493 ada, 2492 ada, 2495 ada, 2497 ada, 2498 ada, 2499 ada, 2525 ada, 2524 adada bulunan arkelojik değeri bulunan materyallerin zarar gördüğüne tanık olmuşlar ve bu durum ekte sunulan fotoğraflarla belgelenmiştir.” Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, kameraların açık olmadığı bir anda, devam eden arkeolojik kazıyı “zulüm” olarak nitelemiş ve kazının yapıldığı alanda arkeolojik buluntuya ulaşılma ihtimalinin “sıfır” olduğunu söylemişti. HaberVs, Mustafa Demir’in alandan ayrılmasından sonra, inşaat demirleriyle gizlenmeye çalışılan buluntuları belgelemiş ve eserlerin, 18. yüzyılın ortasına tarihlenen Osmanlı su ishale hattı olduğunu öğrenmişti.

‘Ölü şeğire oşgeldiniz’

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında, İstanbul sur içinde çoğunlukla Roman vatandaşların oturduğu Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinin yıkımı Hafriyat Karaköy’de açılan “Sulukule’yi Aldılar Darbukamı Kırdılar” sergisine konu oldu. Sergi, dünyanın en eski yerleşik Roman topluluklarından birinin, yüzlerce yıllık yaşam alanından ve sosyal çevrelerinden koparılarak, kent dışındaki (Arnavutköy’e bağlı Taşoluk beldesi) çok katlı binalara gönderilişini fotoğraflarla ve belgelerle anlatıyor. Projenin yürütücüsü Fatih Belediyesi ile kurulmaya çalışılan iletişim çabalarını belgeleyen dökümanlar, STOP girişimi tarafından hazırlanan alternatif kentsel plan, bölgede yapılan araştırmalar, basın taramaları ve videolar da yer alıyor. Sulukule Platformu tarafından düzenlenen sergi 31 Mayıs’a kadar görülebilir.Haber:Müge Ergül Kamera:Gökhan Tünay

Likör Fabrikası ihalesi iptal edildi

Medyakronik İstanbul Mecidiyeköy’deki eski Likör Fabrikası arazisi satışı Toplu Konut İdaresi tarafından iptal edildi. İhaleye 30 Mayıs’ta tekrarlanacak. Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 25 Nisan’da yapılan açık artırmanın tek katılımcısı Kiler Holding’in Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisi için teklif ettiği 295.7 milyon YTL’ye ‘hayır’ dedi. TOKİ, ‘ihaleye sadece tek firmanın katılmasından dolayı kamuoyunun vicdanının huzursuz olabileceği gerekçesiyle iptal kararı aldığını açıkladı. İhale 30 Mayıs’ta yenilecek. İptal kararının ardından bir açıklama yapan Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler ise, Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın (GYO), ihalenin iptaline yönelik vermiş olduğu karara sonuna kadar saygılı olduklarını belirterek, 30 Mayıs’ta yapılacak yeni açık artırmada tekrar yerlerini alacaklarını söyledi. Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), 23 bin 711 metrekarelik arsa için 25 Nisan 2008 tarihinde düzenlenen ihalede 295.7 milyon YTL teklif vermişti. Kiler Grubu, Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinde bir alışveriş merkezi ve rezidans inşa etmeyi planlıyordu. (Kaynak: AA)

Likör’e tek teklif Kiler’den

İstanbul Mecidiyeköy’de kurulu Likör Fabrikası’nın arazisinin satışında tek teklif Kiler Grubu’ndan geldi. Yapılan açık artırmaya tek katılımcı olarak iştirak eden Kiler, vadeli muhammen bedel olan 295.7 milyon YTL önerdi. Ali Sami Yen Stadının yanındaki 23 bin 711 metrekarelik arazinin ihalesi, Emlak Konut’un Ataşehir’deki merkezinde açık artırma yöntemiyle noter huzurunda gerçekleştirildi. Muhammen peşin satış bedeli 275 milyon artı KDV olarak belirlenen arazinin satışı ihalesine tek katılımcı Kiler Grubu oldu. Kiler Grubu, araziye muhammen vadeli satış bedeli olan 295 milyon 700 bin YTL önerdi. Tek katılımcı iştirak ettiği için, ihalenin iptal edilerek geçersiz sayılması ihtimali bulunuyor.. Likör Fabrikası’nın satışından elde elde edilecek gelirin, Konut Edindirme Yardımı (KEY) geri ödemelerinde kullanılması planlanıyor. Daha önce Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz, yaptığı açıklamada, ”Açık artırmada bu rakamın 300 milyon YTL’nin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Zaten 275 milyon YTL’nin üzerine çıkılmazsa satış yapma şansımız yok. Eğer bu açık artırmada istediğimiz bedel çıkmazsa bir müddet bekledikten sonra ikinci bir açık artırmayı deneriz. O da olmazsa gelir paylaşımı modeline dönebiliriz” demişti. Kiler Grubu halen İstanbul Levent’te Sapphire adlı rezidans projesinin yapımına devam ediyor.

Likör Fabrikası’nda ilan savaşları

Güventürk Görgülü İstanbul Mecidiyeköy’deki, eski Likör Fabrikası ve arazisinin Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Emlak Konut tarafından satışı, CHP Şişli İl Başkanlığı tarafından “ilan yoluyla” engellenmeye çalışılıyor. “Şişli Halkı; 24 dönümlük Likör Fabrikası Arsası 25.04.2008 tarihinde satılıyor, FARKINDA MISIN???” başlığıyla CHP Şişli İlçe Başkanı Dursun Çaltı imzasıyla yayınlanan ilanlarda alt başlık olarak da “Sahibinden habersiz satılık arsa” ifadesi kullanılıyor. 24 dönümlük arazide pek çok ağacın bulunduğunu, AKP’nin arsayı TOKİ marifetiyle ranta açtığını vurgulayan ilan şöyle devam ediyor: “Tapuda yalnızca ‘kültür ve turizm amaçlı kullanılabilir’ şerhi kaldırılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde plan değişikliğiyle ‘özel koşullu ticaret alanı’ kapsamına alındı (CHP’nin muhalefetine karşın) bu değişikliğin anlamı ise residence, çarşı, otel, iş merkezleri, lokanta ofis vs. demektir. CHP Şişli İlçe Başkanlığı olarak yürütmenin durdurulması için iki defa bölge idare mahkemesinde dava açtık” Bölge halkını ve duyarlı herkesi, yasalara aykırı biçimde gerçekleştirilmeye çalışılan bu satışa karşı çıkmaya davet eden ilanda, satış bedelinin “ülke borcunun yarım saatlik faizini ödeyebileceği” vurgulanarak protesto etmek isteyenler için Emlak Konut GYO A.Ş.’nin telefon ve internet adresi veriliyor. Fabrika arazisiyle ilgili olarak CHP’nin talepleri de ilanın sonunda şöyle sıralanıyor:“Bu arsada sınırsız katlı gökdelenler değil, alt katları otopark olan yürüme parkurları, koşu ve bisiklet yolları, süs havuzları, kültür ve kongre merkezleri yapılmasını istiyoruz.” Emlak Konut’tan vade değişikliği Bu arada Emlak Konut tarafından gazetelere verilen ihale ilanlarında da değişiklik yapıldı. Önce 275 milyon +KDV muhammen bedelle satışa çıkartılan ve peşin satılacağı söylenen arsanın, 14 Nisan’dan itibaren verilen ilanlarda 295 milyon 700 bin YTL+KDV vadeli satış fiyatıyla ihaleye çıktığı duyuruldu. Satış bedelinin yüzde 35’inin peşin, geri kalanının 24 ay vadeli ödenebileceği belirtilen ilanlarda vade farkının TÜFE’ye göre hesaplanacağı ifade edildi. Peşin satış şartının kaldırılarak arsanın 24 ay vadeli satılabileceği yönündeki karar değişikliğinin nedeni konusunda Emlak Konut yetkilileri “Yönetim Kurulu’nun takdiridir bu konuda açıklama yapamayız” cevabını veriyorlar. Yönetim kurulunun bir hafta gibi kısa bir zaman […]

Arazimiz çok değerli, kârı da çok tatlı!

Güventürk Görgülü İstanbul Mecidiyeköy’de üzerinde ağaç bulunan tek arazi parçası olan Tekel’in eski likör fabrikası arazisi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Emlak Konut tarafından satışa çıkartıldı. Ali Sami Yen Stadyumu’nun yanında yer alan 24 bin metrekarelik arsanın içinde bulunan 8 bin metrekarelik kapalı alana sahip fabrika binası halen Büyük Mükellefler Vergi Dairesi olarak kullanılıyor. Levent ve Mecidiyeköy bölgelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer kamu kurumları tarafından önemli bir rant alanı olarak görülmesi ve bu bölgedeki inşaat emsallerinin arttırılması, geçen günlerde Zincirlikuyu Karayolları binası ve Levent İETT garajı arazilerinin de çok yüksek fiyatlardan el değiştirmesine neden olmuştu. 96 bin metrekarelik karayolları arazisi, içinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan tescilli Karayolları Binası ile birlikte metrekaresi 8 bin 300 dolardan; 46 bin metrekarelik Levent Garajı ise inşaat alanının daha fazla olması sebebiyle metrekaresi yaklaşık 15-16 bin dolardan el değiştirmişti. Ve gözler Likör Fabrikası’nın üzerine çevrilmişti… Likör Fabrikası arsasının imar izni 3 emsal ve 36 metre yükseklikle sınırlıydı. Fakat geçen şubatta, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan plan tadilatıyla bodrumlar dahil toplam inşaat alanı 142 bin metrekareye çıkartılmış, bina yüksekliğindeki sınır da kaldırılmıştı. Böylece 24 bin metrekarelik arsanın emsal oranı 3’ten 6’ya yükseltilmişti. Bununla birlikte, 142 bin metrekarelik brüt inşaat alanından bodrum ve otoparklar düşüldüğünde, arazide inşa edilecek yapının net emsal alanı 4-4,5 olarak hesaplanıyor. Geçen şubat ayında Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz’ün açıklamalarına göre, arazi satışından 300 milyon YTL’nin üzerinde gelir bekleniyordu. Oysa ekonomik koşulların olumsuza dönmesi ve gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş nedeniyle dün 275 milyon YTL muhammen bedelle satışa çıkan araziden yine Demiröz’ün açıklamalarına göre şu anda “en fazla 300 milyon YTL artı KDV” gelir bekleniyor. Plan değişikliğinin hikmeti Yaklaşık 300 milyon YTL’ye, yani yaklaşık 240 milyon dolara satılması beklenen arazi üzerine toplam 142 bin metrekare inşaat yapılabiliyor. Bu durumda, mevcut düzenlemelere göre, tahminen 40 bin metrekarenin otopark ve […]