Genel

Kurucusundan JİTEM gerçekleri

Yazan: Ahmet Şık

Yıllardır varlığı tartışılan, özellikle Susurluk skandalı sonrasında ortaya çıkan birçok belgeyle deşifre olmasına karşın askeri makamların ısrarla “yok” dediği JİTEM (Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele), Ergenekon soruşturmasında kuşkuları ortadan kaldıracak bir şekilde ortaya döküldü. JİTEM’in kurucularından Arif Doğan’ın gözaltına alınmasıyla ele geçirilen çok sayıdaki “gizli” ibareli dokümanda örgütün nasıl kurulduğu, legal ve illlegal faaliyetlerine ilişkin çok sayıda belgeye ulaşıldı.

İddianamede sadece atıf yapılan, içeriğine ilişkin detaylı bilgiler verilmeyen belgelerde JİTEM elemanlarının kendilerine PKK militanı süsü vererek eylem yapmaları, JİTEM operasyonlarında ele geçirilen silah ve mühimmatın kayıt altına alınmadığı, suça karışmış kişilerin para karşılığında örgüte karşı kullanılması gibi faaliyetler anlatıldı.

JİTEM’in Hizbullah bağlantısı

İddianamede en dikkat çekici olan ise, Doğan’dan ele geçirilenler arasında bulunan bir belgede, “Örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKK’nın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı” ibaresinin yer aldığı bir rapor oldu.

Bölgede PKK ile yıllarca silahlı mücadele yürüten en büyük örgüt Hizbullah’tı. Birçok faili meçhul cinayet ve gözaltında kayıp olayında bizzat Hizbullah militanlarınının kullandığı yıllarda, örgütün devletle olan ilişkileri bölge halkınca sık sık dile getirilmiş ve “hizbulkontra” diye nitelendirilmişti. Ancak her zaman yalanlanan bu iddialar Doğan’da ele geçirilen dökümanlarla ilk kez belgelenmiş oldu. Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesinde, operasyonların fitilini ateşleyen Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ile Şırnak’ta 10 yıl önce Hizbullah’a yönelik olarak yapılan operasyonda bir ev baskınında ele geçirilen el bombalarından birinin kafile ve seri numaralarının aynı olduğuna da yer verildi.

Kurucusundan JİTEM gerçekleri

14 Ağustos 2009 günü gözaltına alınıp ertesi gün tutuklanan Arif Doğan’la birlikte, kendisine ait bir depoda çok sayıda silah, mühimmat ve gizli belgeler ele geçirilmişti. 1987-1991 tarihleri arası ile 1993 ve 1997 yıllarına ait, “gizli” ibareli askeri yazışma ve raporları içeren dokümanların incelemesinde ilginç bulgulara ulaşıldı. İddianamede özellikle 1989-91 yılları arasında yapılan yazışmalarda JİTEM adının kullanıldığına dikkat çekildi. Emniyet sorgusunda, “JİTEM’i ben kurdum” diyen Doğan’a ait belgelerde de JİTEM’in kuruluşu şöyle anlatıldı:

“Dört nolu torbanın 80’inci klasöründe, belgede İstihbarat Grup Komutanlığı’nın kuruluşunu anlatan doküman yer almaktadır. Belgenin ilk sayfasında Bnb. Arif Doğan, Yzb.Aytekin Ö., Bnb.Hüseyin K., Bnb.Cem Ersever ve Yzb.Ali Y.’ın bu kuruluşun ilk mensupları olduğu belirtilmektedir. Aynı husus beş nolu torbanın 12’inci klasöründe de bölgeyi iyi tanıdıkları, bölgede başarılı hizmetleri olduğu ve istihbarat hizmetinde başarılı oldukları gerekçesiyle Yb. Doğan, Bnb. Kara, Bnb. Ersever, Bnb. Aytekin Özen ve Bnb. Ali Yıldız’ın Aralık 1986 tarihinden itibaren görevlendirildiği belirtilmektedir. Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nın haber alma, araştırma, değerlendirme ve operasyon yapma işlemlerinin hepsini yaptığı ifadeleri bulunmaktadır.

Merkezi Ankara’ da bulunan Jandarma İstihbarat Gruplar Komutanlığı ile Gruplar Komutanlığı’na bağlı olarak birincisi Ankara’ da ikincisi de Diyarbakır’da konuşlu olacak şekilde (2) Grup Komutanlığı oluşturulmasının kararlaştırıldığı belirtilmiştir. Yine Jandarma İstihbarat Gruplar Komutanlığı’nın, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Gruplar Komutanlığına dönüştürülmesine ilişkin gerekçeleri içeren bir başka evrakın içeriğinde değerlendirme ve rapor da yer almıştır. Evrakların yapılan incelemesinde bölgede görev yapan yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbesindeki bir bölüm jandarma subayının ilk etapta, istihbarat zafiyetinin giderilmesi amacıyla yapmış oldukları girişim (1986) üst makamlarca onaylanmış ve 1987’de Jandarma İstihbarat Grup ve Tim Komutanlıkları teşkil edilmesi benimsenmiştir.

Sekizinci torbanın 31’inci klasöründe “Jandarma Genel Komutanlığı karargahında ve alt birimlerinde istihbarat ünitesinin yokluğu ve buna duyulan ihtiyaçtan dolayı, bölgeyi iyi tanıyan ve istihbarat faaliyeti yürütmüş Bnb. Doğan, Bnb. Kara, Bnb. Ersever, Yzb. Aytekin Ö. ve Yzb. Ali Y.’ın 1986 yılı Aralık ayından itibaren görevlendirildiği, bu personel kuruluş altında toplamak maksadıyla Jandarma Asayiş Grup Komutanlığı emrinde faaliyet gösteren Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nda kadrolu olarak ihdas edildiği’ şeklinde yer alan bilgi bunu teyit etmektedir.”

Üst makamlar ikna edildi

İddianamede daha sonra o dönem binbaşı rütbesinde olan Arif Doğan ile Cem Ersever’in başını çektiği beş kişilik grup tarafından kurulan yapının; terörle mücadaleyi etkin kılmak için istihbarat, sorgu ve operasyonun bir bütün olarak değerlendirilmesini içeren çeşitli raporlar ve brifingler hazırladığından bahsedildi. Söz konusu rapor ve birfinglerle askeri üst makamları ikna eden grubun 1987’de kurduğu Jandarma İstihbarat Grup ve Tim Komutanlıkları adı verilen yapının, 13 Ekim 1988’den itibaren Jandarma Asayiş Bölge Komutanlığı’na bağlı olarak Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele (JİTEM) adıyla faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.

PKK’ya ilişkin geniş fişleme dosyaları

İddianamede, Diyarbakır Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanı Arif Doğan’ın emrindeki JİTEM’in başta Diyarbakır, Mardin, Silopi, Batman, Van ve Elazığ olmak üzere birçok yerde faaliyet südürdüğü belirtildi. Söz konusu şehirlerde tim komutanlığı şeklinde örgütlenen JİTEM’in faaliyet raporları da Doğan’da ele geçirildi.

Belgelerde PKK’nın bölgedeki yapılanmasına, üslenme ve hareket güzergâhlarına eleman durumuna, işbirlikçilerine ve karşı faaliyetlere geniş bir biçimde yer verildiğinin tespit edildiği de belirtildi. Belgelerde PKK’nın eyalet ve bölge yapılanması, üst düzey teröristler, bölgede örgüte destek veren şahıslar ile terörle mücadelede yararlanılan kişi ve aşiretler, bölgedeki elemanların açık kimlikleri ve kod isimleri, elemanlara ve aşiret ileri gelenlerine verilen silah ve maddi desteğin dökümü, elemanların çalışma şartlarına dek ayrıntılı raporlar da yer aldı.

Silahlı ama “sivil” operasyon timleri

İddianamede Jandarma İstihbarat Tim Komutanlıkları’nın faaliyet raporlarında, JİTEM kontrolündeki korucular, aşiret mensupları ve “eleman” adı verilen itirafçılardan “sivil operasyon timlerinin” hazırlanıp silahlandırıldıktan sonra görevlendirmelerin yapıldığı anlatıldı. Kendilerine para da ödenen “sivil operasyon timlerinin” yetkilisinin de en güvenilir itirafçılardan seçilerek, belirlenen mıntıkalarda kendilerine bağlı “elemanlar” örgütlenmesi oluşturduğu da iddianamede yer verilen ayrınıtlardan.

Hedefler mahkeme ifadelerinden seçildi

İddianameye göre raporlarda bölgede faaliyet yürüten asker, jandarma, MİT ve polis arasındaki koordinasyonsuzluk veya yarış nedeniyle mücadelede zafiyetler yaşandığı belirtilerek, JİTEM timlerinin istihbarat, sorgu ve operasyon konusunda yetkin hale getirilmesi önerisinde de bulunuldu. İddianamade JİTEM’in sorgu ve operasyon düzenleyeceği hedeflerin de, teslim olan ya da yakalanan örgüt mensuplarının verdikleri ifadeler ile yine örgüt üyelerinden ve sığınaklardan ele geçirilen örgütsel dokümanlar, adres ve isim listelerinden oluşturulduğu, örgüte yardım ve yataklık edenlere ve bu doğrultuda yapılan operasyonlara ilişkin bilgiler yer aldığı anlatıldı.

“Yasal dayanakları olmayan faaliyetler”

İddianamade, emir-komuta sistemi içinde olmasına rağmen çalışma tarzları itibarıyla özerk bir yapı kazandığı belirtilen JİTEM’le ilgili altı nolu torbada yer alan 10 nolu klasör içeriğinde kaleme alınan bir değerlendirmede, “yasal dayanakları olmayan faaliyetlere tevessül edildiği görülmüştür” denildi. İlgili bölümde yer alan en çarpıcı kısım ise, “örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKK’nın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı” ifadelerinin yer aldığı kısım oldu. Raporlarda ya da iddianameye alınan kısmında ismi verilmese de bölgede PKK ile yıllarca silahlı mücadele yürüten en büyük ve tek örgüt Hizbullah’tı. Özellikle 1990-1996 yılları arasında yaşanan bir çok kanlı infaz, faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarının ardındaki adres olarak gösterilen örgüt devlet olan bağı nedeniyle bölge halkı tarafından “hizbulkontra” diye adlandırılıyordu.

Tahir Elçi: “İddianame eksik”

Diyarbakır Barosu avukatlarından Tahir Elçi de iddianamenin Arif Doğan’la ilgili olan kısmının çok büyük önem taşıdığını belirterek, “İsmi söylenmese de bu örgütün Hizbullah olduğunu hemen anladık. Hizbullah’ı o dönem yöneten, yönlendiren, kontrol eden ve eylemlere sürükleyen gücün adı ise JİTEM’dir. Ortaya çıkan bu belgeler yıllardır dile getirdiğimiz ve hizbulkontra diye adlandırdığımız yapıyı, hukukdışılığı da itiraf etmiş oldu. Jandarmanın içinde illegal bir oluşum vardır ve yıllardır faaliyet yürütmüştür. ‘JİTEM hukukdışılığın, cinayetlerin failidir’ diye yıllardır söyledik ancak hiçbir zaman soruşturulmadı. Şimdi de JİTEM’in örgüt olarak soruşturulduğuna dair, yeni açıklanan iddianamede de bir emare yok. Bu ciddi bir eksiklik. Askeriyede emir-komuta zincirinin dışına taşacak tek bir şey olmaz. Bu yapının illegal eylemleri en üst rütbeye dek herkesi kapsayacak şekilde soruşturulmalıdır” diye konuştu.

Ümraniye bombaları Hizbullah bombaları aynı seriden

Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesinde, operasyonların fitilini ateşleyen Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ile Şırnak’ta 10 yıl önce Hizbullah’a yönelik olarak yapılan operasyonda bir ev baskınında ele geçirilen el bombalarından birinin kafile ve seri numaralarının aynı olduğuna da yer verildi. İddianamede Hizbullah’a yapılan operasyonda ele geçirilen el bombaları ile Ergenekon bağlantısı şöyle açıklandı:

“Şırnak ilinde 18.03.1999 tarihinde il genelinde Hizbullah/İlim Terör Örgütü’ne yönelik yapılan operasyonlar neticesinde İhsan Tekin, İsmail Tekin ve Hacı Demir isimli şahısların ikametinde yapılan aramada toplam altı adet el bombası elde edilmiştir. Bu olayda elde edilen altı adet el bombasından bir adedinin MKE MOD 45 KF MKE 1–23 10–92 seri numaralı olduğu, Ümraniye ilçesinden elde edilen el bombalarından bir adedinin MKE MOD 45 KF MKE 1–23 10–92 seri numaralı olduğu belirtilmiştir.”

Yorum yazın