El değmemiş son Haliç

Mimarlar Odası'na göre Haliç'in el değmemiş son alanı Tersane-i Amire'nin (Haliç Tersanesi) ihalesi, uyulması zorunlu bütün yasal düzenlemeleri de yok sayıyor.

Mimarlar Odası'na göre Haliç'in el değmemiş son alanı Tersane-i Amire'nin (Haliç Tersanesi) ihalesi, uyulması zorunlu bütün yasal düzenlemeleri de yok sayıyor.

Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde, Türkiye’de özelleştirme henüz yeni tartışmaya açılmışken ve bazı ufak tefek özelleştirme girişimleri yaşanmışken, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sertel, Haziran 1988’de Kanada’daki “International Development Research Center (IDRC) için “Yönetim ve Özelleştirme Alternatifi” başlıklı bir rapor hazırladı. İki yıllık bir çalışma sonucunda tamamlanan raporda SEKA’nın tüm fabrikalannın ve Sümerbank’ın Bakırköy fabrikasının özelleştirme koşullan incelenerek özelleştirme karşısında işçi şirketlerinin ciddi bir alternatif olarak düşünülebileceği vurgulanıyordu. Ekonomik Panorama Dergisi’nin 26 Ağustos 1988 tarihli sayısında bu raporu “Özelleştirmeye karşı işçi şirketi” başlığıyla haber haline getirirken Prof. Dr. Murat Sertel’le de bir söyleşi yapmış, Sertel’in işçi şirketleri ve işçi ortaklıkları konusundaki düşüncelerini okuyuculara aktarmaya çalışmıştım. 2003 yılında aramızdan ayrılan Prof. Dr. Murat Sertel’in adına İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen İleri İktisadi Araştırmalar Merkezi’nin açılışı vesilesiyle 1988’de yapılan söyleşinin tamamını yayınlıyoruz. KİT’lerin işçilere satılması. durumunda bu işletmeler için nasıl bir çalışma modeli öneriyorsunuz? Bu durumun pratikte sakıncaları neler olabilir?Sertel- Bir işçi şirketi, bir özyönetilen ortaklık nasıl işler? Sokaktan iki kişiyi çevirip bunlan bir işyerine ortak etsek başka da ortağı olmasa bu adamlar bu işyerini nasıl işletecek? Çıkarına göre işletecek. Burada işverenle, işi a!an arasındaki çıkar aynlığı yok. Oyle bir oyun ki bu, normal düzendeki işverenin menfaatleri, bazı üretim faktörlerini (emek dahil) çalıştırarak bunlara belli bir pay ödemek, geri kalanını da kendine ayırmak. Diğerleri ise kendi sattıkları faktörlerden en yüksek getiriyi sağlamaya çalışacaklar. Yani burada iki ayn menfatin çatışması söz konusu. Tam rekabet şartlan mevcut bir pazarda alıcılar ve satıcılar arasındaki çıkar çatışması piyasada optimal dengeyi ve kaynak dağılımını sağlayabilir. Ancak bu durum her zaman kendiliğinden olmaz. Bazen bu çıkar çatışması öyle bir durum yaratabilir ki, karşılıklı çatışan çıkarlar, aslında o işyerinde daha yüksek çıkar elde edebilecekken kilitlenebilirler. Bu durum işyerlerinde de mümkündür. Daha genel olarak diyebiliriz ki burada çıkarı çatışan iki grubun çalışmalannda hiçbir sihirli kanun ve keramet yok […]
Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) ait satışa çıkarılan 52 hidroelektrik santrale toplam 615 teklif geldi. 88 teklif alan Kayaköy en çok talep gören santral olurken, 61 başvuru Kayadibi’ne, 75 başvuru da Bünyan ve Çamardı’na geldi. Kovada I. ve Kovada II. 15 başvuru alırken, Finike Turunçova 12 teklif aldı. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), EÜAŞ’ye ait büyüklükleri 1 Megawatt’tan (MW) 60 MW’a kadar olan 52 hidroelektrik santralini (HES) “işletme hakkı verilmesi” yöntemiyle özelleştiriyor. İhaleye teklif verme süresi 19 Şubat’ta sona erdi. ÖİB’den yapılan açıklamada, 19 gruba ayrılan 52 adet EÜAŞ hidroelektrik santrali özelleştirme ihalelerine katılmak üzere toplam 615 teklif geldiği belirtildi. Rekor başvuru teklifinin yapıldığı özeleştirme ihalesinin bundan sonraki adımı, başvuru sahipleriyle yapılacak görüşmelerin ardından yapılacak olan açık arttırmayla sonuçlanacak. Hangi santrale ne kadar talep geldi 19 grupta satışa çıkan hidroelektrik santraller, bulundukları iller ve ihale öncesinde aldıkları talep sayısı şöyle: Kayaköy (Kütahya)…………………………………………………………………………88Bünyan, Pınarbaşı, Sızır ((Kayseri), Çamardı (Niğde)…………………..75Kayadibi (Bartın)……………………………………………………………………………61Bayburt, Çemişgezek (Tunceli), Girlevik (Erzincan)……………………..54Bozkır, Göksu (Konya), Ermenek (Karaman)………………………………..54Arpaçay-Telek (Kars), Kiti (Iğdır)……………………………………………………40Esendal (Artvin), Işıklar/Visera (Trabzon)…………………………………….30Anamur, Bozyazı, Mut-Derinçay, Silifke, Zeynel (İçel)…………………… 29Dere, İvriz (Kopya)………………………………………………………………………….27Çağ Çağ (Mardin), Otluca (Hakkari), Uludere (Şırnak)………………. 26Engil, Erciş, Hoşap-Zeyne, Koçköprü (Van)………………………………….25İznik Dereköy, İnegöl Cerrah, M.Kemalpaşa Suuçtu (Bursa)………..22Besni (Adıyaman) , Derme, Erkenek, Kernek (Malatya)……………….22Değirmendere, Karaçay (Osmaniye), Kuzuculu (Hatay)……………….20Koyulhisar (Sivas), Ladik-Büyükkızoğlu (Samsun)……………………… 15Kovada I, Kovada II (Isparta)…………………………………………………………15Turunçova-Finike (Antalya)……………………………………………………………12Haraklı-Hendek, Pazarköy-Akyazı (Sakarya), Bozüyük (Bilecik)… ….9Adilcevaz, Ahlat (Bitlis), Malazgirt, Varto-Sönmez (Muş)………………….9

Küresel ısınma nedeniyle azalan su kaynaklarının ve dağıtımının özelleştirilmesini savunan ticari kuruluşlarla küreselleşme karşıtları bu kez de İstanbul’da karşı karşıya geliyor. Dünya Su Forumu’nun beşincisi 16- 22 Mart tarihleri arasında Haliç’in iki yakasında Feshane’de ve Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılacak. Dünyada suyun özelleşmesini savunan Dünya Su Forumu’na karşı çeşitli sivil toplum kuruluşları ve Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) suyun kamu malı olarak kalmasını savunan organizasyonlar gerçekleştirecekler. Bu amaçla çalışan Alternatif Su Forumu 20- 22 Mart tarihlerinde Silahtarağa Santralistanbul’da, Suyun Ticaretleşmesine Hayır Platformu da 15- 22 Mart tarihleri arasında İstanbul’un farklı semtlerinde yapılacak. Değişik ülkelerden hükümetler ve su konusunda çalışan uluslararası şirketlerin desteklediği Dünya Su Forumu, suyun verimli kullanımı için özelleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık küreselleşme karşıtı organizasyonlar Meksika, Bolivya gibi ülkelerde su özelleştirmesiyle fiyatların arttığını, çiftçilerin ve geniş halk kitlelerinin suya ulaşmakta büyük sorunlar yaşadığını belirterek özelleştirme taleplerine karşı çıkıyor. Yavaş yavaş özelleştirme Alternatif Su Forumu üyesi, Hasankeyfi Yaşatma Girişimi Koordinatörü Diren Özkan’a göre alternatif forumlar Türkiye’de ses getirebilir. 5. Dünya Su Forumu’ndan önce de Türkiye’de su satışlarının olduğunu, bunun da fazla kamuoyuyla paylaşılmadığını belirten Özkan, resmi forumda da kamuoyuyla paylaşılmadan satışların gerçekleştirileceğini ve bunun alternatif forumda dile getirilmesinin kamuoyu yaratılmasına etken olacağını savunuyor. Susuzluğun her an ortaya çıkabileceğinin altını çizen Özkan, uluslararası şirketlerin gelip Türkiye’de baraj yapmalarının da özelleştirmenin bir sonucu olduğunu, fakat bunun ekonomik kalkınma gibi sunulduğunu belirterek, yavaş yavaş belli etmeden suları özelleştirildiğine dikkat çekiyor. Suyun Ticaretleşmesine Hayır Platformu üyesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Prof Dr. Beyza Üstün ise ticarileştirmenin kesin hayata geçeceği ve bunun görmezden gelinemeyeceği görüşünde. Forumun misyonunun suyun piyasa üzerinden değerlendirilmesi olduğunun altını çizen Üstün, ”Çünkü forum bunu kendi bildirgesi olarak görüyor. Kendi bildirgesine ve onları destekleyen kuruluşlara baktığınızda misyonlarının ne olduğunu anlıyorsunuz. Türkiye buna gebe.” diyor. Büyük Ortadoğu’nun su deposu… Kendi su kaynakları olan Türkiye’nin diğer ülkelerle kıyaslandığında […]

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) iştiraki Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş tarafından gelir paylaşımı yöntemiyle tekrar satışa çıkarılan Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinin ihalesinde, 415 milyon 750 bin YTL ile idareye en yüksek payı, Aşçıoğlu İnşaat-Ofton İnşaat-Meydanbey İnşaat-Omak İnşaat Ortak Girişimi verdi. Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinin gelir paylaşımı yöntemiyle gerçekleştirilen ihalesinin ikinci etabını oluşturan açık artırmanın ilk aşamasının ardından kapalı teklife geçilerek, kapalı zarf usulüyle isteklilerin teklifi alındı. İhalenin ikinci oturumunda, Aşçıoğlu İnşaat-Ofton İnşaat-Meydanbey İnşaat-Omak İnşaat Ortak Girişimi, 831 milyon 500 bin YTL satış toplam geliri üzerinden yüzde 50 şirket payı gelir oranı ile 415 milyon 750 bin YTL ile en yüksek teklifi verdi. Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz, daha önce yaptığı açıklamada, arazinin 3 emsalden oluştuğunu ve 95 bin metrekare inşaat alanı bulunduğunu belirterek, arazide iş merkezi, ofis, büro, çarşı, çok katlı mağaza, alışveriş merkezi, otel, motel, rezidans, konaklama tesisi, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu, kültürel tesisler, yönetim binaları, banka ve finans kurumlarının yer alabileceğini bildirmişti.

Duygu Sipahioğlu – Esra Söylemez Mecidiyeköy’ün ortasında yeşillik kalmış tek yer olan eski Likör Fabrikası’nın gelir paylaşımı yöntemiyle satışının ikinci aşaması olan açık artırma Temmuz’da gerçekleştiriliyor. Ancak satış işlemine başından beri karşı olan CHP Şişli İlçe Başkanı Dursun Çaltı, satışı engellemeye kararlı. Çaltı bu amaçla arazinin imar planı değişikliğine karşı 6 Haziran 2008’de açtığı davaya ek olarak satışın gerçekleştirilmesinden sonra da iptal davası açmaya hazırlanıyor. Dursun Çaltı, arsanın kültür ağırlıklı bir yeşil alan olarak geliştirilmesi yerine konut ve iş merkezi haline dönüştürülmesi fikrine; asırlık ağaçların önemi, bölgede kalan tek yeşil alanı olması ve fabrika binasının mimari değer taşıması nedenleriyle karşı çıkıyor. Arazi üzerine iş merkezi inşa edilmesiyle Mecidiyeköy’deki gürültü kirliliği ve otopark sorununun büyüyeceğini savunan Çaltı, satışın bölgeye büyük zarar vereceği kanısında. Satış isteğinin altında “sadece para kazanma derdi” olduğunu vurgulayan Çaltı, araziye iş merkezi inşa etmek isteyenlerin yalnızca gösteriş, göz boyama ve para kazanma kaygılarıyla hareket ettiğini, estetik, kültürel mirasın korunması ve halkın rahatı gibi dertleri olmadığını ısrarla vurguluyor. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla çalıştıklarını ve şişli bölgesinde anketler yaptıklarını anlatan Çaltı, çıkan sonuçlara göre halkın büyük bir çoğunluğunun da satışı onaylamadığını söylüyor. Çaltı, satışın gerçekleşmesi durumunda bu satışın kamu yararına olmadığına dair ikinci bir dava açmayı planlıyor Bu arada Likör Fabrikası arazisi Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile CHP İlçe Başkanlığı arasında da ciddi bir çatışmaya neden olmuş durumda. Çaltı, Sarıgül’ün kendisine dört parçalık bir tazminat davası açtığını belirterek, “Bu alanı koruması gereken asıl kişi olan Mustafa Sarıgül, Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ ile işbirliği yaparak bölgede rant yaratılmasına yardımcı olmayı tercih ediyor” sözleriyle Sarıgül’ü eleştiriyor. Mustafa Sarıgül’ün. Çaltı’nın radyo konuşmalarında kendisine yönelik ifadelerinin hakaret niteliği taşıdığını öne sürerek açtığı tazminat davaları konusundaki sorularımızı Şişli Belediye Başkanı Sarıgül yanıtsız bırakıyor. Likör Fabrikası arazisinin satışı 24 Temmuz’da tamamlansa bile bu konudaki tartışmalar ve hukuki süreç daha uzun süre devam edecek gibi […]

Medyakronik İstanbul Mecidiyeköy’deki eski Likör Fabrikası arazisi satışı Toplu Konut İdaresi tarafından iptal edildi. İhaleye 30 Mayıs’ta tekrarlanacak. Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 25 Nisan’da yapılan açık artırmanın tek katılımcısı Kiler Holding’in Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisi için teklif ettiği 295.7 milyon YTL’ye ‘hayır’ dedi. TOKİ, ‘ihaleye sadece tek firmanın katılmasından dolayı kamuoyunun vicdanının huzursuz olabileceği gerekçesiyle iptal kararı aldığını açıkladı. İhale 30 Mayıs’ta yenilecek. İptal kararının ardından bir açıklama yapan Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler ise, Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın (GYO), ihalenin iptaline yönelik vermiş olduğu karara sonuna kadar saygılı olduklarını belirterek, 30 Mayıs’ta yapılacak yeni açık artırmada tekrar yerlerini alacaklarını söyledi. Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), 23 bin 711 metrekarelik arsa için 25 Nisan 2008 tarihinde düzenlenen ihalede 295.7 milyon YTL teklif vermişti. Kiler Grubu, Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinde bir alışveriş merkezi ve rezidans inşa etmeyi planlıyordu. (Kaynak: AA)

Güventürk Görgülü Türkiye’nin geniş bant internet erişimi maliyetinde dünyanın en pahalı ikinci ülkesi olduğu açıklandı. Geçtiğimiz günlerde rekor kar açıklayan ve Özelleştirme İdaresi tarafından halka arz edilen Türk Telekom’un rekor düzeydeki karlılığının sırrı da böylece ortaya çıkmış oldu. Merkezi ABD’de Washington’da bulunan bağımsız bir eğitim ve araştırma kuruluşu olan Information Technology and İnnovation Faundation (Bilgi Teknolojileri ve Yenilikçilik Vakfı – ITIF) tarafından yayınlanan 2008 sıralama raporuna göre Türkiye 30 OECD ülkesi içinde geniş bant internet erişiminin en pahalı olduğu 29’uncu ülke konumunda. ABD doları bazında OECD’nin satın alma gücü paritesi katsayıları kullanılarak yapılan sıralamaya göre Türkiye’deki erişim maliyeti, geniş bant internet erişiminin en ucuz olduğu japonya’nın tam 121 katı, Güney Kore’nin ise 42 katı düzeyinde. İngiltere, Almanya, Yunanistan, Portekiz gibi AB ülkeleriyle Türkiye’nin internet erişimi arasındaki maliyet farkı ise 10 kat civarında. Türkiye aynı zamanda 30 OECD ülkesinin ortalamasının 4 katı pahalı bir fiyatla internete erişiyor. (Resim-1) OECD ülkeleri arasında satın alma gücü paritesine göre Meksika’dan sonra en pahalı geniş bant internet erişimini kullanan Türkiye, 2005 yılında Türk Telekom’un yüzde 55 oranındaki hissesini 6.5 milyar dolara Oger Telecom’a devretmişti. Telekom’un özelleştirme gerekçelerinden en önemlisi de altyapı yatırımları, hizmet kalitesi ve hizmet maliyetinin yüksek olmasıydı. Özelleştirme sırasında sektörün rekabete açılacağı, fiyatların ucuzlayacağı ve altyapı yatırımları yapılacağı belirtiliyordu. Ancak ITIF tarafından açıklanan veriler bütün bu beklentilerin şu ana kadar internet erişimi konusunda gerçekleşmediğini gösteriyor. Türkiye’deki internet altyapısı sağlama konusunda tekel durumunda olan Türk Telekom, Rekabet Kurumu’nun isteği üzerine 2006 yılından itibaren internet hizmetlerini TTnet adıyla ayrı bir şirket çatısı altında toplamıştı. Şu anda Türkiye’nin internet altyapısını tamamen elinde bulunduran TTnet, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany tarafından açıklanan rakamlara göre geçen yıl sonu itibariyle 4,5 milyon ADSL abonesiyle aynı zamanda Türkiye’nin en büyük geniş bant erişim sağlayıcısı durumunda. Fiyatların bu denli yüksek olmasının yanında Türkiye internet erişim hızı açısından da pek […]

Güventürk Görgülü İstanbul Mecidiyeköy’de üzerinde ağaç bulunan tek arazi parçası olan Tekel’in eski likör fabrikası arazisi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Emlak Konut tarafından satışa çıkartıldı. Ali Sami Yen Stadyumu’nun yanında yer alan 24 bin metrekarelik arsanın içinde bulunan 8 bin metrekarelik kapalı alana sahip fabrika binası halen Büyük Mükellefler Vergi Dairesi olarak kullanılıyor. Levent ve Mecidiyeköy bölgelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer kamu kurumları tarafından önemli bir rant alanı olarak görülmesi ve bu bölgedeki inşaat emsallerinin arttırılması, geçen günlerde Zincirlikuyu Karayolları binası ve Levent İETT garajı arazilerinin de çok yüksek fiyatlardan el değiştirmesine neden olmuştu. 96 bin metrekarelik karayolları arazisi, içinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan tescilli Karayolları Binası ile birlikte metrekaresi 8 bin 300 dolardan; 46 bin metrekarelik Levent Garajı ise inşaat alanının daha fazla olması sebebiyle metrekaresi yaklaşık 15-16 bin dolardan el değiştirmişti. Ve gözler Likör Fabrikası’nın üzerine çevrilmişti… Likör Fabrikası arsasının imar izni 3 emsal ve 36 metre yükseklikle sınırlıydı. Fakat geçen şubatta, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan plan tadilatıyla bodrumlar dahil toplam inşaat alanı 142 bin metrekareye çıkartılmış, bina yüksekliğindeki sınır da kaldırılmıştı. Böylece 24 bin metrekarelik arsanın emsal oranı 3’ten 6’ya yükseltilmişti. Bununla birlikte, 142 bin metrekarelik brüt inşaat alanından bodrum ve otoparklar düşüldüğünde, arazide inşa edilecek yapının net emsal alanı 4-4,5 olarak hesaplanıyor. Geçen şubat ayında Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz’ün açıklamalarına göre, arazi satışından 300 milyon YTL’nin üzerinde gelir bekleniyordu. Oysa ekonomik koşulların olumsuza dönmesi ve gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş nedeniyle dün 275 milyon YTL muhammen bedelle satışa çıkan araziden yine Demiröz’ün açıklamalarına göre şu anda “en fazla 300 milyon YTL artı KDV” gelir bekleniyor. Plan değişikliğinin hikmeti Yaklaşık 300 milyon YTL’ye, yani yaklaşık 240 milyon dolara satılması beklenen arazi üzerine toplam 142 bin metrekare inşaat yapılabiliyor. Bu durumda, mevcut düzenlemelere göre, tahminen 40 bin metrekarenin otopark ve […]

Tekel’in sigara bölümünün satışıyla ilgili ihale bugün saat 15:00’te Hilton Oteli’nde başladı ve kısa süren bir açık artırmadan sonra Tekel Sigara bölümü 1 milyar 720 milyon ABD Doları karşılığında British American Tobacco (BAT) şirketinin oldu. İhale sonucunda Türkiye’de sigara pazarında yüzde 34’lük paya sahip TEKEL’in yüzde 8 paya sahip BAT’a satılmasıyla BAT’ın Türkiye’deki pazar payı yüzde 42’ye yükseldi. Böylece BAT yüzde 43’le Türkiye’de pazar lideri olan Philip Morris’le başa baş noktaya gelmiş oldu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), teklif vermenin son günü olan Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Tekel Sigara’ya Limak-PI Turkey, profesyonel Türk yöneticiler ve Cinven’in oluşturduğu Strand Investment, British American Tobacco (BAT) ve CVCI-Doğan Holding -Tütsab gruplarının teklif verdiğini açıklamıştı. Tekel’in ilk ihalesinde 1,1 milyar dolarla en yüksek teklifi veren JTI’ın pazar payı ise yüzde 10 düzeyinde kaldı. Türkiye’deki sigara üreticileri ve pazar payları şöyle: Philip MorrisMarlboro, Parliament, Chesterfield, L&M, Lark, Muratti, Bond Street, TürküTürkiye pazar payı %43Dünyadaki pazar payı % 17 BAT + TEKELKent, Dunhill, Lucky Strike, Pall Mall, Viceroy Davidoff, WestSamsun, Maltepe, Tekel 2000, Tekel 2001, Ballıca, BaharTürkiye pazar payı % 34+8= %42Dünyadaki pazar payı 12% JTICamel, Salem, Winston, Monte Carlo, MoreTürkiye pazar payı % 10Dünyadaki pazar payı % 11 Tekel’in fabrikaları hangi marka sigaraları üretiyor?İstanbul: Samsun ve MaltepeTokat: Samsun, Kutulu Maltepe, Tekel 2000, Tekel 2001, BaharSamsun Ballıca: Tekel 2001, BallıcaAdana: Samsun, MaltepeMalatya: Samsun, MaltepeBitlis: Kutulu Maltepe, Samsun

Akman Yengin Tekel’in sigara bölümünün özelleştirilmesiyle ilgili 26-28 Eylül tarihleri arasında Londra’da düzenlenen “roadshow“un ardından üçüncü kez görücüye çıkarılan Tekel ihalesinde şartname satışı başladı. Son teklif verme tarihi olan 25 Ocak’a kadar şartname satışının süreceği, firmaların bu tarihe kadar son tekliflerini vermeleri gerektiği açıklandı. Tekel’in sigara bölümünün özelleştirmesinin bütçeye 1.5-2 milyar dolarlık kaynak yaratacağı tahmin ediliyor. Tekel’in İstanbul, Tokat, Samsun, Bitlis, Adana ve Malatya’daki altı fabrikası da Tekel’le birlikte blok olarak satılacak. Güçlü adaylarİhaleyle ilgilenen firmaların başında JTI (Japan Tobacco International), BAT (British American Tobacco) ve KT&G (Korea Tobacco and Ginseng Corporation) var. Bir başka dünya devi sigara üreticisi IT’nin (Imperial Tobacco) ise İspanya’da girdiği ihaleye yoğunlaşması nedeniyle Tekel’e talip olacağı düşünülmüyordu. Ancak, kısa bir süre önce IT Türkiye Genel Müdürü Axel Peters, konuyu halen incelediklerini, yatırım kriterlerine uyması durumunda ihaleye girebileceklerini açıkladı. Philip Morris Sabancı ise Türkiye pazarında halihazırda yüzde 43’lük bir paya sahip olduğundan rekabet yasası gereği ihale dışında kaldı. JTI, Türkiye pazarında yüzde 10’luk bir dilime sahip, JTI’ı yüzde 8 pazar payıyla BAT izliyor. KT&G’nin Türkiye’de henüz satışı olmamasına rağmen Türkiye pazarına ilgisi sürüyor. Firma 3 sene önce İzmir’de fabrika yatırımı kararı almış, ancak yatırım kararını ertelemişti.Bunun yanında ihaleye bazı yabancı fonlarla birlikte yerli yatırımcıların girmesi de gündemde. Bu çerçevede ihalenin kıran kırana geçmesi bekleniyor. Ancak gelişmekte olan piyasalardaki büyüme hedefleri çerçevesinde ihalede en güçlü alıcıların JTI ve BAT olduğu konuşuluyor. Sürpriz yerli alıcılarİhaleyle ilgilenen yerli firmaların başında ise, Tekel’le ilgilendiklerini resmi olarak açıklayarak sürpriz yapan Doğan grubu geliyor Ayrıca Bakkallar ve Bayiler Fedarasyonu’nun yanı sıra Limak’ın da ihaleyle ilgili olabileceğine dikkat çekiliyor. Tekel’in sigara bölümünün özelleştirilmesi durumunda, Tekel 2000, Tekel 2001, Samsun, Maltepe gibi sigara markalarının üretimini ihaleyi alan özel firma üstlenecek. Tekel’in en güçlü markası olan Tekel 2001’in pazar payı tek başına yüzde 14.5, Tekel’in toplam pazar payı ise yüzde 34. İhaleye oldukça sıkı hazırlandığı […]