Santralistanbul’da ‘Ek Bina’ tartışması

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2017-2018 güz dönemiyle beraber hizmete sunduğu Santralİstanbul-Ek bina tartışmalara yol açıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2017-2018 güz dönemiyle beraber hizmete sunduğu Santralİstanbul-Ek bina tartışmalara yol açıyor.

Bilgi Koordinasyon üyesi öğrenciler, Bilgi Üniversitesi yerleşkesinde kan bağışı için çadır kuran Kızılay'ı homofobik olduğu gerekçesiyle protesto etti.

Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyon Twitter'da en fazla #gazeteciliksuçdeğildir, #cumhuriyetgazetesi ve #susmasustukçasırasanagelecek hashtagleriyle protesto edildi. Tweetler ilk gün 20 milyona yakın izleyiciye ulaştı.

10 Ekim Ankara Barış mitinginde hayatını kaybedenlerin anısına İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenler iki günlük boykotta.

Hukukçular, Melih Gökçek'e yumurta atan Nebiye Merttürk ve Neslihan Uyanık’a verilen hapis cezasını birçok açıdan tartışmalı buluyor.

1 Mayıs bayramı hükümetin Taksim korkusu yüzünden yine biber gazına teslim oldu. Valilik İstanbul ulaşımını engelledi ama çatışmayı engelleyemedi

Başbakan Erdoğan ve oğluna ait olduğu öne sürülen ses kayıtları pek çok şehirde protesto edildi. İstanbul Kadıköy'de polisle göstericiler çatıştı.

İnternette sansüre yol açacak yasaya karşı protesto hakkını kullanmak isteyen vatandaşlar polis şiddetiyle karşı karşıya kaldı.

Üç bin eylemcinin katılımcıyla gerçekleşen online anketin sonuçlarına göre direnişin esas nedeni Başbakan'ın otoriter tavırları

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın haber ajanslarına, ajansların kendi imzasıyla medyaya zincirleme servis ettiği “Bakan Kılıç’ın protestocu öğrenciye jesti”, Türkiye’de basın eliyle yapılan son yılların en başarılı PR faaliyetlerinden biri oldu.*

İstanbul Üniversitesi öğrencileri dün Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması yaparak ODTÜ’lü öğrencilerin polis şiddetine maruz kalmasını protesto etti.

Metin Lokumcu’nun cenaze töreni sırasında gözaltına alındıktan sonra Erzurum’da serbest bırakılan gazeteci Cemil Aksu ve Başaran Aksu, Hopa’da 31 Mayıs ve sonrasında yaşananları anlatıyor. İşte olayları bire bir yaşayan gazetecilerin kaleminden geçmişi ve geleceğiyle Hopa… dergisinin editörüdür.
Şişli’de, Hopa’daki olayları protesto eden takip eden Cumhuriyet gazetesi muhabiri Pelin Ünker, polis tarafından uzaklaştırıldı. Ünker’in gazeteci olduğunu söylemesi de kâr etmedi. Tartaklandı ve tanıtım kartı kırıldı.
Hopa’da emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüne neden olan biber gazı terörü, Türk Tabipler Birliği’nin uyarılarına rağmen Ankara, İzmir ve diğer illerden sonra İstanbul Şişli’deydi. Video: Hopa’da çıkan olaylar sırasında öğretmen emeklisi Metin Lokumcu’nun biber gazından etkilenerek hayatını kaybetmesinin ardından, tüm yurtta devam eden protesto gösterileri polisin orantısız şiddetiyle karşılaşıyor. Emek örgütlerinin çağrısıyla İstanbul Mecidiyeköy’deki AKP Şişli İlçe Başkanlığı önünde eylem yapan yüzlerce kişi gaz bombası ve basınçlı suyla dağıtıldı. Mecidiyeköy’de yapılan basın açıklaması sırasında, açıklama henüz devam ederen bazı polislerin etrafta toplanan halka “birazdan biber gazı sıkılacak burada durmayın” uyarısı yaptığı duyuldu. İstanbul Tabip Odası, KESK İstanbul Şubeler Platformu, DİSK İstanbul Merkez Temsilciliği ve TMMOB İl Koordinasyon Kurulu’nun çağrısıyla 19.00 İstanbul Şişli Cevahir AVM önünde bir araya gelen yüzlerce kişi Hopa’da yaşanan ve ardından tüm ülkeye yayılan olayları protesto etmek için Mecidiyeköy’e yürüdü. Eylem çağrısı yapan örgütlerinin yanısıra Metin Lokumcu’nun da üyesi olduğu Eğitim-Sen, Halkevleri, Derelerin Kardeşliği Platformu, ÖDP, SDP, SODAP, DEK, Öğrenci Kolektifleri ve Gençlik Muhalefeti’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda örgüt katıldı. Eylemciler “Her yer Hopa her yer direniş”, “Öğretmenin katili AKP’nin polisi”, “Tek yol devrim” sloganlarıyla AKP Şişli ilçe binası yönünde yürüyüşe geçti. AKP binası önüne gelindiğinde emek örgütleri adına bir basın açıklaması okundu.”Bu cinayetin ve arkasından yaşanan saldırıların sorumlularının hak ettiği cezayı alması için gerekli mücadelenin sürdürüleceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.” denilen açıklamada “Cinayetler, düzmece mahkemeler, keyfi gözaltı ve tutuklamalara karşı” direniş çağrısı yapıldı. Türk Tabipler Birliği adına konuşan Ali Çerkezoğlu da protestolara karşı biber gazının kullanılmasının ölümcül sonuçları olduğunu belirterek, hükümetin bu öldürücü silahı kullanmaması konusunda uyardı. Açıklamaların ardından eylemciler AKP binasını korumak için barikat kuran polislere yumurta attı. Kısa süre sonra da polis saldırısı gerçekleşti. Tazyikli su ve gaz bombası ile saldıran polis yakaladığı eylemcileri darp etti. Polisin gaz bombalı saldırısında Eğitim-Sen 8 no’lu şube yöneticisi Barış Demirci, Eğitim-Sen 8 no’lu şube üyesi Özgür Yüksekdağ […]


HaberVs Adalet Bakanlığı, gazeteci Ahmet Şık’ın tutuklu bulunduğu Silivri 2 No’lu L Tipi Cezaevinden ”Ergenekon soruşturmasının gizliliğini ihlal ettiği” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşmasına götürülememesiyle ilgili inceleme başlatıldığını, ön incelemede herhangi bir kasıt veya art niyet söz konusu olmadığının tespit edildiğini açıkladı. Bakanlık bu olayın tekrar etmemesi için de Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne talimat verildiğini ifade etti. HaberVs’de dün çıkan “Ahmet Şık’ın diğer davası da Silivri’ye mi taşınmak isteniyor?”başlıklı haberden sonra bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Şık’ın cezaevi aracı olmadığı gerekçesiyle duruşmaya götürülemediğinin öğrenilmesi üzerine konu hakkında inceleme başlatıldığı belirtildi. Ön incelemede Şık’ın duruşmaya gönderilememesi konusunda herhangi bir kasıt veya art niyet olmadığının tespit edildiği kaydedilen açıklamada, ”Tutukluların araç ve personel eksikliği gibi gerekçelerle duruşmalara gönderilememesi olaylarının tekrarlanmaması ve yargılama sürecinin aksamasına sebebiyet verilmemesi için bakanlığımızca Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gerekli talimatlar verilmiştir” denildi. Bakanlık açıklamasında Türkiye genelindeki 370 ceza infaz kurumunda 11 Nisan 2011 itibariyle 64 bin 867 hükümlü, 30 bin 036 tutuklu ve 18 bin 170 hükmen tutuklu bulunduğu belirtildi. Başka illere nakil, hastanelere sevk ve duruşmalara götürme gibi nedenlerle cezaevlerinde günlük ortalama 5 bin 500 hükümlü ile tutuklunun sevk ve nakil işlemlerinin düzenli olarak gerçekleştirildiği kaydedilen açıklamada, cezaevlerinde bu sevk ve nakil işlemlerinde kullanılmak üzere toplam kapasitesi 6 bin 550 olan 599 nakil aracınınbulunduğu ifade edildi. Açıklama şöyle devam etti: ”Silivri 2 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Ahmet Şık’ın cezaevi aracı olmadığı gerekçesiyle duruşmaya götürülemediğinin bakanlığımızca öğrenilmesi üzerine konu hakkında inceleme başlatılmıştır. Ön inceleme sırasında, 14 Nisan 2011’deSilivri Ceza İnfaz Kurumlarında kalan tutuklu ve hükümlülerden 20 adliyedeki duruşmalara katılmak üzere 273 kişi, 14 hastaneye 195 kişiolmak üzere toplam 468 hükümlü ve tutuklu sevkiistendiği bildirilmiştir. Adliyelere ve hastanelere götürülmesi gereken tutuklu ve hükümlü sayısının yoğunluğu nedeniyle araç ve şoför sayısının yetersiz kalması üzerine Ahmet Şık’ın da aralarında olduğu 21 kişinin sevk işleminin yapılamadığıanlaşılmıştır. Ön […]

HaberVs Tutuklu gazeteci Nedim Şener’in 18 Nisan pazartesi sabahı (yarın) saat 9:30’da başlayacak bir duruşması için meslektaşları, dostları ve avukatları Şener’e destek olmak amacıyla sabah 9:00’dan itibaren Bakirköy Adliyesi’nde olacak. İfade özgürlüğünü savunan tüm yurttaşlar ve medya mensuplarının davet edildiği gösteride basın açıklaması yapılacak. 14 Nisan perşembe günü Ahmet Şık’ın Kadıköy Adliyesi’ndeki duruşmaya “araç ve şoför yokluğu nedeniyle” getirilmemesi tepkiye neden olmuştu. Bu nedenle Nedim Şener’in Silivri Cizaevi’nden Bakırköy’deki duruşmaya getirilmesinde bir aksilik yaşanmayacağı düşünülüyor. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Milliyet gazetesi muhabiri Nedim Şener, başka bir davayla ilgili olarak “soruşturmanın gizliliğini ihlal” iddiasıyla yarın Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Nedim Şener hakkında Devrimci Karargah örgütüne yönelik soruşturma kapsamında evi aranan eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın eşi Şenay Avcı’nın konuşmalarına dayalı olarak yaptığı haber nedeniyle “soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek” suçlamasıyla dava açılmıştı.
BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in Bilgi Üniversitesi’ndeki “başörtüsüne ve anadile özgürlük” konulu panelindeki konuşması sırasında salonda kısa süreli bir arbede yaşandı.Video: Gülfem Karataş – Ertan ÖnselBilgi Üniversitesi Dolapdere yerleşkesi’nde düzenlenen ”başörtüsüne ve anadile özgürlük” başlıklı panele katılan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, konuşmak için kürsüye çıktığı anda salonda arbede çıktı. Arka sıralarda oturan iki dinleyicinin kavga etmesi üzerine kısa süreli bir kargaşa yaşandı. Salondakiler bu kavgaya “faşizme karşı omuz omuza” diye tepki gösterdi. Üniversite güvenliğinin olayı yatıştırmasının ardından iki kişi salondan çıkarıldı ve panel devam etti. Arbede sırasında tüm güvenliklerin kavga mahaline müdahele etmesi ancak Sebahat Tuncel’in kürsüde yanlız kalması dikkat çekti.Tuncel, kürsüye çıkmadan ve olay başlamadan önce salondaki basın mensuplarının sorularını yanıtlamış ve bacağındaki yarayı göstererek, Nevruz kutlamaları sırasında polisin attığı gaz bombasının neden olduğunu söylemişti.

Japonya’da meydana gelen deprem sonrası hasar gören Fukuşima Nükleer Santrali’nin radyasyon yaymasının ardından, hükümetin Mersin-Akkuyu’da ve Sinop’ta yapmayı planladığı nükleer santralleri istemeyen nükleer karşıtları bugün İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nin önündeydi. Eylem yalnız İstanbul’da değil, aynı anda Mersin ve İzmir’de de başladı. Küresel Eylem Grubu, Yeşiller Partisi ve Greenpeace Akdeniz’in öncülüğünde yapılan eyleme yaklaşık iki bin kişi katıldı. İstiklal Caddesi’ni boydan boya kaplayan radyoaktivistler, el ele tutuşup zincir oluşturarak slogan attı. Yaşlısından gencine eyleme katılanlar arasında bebeklerini protestoya getirenler de vardı. Ara ara durup Japonya’da tsunamiden ölen binlerce insan için çömelip “Güneş, rüzgâr bize yeter” diyen grup “Akkuyu, Fukuşima olmayacak” sloganları attı. Çömelmenin ve sonrasında hızlıca koşmanın da bir anlamı vardı: “Nükleer santral sızıntısı hızla yayılacak”. “Nükleer felaket, santrali cinayettir”Eyleme bebeğiyle gelen Sinem Akkül, “Çocuğuma iyi bir dünya bırakmak için bu eyleme katılmak istedim. Hükümetin sesimizi duymasını ve nükleer santral kurma inadından vazgeçmesini istiyoruz” diyordu. Saat 16.00’da başlayan eylemden bir saat sonra basın açıklaması yapıldı. “Nükleerin felaket, nükleer santrallerin ise cinayet olduğunu düşünenler” imzalı basın açıklamasını Yeşiller Partisi sözcüsü Ümit Şahin yaptı. Japon halkının önce deprem ve tsunamiyle, ardından Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki radyasyon kirlenmesiyle ağır bir darbe aldığını dile getiren Şahin, “Yakınlarını kaybeden, evinden yurdundan olan ve radyoaktif kirlenme tehlikesiyle iç içe yaşamak zorunda kalan Japon halkının acısını ve endişesini paylaşıyoruz” dedi. “Çernobil felaketinin 25’inci yılında Fukuşima, nükleer enerjinin ne kadar tehlikeli ve öngörülemez risklerle dolu olduğunu gösteriyor” diyen Şahin, nükleer enerji tarihinin yüzlerce kazayla dolu olduğuna dikkat çekti. Rusya bile gözden geçiriyor Fukuşima patlamasının ardından Almanya, Fransa, ABD, İsviçre, Çin, Venezüella ve hatta Türkiye’ye nükleer reaktör kurmak isteyen Rusya’nın nükleer enerji programlarını gözden geçirdiğini dile getiren Şahin, hükümetin inatla Akkuyu’ya nükleer santral kurmak istediğini ifade ederek “Hükümet ne yazık ki nükleer yangına körükle gidiyor” dedi. Eylem sözcüsü Şenol Karakaş, başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nükleer patlama ile tüp gaz patlamasını karıştırdığını ifade […]
Gizem Tomaç – Ali Mut Ahmet Şık ve Nedim Şener’in ‘’Ergenekon’’ soruşturması kapsamındaki tutukluluk hallerine yapılan itirazın, 10. Ağır Ceza mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine, gazeteciler 17 Mart akşamı sokağa döküldü.Beşiktaş Adliyesi önünde saat 20:00 civarında toplanan grup, tutuklu bulunan Ahmet Şık ve Nedim Şener’in serbest bırakılması için eylem yaptı. yaklaşık 100 kişi, ellerindeki meşalelerle adliyeye yürüdü, alkış ve sloganlarla karara tepki gösterdi.