Etiket terapi

Kulaktan gelen terapi

Müziğin sadece kulaklara değil, doğrudan zihne ve bedene nasıl hükmettiği sorusu, günümüzde modern bilimin en dikkat çekici araştırma konularından biri. Günlük hayatta basit gibi görülen melodiler, aslında beynin en derin katmanlarında adeta bir “havai fişek gösterisi” başlatarak insanı sandığından çok…

Onlar “Adsız Kumarbazlar”

Sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı bağımlılıklardan bir tanesi de hiç kuşkusuz “kumar bağımlılığı”. Birçok insanın önce zevk için başladığı kumarın, ilerleyen zamanlarda bağımlılığa dönüşüp, insanları hem maddi hem de manevi olarak yıkıma uğrattığını sık sık duyarız. Kumar borçları yüzünden aileleri parçalanan, psikolojik olarak çöküntüye uğrayan, hatta intihar eden insanlar olduğu halde bu bağımlılıktan kurtulmak da hiç kolay değil. “Adsız Kumarbazlar” adındaki kuruluş, dünyanın farklı kesimlerinden birçok kadın ve erkek bağımlıyı bir araya getirerek, onların bu dertten kurtulmaları için çalışmalar yapıyor. İlk olarak San Fransisco ve Los Angeles’ta “Gamblers Anonymous” adıyla kurulan ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılan bu kuruluşun Türkiye ayağının kurucusu Ender Akalın, tek amaçlarının gönüllü olarak kumar bağımlılarına yardım etmek olduğunu söylüyor. “Benim çektiklerimi çekmesinler” Grubun Türkiye’deki kurucusu Ender Akalın’ın bu çalışmayı başlatmasının sebebi, geçmişte kendisinin de bir kumar bağımlısı olması. Akalın, kendi yaşadıklarını başkalarının yaşamaması için, bu konuda insanlara yardım etmenin kendisi için bir görev olduğunu düşünüyor:“7yaşındayken sigaraya başladım. 13 yaşında ise bağımlılık derecesinde alkol kullanıyordum. Ayrıca kumar alışkanlığım da vardı. Bu kötü alışkanlıklar yüzünden çok şey yaşadım. Çok kez hastaneye kaldırıldım. Bu yaşadıklarımdan sonra hala nefes alıyorsam bunu tesadüf olarak görmüyorum bence bir anlamı var. Diğer insanlara, ‘benim çektiklerimi çekmesinler’ diye vicdanen yardım etme arzusu içerisindeyim.”Akalın, geçmişte yaşadıklarını kuruluş üyeleriyle paylaşarak, zaman zaman da yol göstererek, onları bu bağımlılıktan arındırmak istediğini belirtiyor. Bağımlılığından utanan insanlar için “adsızlar” Grubun ilginç olan özelliklerinden biri ise adı. Akalın, kuruluşun isminin “Adsız” olmasını, utanç duyabilen üyeler için büyük önem taşıdığını söylüyor. Adsız olmanın ruhsal olarak büyük önem taşıdığını düşünen Akalın’a göre, prensipler kişiliklerden önce geliyor. Bu şekilde, gruba yeni katılan bir kişiye “adsızlık” temin ettiklerini ve böylece kişinin kendisinin daha rahat hissettiğini belirtiyor. Kumar bağımlısı olan ve bu alışkanlığından kurtulmak isteyen bir insan, gruba nasıl katılabilir? Akalın, gruba katılmak için hiçbir yaptırım ve ödeme olmadığını belirtiyor: “Biz, kendi gönüllü katkılarımızla […]

Falcıya kim neden gider?

Türkiye son iki gündür İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın falcıya gittiği haberini konuşuyor. Ancak Hürriyet yazarı, Yılmaz Özdil’in Celalettin Cerrah’ı işaret eden ‘Fal’an filan’ başlıklı yazısına İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yalanlama geldi. Yapılan açıklamada köşe yazısında yer verilen bilgilerin yalan olduğu, fal ve falcılara danışarak olay aydınlatmanın söz konusu olmadığı belirtildi. HaberVs muhabirleri, İstanbul Emniyet Müdürü’ne kadar giden bu fal merakının nedenlerini ve sonuçlarını araştırdı Falcılara kim neden gidiyor? Ne umuyor, ne buluyor?Yılmaz Özdil’in “Fal’an filan” başlıklı yazısından bir bölüm: “Gazeteciliğe başladığım şehirde pek meşhur bir medyum var şu sıralar… Vergi levhalı, fişli faturalı, resmi yani… Elini eline koyuyorsun, gözüne bakıyor, başlıyor anlatmaya… İstersen geçmişten, istersen bugünden, istersen gelecekten. Gelen gidenin haddi hesabı yok. En son kim geldi biliyor musunuz? Bir başka büyük şehrin, pek meşhur, pek medyatik Emniyet Müdürü! Peki, ne sordu? Başı kesilen ve katili bir türlü bulunamayan kızcağız var ya… Onun akıbetini! Medyumluk böyle bi şey işte… Bulaşıcı. Bakın, hangi emniyet müdürü olduğunu yazmadım ama, şak diye bildiniz kim olduğunu…” İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklama: 02.06.2009 tarihli HürriyetGazetesindeki Yılmaz Özdil’in köşesinde “Fal’an filan…” başlığı altında Münevver Karabulut’un öldürülmesi olayının aydınlatılmasında, halk arasında falcı tabir edilen kişilere başvurulduğu şeklinde yalan bir habere yer verildiği görülmüştür. İstanbul Emniyet Müdürlüğü olayları pozitif bilim tekniklerinden yararlanmak suretiyle delilden sanığa giderek aydınlatmaktadır. Fal ve falcılara danışarak olay aydınlatılması asla söz konusu olamayacağı gibi İl Emniyet Müdürümüz Sayın Celalettin Cerrah’da son yedi yıl içerisinde İzmir iline gitmemiştir. Ayrıca, Öncel Öziçer’in 27.05.2009 tarihli Yeni AsırGazetesinde yayınlanan köşe yazısında ileri sürdüğü, İstanbul Emniyet Müdürü’nün İzmir İlinde bir falcıya gittiği yalan haberi ile ilgili de avukatlarımız aracılığıyla yasal işlemler başlatılacaktır. Gerçekle bağdaşmayan, suçlayıcı iddialara yer verilmesi objektif gazetecilik ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Video haber: Meryem Ayhan – Orçun Niş

Psikoterapi değil fal terapisi

İnsanoğlu varoluşundan bu yana gelecek hakkında çeşitli tahminlerde bulunma ve önceden öğrenme merakını yenemiyor. Bu yüzden de falcılar ve medyumların önündeki kuyruklar eksilmek bir yana uzadıkça uzuyor. Günümüzde ise falcı ve medyumlar geleneksel rollerinin biraz ötesine geçmiş, birer psikoterapist haline gelmiş durumda. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi mezunu olan ve sadece hobi olarak medyumluk yapmayı tercih eden Murat Koyun, bu işle hem para kazananların hem de fal baktıran kişilerin temelinde yalnızlık duygusunun yattığını söylüyor. Kendisinin de orta öğretim yıllarında yalnız bir çocuk olduğunu ve gittiği atari salonunda sahibinden aldığı tarot ve fal eğitimiyle astrolojiye yöneldiğini belirtiyor. İnsanların fala yönelme sebebinin ise kendi içlerinde duydukları sesin ve şüphenin doğrulanması için bir gereksinimden öte bir şey olmadığını ifade ediyor. İnsanların arkadaşlarından duyduklarını dertleşme olarak algıladıklarını ve iç dünyalarındaki şeyleri arkadaş veya aileleriyle genelde paylaşamadıklarını söylüyor. Hislerini bir yabancıya daha kolay aktarabildiklerini ve o yabancının da genelde ya falcı ya da farklı yöntemler için başvurdukları hocalar olduğunu da ekliyor. Kısacası kişilerin fal baktırmayı tercih etmesini kendilerine itiraf edemediklerini sağlayacak yardımı falcıdan almaları olarak ifade ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi, İşletme – Ekonomi bölümü öğrencisi olan Miray Mutlu da bu görüşü doğrulayan bir örnek. Her ay düzenli olarak mutlaka falcıya gidip fal baktırdığını söyleyen Miray, yalan olduğunu bile bile anlık mutlu olmak için fal baktırdığını, bunun kendisi için bir tür terapi olduğunu anlatıyor. Bir çok kişinin bu işi ticarete döktüğünü, ailesini bu işten kazandığı paralarla geçindirdiklerini de söyleyen Murat Koyun ise kendisinin bu işi sadece felsefeye duyduğu ilgiden yaptığını ve kesinlikle para almadığını belirtiyor. Kendisine gelen insanların söylediklerini not tuttuklarını ve bu notlara bakarak hayatlarını yönlendirdiklerini de ekliyor. Fal baktıranların gözünde falcıların bir tür psikolog rolünü üstlendiğini ifade eden Murat Koyun, yaşadığı çarpıcı bir örneği şu sözlerle anlatıyor:“Kocası tarafından aldatılıp aldatılmadığını merak eden bir kadın geldi. Israrla tarot falı baktırmak istiyordu. Ona kartlardan bu konuda […]