Etiket yasak

Sigara bıraktırma yarışı kızışıyor

Kapalı alanlara getirilen sigara yasağının ardından, fiyatlara da zam getirilmesi tüketiciyi üzse de bir sektöre hareket katacağa benziyor. Tiryakinin yeni gündemi alternatif sigara bırakma yöntemleri. 19 Temmuz’la hayatımıza giren “Kapalı alanlarda sigara içme yasağı” tiryakiyi bir hayli zorlamıştı. Fakat yine de bazı tiryakiler “En kötüsü evimde içerim, hayatta bırakmam” diyorlardı. Zora düşen mekânlar ise, kepenk kapatmamak için alternatif çözümler bulmuş, yasağa ayak uydurulmuştu. Hatta infrared ve LPG’li ısıtıcı üreten şirketler de bundan paylarına düşeni almışlardı. Fakat son zamların ardından görülüyor ki, tiryaki bu sefer çok daha zor durumda. Devlet, bu ekonomik krizde faturayı sigara tiryakisinin sırtına yükledi bile. Aslında resmen insanların sigarayı bırakması istenirken diğer taraftan bütçe açıklarının sigara tiryakilerinin sırtından finanse edilmesi ayrı bir çelişki yaratıyor. Hal böyleyken, yasağın başında “hayatta bırakmam” diyenler bile artık kara kara ne yapacağını düşünüyor. Tabii bu soğuklarda kapı önlerinde titreye titreye sigara içmek zorunda olmaları da tiryakilerin yaşadığı zorlukların üzerine tuz biber ekiyor. Bugünlerde etrafımızda daha çok kişiden “bırakmak lazım, ama nasıl?” sorusunu duyuyoruz. Bu da bize infrared ısıtıcılardan sonra medikal sektörünün de yüzünün güleceğinin sinyallerini veriyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık Aile ve Sosyal İlişkiler Komisyonu, yaklaşık 6 aydır yürürlükte olan yasakla, sigara tüketenlerin oranında yüzde 15’lik bir azalma olduğunu açıkladı geçenlerde. Konu ile ilgili görüştüğümüz Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Hasta Hakları Sorumlusu Mehtap Çakıroğlu, kapalı alanlarda uygulanan yasağın ardından artış gösteren hasta sayısının, son zamla birlikte daha da yoğunlaştığını söylüyor. Karakılınç: “Eskiden 10 hasta sigarayı bırakmak için geliyorsa, bugün 20 hasta geliyor” diyor. Biorezonans ile vücuttaki nikotin frekanslarını silen Mia Plast adlı kurum da son durumdan memnun. Kurumun Halkla İlişkiler Sorumlusu Sevda Yılmaz, başvuran hasta sayısında, yasağın başladığı son 6 aylık dönem itibariyle yüzde 60’lık bir artış olduğunu belirtiyor. Psikoterapi ile sigarayı bıraktırmayı hedefleyen Allen Carr’s adlı kurumun eğitim koordinatörü Filiz Yaray da yasak ve zamla birlikte hasta sayısında bir artış […]

Tünel’de polisin meydan dayağı

Temmuz ayında yürürlüğe giren sigara yasağı, İstiklal’deki tüm mekânlarda da tam gaz uygulanıyor. Bu nedenle de sigara içmek isteyenler, mekân önlerinde ihtiyaçlarını gideriyor. Zaten hükümetin yasaya karşı bulduğu başlıca çözüm, insanların dışarıda sigara içmesi. İstiklal’de eğlenmek isteyenler için ise bu ciddi bir sorun teşkil etmiyor, çünkü mekânların önünde çoğu insan müzik olmadan da arkadaşlarıyla sohbet ederek eğlenebiliyor. Aslında, İstiklal’i İstiklal yapan belki de en büyük özelliklerden biri de bu; Sokak muhabbeti. İstiklal’de içki içerken aslında demokratik bir ülkede yaşıyor olduğunuzu dahi düşünebilirsiniz. Zira insanlar ramazan ayında oruçlarını açarken siz, tam da o sırada içkinizi yudumluyor olabilirsiniz. Ancak 5 Eylül Cumartesi gecesi, İstiklal’in sonu olan Tünel’de yaşananlar, durumun hiç de öyle olmadığını açıkça gösterdi. Tünel’deki mekânların önünde sohbet edip, içkisini içen gençler, geceyarısından sonra saat 02:30 civarında ilk önce polis tarafından uyarıldı. Kimse neden uyarıldığını dahi anlamadı, çünkü mekânda sigara içmek yasak, cadde üzerinde durmak ise yasak değildi. Yalnızca bir kaç genç uzaklaşan polislerin arkasından ıslık çaldı. Huzur içinde, kavgasız, gürültüsüz içkisini içmeye devam eden insanlar, yaklaşık yarım saat sonra ikinci ve gerçek darbeyle karşı karşıya geldi. Beyoğlu Emniyet Amirliği’ne bağlı iki polis aracı (Birinin plakası 34 A 86153, diğerini tespit edemedik) kalabalığı yararak Tünel’in ortasında durdu ve yaklaşık 6 polis gençlerin arasına girdi. Müzik sesinin olmadığı, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği bir yerde, herkes polisin neden geldiğini düşünürken bir anda arbede çıktı. Cam şişeler kırıldı, polis sille tokat gençleri dövmeye başladı. Dayak öylesine şiddetliydi ki kavgaya karışan ya da karışmayan herkesin üzerine kan sıçradı. Yaklaşık on dakika süren kavga, ellerinden, boyunlarından kanlar akan birkaç gencin, ne olduğunu bile anlamadan yaka paça, yumruklar eşliğinde polis araçlarına bindirilmesiyle son buldu. Büyük bir başarıya imza atan polis, siren ve mikronu ağzına dayayarak çıkarttığı “püfff” sesiyle uzaklaştı ve tüm sorunu “püff” diye çözdü. İlk uyarının ardından polise ıslık çalan gençler bu sefer şoke olmuştu. Kimisi […]

Turkish sigara yasağı!

Türk halkı 19 Mayıs 2008’den beri kamuya açık yerlerde sigara içme yasağına alışmaya çalışırken, toplu taşıma araçları ve taksiler yasağın en fazla ihlal edildiği yerlerin başında geliyor. Dışarıdan ithal edilen her yasal düzenleme gibi sigara yasağı da Türkiye toplumunun genel karakterine uyarlanıyor ve bunun sonucunda Türk usulü sigara yasağı uygulamaları ortaya çıkıyor. Örneğin İstanbul’un artık işkence haline dönüşen trafiğinde bütün gün direksiyon başında olan otobüs şoförleri yasakları ihlal etmeye artık çekinmiyor. Vapurların açık alanları ve taksilerde de yasak aynı şekilde deliniyor. Tabii yasağın bu şekilde delinmesi zaman zaman tartışmalara da neden oluyor. Her gün toplu taşıma araçlarını kullananlar kendilerini sık sık şoför-yolcu kavgalarının içinde buluyorlar. Otobüsleri özellikle akşam saatlerinde balık istifi gibi dolduran belediye ve halk otobüsü sürücüleri sigara içmeye kalkınca yolcuların tepkisiyle karşılaşıyorlar. Sürücülerin ısrarı zaman zaman bağırış çağırış, çekilen el freni hatta itişmelere kadar uzanan olaylara neden oluyor. Araçların içinde bulundurulması zorunlu olan uyarı levhalarına bakılırsa sigara içen şoföre her seferinde 62 YTL ceza uygulanması gerekiyor ki bu durumda şoförlerin kazandıkları parayla evlerini geçindirmesi pek mümkün görünmüyor. Kavgacı tiryaki şoförlere karşı ne yapmalı? Araçta sigara içmekte ısrar eden ve bunun için yolcularla tartışan hatta kavga eden şoförlere karşı ne yapmalı? Belediyeden verilen bilgiye göre böyle bir durumla karşılaştığımız zaman, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait 153’ü ya da İ.E.T.T ye ait 0212 245 07 20 no’lu telefonları arayıp otobüsün plakasını vermek yeterli oluyor. Bu şikayetle birlikte yasağı ihlal eden şoför hakkında hemen işlem başlatılıyor. Takside sigara pazarlığı Sigara yasağının yaygın olarak ihlal edildiği bir başka ulaşım aracı da taksiler. Üstelik taksiler için getirilen cezalar otobüslerden çok daha ağır; takside şoförün ikazına rağmen sigara içen yolcuya 5 bin YTL para cezası kesileceği belirtiliyor. Adını vermek istemeyen bir taksi şoförü “Bazen taksinin camında yazan 5 bin YTL’lik para cezasını 5 YTL olarak okuyup, ben 10 vereyim, o zaman 2 tane içeyim” diyen […]

Erişimimi engelleme!

Türkiye’deki yayınına devam etti. “Kanun kaldırılmalıdır” Raporda 5651 sayılı kanunun hukuki değerlendirmesi yapıldıktan sonra erişim engelleme uygulamasının sansür niteliğinde olduğu sonucuna varılıyor. Bu nedenle rapor, 5651 sayılı kanunun kaldırılması gerektiğini ifade özgürlüğü, demokratik haklar, hükümet politikası ve Avrupa ülkeleri çerçevesinde savunuyor. Raporda, Türkiye’de 5651 sayılı kanunla beraber aşırı düzeyde bir engelleme eğilimi başladığının da altı çiziliyor. Sitelerdeki tek bir dosya, 30 saniyelik bir görüntü ya da bir resim bütün sitenin kapatılması için yeterli sebepler. Bu durum hukuka uygun içeriklere de ulaşılmasını imkansız kılıyor. Örneğin, Youtube’da Atatürk’e hakaret içeren videolar olduğu gibi onu öven videolar da var. Rapor bu örnek üzerinden, hakaret içeren bir videonun toplumu rahatsız edebileceğini ama onarılmaz yaralar açmayacağını fakat ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının derin yaralar açacağını savunuyor.“Geçici nitelik” uygulanmıyor 5651 sayılı kanunun idari bir makam olan TİB’e de erişim engelleme yetkisi verilmesinin de yanlış olduğu vurgulanıyor. TİB’in verdiği koruma tedbiri kararı nitelik olarak geçici olmasına rağmen, bu kararın uygulandığı bin 115 siteden sadece 40’ının erişim engelinin kaldırıldığı saptanıyor. Görülüyor ki, geçici süreyle uygulanması gereken kararlar kalıcılık niteliği taşıyor.Avrupa reddediyor, Türkiye uyguluyor Kanun, Avrupa ile karşılaştırıldığında da herhangi bir benzerlik taşımıyor. Avrupa Konseyi, erişim engelleme politikasını açıkça reddetmesine ve içerik çıkarma yöntemini benimsemesine rağmen Türkiye’nin erişim engelleme de bu kadar ısrarcı olması raporda sansürcü bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.Son olarak, “Tavsiyeler” bölümünde; ev, okul bilgisayarları ve internet kafelerde bireysel filtrelemenin önemli bir uygulama olduğu savunulurken, bu filtrelemenin devlet tarafından uygulanması halinde internetin “TRT’den daha heyecan verici olmayan bir aile dostu ortamına” döneceği öngörülüyor. En yaygın sanal suç: Atatürk’e hakaret 1 Ekim 2008 itibariyle 5651 sayılı kanun gereğince bin 115 web sitesine erişim engellendiBin 115 sitenin sadece %23’ü mahkeme tarafından, %77’si Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından engelledi.TİB ihbar merkezine internet kullanıcıları tarafından 1 Ekim 2008 itibariyle 25 bin 159 ihbar geldi.Bu ihbarların 12 bin 515’i işleme alındı.Yapılan ihbarların %55’i müstehcenlikle, %11’i […]

‘Önce kapatıp sonra uyarıyoruz’

Youtube, Blogger, Ekşisözlük gibi popüler sitelerin kapatılmasıyla gündeme gelen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen, 6 Kasım 2008 günü İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere yerleşkesinde gerçekleştirilen yüksek lisans dersinde Türkiye’deki uygulamadan kendisinin de şikayetçi olduğunu söyledi. Site kapatmalarıyla ilgili Avrupa’dan örnekler veren Şen, batılı ülkelerde de site kapatma olaylarının yaşandığını, fakat işleyişin buradakinin tam tersi olduğunu anlattı. Bu ülkelerde, “Çevrimdışı hayatta neler suçsa, internette de onlar suçtur” mantığının hakim olduğuna değinen Şen uygulama farkını şu sözlerle özetledi:“Bilindiği üzere ülkemizde önce uygunsuz bulunan site kapatılıyor, ardından içerik çıkartılıyor ve tekrar erişime açılıyor. Avrupa ülkelerinde ise önce içerik çıkarılması yoluna gidiliyor. Bunun için önce siteye bir uyarı yapılıyor, eğer içerik çıkartılmazsa kapatılma yoluna gidiliyor.” Konuşmasında ABD’deki uygulamalardan da söz eden Osman Nihat Şen, bu ülkede kullanıcılarla ilgili yaptırımların bulunduğunu belirterek yasa dışı müzik, video ya da içerik indirmenin, internet aboneliğinin iptaliyle sonuçlandığını vurguladı. Avrupa’da site kapatma uygulamalarının yasal düzenleme olmadan gerçekleştirildiğini ve tartışmalı da olsa Türkiye’de bir yasal düzenlemenin bulunduğuna dikkat çeken Şen, sözlerine şöyle devam etti:“Biz şeffaf bir şekilde çalışıyoruz. İstatistikleri yayınlıyoruz. Avrupa’da her ülke bunları yayınlamaya cesaret edemiyor. Örneğin İngiltere’yle yaptığımız görüşmelerde de, istatistikleri kendi içlerinde bile açıklamıyorlar. Biz istatistiklerimizi www.guvenliweb.org.tr ‘de başlık başlık yayınlıyoruz. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, intihara yönlendirme, sağlık için tehlikeli madde gibi kullanımların çoğunda re’sen uygulama yapmıyoruz.” Re’sen uygulamaları en çok çocukların cinsel istismarı ve 103. maddede uyguladıklarını dile getiren Osman Nihat Şen, yetişkinlere yönelik yayın yapan sitelerin bir çoğunun “+18” ibaresi taşımasına rağmen içerikte 18 yaş altı çocukları kullandığını ve kapatma olaylarının çoğunun bundan kaynaklandığını vurguladı. Tüm bunların dışında “Atatürk’e hakaret” içeren konularda içerik çıkartma uyguladıklarını dile getiren Şen, şunları söyledi:“Youtube’dan 202, Facebook’tan 158 ve toplam 23 siteden yaklaşık 10’ar, 20’şer içerik çıkartma var. Toplamda içerik çıkartma, engellemeden fazla. Bize şu an, hemen her siteyle ilgili kapatma talebi geldi. Örneğin Google ve […]

Bikini sansürü var mı yok mu?

Eren Bircan Geçtiğimiz pazar günü yani 20 Temmuz 2008’de, Vatan, Milliyet, Kanal D Haber, Cumhuriyet ve diğer birçok yayın organı, Bursa Osmangazi’de Sukay Park’ta bikini yasağı uygulandığı haberini verdi. Çıkan haberlerde Osmangazi Belediyesi tarafından yaptırılan ve açılışına Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı Sukay Park’ta bikini ile gezilmesinin yasaklandığı belirtildi. 17-19 Ekim tarihlerinde yapılacak olan 2008 CableWakeboard Avrupa Şampiyonası’nın bu uygulamayla tehlikeye girdiği söylendi. Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe’nin karara saygı duyduğu, Bursa CHP Milletvekili Kemal Demirel’in ise tepkili olduğu ve bu konuyu TBMM’ye taşıyacağı da haber metinlerinde yer aldı. Haberin çıkış kaynağı ise Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu oldu. 19 Temmuz’da yayınlanan yazısında Semercioğlu, antrenmana giden bayan sporcuların bikini üstüyle gezdiklerinde tişört giymeleri için uyarıldığını ve buna maruz kalan bir arkadaşının olduğunu yazmıştı. Bu mantığın gericilik olduğunu söyleyen Semercioğlu, Wakeboard Şampiyonasının bu mantıkla yürütülemeyeceğini de yazısında vurguladı. Semercioğlu olayı yaşayanlardan birinin arkadaşı olduğunu belirterek kimsenin bu haberi yalanlamaya kalkışmaması gerektiğini de söylüyordu. Vatan, Milliyet, Cumhuriyet haberin altına imza atmazken, Kanal D Haber’in internet sitesinde haberin altına (Doğan Haber Ajansı) DHA imzası atıldı. Cumhuriyet gazetesi “tesislere kadınların bikini ile girmesi yasaklandı.” derken, Milliyet, Vatan ve Kanal D, haberi aynen şu şekilde veriyordu; “Bursa’nın AKP’li Osmangazi Belediyesi’nce yaptırılan kablolu su kayağı tesisi Sukaypak’ta, kadınların bikini ile gezmesini yasaklayan karar tepki ile karşılandı” Ağız birliği yapar gibi aynı haberin aynı cümlelerle yazıldığı metinlerden anlaşılıyor ki haber metnine dahi dikkat edilmemiş çünkü tesisin adı Sukaypak değil Sukay Park.. Tesis işletmecisi: Yasak yok, sınırlama var! Sukay tesis işletmecisi Nuri Çevik, haberin çarptırıldığını bikini yasağı gibi bir durumun söz konusu olmadığını söylüyor. Tesislerde kafe ve restoran bölümlerinin olduğunu bu alanlarda sadece kadınların bikiniyle değil erkeklerinde üstsüz olarak geldiğinde de uyarıldığını belirten Çevik, bunu restoran ve kafelerde deniz kıyafetleri ile gezilmesinin hoş olmayacağı ve bazı kişilerin bundan rahatsız olabileceği görüşüne dayandırıyor. Çevik ayrıca su kayağı yapan bayan sporcuların […]

You-Tube yasağı Meclis’te

Medyakronik Dünya medyasının dahi diline düşmemize neden olan You-Tube erişim yasağı Demokratik Sol Parti İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş sayesinde Meclis gündemine de taşındı. Ağırbaş, TBMM Başkanlığı’na Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde You-Tube video paylaşım sitesinin erişiminin engellenmesine dikkat çekerek, Türkiye aleyhinde bilgiler içerdiğinden dolayı erişimi engellenen internet siteleri hakkında bilgi istedi. DSP’li Ağırbaş’ın yazılı önergesinde, “Hükümet olarak, internet portallarındaki ülkemize yönelik bilgi kirliliğini gidermek için somut bir planınız var mıdır? Ülkemize ve devlet büyüklerimize yönelik karalama kampanyalarına ve terör örgütü propagandalarına yer veren internet portallarına ilişkin Telekomünikasyon Kurumu dahilinde bir ihbar birimi oluşturmak suretiyle, ilgili sitelerdeki bilgi kirliliğine filtreleme yöntemiyle engel olmak, bu tür sitelere erişimi engellemekten daha etkili ve doğru bir yol değil midir? ‘Youtube’ yasağı gibi ülkemizin itibarını zedeleyen engellemelerin önüne geçmek için mevzuat değişikliği yapmayı düşünmekte misiniz?” sorularına yer verdi. Ağırbaş’ın soru önergesinde, internet hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve doğru amaçlara hizmet etmesine yönelik tedbirlerin alınmasının, sorumluluk sahibi makamların öncelikli görevleri arasında yer alması gerektiği de belirtildi.

Geocities de internet erişimine kapatıldı

Ahmet Şık Türkiye’nin internet yasaklama alanındaki kötü siciline son olarak Geocities de eklendi. Muhalif yayınlara ait haber siteleri, Youtube, Google Groups derken Yahoo şirketine bağlı İnternet alan sağlayıcı site Geocities de mahkeme kararıyla Türkiye’den erişime kapatıldı. Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar’ın avukatlarının girişimiyle geçen hafta erişime kapatılan internet haberleşme grubu Google Groups’a konan erişim yasağı da halen sürüyor. Ekşi Sözlük, Antoloji.com, WordPress, Indymedia İstanbul, Youtube, Gündem Gazetesi, Fırat Haber Ajansı (ANF) ve Google Groups’tan sonra 4 Şubat’tan beri de Geocities portalına erişim sağlanamıyor. Kişisel web sitesi kurmaya olanak sağlayan Geocities sitesine girmek isteyenler, karşılarında “Bu Siteye Erişim Engellenmiştir. Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesi, 04/02/2008 tarih ve 2008/140 nolu kararı gereği bu siteye erişim Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca engellenmiştir” yazısıyla karşılaşıyor. Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesi kararının hangi gerekçeye dayandığına ilişkin herhangi bir açıklama ise bulunmuyor. Google Groups sitesinde de, halen, “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 14.03.2008 tarih ve 2008/15 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.” yazısı duruyor. Google Groups sitesi, daha önce de WordPress ve Ekşi Sözlük’ün kapatılmasına da neden olan Adnan Hoca hakkındaki bir yazı nedeniyle erişim yasağı konulmuştu. Atatürk’e hakaretten 15 site erişime kapatıldı İnterneti yasaklama konusunda baskıcı rejimlerle başa baş yarışacak düzeye doğru hızla ilerleyen Türkiye’de son bir yıl içinde 15 sitenin erişimi mahkeme kararıyla engellendi. Kasım 2007’de çıkan ve internet yayıncılığı ile siber-suçları düzenleyen yeni yasa, sitelerin adli soruşturma süresinde kapatılmasına elveriyor. Telekomünikasyon Kurumu (TK), Nisan ayı başında yaptığı açıklamayla bir yıl içinde çeşitli nedenlerle 91’i yargı kararı, 173’ü de gelen şikayetler nedeniyle toplam 268 siteye erişiminin durdurulduğunu bildirmişti. Kurum adına yapılan açıklamada bu süre içinde “Atatürk’e hakaret içeren içerikler bulunduğu” gerekçesiyle 15 siteyi erişime kapattığı belirtilmişti.

Google gruplarını Adnan Hoca kapattırdı…

İnternet kullanıcıları için dünün sürprizi Google Groups sayfasının mahkeme kararıyla engellenmesi oldu. Haberi ilk yazan bloglardan biri shiftdelete.net, Google grup sayfalarının kapatıldığını “Ve Google” kapandı!” başlığıyla duyurdu. “Beklenen ceza sonunda geldi ve Google da mahkeme kararı ile kapandı. Google’ın kapatılma nedenini ve konunun detaylarını açıklıyoruz. Kullanıcılar şokta.” spotuyla verilen haberde http://groups.google.com adresindeki Google Groups ana sayfasına erişimi engelleyen mahkeme kararı tam metin olarak aşağıdaki gibi yer aldı: “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 14.03.2008 tarih ve 2008/15 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir. Access to this site has been suspended in accordance with decision no: 2008/15 of T.C. Silivri 2.Civil Court of First Instance.” Bu duyurunun ardından internet siteleri ve bloglarda kapatma haberi hızla yayıldı. Google’da grubu bulunanların grup ana sayfalarına erişebilmeleri için Youtube yasağı sırasında önerilen yolların geçerli olduğu ve herkesin kendi sayfasına daha önceden anlatılan yöntemlerle kolayca ulaşabileceği internet üzerinde hızla yayıldı. Haber yayılırken, sitenin kapatma nedeniyle ilgili ilk haber turk.internet.com tarafından duyuruldu. Teknoloji ve internet haberlerinin izlendiği önemli kaynaklardan biri olan turk.internet.com’da Metin Yılmaz imzasıyla yer alan özel haberde sitenin kapatılma nedeninin “hakaret” olduğu yazıldı. Herkes başlığı okuyup “yine Atatürk’e mi hakaret edildi?” diye düşünürken, haberi okuyanlar kapatma nedeninin daha önce de WordPress ve Ekşi Sözlük’ün kapatılmasına da neden olan Adnan Hoca olduğunu anladılar. Metin Yılmaz haberinde, Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar’ın “kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden bu kararı aldırdığını belirterek Google yetkililerinin de karar metnine ulaşmaya çalıştıklarını duyuruyordu. Konunun kaynağını merak edip http://groups.google.com adresine girebilenler de arama bölümüne “adnan oktar” yazdıklarında, kapatma nedenini görebiliyorlar. Bu arada erişimin yalnızca Google Gruplar’ın ana sayfalarıyla sınırlı olduğunu ve gruplara atılan mesajların da üyelere ulaştığını test ederek öğrendik. Türk yetkililer, interneti sansürlemenin teknik olarak mümkün olmadığını hala öğrenememiş görünüyor ve aslında gölgelerle kılış şakırdatmaktan başka bir şey yapmıyorlar. […]

Yüz binlerce genç için en önemli haberdi: Gazetelerde yoktu!

Alper Görmüşagormus@medyakronik.comMeltem Ürütmurut@medyakronik.com Dün (27 Mart), YouTube’dan yapılan “Son kapatma kararına neden teşkil eden videoları inceledik ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırdık” açıklamasının ardından sitenin yeniden erişime açılmasının an meselesi olduğunu söylemiştik. Nitekim öyle oldu, YouTube saat 18.00 civarında yeniden açıldı. Gene dün, sitenin kapatılmasını izleyen günlerde yazılı basın ve televizyonların konuya ilgisizliklerinden söz etmiş, şöyle demiştik: “New York Times, bu yasağın Türkiye’nin saygınlığına Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi’nden de büyük bir darbe indireceğini yazdı. Doğru. Fakat burada da tuhaf bir durum yok mu? 301 için onca mücadele eden Türkiye’nin özgürlükçüleri nasıl oluyor da YouTube yasağı hakkında neredeyse hiçbir şey yazmıyor? Bu garip durumun nedeni, gazetelerin yaşlı gazetecilerin ve yazarların egemenliği altında bulunması olabilir mi? Bence öyle. Ya da en önemli nedeni bu. İnternette bir tür ‘isyan’ varken gazetelerin ve televizyonların sessiz kalması, bilmiyorum başka nasıl açıklanabilir?” Bugünkü gazeteler, dün sözünü ettiğimiz ilgisizliğin vahim boyutlarda olduğunu gösteriyor. Düşünün: Yüz binlerce (milyonlarca?) genç için günün en önemli haberi saat 18.00 civarında patlıyor: “YouTube yeniden açıldı…” Gazetelerin haberi ferahfeza hazırlayabilmeleri için önlerinde yeteri kadar zaman var. Ve ertesi gün, yani bugün (28 Mart) gazeteleri açtığımızda karşımıza çıkan manzara şudur: Hürriyet(5. sayfa tek sütun): “O videoları çıkardık yasağımız kaldırılsın…” (YouTube’dan yapılan yazılı açıklamayı içeriyor. Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Milliyet: Yok.Radikal: Yok.Sabah (18. Sayfa): “Videoları kaldırdık yasak sona ersin…” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Taraf (5. Sayfa): “Youtube’a erişim ENGELLENEMEZ…” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Akşam: Yok.Star: Yok.Birgün: Yok.Zaman: Yok.Evrensel (15. Sayfa): “Youtube açılmaya hazır… ” (Sitenin yeniden erişime açıldığına dair bir bilgi yok.)Cumhuriyet: Yok.Vatan: Yok.Dünya: Yok.Yeniçağ: (9. Sayfa): “’Çete’ bastırdı, site yayında…”Yeni Asya: Yok.Today’s Zaman(5. sayfa tek sütun): “Access to Youtube restrored after removal of Anti-Atatürk video clips” (Atatürk karşıtı videoların silinmesinin ardından Youtube’a erişim yeniden açıldı.)Turkish Daily News: “No offensive […]