Tanrının eli hâlâ onunla mı?

Birçoğu, futbolun gelmiş geçmiş en iyi 10 numarası, hatta en iyi oyuncusu olarak görüyor onu. Arjantin’in Dünya Kupası’na uzandığı Meksika 1986’da İngiltere filelerine yolladığı topu “Maradona’nın kafası, Tanrının eliyle” atılmış bir gol olarak tanımlamıştı. Bu “el” bile onun 23 yıllık futbol kariyerinden birşey eksiltmedi. Dünya o elin gerçekten de Tanrıya ait olduğuna inandı, inanmak istedi. Diego Armando Maradona futbol yaşamına “İki rüyam var. Birincisi dünya kupasında oynamak, ikincisi oynadığım kupada şampiyonluk yaşamak” hayalleriyle başladı. 1970 yılında, 10 yaşındayken Argentinos Juniors takımının alt yapısına girdi. Bu iki dileğini gerçekleştirmekle kalmayıp futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Futbolcuğu sonrası bir dönem kokain ve obeziteyle uğraşan dünyanın en yetenekli ve gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından ‘Diegito’nun çalıştırcılık tecrübesi ise nerdeyse yok. Bu nedenle çıkan tartışmalara karşın Arjantinli futbol efsanesi ülkesinin ulusal takımının teknik direktörülüğüne getirildi. Eğer Maradona 2010 Dünya Kupası’nı kaldırırsa hem teknik direktör hem de futbolcu olarak kupayı kazanan Beckenbauer ve Zagallo’dan sonra üçüncü futbol adamı olacak. Sokağın son yıldızı Johan Cruyff “Sokakta top oynuyorsan, düşmek zordur, çünkü canın acır. Bu yüzden benim gibi ufak tefek oyuncular kalıplı oyunculardan nasıl uzak duracağını öğrenir” der. İşte Maradona tam da bu sebeple sokak futbolunun yetişdirdiği son yıldızlardandır. 1986 yılında Meksika’da düzenlenen Dünya Kupası’nda İngiltere’ye 6 kişiyi çalımlayıp attığı ikinci gol ise bu unvanı ne kadar hakettiğini kanıtlar. “Tanrı’nın da yardımıyla” takımına kazandırdığı kupa sonrası tüm Meksika’nın “Argentina” tezahüratlarıyla inlemesine neden olur. 1990 yılında İtalya’da düzenlenen kupada bu kez Napoli şehrini “Arjantinlileştirir”. Tüm şehir İtalya-Arjantin maçında “Argentina” nidalarıyla inler. Başlıca nedeni ise şehrin takımına en başarılı yıllarını yaşatan Maradona’dır. Kendini takımın merkezine koymaması da çağımızın gerçekliği içinde çok zor yer alacak bir olgudur. Öyle ki tarihinde bir daha şampiyon olamayan Napoli’ye ilk şampiyonluğunu yaşatan Maradona’nın o dönemdeki hocası Ottavio Bianchi’nin “Dört yıl boyunca onun takım arkadışlarına serzenişte bulunduğunu görmedim. Doğal yeteneklerini diğer oyuncular üzerinde baskı […]
















