Spor

Galatasaray’ın tur şansı yüzde 78

Yazan: HaberVs

Volkan Ağır

Türkiye’yi Avrupa kupalarında hâlâ temsil eden tek takım Galatasaray. Sarı-kırmızılı ekibi UEFA Kupası’nda Fransa’nın Bourdeaux takımıyla 18 Şubat ve 26 Şubat’ta oynayacağı zorlu iki maç bekliyor. Hedef tabii ki 20 Mayıs 2009’da İstanbul’da oynanacak finale kalıp, kupayı kaldırmak. Bu nedenle kadrosu, geçmiş yıllara oranla geniş tutuldu; Avrupa liglerinin Baros, Lincoln gibi önemli golcüleri istihdam edildi. Ve bir yenilgi dışında iyi sonuçlar alarak kupada son 32’ye kaldı.

Gelgelelim Galatasaray’ın bu tura yükselmek için mücadele ettiği B Grubu’nda ikinci olması ve bunun bir sonucu olarak Şampiyonlar Ligi’nden gelen bir takımla eşleşmesi, kupa şansının sona ermesi olarak da yorumlandı. Gerekçe, Şampiyonlar Ligi’nde yer almayı hak eden en kötü takımların bile UEFA gruplarında mücadele eden ekiplerden daha iyi olmasıydı. Oysa kupanın ilk turunun grup usulüne göre oynandığı 2004’ten bugüne alınan sonuçlar, durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyor.

Şampiyonların UEFA karnesi

2004 yılından bugüne dek UEFA’ya Şampiyonlar Ligi’nden gelip kupaya ulaşan olan tek takım CSKA Moskova. Kupanın 2006’daki sahibi Sevilla grubu 7 puanla birinci sırada tamamlamıştı. Aynı başarıyı 2007’de de tekrarlayan İspanyol ekip o yıl, grubunda yine 7 puanla ve ikinci sırada yer almıştı. 2008’in şampiyonu Zenit St. Petersburg ise grubundan tek puan farkla ve neredeyse mucize ile çıkmayı başarmıştı. AZ Alkmaar son maçında 2-3 yenilmeyip, 3-3 berabere kalsaydı Zenit ve AZ’nin puanları, averajları, attığı ve yediği gol sayıları eşit olacaktı. Zenit, rakibinin yediği bu tek golle gruptan çıkmış ve kupaya uzanmıştı.

2005, 2006 ve 2007 yıllarında Şampiyonlar Ligi’nden elenerek UEFA Kupası’nın son 32’sine giren sekiz ekipten sadece üç tanesi bir üst tura yükselip son 16’ya girmeyi başarabildi. Sadece 2008’de bu sayı beşe yükseldi. Ancak yine sonuç değişmedi ve kupa yine gruplardan gelen Zenit’in oldu.

Kupalar yerli hocaların

Bu yıl 38.’si oynanan UEFA Kupası’nı bugüne dek 24 takım kazandı. Kupaya üçer defa uzanan İtalya’nın Juventus ve İnter ekipleri yine İtalyan teknik direktörler çalıştırıyordu. Aynı başarıyı yine üç kez yakalayan İngiliz ekip Liverpol 1973’deki ilk şampiyonluğunda İskoç Bill Shankly tarafından çalıştırılıyordu. Ekip, 1976’da İngiliz Bob Paisley ve 2001’de Fransız Gerard Houiller ile kupayı kaldırdı. Hollandalı Huub Stevens’in çalıştırdığı Alman Schalke 04 1997’de ve Hollandalı Dick Advocaat’ın çalıştırdığı Rus takımı Zenit 2008’de kupanın “istisnai” sahipleriydi. Yani 37 finalde sadece dördünde, yabancı bir teknik direktörle çalışan bir ekip şampiyon olabildi.

2000-9-2009 sezonunda son 32’ye kalan 20 takımın başında yerli çalıştırıcı bulunuyor. “UEFA Kupası yerli hocalarla kazanılır” tezi doğru ise, bugüne kadar büyük bir başarısı bulunamayan ancak yerli teknik direktörlerle çalışan Polonyalı Lech Poznan, Ukraynalı Metalist Kharkiv, Portekizli Braga, Fransız St. Etienne ya da Hollandalı Nec Nijmegen gibi takımların şansı Galatasaray’a göre daha yüksek. Bu teze göre son şampiyon Zenit’in, daha bir kaç yıl önce kupaya uzanan CSKA Moskova’nın, bu yılın süpriz takımları Twente ve Standart Liege’in ve tabi ki Alman çalıştırıcısı olan Galatasaray’ın şanslarını oldukça düşük. (37 finalden beşinde Alman hocaların kupa başarısı yaşadığı ayrı bir gerçek.)

Geçmişe ait verilerin bir değerlendirmesi olan istatistikler elbette geleceğe dair keskin işaretler vermez. Hele de değerlendirmeye tutulan konu, yuvarlak topuyla tescilli futbol ise hemen her hadisesi sürprize açık demektir. Ancak son dört kupada Şampiyonlar Ligi’nden gelen takımlarla eşleşen, UEFA gruplarından çıkan ekiplerin başarısı oranının yüzde 78 olduğu görülüyor.

Yorum yazın