Yorum Analiz Görüş

Tecavüze şikâyet gerekir mi?

Yazan: Mine Savaş

Hukuk sistemindeki hatalar sayesinde, tecavüzcüler için neredeyse cennet haline gelen Türkiye, kadınlar için de cehenneme dönüşmeye başladı. Gözü dönen tecavüzcüler artık çocuklara dahi tecavüz eder durumda. Türkiye’de kadın olmak zor, ama çocuk olmak da bir o kadar zor. Kadın şiddete maruz kalarak tecavüze uğruyor, çocuk ise çoğu zaman saf duygularıyla oynandıktan, kandırıldıktan sonra bu iğrenç olayla yüzleşiyor. Her iki durum da mağdurları için hayli travmatik, hayat boyu unutulmayacak izler bırakan bir hadise. Tabii, öldürülmezlerse… Mağdurun tecavüze uğradıktan sonra, tecavüzcüsü tarafından öldürülme ihtimali de yüksek, ama oldu da tecavüzcü insafa geldi ve öldürmedi; bu sefer de mağdur kişi, Türkiye’nin hukuk sisteminde zaten “ölmüş” kadar oluyor. Çünkü tecavüz eden kişinin ceza almadan beraat etmesi hiç de zor değil.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 102. Maddesi’ne göre yetişkinler için, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar cezaya hükmolunuyor. TCK’nın 103. Maddesi’ne göre, çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda ise sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunuyor.

TCK’nın işlenen suç karşısında vermiş olduğu ceza, tartışmaya açık olabilir. Yani kimi hukukçular ceza süresinin yeterli ya da yetersiz olduğunu düşünebilir. Fakat tecavüz gibi ciddi bir suçun cezasız kalması düşünülemez, hatta tahammül edilemez bir durum. Oysa tecavüz vakalarıyla ilgili mahkeme kararlarına bakıldığında, suçluların değil yedi yıl, bir sene bile ceza almadan beraat ettiklerini görüyoruz. Tecavüze uğrayan kişinin şikâyet etmemesi karşısında mahkemenin verdiği beraat kararı, aslında tecavüz vakalarının yaygınlaşmasına sebep oluyor. Mağdurun şikâyette bulunamamasının ise birçok sebebi var.

Ataerkil bir toplumda yaşamanın etkisiyle mağdur, toplumdan dışlanmamak adına, utandığı için ya da tehdit aldığı için şikâyetçi olamıyor. Tecavüzün kimilerine göre istem dışı yaşanan bir hadise gibi gözükmemesi, hatta kimi zaman da tecavüze uğrayan kişinin, ailesi tarafından tecavüzcüsüyle evlendirilmesi şikâyet durumunu ortadan kaldıran başlıca sebep oluyor. Bu durum mahkemeye intikal ettiğinde de bir şey değişmiyor ve tecavüz, suçlunun yanına kâr kalıyor. 2004’te Adana’da B.O. 13 kişinin tecavüzüne uğruyor. Yaşadığı tecavüzün ardından bir çocuk dünyaya getiriyor. Olay tarihinde, B.O.’nun nüfusta kayıtlı olduğu gibi 11 yaşında değil, yapılan kemik incelemesinde 17 yaşında olduğu ortaya çıkıyor. Mağdurun 15 yaşından büyük olması tecavüzcünün sekiz ila onbeş yıl arasında değişen hapis cezası almasını engelliyor. Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, B.O.’nun doğum tarihinin 1988 olarak düzeltilmesine karar veriyor. Tecavüzcü, evli olduğu halde B.O. ile evlenme sözü verince de 12 kişiyle birlikte beraat ediyor. İşte, durum bu kadar kolay, ama ufak bir sorun var ki B.O. şu an kayıp!

Avukat Canan Arın konuyla ilgili olarak, “Mahkeme kararını görmeden yorum yapamam, ama haberi gazetede okudum ve çok sinirlendim” diyor ve tecavüzün şikâyete bağlı bir suç olmamasının gerektiğini belirtiyor. Arın, TCK’nın 102. Maddesi’nde yer alan “şikâyet üzerine” yazılı şartın kaldırılması gerektiğini ve bu durumun ihmal edildiğini söylüyor.

Türkiye’de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde de tecavüz vakaları görülüyor. İtalya’da artan tecavüz vakaları karşısında ise hükümet ciddi önlemler almayı planlıyor. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, cinsel suçluların daha iyi denetlenebilmesi için yeni bir yasa tasarısı hazırlığında bulunduklarını belirtiyor. İtalya Devlet Başkanı Roberto Calderoli ise cinsel suçluların ilaçla ya da cerrahi yöntemle hadım edilmesi gerektiğini söylüyor. Calderoli’nin açıklaması ülkede tartışmalara sebep olsa da Çek Cumhuriyeti, cinsel suç işleyen erkeklere karşı hadım etme işlemini uygulayan tek ülke. Fakat Avrupa Konseyi, Çek Cumhuriyeti’nin yapmış olduğu uygulamanın durdurulmasını talep ediyor.

Tecavüz gibi hadım uygulaması da kişi üzerinde ciddi travmalara sebep olabilecek bir durum. İnsan hakları açısından hadım uygulamasının kaldırılması gerekiyor. Türkiye’de bu uygulama yürürlüğe girse erkek popülasyonunda bir azalma gözlenir mi bilinmez ama TCK’nın bir an önce, cinsel suçların cezasız kalmaması için “şikâyet zorunluluğunu” ortadan kaldırması gerekiyor.

2 Yorum

Yorum yazın