Yorum Analiz Görüş

Gazetecilik savunulmaz, savunur

Yazan: Duygu Sipahioglu

Hiç utanıp sıkılmadan “Türkiye’de özgür basın var” diyenler… Bu insanlar kör ve sağır ama dilsiz değiller.
*

Yanı başımda olanları hayretle izliyorum. “Ergenekon” diyorlar adına yıllarıdır…

Önce arkadaşlarım anlattı HaberVs’nin aranışını. Dinledim. Sonra televizyonlar konuşmaya başladı. Onları da dinledim. Hocalarım çok konuşmadı, konuşamadı ama ben sessizce köşemden izledim onları ne yaptıklarını, nasıl davrandıklarını izledim. Okulda Ahmet ismi geçen konuşmalara kulak kabarttım. Herkesin nasıl karışık nasıl allak bullak olduğunu gördüm. İlk başta sadece çok yakınımdan birisinin tutuklanmasının üzüntüsündeydim. Sadece tanıdığım, bir ailesi olduğunu bildiğim, onun için üzülen insanları görebildiğim için. Belki siz fark etmediniz polisler eşliğinde evinden çıkarılırken yüzündeki buruk gülümsemeyi, ben onun için üzüldüm.

Hafta sonu Ahmet Şık’la ilgili yazılar yazan köşe yazarlarını okudum. Kimse açık açık söylemiyordu ama tutuklanmayacağı düşülünüyordu. Ben de öyle diyordum. “Yok artık” diyordum, “kesin bırakırlar, pazartesi toplantısında canımızdan bezdirir” diyordum. Hatta bana söyleyecekleri bile belliydi kafamda toplantı masasında. Şöyle bana doğru dönüp “yarın ne günü” diyecekti. Ben de ona “Kadınlar Günü” cevabını verdikten sonra “nerde haberin” diye zılgıtı yiyecektim. Hatta toplantıdan sonra hemen peşine takılıp yardım isteyecektim.

İşte o zaman kendim için üzüldüm. Özgür olmadığım için üzüldüm. Asla gerçekten yapamayacağım bir meslek seçtiğim için üzüldüm. Aklımda bir soru var: Şimdi kim karşıma çıkıp da bana bu ülkede özgürce gazetecilik yapabileceğimi söyleyebilir?

Hiç utanıp sıkılmadan “Türkiye’de özgür basın var” diyenler… Bu insanlar kör ve sağır ama dilsiz değiller. Oturup burdan basın özgürlüğü hakkında atıp tutacak değilim. Çünkü önce insanlar özgür olur. Sonra zaten insanların oluşturduğu gruplar gerek meslek grupları, gerekse üniversiteler, şirketler özgür olur. Ama biz özgür değiliz.

Ahmet Şık benim hocamdır ve ben kimsenin karşısına çıkıp onu savunmayacağım. Çünkü onun benim savunmama ihtiyacı yoktur. Çünkü gazetecilik savunulmaz, savunur.

* İstanbul Bilgi Üniversitesi, Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi.

Yorum yazın