Yaşam

Gençlerin de kalbi var!

Yazan: HaberVs

Yaygın ama yanlış bir inanışla hep ileri yaşla beraber anılan kalp hastalıkları “modern ve sanayileşen toplumun çözülemeyen” sorunu olan yanlış beslenme ve yoğun stres altında çalışma nedeniyle, kalp hastalıklarını hızla erken yaşlara çekiverdi. Daha çok gelişmiş ülkelerde ortayaşlılarda görülen kalp krizine bağlı ölümlere, son yıllarda Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde de hem çocuklarda hem de ortayaş grubundaki insanlarda sıklıkla rastlanıyor.. Kalp krizinin, gençlerde daha tehlikeli sonuçlar doğurduğunu belirten uzmanlar, yaşlılarda ana damar tıkanınca yan damarların devreye girdiğini ve kalbin kansız kalmadığını hatırlatıyor. Bu yan damarlar ancak 50`li yaşlarda gelişiyor. Gençlerde bu damarlar henüz tamamlanmamış olduğu için çoğu zaman ölümle sonuçlanan kalp krizi riski daha büyük.

Türkiye Avrupa birincisi
Dünyada her yıl 35 milyon insan bulaşıcı olmayan hastalıklardan hayatını kaybediyor ve bunların yaklaşık 6 milyonunun sorumlusu kalp hastalıkları. Kalp krizi geçirenlerin ortalama yaşının 35 – 65 arası olduğu Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarına sahip nüfus 3 – 3,5 milyon olarak tahmin ediliyor. Fakat daha çarpıcı gerçek, 50 yaş altı kalp krizine bağlı ölümlerde Türkiye’nin Avrupa birincisi olması. Kalp hastalıklarından her yıl ölenlerin sayısı ise 300 – 350 bin civarında ve bunların büyük bir kısmını da genç ve ortayaşlılar oluşturuyor. Kalp 7 gün 24 saat çalışan ve günde 10 bin kez kasılıp gevşeyen bir kas ve ihtiyacı olan oksijeni de damarlar yoluyla kandan alıyor. Eğer damarlarda bir tıkanıklık veya daralma söz konusu olursa kalp yeteri kadar oksijen alamıyor, beslenemiyor. Beslenemeyen kalp dokusu ölüyor, işlevini yitiriyor ve kanı pompalayamaz hale geliyor. Böylece, tıpta atoroskloroz veya enfarktüs olarak adlandırılan kalp krizi ortaya çıkıyor.
Türkiye’de neden bu kadar yaygın?
Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şener, nadir de olsa hiçbir nedene bağlı olmadan da kalp hastası olunabileceğini, ama genetik özellikler, çevre faktörleri, kötü beslenme ve yaşam tarzının bu hastalığın başlıca nedenleri olduğunu söylüyor. Kalp krizlerinden ölümlerin ve kalp rahatsızlıklarının Türkiye’de sık görülmesinin temel nedeninin Türkiye insanının genetik yapısı olduğunu belirten Şener, “Bizim genetik yapımızda, HDL denilen iyi kolesterol oranı maalesef düşüktür. Bu da kalp rahatsızlıklarını tetikleyen bir unsur. Ayrıca sanayileşmekte olan ülkelerde çevresel faktörlerin damar sertliğinin oluşmasına elverişli şartlar yarattığını biliyoruz. Bir de Türkiye’deki insanların hala üzerinden atamadığı tembellik gibi bir sorunu var. Yurt dışında insanlar haftada birkaç saat evlerinin önünde bile olsa çıkıp koşuyorlar. Egzersizin bir yaşam tarzı haline getirilmesi şart” diyor.

Fast food ve sigaraya dikkat

Şener’e göre, kalp rahatsızlıkları ya da enfarktüsün son zamanlarda gençlerde ve hatta çocuklarda dahi görülmesinin en önemli nedeni de düzensiz yaşam tarzına bağlı beslenme alışkanlıkları. Şener, fiziksel aktivitelerin azalmasına karşılık doymuş yağ oranı içeren gıdaların tüketiminin yaygınlığı, hormonlu yiyeceklerin artışı, fast food türü yiyeceklere yönelinmesi ve kalp rahatsızlıklarındaki baş zanlı olan sigara kullanımının artmasının gençlerde kalp krizine bağlı ölümleri arttırdığını vurguluyor.

Kalp ve dammar hastalıklarıyla başetmenin en önemli yollarından biri spor; fakat yanlış ve bilinçsiz yapılan spor da kalp krizini tetikliyor. Hiçbir kontrolden geçmeden yapılan maksimum spor anlayışının ani ölümlere yol açabileceğine dikkat çeken Şener şu tavsiyelerde bulunuyor:. Düzenli olarak günlük egzersiz yapılmalı, spordan önce vücut mutlaka ısıtılmalı, ağır sporlara başlamadan önce sağlık kontrolünden geçilmeli. Futbol sahalarında yaşanan ölümleri hatırlatan Şener,özellikle gençlerin, fazla efor sarf edilmesiyle birlikte gelen göğüs ağrılarını mutlaka dikkate alması gerektiğini söylüyor.

Gençlerde kalp, ani tıkanıklığa hazır olmadığı için daha büyük hasarlara sebep oluyor. Ani ritim bozukluğu, kalp durmasına yol açıyor. Kalp kasındaki hasarın derecesine göre yeterli müdahale yapılmadığı takdirde, gençlerde yıllar içinde kalp yetersizliği oluşuyor. Yaşlılarda ana damar tıkanınca yan damarlar devreye giriyor ve kalbin kansız kalması önleniyor. İleri yaşlarda zaten % 50 ‘lerin üzerinde daralmış olan damarlara karşı gelişen bu yan damarlar, ana damar tıkandığında, ilgili bölgeye asgari oranda kan gitmesini sağlayarak, kişinin hayatını kurtarıyor. Ama bu yan damarlar ancak 50’li yaşlarda geliştiği için gençler daha büyük bir risk altında. Üstelik genç yaşlarda damar içindeki plaklar daha kolay yırtıldığından, esas damar tıkanınca ilgili alana kan akımı tamamen kesildiği için ani ölümlerle sıklıkla karşılaşılıyor. Aslında damarların sertleşmesi ya da bozulması çocuk yaşlarda başlıyor, ama bu sorun kalp krizi kapıya dayanmadan fark edilemiyor.

Kalp krizinin sadece damar hastalığı olmadığını ve gençlerde görülen enfarktüsün tek nedeninin damar tıkanıklığı olmadığını belirten Şener, “Kalp kapaklarında veya kalp adalesinde de hastalık olabilir. Genç yaştaki ani ölümlerin bir bölümü doğuştan gelen aort darlığından ya da kardiyomiyopati dediğimiz kalp adalesinin kalınlaşarak fonksiyonunu yitirmesinden de olabilir. Kalp ritmi bozuklukları da yine genç yaşlarda görülen ve ölümle sonuçlanabilen kalp hastalıklarından bir diğeridir. Ama bu etmenler daha nadir görülür” diyor.

Neler yapmak gerek?
Özellikle gençler ve hatta çocuklarda görülen kalp hastalıklarında risk faktörlerini azaltmak için üç şeye vurgu yapılıyor: öncelikle sigaraya hiç başlanmamalı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinilmeli ve kolesterol oranı düşük gıdalar tüketilmeli. Kırmızı et tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Şener, “Eğer et; kuru fasulye ya da nohut gibi bakliyatlarla birlikte pişirilirse, etin kendisi yenmese bile yağı eriyip yemeğe karışıyor. Yemeğe güzel bir koku ve lezzet katmasının yanında, maalesef, kalp ve damar sağlığına zararlı olma konusunda başrolü oynuyor. Et, her zaman ızgarada pişirilmeli ve yağı iyice alınmalı. Mümkün olduğunca beyaz et tüketimine ağırlık verilmeli” diyor.

Genç yaşta ölümler

  • 15 Şubat 2004’de Kars’ta düzenlenen Okullar Arası Halk Oyunları Yarışması’nda aşırı heyecana dayanamadığı için sahnede kalp krizi geçiren 17 yaşındaki Burcu Bulut öldü.
  • 3 Mart 2004’de İzmir’de Bornova İsmet Sezgin İlköğretim Okulu öğrencisi 13 yaşındaki Yusuf Temurtaş, okul bahçesinde kalp krizi geçirerek öldü.
  • 5 Mart 2004’de Kahramanmaraş’ta ilköğretim öğrencisi 14 yaşındaki Emine İnce, beden eğitimi dersinde geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
  • 10 Mart 2004’de İskenderun Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Bekir Kılınç, edebiyat dersinde kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
  • 14 Aralık 2005’de eski milli yüzücü ve sualtı sporcusu Tarık Batu Karakaş İstanbul Levent’teki Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin havuzunda dalış denemesi yaparken geçirdiği kalp krizi sonucu hayata veda etti.
  • 11 Şubat 2007’de Osman Hilmi Kalpaklıoğlu İlköğretim Okulu 4-B sınıfı öğrencisi 10 yaşındaki Gökhan Kalyoncu, Kayseri Atatürk Spor Salonu’nda, güreşçi arkadaşının antrenmanını izlerken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.
  • 22 Şubat 2007’de yine Kayseri’de lise ikinci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Mehmet Yeşil, odasında arkadaşlarına halkoyunları gösterisi yaparken geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.

Kalp krizinin belirtileri

  • Ara ara gelen göğüs ağrıları.
  • Aşırı stresle veya yorgunlukla göğüs ağrılarının süresinin uzaması.
  • Göğüste basınç ve sıkıntı hissi oluşması. Başlangıçta gelip geçici olabilir, ama bu ağrı 15 dakikadan uzun sürüyorsa kalp krizi akla gelmelidir. Kısa süren ağrılar spazm ile ilgili olabilir. Kalp krizinin öncüsü niteliğindedir ve geçer diye vakit geçirilmemelidir.
  • Göğüs ağrısı omuza, kollara, sırta, çeneye, mideye yayılabilir.
  • Sersemlik hissi, terleme, bulantı-kusma, nefes darlığı, çarpıntı, soğuk terleme veya baş dönmesi de göğüs ağrısına eşlik edebilir veya tek başına ilk belirti olabilir.
  • Eforla ve yoğun stresle oluşan çarpıntı, terleme, halsizlik ve baş dönmesi gibi yakınmalar.
  • Kalp krizinin olduğunu veya olacağını kesinlikle göstermese de bu belirtilerden bir veya birkaçını gözlemleyenlerin en kısa sürede bir dahiliye, hatta kardiyoloji uzmanına görünmesi gerekir.

Kalp krizi risk faktörleri:

  • 35 yaş üzeri erkekler, 45 yaş üzeri veya menapozdaki kadınlar
  • Şişmanlık
  • Şeker hastalığı
  • Hipertansiyon
  • Sigara
  • İyi kolesterolün düşük, kötü kolesterolün yüksek olması Atar damar tıkanıklığı saptanmış olması (önceden kalp krizi, felç, ayak damar tıkanıklığı, vb.)
  • Düzenli egzersiz yapılmaması
  • Stresli yaşam
  • Birinci dereceden yakınlarında (anne, baba,kardeş ve çocuklarında) erken yaşlarda damar tıkanıklığı saptanması

Türkiye Avrupa birincisi

22 ülkede yapılan Kalp Krizini Azaltmak İçin Avrupa Çapında Önlem Girişimi tarafından 22 Avrupa ülkesinde yapılan Avrupa Kalp Sağlığı Araştırması’nın Ekim 2007’de açıklanan sonuçlarına göre Türkiye, 50 yaş altında kalp krizi geçirme sıklığında Avrupa birincisi. Kalp krizi geçirenler içinde 50 yaş altındakilerin oranının Türkiye’de yüzde 20 olduğu belirlenen araştırmaya göre Türkiye’yi yüzde 17,2 ile Romanya, yüzde 16,9 ile İngiltere ve Fransa, yüzde 16,7 ile Belçika takip ediyor. Avrupa ortalaması ise yüzde 12,7 olarak belirlendiği araştırmada genç yaşta kalp krizinin en önemli nedeni olarak sigara gösterildi. Araştırma yapılan ülkeler arasında en fazla sigara tüketilen yer de Türkiye ve Güney Kıbrıs olarak belirlendi. Sigara kullanımı ani kalp ölümünün başta gelen nedeni olduğu belirtilen araştırmada sigara kullananlarda kalp krizi riskinin, içmeyenlerden 2 kat daha yüksek olduğu belirtildi. Yakın çevresinde sürekli sigara içilen kişilerde kalp hastalığı riskinin arttığı belirtilen araştırmada sigara içen ve doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kalp damar hastalığı ve inme riskinin sigara kullanmayanlara göre çok daha yüksek olduğu vurgulandı. Araştırmada, sigara tüketimi dışında kalp hastalıklarını tetikleyen etmenler kilo fazlalığı, hareketsizlik, kan basıncı yüksekliği olarak sıralandı.

ASLIHAN BİRGÜL / SANEM KARDIÇALI

2 Yorum

  • oğlumda 6 yaşından beri çarpıntı göğüs ağrısı göz kararması var eko çeken doktor heyecanlı olduğunu bu yüzden sorun olup olmadığını söyledi başka zaman birdaha gelin dedi daha öncede doktorlara gittik çocuk doktorları kardiolojiye yönlendirmeye gerek görmüyorlar birşeyi yok diyorlar özel hastaneye gitme şansımız yok şu anda oğlum 15 yaşında kardiolojiden gün almaya çalışıyorum .sık sık sıkışıyor gözü kararıyor okuldaki hiçbir etkinliğe spor faaliyetlerine katılamıyor ayrıca güvercin göğsü sorunuda var ne yapabilirim bana yardımcı olursanız sevinirim

Yorum yazın