Genel

“Sınıfta ‘anne, baba’ kelimesini kullanamıyorum”

Yazan: İlknur Aydoğan

Çocuklarda üzüntüden başka hangi duyguyu gözlemlediniz, kin, nefretle ilgili bir şey belki…
Büyükler kinliler, bu çocuklara da yansıyor. Bu konu köyde hâlâ her gün konuşuluyor. Çünkü mezarlıklar köyle, okulla karşı karşıya. Herkesin ailesinden birileri ölmüş. Evlerde kaybedilen insanların fotoğrafları var. Ben gittiğimde dayanamıyorum, unutmak mümkün değil. Öldürenlerin aileleri Kırklareli’ye, TOKİ evelerine yerleştirildi. Daireler dayandı döşendi. (84 kişi 32 yeni eve yerleşti.) Bu mağdur olan insanların çok zoruna gitti. Ayrıca gidenler Facebook’tan kendi fotoğraflarını paylaşıyorlar. Köydekiler de onların şartlarını, yaşadıkları yerleri görüp “bize daha çok yardım yapılması gerekir” diye düşünüyorlar. Bu onları çok etkiledi. Bu en azından medyaya yansıtılmayıp gizlenebilirdi.

En son gördüğümüz fotoğraflarda mezar taşları yapılmamıştı, yapılacak mı?
Şimdi bir iş adamı mezarları yaptırıyor. Midyat taşından (Gülüyor). Güzel bir mezarlık olacak, daha çok göze batacak böyle!

Bu olaydan sonra başka iç şiddet olayı oldu mu? Hukuktan başka çözüm yolu…

Olmadı. Çünkü insanlar acılılardı. Bu acının üzerine gidip başka bir şey yapamazlardı. Hatta o gece orada annesi babası öldürülen adam katilleri görüyor, görmesine rağmen o şaşkınlıkla evden silah alıp (katilin eviyle maktulün ev karşı karşıya, iç içe evlerdi) onları öldürebilirdi ama yapmadı. Hepimiz şoka girmiştik. Biz bir ay hayatta mıyız değiliz miyiz bunun farkında değildik. Çok ağırdı. Hâlâ köyde doğru dürüst yemek yemiyor bazı insanlar. Geçen gün bir kızı hastaneye kaldırdılar. Yemek yiyemiyorduk, kendimize ölü gözüyle bakıyorduk.

Şimdiki hayat nasıl köyde?
Köyde hâlâ normal hayat başlamış değil. Hâlâ birçok insan bir iş yapmıyor. Çünkü hayattan bir beklentileri yok, tüm yakınlarını kaybettiler. Normal hayata dönmeleri biraz zor olacak, bence o köyde kaldıkları sürece normal hayata dönemezler. Düşünün en küçük çocuk bile bu olayı yaşadı, onun torunu ölmeyene kadar bu olay unutulmayacak.

Siz kendi geleceğinizle ilgili ne planlıyorsunuz? Orada mı kalacaksınız?
Benim babam yok, annem ve sorumlu olduğum dokuz kardeşim var. Biz orada kaldığımız sürece hayattan kopuk bir şekilde yaşıyoruz. Rahatça gülemiyoruz, yani şaka yapamıyoruz, insanlarla konuşurken çok dikkatli davranıyoruz. Bir anlamda hayatımızı kısıtlıyoruz biz. Bizim de bir çocuğumuz var, onun geleceği var. Uygun bir zamanda tayin isteyebilirim. Olaydan sonra bana “ayrılmak ister misin” dediler, ben kabul etmedim. Diğer kadın öğretmen olaydan sonra köye gelmedi. Biz bu insanları zor durumda bırakmadık.

Yorum yazın