Genel

“Affedersiniz ahır!”

Yazan: HaberVs

Medyakronik/Anadolu Ajansı
info@medyakronik.com

Tuzla’da yaşanan işçi ölümleri nedeniyle kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nun bilgisine başvurduğu Tuzla kaymakamı Fahri Keser, tersane işçilerinin kaldığı yerleri, “Affedersiniz ahır” diye tanımladı. Tuzla bölgesinde bulunan işçi barınaklarının bir çoğuna giderek denetim yaptığını belirten Keser 40 metrekarede 20 kişinin yatmak zorunda kaldığını belirterek, “Mekan eski bir depo veya affedersiniz ahır. Tuzla’nın köy olduğu dönemlerde ahır olarak kullanılmış yerler, şimdi bu kişilere mekan olarak veriliyor. Tuvalet ya hiç yok, ya da sadece bir tane. O da yasal olmayan şekilde sonradan yapılmış. Şifon sistemi yok. Lavabo yok. Sıcak suyu düşünmek bile abes. Banyo hiç yok. Eski ranzalar ve vıcık vıcık yataklar” dedi.

Sigortasız işçi çok

Son 1 yılda 99 işçinin hayatını kaybetmesiyle kamuoyunun gündemine yerleşen ve sıklıkla yaşanan “iş cinayetleri” nedeniyle TBMM’de kurulan
Araştırma Komisyonu’na, bugün (3 Temmuz) Tuzla Kaymakamı Fahri Keser bilgi verdi. Tuzla’da taşeronluk sisteminin kalkabileceğini, ancak bu bölgedeki tersanelerin uygun olmadığını savunan Keser, bunun için 4 geminin aynı anda kızağa konacak tersanelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Tersanelerde sigortasız işçi çalıştırıldığını, bunların sayısının da oldukça fazla olduğunu anlatan Keser, “Bunu da Kaymakamlığa yeşil kart için gelenlerin başvurularında, ‘Tersanelerde ara işlerde çalışarak geçimimi sağlıyorum’ şeklindeki beyanlardan çıkarıyorum” dedi.

“Ahır” kirası bin 400 YTL

Bu tür beyanda bulunanlara yeşil kart vermediklerini, işçileri böylece sigortalı olmaya zorladıklarını anlatan Keser, 150 bin nüfusu olan ilçede 6 bin kişinin yeşil kartının bulunduğunu bildirdi. Keser, emisyon hacimleri nedeniyle Tuzla’daki tersanelerin ruhsat almasının da zor olduğunu ifade ederek, 49 tersaneden sadece 6’sının ruhsatlı çalıştığını söyledi. Tuzla bölgesinde bulunan işçi barınaklarının bir çoğuna giderek denetim yaptığını da belirten Keser gördüklerini şöyle anlattı:
“İşçi barınma yerlerinde 40 metre karelik alanda 20 kişi yatıyor. Mekan eski bir depo veya affedersiniz ahır. Tuzla’nın köy olduğu dönemlerde ahır olarak kullanılmış yerler, şimdi bu kişilere mekan olarak veriliyor. Tuvalet ya hiç yok, ya da sadece bir tane. O da yasal olmayan şekilde sonradan yapılmış. Sifon sistemi yok. Lavabo yok. Sıcak suyu düşünmek bile abes. Banyo hiç yok. Eski ranzalar ve vıcık vıcık yataklar. Bunları ben tespit ettim. Tuzla’da bir yakınının yanında kalmayan herkes buralarda kalıyor. Bunlara bekar evi mi bekar hangarı mı demek lazım? Onu da karar verebilmiş değilim. Bunların derhal kapatılması gerektiğini düşündük ama kapattığımız zaman bir sorun olacak. Kaldıkları yerler insan yaşamına uygun değil. Buralarda işçilerden alınan kiralar da çok yüksek. Hangar olarak nitelendirilen bu yerlerin sahibi aylık 20 işçiden aylık bin 400 YTL kira alıyorlar. Kişi başına ortalama 70 YTL.”

“Aslında kapatmak gerek ama…”

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç’ın sorusu üzerine 2 binden fazla işçinin bu tür yerlerde kaldığını anlatan Keser, “Bunların büyük bir kısmını gezdim. Komisyon oluşturdum. Komisyon çalışmaları hala sürüyor . Normalde böyle yerler kiraya verilemez ve vergi dairesi elemanlarına, vatandaş beyanına göre ceza kestirdim. Aksi takdirde orayı kapatmam ve işçileri de boşaltmam lazım. O zaman da ‘Nerede kalacağız’ diye benim yakama yapışacaklar” dedi.
Bölgedeki sorunların çözümü için önerilerde de bulunan Keser, kazaları azaltmanın birinci yolunun eğitim, diğerinin ise işçinin dinlenmiş bir kafayla çalışmaya başlaması olduğunu belirterek, “Dinlenmiş kafa, rahat ortamda sağlanır. Rahat ortam, insanca yaşamanın asgari şartlarının sağlandığı ortamdır” dedi.

Halk da şikayetçi

Tersaneler sorununun sadece işçi ölümlerinden ibaret olmadığını belirten Kaymakam Keser, “Tuzla’nın ova ve dağları tersanelerle dolu. Gürültü kirliliği hat safhada. Binlerce vatandaş dilekçeyle durumu protesto ediyor. Elverişsiz şartlarda yaşayan işçilerin tabii ihtiyaçlarını giderme biçimleri çevre halkını rahatsız etmekte. Tuvalet yok, dışarılarda bir yerlerde ihtiyaç gideriyorlar veya yakın bir yerdeki camiye, okula gidip gelirken çıplak gidip geliyorlar. Çevre ‘Bu görüntülere dayanamıyoruz, rahatsız oluyoruz’ diyor” dedi. Tuzla Kaymakamı Fahri Keser, TOKİ’ye görev verilerek işçi yurtları yaptırılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Konut yaptırılması durumunda buralar kurtarılmış bölgeler olacak, Bir sorunu çözelim derken yeni sorunlar yaratılacaktır. İşçi yurtları yapılmalı ve bunun işletilmesi Yurt-Kur’a verilmeli. ‘Her tersaneye bir yurt’ sloganıyla, finansman temini cihetine gidilmeli. Buna tersaneler hazır. Hazine ve belediyeler de arsa temininde kolaylık sağlamalı.”

Belediye başkanından arsa sözü

Tuzla Belediye Başkanı Mehmet Demirci ise Tuzla’da yoğun bir iş kapasitesinin olduğunu, bu nedenle istenmeyen olayların olduğunu anlattı. İşçilerin barınma sorunlarının ilçe belediyesinin imkanlarıyla karşılamanın mümkün olmadığını ifade eden Demirci’ye Komisyon Başkanı Domaç, “Bunların yüzde 10’unu siz yapacaksınız. Burada komisyona söz verip gideceksiniz” dedi. “Arsa konusunda söz verebilirim” diyen Demirci’ye Domaç, “Demiri de verirsin, diğer altyapılarını da yaparsın” karşılığını verdi. Domaç, barınma yeri yapımı için süper bir otelden değil, 6 bin metre karelik bir alandan bahsedildiğini ifade ederek, Demirci’den arsa konusunda komisyon üyelerine söz vermesini istedi.
Tuzla Kaymakamı Fahri Keser’in “İşletimi de önemli” demesi üzerine CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, “Binayı yap, işleten bulunur. Olmadı emniyete veririz” diye konuştu. Diğer milletvekillerinin de araya girmesiyle Mehmet Demirci’den arsa için söz alındı. Demirci, Tuzla’da 4 tersanenin yapı işletme ruhsatının bulunduğunu da açıklayarak, bölgedeki mevcut tersanelerin yüzde 90-95’inin ruhsat alacak durumda olduğunu, ancak kendilerine başvuru yapılmadığını bildirdi.

Ölen işçi sayısı 99 oldu

Bu arada 9 Mayıs’ta Selah Tersanesi’nde meydana gelen, bir işçinin ölüp 5 işçinin yaralandığı patlamadan 1 saat sonra, Gisaş İskelesi açığındaki Zeeland adlı gemide montaj yapan 47 yaşındaki Kemal Turan, açık unutulan ambar kapağından 12 metre aşağıya düşerek ağır yaralanmıştı. Düşerken başını demire çarparak darbe alan ve kollarında ve bacaklarında kırıklar oluşan Turan 2 gün tedaviden sonra taburcu olmuş ancak 10 gün sonra koma halinde yeniden hastaneye kaldırılmıştı. Turan 53 gün süren yaşam mücadelesinin ardından önceki gün hayatını kaybetti. Aynı gün Kocaeli’nin Gebze İlçesi’ne götürülen Turan, Pelitli köyünde toprağa verildi.

Yorum yazın