Gündem Medya Sosyal medya Yargı

Algoritmik bağımlılık artık tescilli

Yazan: Sinem Sıla Başkurt
- A +

Geçtiğimiz ay ABD’de görülen davada jüri, Meta ve YouTube’u genç bir kullanıcıyı algoritmalar aracılığıyla bağımlı hale getirmekten suçlu buldu. Yargıç iki şirketi toplam 6 milyon dolar tazminata mahküm etti. Dünyada emsal oluşturan bu kararın ardından Meta hisseleri tarihi bir düşüş yaşadı.

Los Angeles California Yüksek Mahkemesi’nde yaklaşık beş haftadır süren davada, sosyal medya devlerinin platform tasarımlarına yönelik sarsıcı bir karar çıktı. Jüri, teknoloji devlerinin algoritmalar vasıtasıyla genç kullanıcıları kasten bağımlı hale getirdiğine hükmederek, davacı lehine toplam 6 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verdi. Tazminatın 3 milyon doları doğrudan zarar, diğer 3 milyon doları ise “kötü niyet ve baskı” kapsamında cezai yaptırım olarak belirlenirken, toplam tutarın 2,1 milyon doları Meta’ya, 900 bin doları ise YouTube’a pay edildi.

2023 yılında “Kaley” takma adıyla açılan dava, çocuk yaşta kullanılmaya başlanan platformların yarattığı anksiyete, depresyon ve beden algısı bozukluğu iddiaları üzerine kurgulandı. Davacı tarafın, küçük yaşlarda sosyal medya kullanımının günde 16 saate kadar vardığına dair beyanları, platformların “içinde zaman geçirilen bir üründen, kullanıcıyı kullanan bir ürüne” dönüştüğü eleştirilerini haklı çıkardı. Bu süreçte jüri platformların bağımlılık yaratacak şekilde kurgulanmasını, tasarım hataları nedeniyle kullanıcıya verilen zararı ve gençlere yönelik risklerin bilinçli olarak görmezden gelinmesini ağır birer ihlal olarak kayda geçti.

İstanbul Üniversitesi’nden Rızacan Kürtünlü ve Prof. Dr. Ceyda Ilgaz Büyükbaykal tarafından kaleme alınan bir akademik çalışmaya göre, dijital bağımlılık geliştiren bir bireyin platformda geçirdiği anda yaşadığı rahatlama hissi, madde bağımlılığına sahip bir kişinin uyarıcıya eriştiği andaki reaksiyonlarla büyük bir benzerlik gösteriyor. Bu süreçte beyinde salgılanan dopamin reseptörlere tutunarak yoğun bir haz duygusu oluşturuyor ve bağımlılık yapan deneyimler bu dopamin üretiminde ciddi bir ivme kazandırıyor. Teknik boyutta ise klasik web sitelerinin aksine, güncel sosyal medya platformları kullanıcıya düşünmesi için bir an bile zaman tanımayarak “durma kurallarını” kasten zedeliyor. Kullanıcı ekranı kaydırdıkça otomatik olarak sunulan içerikler, bireyin karar alma sürecini devre dışı bırakıp bağımlılık yapıcı ve kompulsif davranışları tetiklerken, yapay zekâ destekli uyarlanabilir algoritmalar, kullanıcının tercihlerine göre sürekli yenilenen “filtre balonları” oluşturarak kişinin platformdan ayrılmasını teknik olarak zorlaştırıyor ve karar alma yetilerini doğrudan manipüle ediyor.

Psikolojik Danışman Sudenur Aşasın

Psikolojik Danışman Sudenur Aşasın, mahkemenin bu kararının sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkisini tescillediğini vurguluyor. Aşasın, “sonsuz kaydırma” ve “otomatik oynatma” gibi özelliklerin nötr tasarımlar olmadığını, aksine kısa vadeli ödül mekanizmalarını tetikleyerek bireyin aktif seçim yapma kapasitesini zayıflattığını ifade ediyor. Aşasın’a göre, ticari stratejiler anlaşılabilir olsa da, bireylerin psikolojik süreçlerini olumsuz etkileyen mekanizmaların bilinçli olarak güçlendirilmesi ciddi bir etik sorun yaratıyor.

Yorum yazın