Gündem Koronavirüs günlükleri Yaşam

Evden çalışma iyi mi?

Yazan: Zeynep Çam
Görsel: Kevin Phillips / Pixabay

Koronavirüs salgını nedeniyle evden çalışanların bir kısmı bu düzenin salgın sonrasında da kısmen devam etmesini uygun bulurken, bazıları da iş ve ev ortamının ayrı tutulması gerektiğini düşünüyor

Koronavirüs salgını nedeniyle pek çok çalışan, çalışma düzenini evlerine kurdu. Vatandaşlar “kendi karantinalarını” başlatalı nerdeyse üç hafta oldu. Herhangi bir yasağa ve düzenlemeye bağlı olmadan geçilen bu düzene en hzılı uyum sağlayabilenler elbette özel sektördeki beyaz yakalılar oldu. Kimi firmalar normal koşullarda haftada bir evden çalışma düzenine sahipken, çoğu çalışan alışık olmadığı bu durumla ilk kez karşılaştı.

Farklı sektörler ve mesleklerden çalışanlar, evden çalışma deneyimlerini ve yeni düzenle ilgili değerlendirmelerini HaberVs’ye anlattı…

Şebnem Tantan Akbaş

Beyaz eşya ve teknoloji şirketinde çevre mühendisi olarak çalışan Şebnem Tantan Akbaş, işi gereği uzaktan erişimli toplatılar yaptığını anlatarak, yurt dışındaki ekip üyeleriyle bu şekilde görüşmeler sağlayabildiklerini söylüyor. Akbaş, evden çalışma ortamına geçince yüz yüze yaptıkları toplantıları da dijital ortama çevirdiklerini anlatıyor: “Her sabah mutlaka bölümce görüşmelerimizi yapıyoruz.  İşin takibi, e-postalar, uzaktan erişimli toplantılar, grup yazışmaları, telefonla yürütüyoruz. Henüz ekip olarak bir problem yaşamadık.”

Üretime bağlı çalışmadığını belirten Akbaş, “Bilgisayarım olduğu sürece rahatlıkla çalışabildiğim için bu çalışma şeklinde bir zorluk yaşamadım. Çalışma saatleri, öğlen yemeği saatleri, işyerindeki gibi evde de aynen geçerli. Öğlen tatili de yarım saat. Akşam saati 17:30’u geçebiliyor, elbette ’17:30 oldu’ diyerek bilgisayarı kapatamıyorum.” diyor. Yolda kaybettiği zamanı evin işlerini yürütmeye ayıran Akbaş, sabah aynı saatlerde kalkıp evin düzenini kurduğunu ve ardından çalışma masasına geçtiğini anlatıyor: “Daha önceden öğlen yemeklerini düşünmezdim şimdi ne yiyeceğiz kısmını da düşünmeye başladım. Yolda kaybettiğim zamanı öğlen yemeğini hazırlamak, evi toparlamakla geçiriyorum.”

İki haftadır evde çalışan Akbaş, ilk haftayı evden çalışmaya alışmakla geçirmiş. Normalde telefon edip görüşmeye fırsat bulamazken şimdi herkesi görüntülü aramaya başladığını ifade ediyor. Akbaş’a göre Bu iş modelini haftda 1-2 kez olmak üzere salgın sonrasında da uygulamak mümkün.

“Ailemle vakit geçirmek beni motive ediyor”

Can Ayman

Baskı firmasında ihracat bölge sorumlusu olan Can Ayman, uzaktan çalışırken iş arkadaşları ile koordinasyonunu, Zoom, Whatsapp ve e-posta yoluyla devam ettiklerini anlatıyor: “Aslında herkesin evden çalışması e-postaların cevaplanma süresini kısalttı. Artık çok daha hızlı ve çabuk geri dönüş alıyorum. Ancak tabii ki herhangi bir sorunda veya tıkanıklıkta çözüm ve süreci yönetmek biraz zaman alıyor.

Yeni çalışma düzenine kolaylıkla uyum sağlayabilidiğini belirten Ayman da stresi azaltan bu çalışma yönteminin salgın sonrasında kısmen devam ettirilmesinden yana: “Teknoloji ile uyumlu olma konusunda oldukça başarılıyım. Erken kalkma zorunluğu, trafik sorunun olmaması beni olumlu yönde etkiliyor. Özellkle iş yaparken ailemle beraber zaman geçirmek daha fazla motive olmamı sağlıyor. Salgın bittikten sonra bu çalışma yöntemi ile haftada 1 ya da 2 gün devam etmek isterim.

“Ev ve iş alanımın birleşmesi karmaşa hissi veriyor”

Berrin Karadeniz

Gazetede yönetici asistanlığı yapan Berrin Karadeniz, bu süreç içerisindeki iş yeri faaliyetlerini tamamen sanal ortamdan gerçekleştirdiklerini şu sözlerle anlatıyor: “Tüm yazışmalarımı evden de gerçekleştirebiliyorken fiziksel olarak bizzat bulunmam gereken işler ileri tarihe alındı. İlk iki gün koordine olmakta biraz sorun yaşadık özellikle eş zamanlı hareket etmek, eşit teknik altyapıya sahip olmadığımız için bizlere biraz zaman kaybettirse de bir düzene oturtabildik.

Yeni çalışma ortamına uyum sağlama konusunda psikolojik olarak karmaşık hissetiğini vurgulayan Karadeniz, özel yaşam alanıyla iş alanımın birleşmesinin psikolojik olarak karmaşa hissi verdiğini söylüyor: “Evim özel yaşamım. Dinlendiğim, motive olduğum ve ertesi güne hazırlandığım yer.  Günlük iş yükünü düşünerek haftayı her ne kadar programlasam da işten özel yaşama, özel yaşamdan da işe geçişler daha az keskin. Yani mesai saatinizde işten çıkıp özel hayatınıza geçişiniz odanızdan salona kadar geçen zamanda…  Bu da iş ve ev yaşamını yani aslında özel yaşamınızı iç içe geçiriyor. Dolayısıyla zihnen tam olarak dinlenmek pek mümkün olmuyor. Yani bilgisayarınız ve telefonunuz açık olduğu sürece mesaidesiniz denilebilir.”

Bu süreçte işine daha fazla zaman ayırmak durumunda kaldığını fark ettiğini belirten Karadeniz, evden çalışma yönteminin salgın bittikten sonra devam etmesi üzerine keskin bir cevap veremeyeceğini ancak aynı mekanda hem çalışıp hem de özel hayatına devam etmek istemediğini söylüyor.

“Enerjimi spora harcamaya gayret ediyorum”

Yeler Tola

Bir denetim firmasında analist olan Yeler Tola şirket olarak daha önceden de haftada bir gün evden çalıştıklarını belirterek, bu duruma uyum sağlamakta hiç zorlanmadığını söylüyor. Tola, tam zamanlı evden çalışma düzenine geçildiğinden beri dikkatini toplayabilmenin, iş yerinde çalıştığı dönemlere kıyasla daha uzun sürdüğünü belirterek: “Dikkatimi toplayabildikten sonra iş yapma hızımı dengeleyebiliyor ve işlerimi vaktinde yetiştirebiliyorum. Evden çalışma ile iş yerinde çalışma arasında herhangi bir motivasyon farkı olduğunu düşünmüyorum” diyor. Tola, hep aynı ortamda çalışmaktan ve iletişimsizlikten sıkılmamak için enerjisini spora harcamaya gayret ediyor. Özellikle mesai başlamadan önce kalkıp spor yaptığı zamanlarda güne daha motive başladığını belirterek kendini geliştirmekten de mutlu olduğunu vurguluyor: “Devamlı öğrenme arzum, motivasyon açısından bana yardımcı oluyor. Aynı zamanda verimli geçirdiğim günler benim için büyük motivasyon kaynağı, bu şekilde kendimi mutlu hissediyorum.”

Bu düzenin kalıcı olmamasını istemediğini belirten Tola, evden çalışmanın verimliliği uzun vadede düşürdüğüne inanıyor. Ancak haftada bir evden çalışma uygulamasının hem motivasyon hem de esneklik açısından olumlu etkiler yarattığını düşünüyor.

Yorum yazın