Gündem

Gazi’de onaltıncı anma

Yazan: Serdar Dilmen

Gazi mahallesinde kahvehanelerin ve bir pastanenin taranmasıyla başlayan olayların üzerinden 16 yıl geçti. Olaylarda hayatını kaybeden 22 kişi, olayların yıldönümünde anıldı ve faillerin cezalandırılması istendi. Gazi mahallesinde sivil toplum örgütü ve siyasi partilerin katılımıyla gerçekleşen gösteri, Eski Karakol Durağı önünden başlayıp, olaylarda hayatını kaybedenlerin mezarı başında son buldu.

BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel, Gazi Olaylarının aydınlatılması için verdikleri önergelerin iktidar tarafından reddedildiğini söyledi. Türkiye’nin bu olayı aydınlatması gerektiğini belirten Tuncel,“Gazi, Türkiye’nin kendi geçmişiyle yüzleşmesi açısından bir fırsat. Gazi aydınlatılmadan Maraş, Sivas, Dersim, Zilan aydınlatılamaz. Çünkü bu katliamın arkasındaki zihniyet, Türkiye’deki farklı kültür ve kimlikleri kendisine tehdit ve bölücü gören zihniyettir.” dedi.

Göstericilerin “Gazi’de düşene, dövüşene bin selam”, “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “Dersim, Sivas, Koçgiri unutulmaz hiçbiri…” sloganlarıyla yürüdüğü gösteride hiçbir olay yaşanmadı. Yürüyüşe BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel’in yanısıra, olaylarda hayatını kaybedenlerin aileleri, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, CHP milletvekili Mehmet Sevigen ve ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da katıldı.

Avukat Remzi Kazmaz, Ergenekon davası iddianamelerinde Gazi olayının adının geçmesine rağmen hala gündeme gelmediğini belirtti. “Bu ülkede faili meçhulleri temizleyeceğiz” denmesine rağmen, başka şeylerin üzerine gidildiğini kaydeden Kazmaz, Savcı Zekeriya Öz’ün ‘Bu olayı aydınlatacağım’ demesine rağmen, aileler ve müdahil avukatları hala çağırmadığını söyledi.

Olaylarda hayatını kaybeden Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz’ın, yaptığı konuşmada 12 Mart 1995’te yaşananları anlattı ve faillerin yargılanmasını istedi. Teyzesiyle aynı adı taşıyan Zeynep Poyraz da teyzesine yazdığı mektubu okudu.

12 Mart’ta ne oldu

12 Mart 1995 akşamı Alevilerin, Kürtlerin ve sol görüşlülerin yoğun yaşadığı Gazi Mahallesi’nde kahvehaneler ve bir pastane, şoförü öldürülüp gasp edilen bir taksiden açılan ateşle taranır. Açılan ateşle Alevi dedesi Halil Kaya hayatını kaybeder ve 5 kişi yaralanır. Gazi Mahallesi’nde olayı protesto eden halka polis ateş açar. 15 Mart’ta, Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nden cenaze törenine gelmek isteyenleri, engellemeye çalışan polis ve özel tim, kitlenin üzerine yine ateş açar. Böylece 12-15 Mart arasında toplam 22 kişi hayatını kaybeder. Saldırılardan sonra dönemin Başbakanı Tansu Çiller, “Her başarının arkasında bunu engellemek isteyenler vardır. Bu kadar kısa sürede bu kadar insan nasıl toplanabildi.” diyerek ölenleri ve yaralananları suçlu ilan etmişti.

Gazi olaylarından sonra açılan dava Trabzon’a alındı. Mahkemeyi izlemek için Trabzon’a giden hayatını kaybedenlerin yakınları, polis tarafından darp edildi. 2000 yılında sonuçlanan davada yargılanan 20 polisten sadece 2’si, hüküm giydi. 18 kişi beraat etti. Olaylarda 3 kişiyi ‘hedef gözeterek öldürmekten’ hüküm giymiş Adem Albayrak’a, Rize Emniyet Müdürlüğü’nde görev verildi. Daha sonra meslekten ihraç edilen Albayrak, operasyonun başında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’in, dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nun ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın olduğunu söyledi. Ancak, hiçbir savcı onlar hakkında soruşturma açmadı.

Yorum yazın