Genel

Kara Afrika’nın beyaz kurbanları

Yazan: Burcu Soydan

“Biz”den farklı olana yabancılaşma, dışlama, onu tehlikeli görme hemen hemen her ırkta, her toplumda sıkça rastlanan bir durum. Bize benzemeyenleri tanıyıp, öğrenmek yerine onları uzaklaştırmak hatta bazen yok etmek en kolay seçim gibi görünüyor nedense. Bunun en güncel örneklerinden biri de uzunca bir süredir Afrika’da yaşanıyor. Afrika kıtasında yaşayan halkların çoğunluğunun siyahi olduğu bölgede bembeyaz tenli albinolar da “öteki” olmanın zorluklarını en vahşi şekilde yaşıyor. Büyüler, iksirler, batıl inançlar kıtası Afrika’da albino cinayeti haberlerini çok sık okumamız da bu tezi doğrular nitelikte.
Özellikle 2008 yılından beri Afrika ülkelerinde yaşayan albinolara büyük saldırılar yapılıyor. Geçtiğimiz aylarda Doğu Afrika ülkesi Burundi’de 8 yaşında bir albino çocuk öldürüldü. Öldürülen çocuğun 2 kolu ve 1 bacağı kesildi ve katiller tarafından götürüldü. Son 4 ayda 6 albinonun öldürülmesi üzerine ülkedeki tüm albinolar güvenlik amacıyla ülkenin belli yerlerinde toplanmaya başlandı. Bir diğer Afrika ülkesi Tanzanya ise albino ölümlerinin en çok yaşandığı ülke konumunda. Bugüne kadar kayılara geçen 43 albinonun öldürüldüğü ülkede 2009 yılı başından beri de 6, 8 ve 14 yaşlarında üç çocuk sırf albino olduğu için cinayete kurban gitti.

Zenginlik iksiri için öldürülen albinolar

Peki albinolar neden böyle bir vahşete kurban ediliyorlar? Bunun inanması zor iki nedeni var: Birincisi çoğu Afrika ülkesinde albinolar “uğursuz” ve “lanetli” kabul ediliyor. İkinci nedeni ise Afrikalı büyücülerin, albinoların zenginlik ve bereket getireceğine olan inançları nedeniyle, onların vücutlarını ve kanlarını kullanarak yaptıkları zenginlik iksirleri. Yanlış duymadınız, 2009 yılında zenginlik iksiri için öldürülen insanlardan bahsediyoruz. İlk nedene geri dönersek, albino cinayetlerinin en fazla olduğu ülke olan Tanzanya’da albinolarla ilgili şu inanışlar oldukça yaygın: “Uğursuzluk getirir,görünce yere tükürün. Hastalıklıdır, evlenmeyin. Kesin zina yapmıştır, dışlayın. Çoğalırlar, doğumda öldürün.” Bazı inanışlarda albinolar bu kadar lanetli görülürken, bazı inanışlara göre ise zenginlik ve bereketin kaynağı oldukları söyleniyor. Ancak yaşarken değil, ölüp bir iksire karıştıkları zaman. Bu nedenle zenginlik peşinde olanlar, albinoların öldürülmesi karşılığında 2 bin dolar ödeyebiliyor. Bu büyüler için genelde kadın ve çocuklar seçiliyor ve iç organları sökülüyor, kanları bidonlara doldurulup götürülüyor. Hatta ölü albinolara dadanan büyücülerin 16 yaşında ölen bir kızın mezarını iki defa kazarak kalan organlarını götürdüğü biliniyor.

Siyahi albino Salif Keita

Afrika’da doğup albino olduğu için büyük zorluklar yaşayanların en ünlüsü ise Malili şarkıcı Salif Keita. Aristokrat bir ailede dünyaya gelen Keita, annesi tarafından albinoların şeytani güçler taşıdığına inananlardan yıllarca saklandı. Bu nedenle topluma yabancılaşan Keita, genç yaşta şarkı söylemeye karar verdiğinde ise Aristokratların asla şarkıcılık yapmayacağı, bu işin sadece aşağı kastlardan kişilerce yapılabileceği gerekçesiyle babası tarafından evlatlıktan reddedildi. Ancak müziği bırakmayan albino şarkıcı birkaç yıl içinde siyahilerin yaşadığı zorlukları anlatarak onların derdine tercüman olan bir “beyaz” haline geldi. Will Smith’in Muhammed Ali’yi canlandırdığı “Ali” filminin de soundtrack albümünde yer alan Keita, 1997’de kurduğu “SOS Albino” organizasyonu ile de özellikle Afrika’daki albinolara destek veriyor. Keita’nın en bilinen şarkısı ise “Yamore”. Keita, Yamore ile gelen şöhretin pigment yerine verildiğini söylüyor: “Bilirsiniz, Tanrı tüm nimetlerini bir kişiye vermez. Bana da pigmentasyon vermedi ve iyi bir görüş… Fakat bana da ufak bir şeyler verdi. Yamore gibi… Yamore sihirsel bir biçimde geldi. Sadece öyle… Gitarımı elime aldım ve melodiyi çalmaya başladım. O melodiyi üç gündür arıyordum. Mutluydum. O aradığım şeydi.”

Hollywood’un kötü karakteri, Albinolar

Salif Keita dünya müziğinde kendini kabul ettirerek albinoların sesi olsa da albinoların özellikle film yapımcıları ve edebiyatçılar tarafından pek iyi tanıtıldığını söyleyemeyiz. Hollywood tarafından yaratılan, kötü karakter imajına oturtulan albinolara birçok filmde rastlamak mümkün. Matrix Reloaded’daki cani ikizler, Soğuk Dağ’daki (Cold Mountain) Bosie ve Harry Potter’daki Draco Malfoy’un ortak özellikleri hepsinin albino ve kötü karakter olmaları. Dan Brown’un 50 milyon satan ve sinemaya uyarlanan kitabı “Da Vinci’nin Şifresi” de kötü albino karakterine büyük yer veren eserlerden biri. Kitapta tarikat tarafından Kutsal Kaseyi bulmakla görevlendirilen albino keşiş Silas, birçok kişiyi öldürerek kitabın kötü ve korkunç karakterini oluşturuyor. Kitabın sinemaya uyarlanan filminden sonra Amerikan Ulusal Albino Organizasyonu (NOAH), bu karakterin toplumda önyargılar oluşturma ihtimaline karşı bir uyarıda bile bulundu. Hatta filmdeki albino karakterle dalga geçmek için kendisi de bir albino olan Dennis Hurley tarafından “The Albino Code” (Albino Şifresi) adlı bir film bile yayınlandı. İnternetten ücretsiz izlenebilen film Da Vinci’nin Şifresi’ndeki olaylara gerçek bir albinonun gözünden bakarak tekrar yorumlarken, izleyiciyi de albinizm konusunda eğitmeyi amaçlıyor.

Albinizm nedir?

Albinizm, saçlarda, gözlerde ve deride normal renklenmenin sağlanamadığı, ırsi bir metabolizma hastalığı. Vücudumuzda renklenmeyi sağlayan melanin pigmentinin yokluğu veya azlığı nedeniyle oluşan hastalıkta deri, saçlar, kirpikler, ve tüm tüyler bembeyaz, gözler ise kırmızıya yakın bir renk oluyor. Özellikle gözleri çok etkileyen rahatsızlıkta albinolar genelde görme problemleri ve ışığa karşı aşırı hassasiyet yaşıyor. Rahatsızlık aynı zamanda zeka ve fiziki geriliğe de neden olabiliyor. Henüz başarıyla sonuçlanmış bir tedavisi yok. Derinin boya hücrelerini oluşturan enzimlerin üretilmesiyle tedavi edilebilecek hastalıkta bu enzimler albinolarda henüz üretilemedi. Özellikle deride renk pigmentleri bulunmadığı için güneşin çok büyük tehlike yarattığı albinizm dünyada 20 bin kişide bir görülüyor.

2 Yorum

  • ALLAH"N Yarattığına karşı gelmek kendi YARADILIŞINI İNKAR ETMEKTİR:Ozaman onları öldüren zihniyet kendi varlığını da İNKAR ETMİŞ OLUR:İNANÇSILIĞIN TAA KENDİSİ BU OLMALI YAZIK,ONLAR BÖYLE DOĞMAK İSTERMİYDİ veya onlara bu ZULMÜ reva görenler böle doğsalardı BUNU ANLAMALILAR:

Yorum yazın