Etiket konser

Fıstık atma, destek at

Yakın zamanda konan tüberküloz teşhisinin ardından yoğun bakıma alınan Siya Siyabend grubunun solisti, sokak müziğinin sembol figürü “Bizon Murat” lakaplı Murat Toktaş için, 3 Mart cumartesi düzenlenen dayanışma gecesinde tüm sevenleri Kadıköy Sahne’de biraraya geldi.

Chet Faker

Elektronik müziğin parlayan isimlerinden Chet Faker yarın akşam İstanbul'da. Faker'in Türkiye'deki bu ilk performansına yüksek talep, konser mekanının değiştirilmesine neden oldu.

Duman’lı hava

Konu “manevi mukaddesatımız” olduğunda, ne ifade özgürlüğünü ne de içeriği bile anlaşılamadan getirilen yasakları tartışabiliyoruz.

Rock’n Coke’n Moby’n

Rock’n Coke’un ana sahnesinde kapanışı yapan elektronik müziğin ilahı Moby, festivalin 2011 ayağına damga vuran isim oldu. Rock müziğin yanı sıra, alternatif tarzda pek çok performansı iki güne sığdıran Rock’n Coke, festival tarihinin en iyi kapanışlarından birini bu yıl Mobyile yaptı. Amerikalı müzisyenin konseri, ilk dakikasından son anlarına kadar, günü yakıcı güneş altında geçiren yüzlerce insanın festival yorgunluğunu tuzla buz etti. Moby, son albümü Destroyed‘ın turnesi kapsamında İstanbul’da olsa da, Porcelain, Lift Me Up, Why Does My Heart Feel So Bad?, Natural Blues gibi diskografisindeki klasikleşmiş parçalarıyla hayranlarına yaklaşık 1,5 saatlik unutulmaz bir performans sergiledi. Gecikmeli başlayan konser boyunca çalınan şarkıların çoğu Joy Malcolm’ın yorumuyla seslendirildi. Kişisel bir not düşecek olursam; bu yıl muhtemelen es geçecektim Rock’n Coke festivalini. Nedenlerim her yıl festivale katılanların dillendirdiği serzenişleriyle aynıydı: Festival alanının şehre çok uzak oluşu, bir Rock’n Coke geleneği olan tuvaletlerdeki hijyen meselesi ve istisnasız her festivalcinin belalısı aşırı sıcak hava… Oysa es geçmek şöyle dursun, Moby’nin bu yılki Rock’n Coke’ta sahne alacak olması, bir saatten uzun süren ulaşımı, sıcak havayı ve fazlasıyla yoğun geçecek bir haftaya üç saatlik uyku eşliğinde başlamayı bile göze aldırdı. Rock’n Coke bu yıl, heavy metalcilerden diskoculara kadar geniş yelpazede müzikseveri şehrin diğer ucuna taşıyacak bir programla Hazerfan Havaalanı’na dönüş yaptı. Her yıl rocker kitle dışındakilerin de ilgisini çekecek isim ve gruplara yer verilen festivalde bu yıl Motörhead, Limp Bizkit, Travis, The Kooks, Mogwai, Athena, Duman, Skunk Anansie, Thievery Corporation ve İlhan Erşahin gibi geniş yelpazede pek çok alternatif ismin sahnesi vardı. Ancak festivalin ana sahnesinde kapanışı yapan elektronik müziğin ilahı Moby, Rock’n Coke’un 2011 ayağına damga vuran isim oldu.

Ahmet Şık ve Nedim Şener için REDD!

Bon Jovi’nin ön grubu REDD, TT Arena sahnesine Ahmet Şık ve Nedim Şener’in kartonetleriyle çıktı. GrupMasal şarkısını ‘suçsuz yere hapiste olan’ iki gazeteci ve ‘tüm özgür kalemlere’ ithaf etti. Bon Jovi konserinde Ahmet Şık ve Nedim Şener eylemi… Saat 19:00’da sahne alan REDD grubu, Masalisimli parçalarını Şık ve Şener’e ithaf etti. Performans sırasında TT Arena sahnesine iki gazetecinin gerçek boyutlu kartonetleri çıkarıldı. Şık ve Şener, ortaya çıkması için mücadele verdikleri Ergenekon “örgütü”ne üye oldukları gerekçesiyle 3 Mart’ta gözaltına alınmış ve 6 Mart’ta tutuklanmışlardı. Masal şarkısını tutuklu gazeteciler için söyleyen REDD grubunun solisti Doğan Duru stadyuma “Bu parçamızı 127 gündür suçsuz yere hapiste olan Ahmet Şık ve Nedim Şener’e ithaf ediyoruz. Biz, onların da bu konseri izlemesinin bir hak olduğunu düşünüyoruz” diye duyurdu. Grubun gitaristi Berke Hatipoğlu ise 127 t-shirt’ü giyiyordu. REDD adına konuşan Güneş Duru “Biz her türlü dayatmalara, baskı ve toplumu tipleştirmeye yönelik eylemlere karşıyız. Kitapların ‘bomba’ olarak algılandığı geçmişte ötekileştirilen değerlerin empatiden yoksun, belirgin bir intikam ve hesaplaşma duygusuyla suçsuz insanların yıllarca kodeste tutulacak kadar acımasızlaştığı ‘yeni Türkiye kurgusu’ndan kaygıliyız. Ahmet Şık ve Nedim Şener, kurulmaya çalışılan bu düzenin, 127 gündür, günah keçilerinden sadece ikisi. Bu eylem başta onlar olmak üzere diğer tüm özgür kalemler içindir” dedi. Şık ve Şener, tutuklanmalarının ardında götürüldükleri Silivri Cezaevi’nde gazeteci Doğan Yurdakul’la birlikte aynı hücreyi paylaşıyorlar. İki gazeteci, tutuklanmalarına neden olan deliller henüz açıklanmadığından ortaya çıkması için kalemleriyle yıllarca mücadele verdikleri “Ergenekon örgütü”nün neden ve nasıl üyesi olduklarını bilmiyorlar.

Mayfest 2010

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen 2010 Mayıs şenliklerinde yine birçok ünlü isim sahne aldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Santrall kampüsünde Perşembe günü, Dolapdere Big Gang ve Doa’nın sahne alması beklenirken, katılımın az olması nedeniyle konserler iptal edildi ancak Bedüksahnedeki yerini aldı. Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Mayıs Festivali’nde öğrenciler önceki yıllardaki kalabalığı bu yıl göremediklerini ancak yine de arkadaşlarıyla birlikle olmaktan ötürü mutlu olduklarını belirttiler. Festivalin üçüncü ve son gününde (Cumartesi) Pamela, Emre Aydın ve Sertab Erener düşük izleyici sayısına rağmen sahneye çıktılar ve oldukça iyi performans sergilediler. Haber ve Kamera: Niso Esim, Mert Oynargül, Hikmet Karahasan

Nihayet Mayfest

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğrenci Birliğii’nin organizasyonunda gerçekleşecek olan geleneksel bahar şenliği Mayfest bu Perşembe (13 Mayıs 2010) başlıyor. santralistanbul’da 13’ncüsü düzenlenecek olan Mayfest’te, öğrenciler ve katılımcıları 3 gün sürecek eğlenceli etkinlikler bekliyor. 15 Mayıs Cumartesi günü bitecek festivalin DJ Davy jones, Bohem, Mişa, Opal, Kadıköy Acil ve okul müzik gruplarının sahne alacağı ilk gün etkinlikleri ise ücretsiz. Herkesin katılımına açık olan festivalin sonraki günlerinde de Dolapdere Big Gang, Bedük, Pamela ve Emre Aydın ile çeşitli grup ve sanatçıların sahne alacağı etkinliklerin finali ise Sertab Erener konseri ile tamamlanacak.

2010 İnsan Hakları Ödülü: Hayati Yazıcı ve U2

). Yazıcı’ya göre U2 “parayla falan gelecek bir grup” değildi. Çünkü insan hakları ihlalleri olan ülkelere gitmedikleri bilinen bir gerçekti. Daha önce Türkiye’ye karşı böyle bir tavırları olmuşmuştu. Ama anlaşmaları yapmışlar ve onlardan (hükümet?) ekstra talepleri de olmamıştı. Konser Ramazan’a denk gelmekteydi. Ya onlar iftarı açıp konsere gidebilir ya da belli mi olur, önce U2 onlarla iftara gelirdi. Başbakan Yardımcısı Yazıcı U2 konserine yapılan katkıyı, 10 Aralık’taki İstanbul 2010 AKB basın toplantısında detaylandırdı. U2’ye 1 milyon TL, bilet fiyatlarının ucuzlaması için ödeniyordu. Yazıcı’ya göre İstanbul konserinin biletleri, Avrupa’daki konserlerden daha ucuz olacaktı. U2 dinlemenin karşılığı HaberVsolarak U2’nin 2010’da Avrupa’da “U2 360° Tour” programına aldığı konserlerin bilet fiyatlarını inceledik. Grubun Ağustos ve Eylül 2010’da gerçekleştireceği 8 konserin biletleri, çeşitli sitelerde avro, dolar ve sterlin para birimleriyle satılıyor. İncelemizde aynı konsere ait biletlerin farklı sitelerde, farklı fiyatlardan satıldığını gözlemledik. İstanbul konseri de buna dahildi. Örneğin bir sitede İstanbul konserinin “saha içi” bileti 141 sterlinden satılırken, Türkiye’de saha içinin iki katından daha fazlaya satılan “üçüncü kategori” bir başka sitede 65 sterlinden satışa sunuluyor. Konserlerin yapıldığı stadyum ve salonlarda farklı oturma düzenlerinin olması da, fiyatlandırmayı etkileyen bir başka faktör. U2 konserlerinin bilet fiyatlarını İstanbul fiyatlarıyla kıyaslarken, bu 8 ülkede görece tutarlı sınıflama ve fiyatlandırma sunan www.ticketbande.co.uk sitesini referans aldık. Bu sitede sterlin üzerinden satılan biletlerin TL karşılığını hesapladık. En ucuz İstanbul, en pahalı Viyana Kıyasladığımız tüm kategorilerde en ucuz biletler İstanbul’da. Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda birinci kategori 375 TL, ikinci kategori 300, üçüncü kategori 225 ve saha içi (ayakta) biletleri 100 TL’den satılıyor. Biletlerin en pahalı olduğu Viyana konserinde 668 TL’den satışa çıkan birinci kategori, Paris konserinde ortalama 622 TL’den satılıyor. Bu iki kent, 468 TL (ortalama) ve 340 TL’lik saha içi bilet fiyatlarıyla da ilk iki sırada yer alıyor. Sekiz kentte ve tüm kategorilerde İstanbul’dan daha ucuz bilet satılan tek konser Torino’da. 6 Ağustos […]

Latin müziğin divası Kuruçeşme Arena’da

Latin pop müziğin kraliçesi Gloria Estefan, 3 Ağustos’ta İstanbul Kuruçeşme Arena’da hayranlarıyla buluşacak. 1957 yılında Küba’da doğan Gloria (Gloria Marí¬a Milagrosa Fajardo) 1975’te “Miami Sound Machine” adlı grubun vokalisti olarak sanat hayatına başlar. Estefan daha sonra hit solo çalışmaları Dr. Beat (1984) ve Conga (1986) ile uluslararası üne kavuşur. Çoğu müziksever tarafından Latin pop müziğinin kraliçesi olarak kabul edilen şarkıcı, tüm dünyada 70 milyonun üzerinde albüm satışına sahip. Dünyanın en ünlü müzisyenleri arasında yer alan Estefan, Latin pop müziğinin en ünlü solo seslerinin başında geliyor. Şu ana kadar çıkardığı 14 albümle her zaman dinlenen ve kitleyici sayısını arttırmayı başaran Estefan, 5 kez Grammy ödülü kazandı. Miami Sound Machine’in lideri Emilio Estefan ile 1976 yılında evlendir. Bu evlilikten Nayib (2 Eylül 1980) ve Emily Marie (5 Aralık 1994) adlı iki çocuğu oldu. Estefan, muhteşem sesinin yanında konserlerindeki Latin şovlarıyla da her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Gloria, müzik kariyerinin yanı sıra Music of the Heart (1999) ve For Love or Country: The Arturo Sandoval Story (2000) adlı iki filmde oynadı. Birçok ünlü Latin şarkıcının da idolü olan Gloria Estefan’ı örnek alan ünlü şarkıcılar arasında Shakira ve Thalía da yer alıyor. Yeni dönem salsa müziğine önemli ölçüde etki ve katkıda bulunmuş şarkıcının parçaları Salsa gecelerinde sıkça çalınıyor. Sinpaş A.Ş’nin 35. yıl kutlaması şerefine 3 Ağustos akşamı gerçekleşecek Gloria Estefan konser biletleri 112 TL ile 520 TL arasında satılıyor. Konsere gidecek olan hayranlarına mükemmel bir Latin gecesi yaşatması muhtemel olan Gloria, 52 yaşında olamasına rağmen muhteşem fiziğiyle de hayranlarını büyüleyeceğe benziyor.

Smoke on Bosphorus

Rock müzik tarihinin efsanevi mihenk taşlarından Deep Purple, 4. İstanbul konserinde de hayranlarını rock’a doyurdu. Turkcell Kuruçeşme Arena’daki diğer konserlere kıyasla muhtemelen bilet fiyatlarını yüksekliği ve hafta içi oluşu sebebiyle konser daha tenha gözükse de grubun çıktıkları uzun yolculuğun başlangıcı 1960’lar olunca, konser alanını da 7’den 70’e bir hayran kitlesi doldurmuştu. Ağarmış saçlarıyla kelli felli adamlar ve kadınlar, uzun saçları ve siyah tişörtleriyle genç müdavimleri grubun şarkılarını hep bir ağızdan söyledi. Önceki senelerde konseri yaşı tutmadığı için kaçırmış olan genç hayranların yanısıra anne babalarıyla konsere gelip birlikte aynı şarkılara eşlik eden ufaklıkları görmek grubun ölümsüzlüğünün bir kanıtı gibiydi. Yaşlıların performansı gençlerden iyi Tüm dünyada albümleri 100 milyonun üzerinde satan, rock tarihinin belki de en çok kadro değişikliği yaşayan Deep Purple, bir dönem, Guinness Rekorlar Kitabı’nda “en gürültülü” grup olarak gösterilse de Kuruçeşme Arena’daki akustik sorunu nedeniyle grubun bu ününe yakışır bir ses duymak mümkün olmadı. Konser sırasında sesin her yerden net duyulmamasının yanısıra tüm enstrümanlar birlikte çaldığında uğultuya sebep olsa da, Deep Purple’ı İstanbul’da hem de boğazın yanıbaşında dinliyor olmanın gerçeküstülüğü tüm bu sorunları unutturdu. Grup üyelerinin yaşlarının hayli ilerlemiş olmasından dolayı beklentiler biraz düşük tutulmuştu, belki de bu yüzden konser birçokları için olağanüstü geçti. Hatta Ian Gillan, Steve Morse, Roger Glover, Don Airey ve Ian Paice’in kariyerlerinde geride bıraktıkları 40 yılı ve yaş ortalamalarının 50’nin üzerinde olduğu düşünülürse Deep Purple’ın sahnedeki performansının izleyicilerden daha iyi olduğunu söylemekse hiç de yanlış olmaz. Seyirciye her şarkı bitiminde övgüler yağdıran vokalist Ian Gillan aslında o kadar da coşkulu olmayan kalabalığı canlandırmak ister gibiydi. Arenada gerçekleşen hemen hemen her konserde olduğu gibi önden arkaya doğru artan yaş ortalamasıyla birlikte seyircinin şarkılara eşlik etmedeki coşkusunda bir düşüş vardı. Yine de Deep Purple’ın insanı hareket etmeye zorlayan şarkıları arka taraflarda da kimilerinin içinie kıpır kıpır etmeyi başardı. Deep Purple hep aynı Konserde Ian Gillan’ın eşsiz […]

Placebo’da bir günlük gecikme

İstanbul Turkcell Kuruçeşme Arena’da 23 Haziran Salı akşamı 21.00’de gerçekleşecek konser bir gün sonraya ertelendi. İstanbul’a gelmek için hazırlanan ünlü rock gruplarına bir şeyler oluyor. İlk olarak Depeche Mode’la başlayan konser iptali, Placebo ile devam ediyor. 23 Haziran Salı akşamı 21.00’de gerçekleşmesi gereken konser, turne ekipmanının Bulgaristan sınır kapısında yaşadığı bir sorun nedeniyle bir günlüğüne ertelendi. Yeni albümleri “Battle For The Sun” için dünya turnesine çıkan Placebo, 24 Haziran Çarşamba akşamı 21.00’de Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenleriyle buluşacak.

Santralistanbul’dan bir Mayfest daha geçti

İstanbul Bilgi Üniversitesi 2009 Mayıs Festival’inde bu yıl yine birçok ünlü sanatçıyı ağırladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen festivalde Yüksek Sadakat grubu, Nil Karaibrahimgil ve Kenan Doğulu gençlerle buluştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğrenci Birliği, gelenekselleşen Bahar Şenliklerinin bu yıl 12’ncisini düzenledi. Festivaldeki pek çok aktivite de katılımcıların güzel vakit geçirmelerini sağladı. Gün batmaya başlarken sahne alan Yüksek Sadakat’in şarkılarıyla şenliğe merhaba diyen üniversiteliler daha sonra Nil Karaibrahimgil’in hareketli şarkıları ve danslarıyla eğlenceye devam ettiler. Gecenin finalinde sahne alan Kenan Doğulu ise kendisinin de Bilgi Üniversitesi’nden terk bir öğrenci olduğunu söyleyerek konserine başladı. Kenan Doğulu’nun sahne almasının ardından eğlencenin doruğa çıktığı festival, sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti.Hilal Özdemir Gökhan Tünay

Placebo İstanbul’da

Aynı okuldan mezun Brian Molko ve Stefan Olsdal’ın 1994’te Londra metrosunda karşılaşmasıyla Placebo’nun ilk filizleri atılmış olur. Evlerinde müzik denemeleri yapan ikiliye Olsdal’ın arkadaşı Robert Schultzberg de baterist olarak katılınca Ashtray Heart isimli ilk gruplarını kurarlar. Alternatif rocktan daha hareketli new wave punk tarzında müzik yapan grup Bruise Pristine parçasını kaydettikleri demolarıyla yapımcıların ilgisini çekmeyi başarır. Grup isimlerini, bir tıp teriminden olan ve ilaç niyetine verilen ama hiçbir işlevi olmayan madde anlamına gelen Placebo olarak değiştirip 1995’te ilk albümleri Placebo’yu kaydederler. Nancy Boy ve 36 Degrees gibi parçaların öne çıktığı albüm David Bowie ve Marilyn Manson gibi ünlülerin de dikkatini çeker. 1996’da David Bowie’nin konserlerinde alt grup olarak sahne alan Placebo ikinci albüm öncesi baterist Schultzberg ile yollarını ayırmaya karar verir. Steve Hewitt’i baterist olarak bünyesine dahil eden grup bu dönemden itibaren new wave punk tarzını alternatif rock’a bırakan parçalarla yoluna devam eder. “Sensiz ben bir hiçim” Aşığın maşuka teslim oluşunun en derin anlatımını 1998’te Without You I’m Nothing albümüyle yakalayan Placebo, müzik eleştirmenlerince de on dört yıllık kariyerlerinin en başarılı çalışmasını gerçekleştirir. Tüm yaratılış felsefelerini bir kenara atıp, varlığını sevgili üstünden tanımlayan aşkı anlatan albüm hem alternatif rock müziği hem de iz bırakan şarkı sözleriyle büyük başarı yakalar. Seksen küsur doğumlular için ergenliğin en kafa karıştırıcı dönemine denk gelen albüm, aşkın hastalıklı bağımlılığını da sorgulatır. Androjen görünümü, makyajın eksik olmadığı yeşil gözleri ve Pet Shop Boys’un solistini andıran vokaliyle Brian Molko’nun öne çıkışı da bu tarihlere rastlar. Fransa’da başlayan Libertinage (Özgürleşme) dönemi yazarlarından Choderlos de Laclos’nun cinselliği ve erdemi sorguladığı yapıtı Les Liaisons Dangereuses (Tehlikeli İlişkiler) romanın gençlere yönelik uyarlaması Cruel Intentions (Seks Oyunları) filminde film müziği olarak Every Me Every You parçasının kullanılması da Placebo’nun tanınmasında önemli bir rol oynar. Müziği ve Molko’nun “pure” derkenki yumuşaklığıyla unutulmayan parça Pure Morning ve sözleriyle yürek burkan The Crawl da albümün […]

Üniversitelerin şenlik ayı geldi

Üniversitelilerin bütün bir yıl boyunca iple çektiği günler yaklaşıyor. Öğrenci kulüpleri tarafından organizasyonu yapılan “Bahar Şenlikleri” Türkiye’nin pek çok üniversitesine hareket getiriyor. Üniversite öğrencisi olmanın belki de en tatlı yanı olan şenlikler, vizeler, ardından finaller, ödevler derken bunalan üniversite öğrencilerinin kafa dağıtmasını ve bir yılın gerilimini atmalarını sağlıyor. İlkbahar aylarında gençlerin imdadına yetişen “Bahar Şenlikleri,” bu yıl da pek çok ünlü şarkıcıyı ve grubu ağırlıyor. Üniversite kampüslerinde düzenlenen şenlikler konser tadında bir eğlence sunmanın yanısıra yarışmalar, sergiler ve çeşitli etkinlikleri de içinde barındırıyor. Farklı üniversitelerden öğrencilerin de katılabilecekleri İstanbul’daki üniversite bahar şenliklerinin programları şöyle: 16-17 Mayıs İstanbul ÜniversitesiÜniversite şenliklerin ilki İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. 16 -17 Mayıs tarihlerinde Beyazıt kampüsünde gerçekleştirilecek olan etkinlik, Ogün Sanlısoy, Pinhani, Direc-t ve Yasemin Mori’yi gençlerle buluşturuyor. 16 Mayıs Koç Üniversitesi16 Mayıs Cumartesi günü Koç Üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü’ndeki şenlikte ise Kenan Doğulu, Teoman, Bedük ve İngiltere’nin en ünlü trip hop elektronik gruplarından Kosheen canlı performansıyla sahne alıyor. “Koçfest” adı altında gerçekleştirilen şenlikte kitap bağışı, ‘10 boş bardak=1 bira’ kampanyası ve Greenpeace’in çevreci etkinlikleri de katılımcıları geri dönüşüme ve sosyal duyarlılığa davet ediyor. 16-18 Mayıs Galatasaray ÜniversitesiYine en renkli üniversite şenliklerinden biri de Galatasaray Üniversitesi’nin Ortaköy Kampüsü’nde. 16-17-18 Mayıs’ta Sakin, Babazula, Yenitürkü, Pinhani gibi grupların katıldığı şenliğe pek çok amatör grup performanslarıyla öğrencilerin karşısına çıkacak. 20-23 Mayıs Boğaziçi Üniversitesi20-23 Mayıs tarihlerinde “Sanat Bayramı” adıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen şenlikte ise Bedük, Mert Yücel, Duman ve Battle of the DJs – Atjazz’ı ağırlıyor. Şenlik süresince güzel sanatlar, fotoğrafçılık ve sinema gibi pek çok kulübün sergileri de ziyarete açık olacak. 23 Mayıs Sabancı ÜniversitesiŞehrin karmaşasından uzakta eğlenmek isteyen gençler “Suşenlik” adı altında Sabancı Üniversitesi’nde buluşacak. Duman, Bedük ve Jukebox’ı konuk edecek olan “Suşenlik,” 23 Mayıs’ta gerçekleştiriliyor. 23 Mayıs İstanbul Bilgi ÜniversitesiAynı gün santralistanbul`da gerçekleştirilecek olan “Bilgi Mayfest” Kenan Doğulu, Yüksek Sadakat ve Nil Karaibrahimgil’e evsahipliği yapacak. Konserleri ile Santral […]