Yaşam

'Avrupalıların sizi beyaz olarak gördüğünden emin misin?'

Yazan: Önder Öndeş
Manchester Üniversitesi Kütüphanesi

Geçtiğimiz cumartesi, insan hakları savunucusu Malcolm X’in öldürülmesinin 50. yıldönümüydü. Gazeteci Haluk Şahin, ölümünden iki ay önce Malcolm’la röportaj yapmıştı.

21 Şubat, Amerikan tarihinin en önemli aktivistlerden, insan hakları savunucusu Malcolm X’in öldürülmesinin 50. yıldönümüydü. Malcolm X, 1965’te suikaste uğradığı New York Harlem’deki Audubon Balo Salonu’nda cumartesi anıldı.

Gazeteci ve iletişim bilimci Haluk Şahin, bu suikasttan sadece birkaç ay önce Manchester Üniversitesi’nde Malcolm X konferansına katılmış ve Malcolm’la röportaj yapmıştı. Şahin'in kapısını çaldık ve 50 yıl önce gerçekleştirdiği röportajın öyküsünü sorduk.

Şahin, o gün 20. yüzyılın en büyük isimlerinden biriyle röportaj yaptığının farkında olmadığını söylüyor.
 
Malcolm X ile röportaj fırsatı nasıl doğdu?
Aralık 1964’te çiçeği burnunda bir İstanbul Hukuk mezunu olarak İngiltere Manchester’daydım. Ağabeyimin yüksek lisans yaptığı Manchester Üniversitesi’nde avarelik yapıyor, olup bitenleri takip ediyordum. O sırada İngiltere’ye gelen Malcolm X’in üniversitede 3 Aralık'ta yapacağı konuşmayla ilgili afişler gördüm. İlgimi çekti.  O sıralar zenci yazar James Baldwin’in Fire Next Time kitabını yeni okumuştum. Amerika’daki ırksal çatışmaları ve yurttaşlık hakları mücadelesini takip ediyordum. Malcolm X’i duymuştum. Fakat onu daha çok bağnaz Müslüman bir lider olarak tanıyordum. Ancak İngiliz basınında çıkan yazılar ilgimi çekmişti. Malcolm’un değişmekte olduğunu yazıyorlardı. Toplantı günü ağabeyim Selçuk’a fotoğraf makinesini almasını söyledim. Toplantı bittikten sonra sahne arkasına gittik. Başkaları da vardı.  Ben yaklaşıp kendimi tanıttım. ‘Türkiye’denim’ dedim.  Hemen ilgi gösterdi. Bizimle sohbete daldı. Başka bir Türk tanıdığını sanmıyorum.
 
Ne sordunuz?
İlk olarak, “Beyazların şeytan olduğunu söylüyorsunuz, biz Türkler de beyazız ama Müslümanız.  Biz de mi şeytanız?” diye sordum. Gülümsedi. “Avrupalıların sizi beyaz olarak gördüğüne emin misiniz?” dedi. Gülüşmeler oldu. Ben de ‘beyaz’lık derken deri renginin ötesinde bir şeyler söylediğini anladım. Beyazları şeytan olarak nitelendirmesinin eskide kaldığını, siyasal düşüncelerinin değiştiğini söyledi. “Ne kadar haklı olursanız olun, pasif bekleyerek bir şey olmaz. Aktif mücadele zorunlu” diyordu.
 
Malcolm X sizde nasıl bir etki bıraktı?

Konuşmada söyledikleri beni etkilemişti. Çünkü farklı bir insanla karşılaşmıştım. Kalabalıkları etkileyen müthiş bir elektriği ve çok akıcı konuşması vardı. Başlangıçta huzursuz salonu yatıştırmış, adeta büyülemişti. Malcolm X’in bir Türk olarak bana sevgiyle bakan bakışlarından ve sözlerinden çok etkilenmiştim. Ama o zaman bir gazeteci olarak ilk röportajımı 20. yüzyılın en büyük isimlerinden biriyle yaptığımın farkında değildim. Öldürüldü. Özyaşam öyküsü yayınlandı. Malcolm X efsaneleşti. Efsane devam ediyor.
 
Haberin yayınlanma süreci nasıl gelişti?
Röportajı el yazısıyla dosya kağıtlarına yazdım. Fotoğraf filmleriyle birlikte Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’ye gönderdim. Onu tanımıyordum. Ancak dünyayı ve Amerika’yı bilen bir gazeteci olarak bu röpotajı en iyi onun değerlendirebileceğini düşünmüştüm. Yanılmamışım. Şubat 1965 başlarında iç sayfalarda neredeyse yarım sayfa çıktı bu haber. İşin ilginci, bu röportajın çıkışından kısa bir süre sonra Malcolm X’in Harlem’de öldürüldüğü haberi geldi. Şaşırdım. Bu ilk röportajın ilginç bir ‘bonus’u da var.  Askere gitmek üzere Bursa’da aile evimdeydim. Yayınlandıktan bir kaç gün sonra bir gün kapımız çalındı, postacı beni sordu. “Benim” deyince, “Şuraya bir imza lütfen” dedi. Attım; cebinden paralar çıkarttı, bana tam 85 lira verdi.  Diyelim ki şimdinin 500 lirası. O röportajın telif ücreti imiş!  Abdi İpekçi de bir başka efsaneydi. O da bir gün öldürülecekti.  
 
ABD ve dünyanın Malcolm X’e yaklaşımı hakkında neler söylemek istersiniz?
Amerika’yı anlamak isteyen herkesin Malcolm X’in Alex Haley’in imzasını taşıyan özyaşam öyküsünü (The Autobiography of Malcolm X) tavsiye ederim. ‘Haklar verilmez alınır’ ilkesinin geçerliliğini koruyor.

2 Yorum

  • Merhabalar…
    Malcolm X hakkında uzunca bir araştırma yapıyorum ve araştırmalarımı, düşüncelerimi bir kitap haline getirmeyi düşünüyoum. Sizin de izniniz olursa yazınızdan biraz alıntı yapmak istiyorum. Dönüş yaparsanız sevinirim.
    Saygılar.

  • Merhabalar…
    Malcolm X hakkında uzunca bir araştırma yapıyorum ve araştırmalarımı, düşüncelerimi bir kitap haline getirmeyi düşünüyoum. Sizin de izniniz olursa yazınızdan biraz alıntı yapmak istiyorum. Dönüş yaparsanız sevinirim.
    Saygılar.

Yorum yazın