Yaşam

Bilişimde bulut dönemi

Yazan: Hüseyin Aslan - Cemal Özbaş

İnternetin bant genişliğindeki artış ve bilgisayar maliyetlerindeki düşüş, online dünyanın hayatımızda giderek daha fazla yer işgal etmesine neden oluyor. İş dünyası ve özel yaşamlar, geliştirilen binbir türlü yazılım ve donanım sayesinde her gün daha fazla sanal dünyaya taşınıyor. Bu süreci “online dünya bizi çevreliyor” yerine, “biz online dünyanın içine giriyoruz” diye tarif etmek herhalde yanlış olmaz. Önümüzdeki yıllarda hem yaşama hem de çalışma tartımızda önemli değişiklik yaratacak gelişmelerden biri de “Cloud Computing” veya “Bulut Bilişim” olarak görülüyor.

“Cloud computing” sisteminin Türkçe açılımı “her yerde, her zaman, her koşulda erişilebilirlik” olarak tanımlanıyor. Sistemin en kolay anlaşılabilir anlamı şu; bilgisayarınızda bulunan ofis, resim, ajanda, çeviri programlar, kişisel dosyalarınız ve diğer dosyalar internetteki bir sunucuya taşınıyor ve internete bağlı olduğunuz her yerden bu programlara ulaşıp işinizi görebiliyorsunuz. Kullanılan mail hesaplarının sağlamış olduğu yüksek depolama alanları, bilgisayara hiçbir program kurulumu olmadan direkt olarak internet üzerinden yapılabilen virüs taramaları, bilgisayarda ofis programı olmasa bile ofis dosyalarının düzenlenebiliyor veya oluşturulabiliyor olması gibi kolaylıkların tamamı “cloud computing” sisteminin ürünleri. Kısaca, kişisel bilgisayarınızın masaüstünde yapabildiğiniz herşeyi artık geniş bant erişim sayesinde uzak bir sunucu üzerinde de yapabilmeniz anlamına geliyor bulut bilişim. Google mail, Apple MobileMe, Ubuntu One, Picasa, Flickr, Google Docs, eyeOS, virustotal, onLive, chromeOS, Windows Azure bu sistemin öncü örnekleri.

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cenk Erdil, sistemin sağladığı en büyük kolaylıklardan birinin “grup çalışması” olduğunu söylüyor, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin yazılım, donanım ve bakım maliyetlerini önemli ölçüde düşüren bu sistemde, pahalı yazılımların satın alınması, büyük depolama ve yedekleme donanımları türü maliyetler bulut bilişim hizmeti veren şirketler tarafından üstleniliyor. İşletmeler ise programları ve depolama alanlarını kullandıkları kadar ödüyorlar. Örneğin bir şirket, çalışanları tarafından sürekli güncellenmesi gereken döküman dosyasını bu sistemle, örneğin Google Dokümanlar üzerinden paylaşıma açıyor. Paylaşıma açılan dosyaya şirket çalışanları internete erişimleri olan her yerden istedikleri zaman erişebiliyorlar, dosya üzerinde değişiklik yapıp kaydedebiliyorlar. Hem zamandan hem de harcanan emekten tasarruf edilmiş oluyor.

Kişisel bilgisayarınız her yerde

Bulut bilişimde çalışmayı seçerseniz, çevrimiçi işletim sistemi adı altında kurulan internet siteleri aracılığıyla kendi bilgisayarınızı oluşturuyor, internet üzerinde sanal bir masaüstü yaratıyorsunuz. İhtiyacınız olan bütün programlar bu işletim sisteminin içerisinde kurulu halde oluyor. Çevrimiçi işletim sistemleri ile yapabilecekleriniz o kadar fazla ki, gelecekte evlerinizde bilgisayar bulundurmak zorunda bile kalmayabilirsiniz. Sonuçta internete bağlanabildiğiniz her yerden ulaşabileceğiniz bir masaüstüne sahip oluyorsunuz. Belgelerinizi, fotoğraflarınızı yükleyebiliyor ayrıca düzenleyebiliyorsunuz, sunumlar hazırlayabiliyorsunuz, kendi masaüstünüzü oluşturabiliyorsunuz, isterseniz film izliyor isterseniz de müzik dinleyebiliyorsunuz ve bütün bunları bilgisayarınıza hiçbir program kurmadan, yük yük bindirmeden yapabiliyorsunuz.

Sistemin özellikle şirketlere sağladığı bir avantaj ise eş zamanlı toplantı yapabilme olanağı… Tek ihtiyacınız internet bağlantısı olan bir bilgisayar. Çevrimiçi işletim sistemi hizmetini ücretsiz sunan internet sitelerinden bir tanesi www.eyeos.org. Eyeos’ta Türkçe seçeneği de bulunuyor ve sisteme kayıt olmanız sadece 10 saniyenizi alıyor. Bilinen bir başka ücretsiz çevrimiçi işletim sistemi ise www.glideos.com. Bulut bilişimle çalışan bir başka çevrimiçi işletim sistemiyse Windows Azure. Microsoft’un yapımı olan bu işletim sisteminin kullanım ücreti 60 dolar.

Sistemin dezavantajları…

Panelde Dr. Cenk Erdil tarafından anlatılan sistemin avantajları yanında elbette bazı sorunları da var. Sistem, depolama üzerine çalıştığı için, donanım giderlerinde maddi açıdan büyük bir azalma sağlıyor. Tek bir bilgisayardan diğerlerine hükmedebilen sistem, internetteki kamu hizmetlerini çok kolaylaştırıyor. Ancak bu kolaylıklara karşılık kişisel kullanıma dair bilgi kontrolünün uzakta olması kullanıcıları düşündürüyor. Uzaktaki bir bilgisayarda elbette sınırlı yetkiye sahip olunuyor. Ayrıca sistem, internet kullanıcısında güvensizlik yaratabiliyor. Kişisel bilgilerine kendi bilgisayarının dışında başka bilgisayarlardan da ulaşabileceği fikri, pek çok kişiyi rahatsız ediyor. Dolayısıyla sistemin koruyucu duvarlarının çok kalın ve sağlam olması gerekiyor. Ancak FBI ve CIA’in bile bilgisayarlarına girebilen hackerlar olduğu için, bu sorun ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Veri sızmaları ve botnet saldırıları olabiliyor. Bunun haricinde, yüksek boyutlu bilgileri aktarmak zaman alabiliyor. Örneğin beş yıl boyunca kendi bilgisayarınıza yüklediklerinizi, başka bir bilgisayara aktarma süreci hiç de kısa olmuyor.

Virüslerden korkmayın

İnterneti kullanan hemen hemen herkesin en büyük korkusu internet yoluyla bulaşabilecek bilgisayar virüsleridir. İnternetten dosya indirirken akıllara “acaba indirdiğim dosyanın bilgisayarıma zararı olacak mı?” sorusu sıkça gelirken, “cloud computing” ile çalışan çevrimiçi virüs tarama siteleri yardımınıza koşuyor. Bilgisayarınıza hiçbir program kurulumu yapmadan indirmiş olduğunuz dosyanın zararlı olup olmadığını virüs tarama siteleriyle öğrenebiliyorsunuz. Bu sitelerden en bilineni ise www.virustotal.com internet sitesi. Virustotal.com adresine girerek, indirdiğiniz dosyayı sisteme yükleyip “gönder” demeniz yeterli. İnternet sitesi tam 40 tane bilinen virüs programını ayrı ayrı kullanarak yüklemiş olduğunuz dosyanın tehlike derecesini size rapor halinde bildiriyor. Sistemi kullanmak ise tamamıyla ücretsiz.

Sınırlarınızı zorlayın

Bilgisayar kullanıcılarının en büyük sorunlarından bir tanesi sürekli yenilenmesi gereken donanım parçalarıdır. Özellikle oyunseverler yeni çıkan oyunları oynayabilmek için bilgisayarlarının donanım parçalarını sürekli güncellemek zorunda kalıyorlar. Yeni çıkan donanım parçalarının fiyatları ise hiç de azımsanmayacak derecede yüksek oluyor. Bu sorunu ortadan kaldırmak için kurulan Onlive.com internet sitesi ise kullanıcılarına sınırları zorlatıyor. İnternet sitesinden üyelik açıyorsunuz ve bilgisayarınızın özellikleri ne kadar eskide kalmış olursa olsun istediğiniz oyunu oynayabiliyorsunuz. İnternet sitesi aracılığıyla oyun oynayabilmeniz için tek ihtiyacınız olan internet bağlantısı olan bir bilgisayar veya HD televizyon! Bilgisayar donanımınız ne olursa olsun hiçbir performans eksikliği yaşamıyorken ayrıca onlive.com ile evinizdeki HD televizyon(internet erişimi olan) aracılığıyla da sınırsız oyun zevkine ulaşabiliyorsunuz. Onlive.com adresindeki hizmetlerin tamamından yararlanabilmek için 99 doları gözden çıkartmanız gerekiyor. Ücreti ödemenizin ardından size Onlive sistemini kullanabilmeniz için küçük bir konsol gönderiliyor. Bu konsolu ister HD televizyonunuza isterseniz bilgisayarınıza bağlayıp, oyunları oynamaya başlıyorsunuz.

Bilişim sektörünün yeni gözdesi olan “cloud computing” sistemi, internetin de yeni gözdesi olarak görülüyor. Uzak masaüstü kavramı bilgisayarların daha da ucuzlamasına ve mobil araçların daha da fazla bilgisayara benzemesine yol açacak gibi görünüyor. Bu alanda IBM, Google, Microsoft gibi bilişim dünyasının devleri birbirleriyle yarışıyor. Microsoft’un yönetim kurulu başkanı Steve Ballmer’ın “cloud computing” ile ilgili olarak “Microsoft çalışanlarının yüzde 70’i cloud computing üzerine çalışıyor, gelecek bu teknoloji üzerine kurulacak” sözleri gelecekte bu sistemin sınırlarını genişleteceğinin açık bir göstergesi.

Yorum yazın