Medya

Cihan Hayırsevener’in yalnız bırakılmış davası

Yazan: Okan Özer

Bandırma’da öldürülen gazeteci Cihan Hayırsevener’in davası İstanbul’da devam ediyor. Hayırsevener ailesi davalarının ulusal basından yeterli ilgiyi görmediği görüşünde.

Bandırma’da öldürülen gazeteci Cihan Hayırsevener’in 26 Mayıs tarihinde İstanbul 10. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, tutuklu kişilerin tutukluluk hallerinin devamı kararı alınarak 18 Ekim 2011’e ertelendi. Cihan Hayırsevener’in yakınları ve kızı görülmekte olan davanın basın organlarında yeterince yer bulmadığı ve yalnız bırakıldıkları görüşünde.

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 18 Aralık 2009’da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Güney Marmara’da Yaşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cihan Hayırsevener davasına ilişkin duruşma Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul 10. Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi arasında yaşanan görev uyuşmazlığına son vermek amacıyla aldığı karar doğrultusunda 26 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da görüldü.

Cihan Hayırsevener, Bandırma’da Güney Marmara’da Yaşam gazetesinde çeşitli kamu ihalelerine fesat karıştırdığı iddia edilen bir organize suç örgütünün yaptığı yolsuzluklara ilişkin yazdığı yazılar sebebiyle sokak ortasında silahlı saldırı sonucunda öldürülmüştü. Hayırsevener cinayetine ilişkin dosya Yargıtay kararıyla “ihaleye fesat karıştırmak”, “suç örgütüne üye olmak” gibi suçlardan açılan dosya ile birleştiğinden 18 Ekim’de devam edecek yargılamada gizli tanıkla birlikte birçok tanığın da dinlenmesi bekleniyor.

Yaklaşık bir saat süren bugünkü duruşmada Mahkeme Başkanı Ömer Diken, tutuklu kişilerin tutukluluk hallerinin devamı kararını alarak davayı ileri bir tarihe erteledi. Cihan Hayırsevener’in yakınları ve Balıksesir’den gelen çalışma arkadaşları davasının basın mensupları ve gazeteciler tarafından yeterince takip edilmediğini ve basında işlenmediği dile getirdiler.

Davayı izleyenler arasındaki Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Temsilcisi ve Bianet yayın yönetmeni Erol Önderoğlu“Bu kadar haklı bir olayda böylesine azınlık halinde kalmanın üzücü olduğu” görüşünde. Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Demir ise davanın organize suç örgütü dahilinde görülecek olmasının herşeyden önemli olduğunu belirtti. Cihan Hayırsevener’in kızı Gaye Hayırsevener Clifford ise cinayete kurban giden babası Cihan Hayırsevener’in yerel yayın organında çalışan bir gazeteci olduğu için davanın yerel ve ulusal yayın organları tarafından önemsenmediğini vurguladı. Kolombiyalı bir öğrencinin ülkesinde Cihan Hayırsevener’in öldürülmesi ile ilgili bir tez hazırlamak için kendilerine ulaştığına değinen Gaye Clifford, malesef Türkiye’de ise cinayetin yeterince tepki görmediğini belirtti.

Gaye Clifford Türkiyede basın özgürlüğü olup olmadığı hakkındaki soruya ise Washington’da bulunan ve Cihan Hayırsevener’in de resminin yer aldığı öldürülen gazeteciler anıtınının bulunduğu Newseum Müzesi’nin içinde yer alan Türkiye haritasının kırmızı renkte oluşuna atıfta bulunarak cevap verdi. Basın özgürlüğü bulunmayan ülkelerin renklerinin kırmızı olduğunu belirten Hayırsevener, “Basın özgürlüğü noktasında ülkemi Washington’da savunamadım” dedi. 18 Ekim 2011 tarihinde görülecek olan duruşmada yerel ve ulusal basın mensuplarının davaya gereken ilgiyi göstereceklerini umduğunu belirten Hayırsevener adaletin de en kısa süre içinde tecelli etmesini diliyor.

Yorum yazın