Gündem

Erzincan’daki deprem Ankara’yı salladı

Yazan: Ahmet Şık

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in, İsmailağa ve Fetullah Gülen cemaatlerine yönelik yürüttüğü soruşturma nedeniyle önce hakkında dava açıldıktan sonra Ergenekon örgütü üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanması Ankara’yı karıştırdı. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başsavcı Cihaner’i Ergenekon zanlısı olarak gözaltına aldırıp tutuklatan Erzurum Özel Yetkili Başsavcısı Osman Şanal’ın yetkilerini kaldırdı. Cihaner’in tutuklanmasını “resmi gündem” yaparak bugün toplanan HSYK, “CMK’nın 250/3. maddesindeki amir hükmün ihlal edilerek görev ve yetki aşımında bulunduğunu” tespit ederek, Şanal’la birlikte Erzurum Özel Yetkili Başsavcı Vekili Tarık Gür, Özel yetkili Cumhuriyet Savcıları Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı’nın da CMK’nin 250. maddesi kapsamındaki yetkilerini kaldırdı. Kurul, ayrıca 4 savcı ile arama ve gözaltı sırasında görev yapan polisler hakkında da suç duyurusunda bulundu. Dün Osman Şanal’ın öncülüğünde bir grup polis ve savcı nezaretinde adliyedeki ofisi ile evinde yapılan aramalardan sonra gözaltına alınarak Erzurum’a götürülen Cihaner, gece boyunca yapılan sorgusunun ardından bu sabah saatlerinde Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Ergenekon örgütü üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanmıştı.

Bakanlık Erzurum’a sahip çıktı

Hakim ve Savcılar Kanunu’nun 9. Maddesi uyarınca hakkında yürütülecek hukuki işlemleri ve yargılamasını sadece Yargıtay’ın yapabileceği Başsavcı Cihaner’in hem gözaltına alınması hem de tutuklanması ise hukuk çevrelerince skandal olarak nitelendirildi. Adalet Bakanlığı’ndan yapılan ve Osman Şanal’ın uygulamasını eleştiren yorumlara tepki gösterilen açıklamada, Cihaner’in görev değil şahsi suçları nedeniyle soruşturulduğu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. Maddesinin de özel yetkili savcılara bu hakkı verdiği belirtildi.

HSYK savcıların yetkilerini kaldırdı

Ancak bugün, Erzincan’da yaşanan olalyarı gündemine alarak toplanan HSYK bakanlığın bu açıklamasına itibar etmedi. HSYK Başkanı Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in mazeret bildirirek katılmadığı tohlantı Bakanlık Müsteşarı Ahmet Kahraman ile bakanın yerine yedek üye Çoşkun Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi. HSYK, Cihaner’e yönelik soruşturmada CMK’nın 250/3 maddesine göre, “Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’da yargılanacak kişilere ilişkin soruşturmalarda özel yetkili savcıların görevli olmadığına” ilişkin hükmün Erzurum’daki savcılarca dikkate alınmadığı konusunda görüş birliğine vardı. Toplantıda Müsteşar Kahraman’ın karşı oyuna rağmen, 6 üyenin onayıyla Cihaner’e yönelik soruşturmada söz konusu savcıların “CMK’nin 250/3 maddesindeki amir hükmün ihlal edilerek görev ve yetki aşımında bulunduğu” tespiti yapıldı. Yetkileri ellerinden alınan 4 savcının Erzurum’da yürütülen Ergenekon soruşturmasında görev alamayacakları anlmına gelen HSYK kararında şöyle denildi: “Özel yetikli Cumhuriyet Başsavcı vekili Tarık Gür, Cumhuriyet Savcıları Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal’ın CMK 250. Maddesi kapsamındaki yetkileri kaldırılmasına, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş, Cumhuriyet Başsavcısı vekili Tarık Gür, Cumhuriyet Savcıları Karakullukçu, Yazıcı ve Şanal (arama ve sorguya katılan savcılar) ile diğer ilgiler hakkında yasal gereğinin yapılması için suç duyurusunda bulunmasına karar verilmiştir.”

Polisler hakkında suç duyurusu

Kurul, Hakim ve Savcılar Yasasının “Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü halleri dışında suç işlediği ileri sürülen hakim ve savcılar yakalanamaz, üzerleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez. Ancak, durum Adalet Bakanlığına derhal bildirilir. Birinci fıkra hükümlerine aykırı hareket eden kolluk kuvvetleri amir ve memurları hakkında yetkili Cumhuriyet savcılığı tarafından genel hükümlere göre doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır” şeklindeki 88/2’ye maddesine aykırı davrandıkları gerekçesiyle Cihaner’i gözaltına alınan polis ve polis amirleri hakkında suç duyurusunda bulunma kararı aldı.

Yargıtay’dan açıklama

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da “yargıyı yıprattığı ve yargıya olan güveni sarstığı” gerekçesiyle Erzincan ve Erzurum’daki soruşturma ile ilgili inceleme başlattığını duyurdu. Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya’nın yaptığı açıklamada, “Yargının siyasi güçlerin etkisi altında bulunup bulunmadığını bireyi kamu gücünden hukuki kurallarını uygulanıp uygulanmadığını tespiti dolasıyla demokrasi ve hukuk devletinin korunup yerine getirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Habur, Erzincan ve Erzurum Adli yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatları incelemeye almıştır” denildi.

AKP tepkili

HSYK’nın kararı ise AKP çevresinden sert tepki aldı. AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, HSYK’nın suç işlediğini savunurak, “HSYK bu kararıyla kendi meşruiyetini sorgulamaya açmıştır. Kendi dünya görüşlerine göre yasa mı yorumluyorlar? HSYK Bu tavrıyla yargıya müdahale etmiştir. Bir suç sorgusu sürerken bir savcıya müdahale edilmesi, başka savcıya olumlu davranılması olabilir mi. HSYK’nın kararı anayasaya ve hukuka uygun değildir. HSYK, kuralları çiğneyen bir karar almıştır. HSYK suç işliyor. TCK açısından HSYK’nın kararı adli yargılamayı etkilemeye yönelik teşebbüs içeren bir karardır” dedi.

CHP memnun

Muhalefet partisi temsilcileri ise Cihaner’i gözaltına alıp, lojmanı ile adliyedeki odasını aratan Erzurum Savcısısı Şanal’a tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, “Artık, Emniyetin ‘F’ tipi kadrolaşması adliyeyi teslim aldı. Kimi savcı ve hakimler Demokrat Parti’nin son dönemlerinde yaşanan tahkikat komisyonları misyonunu üstlendi ve Türkiye’de artık herkesin hukuksuz olarak tutuklanacağı bir sürece girildi. Bu anlayış yakında Parlamento’ya ve milletvekillerine de yansıyabilir. Anayasa’nın 83. ve 14. maddeleri kapsamında bir gün bakarsınız, Beşiktaş Adliyesi yerine şimdi Erzurum’daki özel yetkili savcılık, belki milletvekillerini de gözaltına alacak ve tutuklayacaktır. Bundan sonra hiç bir kişinin, kurumsal sıfatı ne olursa olsun güvencesi kalmamıştır. Her an herkes, gözaltına alınabilir, tutuklanabilir. Türkiye’de hukuk katledilmiştir” dedi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun CHP’li Üyesi Ahmet Ersin, Erzurum’a gitme kararı aldı. Tutuklamayı “cemaat ve hükümetin ortak operasyonu” olarak değerlendiren Ersin, savcı ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na da başvurdu.

HSYK’yi savunan da var eleştiren de

Hukuk çevreleri HSYK’nin doğru karar aldığında birleşirken Türkiye Barolar Birliği tarafından yapılan açıklamada Cihaner’in gözaltına alınıp tutuklanmasının yargı bağımsızlığına vurulan darbelerin yeni bir örneği olduğu vurgulandı. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya ise muhalif görüay bildirerek, “Hakim ve savcıların yetkilendirilmeleri, görev yerlerinin değiştirilmesi belirli ilkeler ve kurallar çerçevesinde olur. HSYK, bu ilke ve kurallara aykırı olarak sadece yürüttüğü soruşturma ve bu soruşturmada ortaya çıkan sonuçlar nedeniyle savcının yetkisi kaldırılmaz. Kaldırılırsa, ağır hukuka aykırı olur. Bu yönüyle bakıldığında HSYK’nın kararı hukuksuzdur. HSYK hakim ve savcıların yürüttükleri soruşturmaları veya bakılan davaları denetleme yetkisine sahip değildir. HSYK, bu kararı ile savcının yaptığı soruşturmayı denetlemeye çalışmaktadır” dedi.

Yorum yazın