Genel

Teknoloji gelişir eşya değişir

Yazan: Dila Özsoy

Gelişen teknoloji bir yandan hayatı kolaylaştırırken, sahip olduğumuz her ürün bir yenisini de beraberinde getiriyor. Cep telefonu alan bluetooth kulaklığını ya da kılıfını, bilgisayar alan görüntülü sohbeti sağlayan kamerayı, dijital fotoğraf makinesi alan yüksek kapasiteli hafıza kartları ya da taşınabilir bellekleri de satın alıyor. Evdeki tüplü televizyonları tahtından eden plazma ya da LCD televizyonlara sahip olmak ise ses ve sinema sistemleri ya da DVD oynatıcıları almayı da neredeyse “şart” kılıyor.

Teknoloji gelişti “gereksinim” arttı

Gelişen teknoloji ile beraber hayatımızda yeni gereksinimler oluştu. Daha önceleri cep telefonuna bile ihtiyaç duymayan bizler, bugün onsuz sokağa çıkamaz olduk. Şimdilerde bu ihtiyaçlar öyle bir noktaya geldi ki evdeki eşyaları dahi yeni aldığımız teknolojik aletimize göre değiştiriyoruz. Eski tüplü televizyonların yerini alan plazmalar salonun başköşesinde duran televizyon sehpalarının pabucunu dama attı. Artık ya duvara monte ediyoruz televizyonumuzu ya da alçak, modern televizyon sehpamızı kullanıyoruz. Öyle ki, plazma TV alınca yanında sinema sistemi alma ihtiyacı duymamız işten bile değil. Tabii sinema sistemi kurulunca da film alma ihtiyacımız doğuyor. Bir başka “temel” ihtiyacımız cep telefonlarının gerektirdiği başlıca şeyler arasında; kılıfları ve bluetooth kulaklığı saymak mümkün. Son günlerde cep telefonları da yetmez oldu. Cep bilgisayarları hem telefon hem bilgisayar olarak bütün ihtiyaçlara cevap verdiği için telefonların tahtına oynuyor. Bu bilgisayarlarla e-postalarımızı cevaplayabildiğimiz gibi internete 3G hızında erişmemiz de sağlanıyor.

CD, DVD derken taşınabilir hafıza kartları

Bilgisayarın hayatımızda yarattığı gereksinimler ise saymakla bitmiyor. Önceleri internetten indirdiğimiz filmleri, müzikleri saklamak için boş CD ya da DVD’ye ihtiyaçduyarken, şimdilerde boş CD sadece korsan filmcilerin ihtiyacı haline geldi. Artık indirilen filmler ve mp3 formatındaki müzikler harici hafıza kartları veya bilgisayarların hafızalarında saklanıyor. Kamera ihtiyacı ise internet üzerinden karşımızdakiyle daha samimi bir görüşme yapabilmek için bilgisayar ihtiyacımıza ilave oluyor. Harici disk ihtiyacı da bilgisayarımızın hafızasını biraz olsun rahatlatabilmek ve veri taşıyabilmek için günlük hayatımızdaki yerini alıyor. Küçük, büyük ebatlardaki bu harici disklerin fiyatlarıda hafıza genişliğine göre değişiyor. Görüldüğü üzere iş sadece bilgisayar almakla kalmıyor. Bunlar dışında aldığımız oyunlar, mouse, oyun konsolları vb. uzayan bir listeye sahip.

Bilgisayar oyunları göründüğünden pahalı

Fotoğraf çekme hobimiz ise ilk başta kolay bir iş gibi gözükse de aslında iş profesyonel aşamaya gelince bize baya pahalıya patlıyor. Dijital kart, objektif, çanta gibi ihtiyaçlarımız oluveriyor. Dijital kartın içindekileri harici diskimize, bilgisayarımıza ya da CD’ye aktarmazsak yeni bir dijital kart alma ihtiyacı duyuyoruz. Farketmeden koskocaman bir dijital arşive sahip oluyoruz ve doğal olarak bu arşivi saklayacak bir yerimiz olsun istiyoruz. Aynı şekilde oyun konsollarının yarattığı ihtiyaçlar hiç de hafife alınır cinsten değil. Oyunun içine gireyim derken aldığımız direksiyon, kablolu/kablosuz joystick vb. ihtiyaçlarımız eğlence amaçlı konsolun gereksinimlerinden sadece birkaçı.
Teknolojik ihtiyaçlarımızın sonu yok anlayacağınız. Aldıkça almak zorunda hissediyoruz. Hayatımızda önceden olmayan, şimdilerde vazgeçemediğimiz aletler bize pahalıya mal oluyor. Nereye gidersek gidelim yanımızdan ayırmadığımız telefonlarımız, evde/işte başından kalkamadığımız bilgisayarlarımız, eğlenceli zaman geçirmek için bağımlısı olduğumuz oyun konsollarımızla vakit geçirirken zamanın gereksinimlerini yakalıyoruz. Alıştık da onlara, benimsedik hatta sevdik. Yokluklarında eksiklik hissetmeye başladık. Peki zamanın gereksinimlerini yakalarken neleri kaçırıyoruz? Onu da bir düşünmek gerek…

Yorum yazın