Sinan Tuzcu: ‘Oyunculuğumu tartıştırabilmek için Atatürk oldum’

Bir oyuncunun canlandırdığı karaktere hayranlık duyması, ya da bunun tam tersi, rolün inandırıcılığından kaybettir mi? Zülfü Livaneli’nin çok tartışılan filmi Veda’da Mustafa Kemal’i canlandıran Sinan Tuzcu’ya (33) bu soruyu sormamızın nedeni, film nedeniyle kendisiyle yapılan söyleşilerde Atatürk’e hayranlığını dile getirmesiydi. Tuzcu, Türkiye’deki insanların yedi yaşından başlayarak resmi tarih bilgisiyle kuşatıldığını ancak Atatürk söz konusu olduğunda, hakkaniyet adına bu çizgiden ayrılmasının mümkün olmadığını söylemişti. Diğer taraftan, Türkiye’de çekilen ve içinde Atatürk olan her film sanatsal boyutundan çok, siyasal ve tarihsel açıdan değerlendirilir ve tartışmalar da genellikle bu eksende ilerler. Dolayısıyla Atatürk rolüne soyunan her oyuncuyu, bu tartışmalar arasında kaybolma, oyunculuk performansını tehlikesi bekler. HaberVsmuhabirleri Tuzcu’ya yönelttiği bir başka soruda, performansının bu tartışmalara yenik düşüp düşmediğinin yanıtını aradı. Sinan Tuzcu için “Atatürk olmak” ne ifade ediyor?Ürkütücü bir şey. Kostümle, makyajla ona benzemeye başladığınızı fark edince o bir süre sonra sizin için de bir oyuna dönüşüyor. Aynanın karşısında kendinizi oynar buluyorsunuz. Saç renginiz değişiyor, göz renginiz değişiyor. Normaldeki hareketleriniz, biçimleriniz, konuşma tarzınız, bakışınız hepsi değişiyor. Bir de bunu yaratırken tek başınıza değilsiniz, “Ben bunu böyle oynuyorum ağabey” deme gibi bir şansınız yok yani. Herkes bir fikir belirtiyor oysa siz doğal olmak zorundasınız. Canlandırmanın teknik tarafını düşününce biraz ürkütücü ve zor. Ama aynayla baş başa kaldığınızda acayip keyifli bir şey. Çok gurur verici. Atatürk oynayan kaç kişi var ki Türkiye’de? İşte Rutkay ağabey, Haluk ağabey… Halit Ergenç de var ama daha çıkmadı. Nurseli İdiz, Cumhuriyet Kadınları için Atatürk olmuştu. Bir de Alican Yücesoy var. Alican’la zaten hep ortak oynuyoruz biz. Rutkay ağabeyden, Haluk ağabeyden sonra geliyor olmak Halit için de, Alican için de ve benim için de çok mutlu bir şey. Rolü kabul etmekte bir tereddüt yaşadınız mı?Yaşamaz olur muyum? “Yapamam” dedim Zülfü ağabeye. Çünkü bunun için çok sağlam bir vakte sahip olmanız lazım. Biraz önce saydığım bütün o öğeler. Birinci sınıf bir ekip […]

















