Anadolu Ajansı, Taraf gazetesine hizmet vermeyeceğini duyurdu. Bir haber ajansı, hizmetinden faydalanan medya organlarını seçebilir mi?
Etiket -mustafa dağıstanlı
Gezi isyanıyla deşifre olan internete sızdırılan telefon konuşma kayıtlarıyla kanıtlanan Türkiye medyasının trajedisini anlatan bir kitap: 5 Ne 1 Kim?
Basın tarihimizden baskı-sansür-yasak örnekleri derledim. Nasıl bir yerden geldiğimizi hatırlayalım, bilelim diye. “Modern” zamanlara gelmedim..
Gazetecileri galiba gaz tüpü zanneden bir medya patronu eksikti, artık o da var. Ama bütün günahları medya patronlarına mı yazalım?
Mustafa Alp Dağıstanlı'nın "Haberden kırk yarılmamış kıl çıktı!" başlıklı yazısına Milliyet muhabiri Burcu Karakaş'tan cevap geldi.
Standart bir editörlük beklemek bu ülkede hayal herhalde, ama insan gazetenin manşeti olan bir habere de mi hiç özen göstermez!
Leonardo da Vinci'nin Vitruvius Adamı'na önce sansür uygulayan, sonra özür dileyen NTV'de yaklaşık bir yıl süren "şiir vakti"nin kısa hikâyesi
Beni "28 Şubat gazeteciliği" üzerine yazmaya sevkeden saik, aslında, şimdiki yargı süreci değil, itiraflar. Yargı süreci, gazetecilerin yüzleşmesini sağlamayacak; ders almasını da sağlamadı, sağlamayacak.
Vatanın zerresi kutsal değildir, kutsal olan insan hayatıdır. Ama ne acı ki yığınlar, “Vatanın bir zerresini vermem” diyerek kandırılıyor.
Norveç’in zavallı siciliyle bizimki mukayese bile kabul etmez. Ama biz “yaradılanı hoşgör yaratandan ötürü”müzle, “ne mutlu Türküm diyene”mizle, medeniyetler beşiği olmamızla vs övünebilme becerisini de gösterebiliyoruz işte.
İlk kitabını 2007’de çıkaran NTV Yayınları’nda, en çok satış ve ciroya ulaştığı 2010’da zarar ettiği gerekçesiyle büyük bir tasifiye yaşandı. Bu tasfiye basında “yayınevi kapatıldı” şeklinde yorumlandı. NTV Yayınları eski Yayın Yönetmeni Mustafa Dağıstanlı sorularımızı cevaplıyor.
Bu yazı üç sene önce, İzmir’deki bir dizi depremden sonra yazıldı. Bu depremlerden sonra okullar tatil edilmişti. Şimdi de Denizli’deki bir dizi depremden sonra okullar tatil edildi. Bu, okulların çürük olduğunun göstergesi.
Tiyatrocu Atilla Olgaç’ın itirafı, kendimizle yüzleşmemiz için bir vesile olmalı. Olgaç çark etse ve askeri müdahale gerekçesi sağlam olsa bile Kıbrıs’ta suç işlediğimizi biliyorum.
Bu yeni yıl o kadar yeni olacak ki, daha önceki binlerce yeni yıldan daha yeni olacak.
Arabuluculuk rolüne soyunan Türkiye’nin savaşan taraflardan birine ağır silahlar göndermesinin açıklaması nedir?
Yanıbaşınızda patlamaya hazır bir bölge var ve siz buradaki sorunları bir ülkeyi silahlandırarak çözmeye çalışıyorsunuz. Gittikçe palazlanan Rusya’nın buna birgün tepki vereceğini kestiremiyorsunuz.
Samsun emniyetinde bayrakla çekilen fotoğrafında Samast’taki endişe görülebiliyordu. İstanbul’daki fotoğraf ise nasıl yumuşak kucaklar tarafından sarmalandığını
Zaman gazetesi için gazetecilik vakti ne zaman gelecek acaba? Yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı Pazartesi günü (gazetecilik değerlendirmeleri yapıyor ya) acaba bu konuda ikna edici ve müjdeli bir haber verebilir mi acaba?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya’nın iddianamesinin Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından yaşanan gelişmeler, merhum İdris Küçükömer’in yıllar önce ortaya attığı “demokratik misak” kavramını bir kez daha gündeme getirdi.
Erdoğan ve AKP, Türkiye siyasetinin öbür aktörleri gibi, özgürlükler ve demokratikleşme konusunda tutarlı ve ilkeli bir tutum gösteremiyor. Halbuki bu ilkesizlik, dönüp onların başına da bela oluyor.
