Genel

Krizden kaçarken sele kapılmak

Yazan: Mert Oynargül

Ekonomik kriz üzerine gelen sel felaketi, İkitelli’de hem halkı hem de gayrimenkul sektörünü etkiledi. Ekonomik bunalım yüzünden geçim sıkıntısı yaşayan İkitelli sakinleri bir de selin getirdiği maddi ve manevi sorunlarla uğraşmak zorunda kalıyor. Sel, İkitelli ve Halkalı bölgelerinde toplu konut alanında çalışan emlâkçileri ise daha farklı bir şekilde etkiledi. Ekonomik kriz ve TOKİ’nin son dönemde inşa ettiği çok sayıda konut nedeniyle satışları düşen emlâkçiler, sel felaketinin ardından insanların bu konuyla ilgili önyargıları ve korkuları nedeniyle piyasanın daha da durgunlaştığını söylüyorlar.

“Geceleri sel korkusundan nöbet tutuyoruz”

Sel felaketinin ardından evleri ve işyerleri sular altında kalan İkitelli halkı, hala selin yaralarını sarabilmiş değil. Yaşadıkları ve çalıştıkları yerleri eski haline getirebilmek için var gücüyle çalışan vatandaş, devletin bu konudaki yardımlarını yetersiz buluyor. 31 yaşındaki otolift tamiri yapan, Ünlü Makine’nin sahibi Murat Ünlü yardımları yetersiz bulanlardan sadece biri. Kira ödediği dükkanı için hiç bir maddi destek alamadığını belirten Ünlü, sözlerine şöyle devam etti:

“’İtfaiyeden bilirkişi raporu almamıza rağmen, kaymakamlık maddi destek isteğimizi maalesef geri çevirdi. Henüz bununla ilgili herhangi bir ödenek çıkmadığını söylediler. Devlet sadece burada yaşayan halka tetanos aşısı yaptı ve sokağın genel temizlik işlerini halletti. Şu anda maddi zararlarımı karşılamak konusunda büyük sıkıntılar yaşıyorum, iki aracım hasar gördü, borç harçla onları tamir ettirdim, ayrıca dükkanı temizlerken kullanmış olduğum sudan dolayı 300 milyon su parası geldi. Kira zaten ayrı bir sıkıntı, mal sahibi sel felaketinin olduğu günler dahil kiramı benden ödeme günümde istiyor. Bu kadar sıkıntı yaşarken devletin bu konuyla ilgili bizlere daha fazla yardımcı olması gerekir. Biz hala tedirgin durumdayız akşamları her yağmur yağdığında dükkâna gelip sel basmaması için nöbet tutuyoruz.”

Mağdurlardan bazıları ise devletin kendilerine maddi olarak yardım yaptığını ancak bu yardımların, hasarların giderilmesi açısından yeterli olmadığını düşünüyor. Kirada oturan ev hanımı Emine Tekin, devletin yapmış olduğu maddi yardımların eksik kaldığını savunuyor:

”Devlet bize 1.000 TL yardımda bulundu, bu yardımın bayram harçlığı olduğunu ve maddi desteğin devam edeceğini söylemelerine rağmen hâlâ ne gelen var ne de giden. Bizimle ilgili haber yapan çok ama yardım eden yok.”

Emine Tekin şikayetlerini dile getirirken başka bir sel mağduru Gülnaz Aydemir de konuşmaya müdahale ederek selden hasar görmüş evini gösteriyor ve ”Evin durumu ortada biz kendi imkanlarımızla evi eski haline getirmeye çalışıyoruz, devletin yaptığı yardım buna yetmez . Benim kocam ayda 527 TL maaş alıyor bu parayla biz ancak geçinmeye uğraşıyoruz.” diyor.

Halkın büyük çoğunluğu hala düzenlerini tam olarak sağlayabilmiş değil. Verilen sözler üzerine oluşan beklentilerin karşılanması, şu an için İkitelli’deki selzedelerin en büyük arzusu.

“İnsanlar sel korkusundan ev tutmuyor”

Felaket sadece evleri sular altında kalanları vurmadı, dolaylı yoldan emlak piyasası üzerinde de etkili oldu. Ekonomik krizin ardından selin yaratmış olduğu yanlış bilinçlenme İkitelli civarındaki özellikle de toplu konut bölgesindeki emlâkçilerin işlerini daha da zorlaştırdı. Selin vurmadığı ve hasar almayan evler bile sadece o bölgede bulunduğu için ölü yatırım olarak görülüyor. TOKİ’nin son bir kaç yıl içinde bölgedeki toplu konut stokunu ciddi ölçüde artırmasından sonra ortaya çıkan arz fazlası sorunuyla da uğraşan emlâkçiler için bardağı taşıran son damla sel oldu. Kral Emlak’ın sahibi olan Cevdet Işık, kira fiyatlarında indirime gitmelerine rağmen işlerin çok durgun olduğundan söz ediyor:
”İnsanlar selden korktukları için bu bölgeden ev tutmuyorlar. Halbuki bu bölge selden hiçbir şekilde etkilenmedi. Müşteri bulmadığımız gibi elimizdeki olan müşterileri de kaybetmem için kira fiyatlarında ciddi bir indirime gittik. Şu anda buradaki emlâkçiler sinek avlıyor.”

Öz Emlak’ın sahibi Tayfun Sartekin ise ekonomik kriz ve TOKİ’nin yaptığı konutlardan dolayı sekteye uğrayan işlerdeki sıkıntının selden sonra daha da arttığını vurguluyor:
“İş yapamıyoruz. İster istemez kiraları örneğin iki artı birlerde 650 liradan 525 liraya düşürdük. Sattığımız konutlar ise sel bölgesi olarak düşünüldüğü için elimizde kalıyor, halbuki bu evlerin özelliklerini değiştirmeden Ataköy veya Etiler’e koysak peynir ekmek gibi satar.”

Konutların bulunduğu Atakent bölgesine bakıldığında herhangi bir su baskını tehlikesi olmadığı açıkça gözüküyor. Ancak bölgeye yakın yerlerde yaşanan su baskınları, sürüklenen tırlar ve haberlere yansıyan insan manzaraları doğal olarak toplu konutlardan ev almayı düşünen insanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor. Uydu Emlak çalışanı Figen Çağlar da durumun sadece emlâkçileri değil mal sahiplerini de zor durumda bıraktığının altını çizerek şu örneği veriyor; “Buradan ev alanlar 30-50 bin TL arası zararla evlerini satıyorlar.” Bu bölgedeki emlâkçilerin ortak isteği, konut almaya niyeti olanların İkitelli’deki toplu konutları gelip görmesi ve bu konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi.

Görünen o ki, derelerin ıslahı konusunda atılmayan her adım, evlerini su basan ve hâlâ geceleri ikinci bir su baskını ihtimaline karşı gözlerine uyku girmeyen vatandaşların da emlâkçilerin de korkulu rüyası olmaya devam edecek.

Yorum yazın